CEMÂLÎ, Defterdâr-zâde Ahmed Cemâlî Çelebi

(d. ?/? - ö. 991/1583)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

İstanbul’da doğdu. Babası defterdar olduğu için Defterdar-zâde sanıyla tanındı. Kemâlî’nin büyük kardeşidir. Ahdî’nin Cemâlî’yi danişmentler içinde eşsiz oluşundan bahsetmesinden (Solmaz 2005: 255) ve şairin kendisinin Rumeli’de ulufesinin kesilmesi üzerine söylediği “Pençdeh akçe ile Rûmiline reh düşdi / Başını kesdi felek tâli’üme de düşdi” (Sungurhan 2009: 216) beytinden hareketle öğrenim gördüğü ve devlet hizmetlerinde bulunduğu söylenebilir. Cemâlî, 991/1583 yılında İstanbul’da öldü. Bursalı Haşîmî “Nihân oldu Cemâlî yüz tutup sıdk ile Allâh’a” mısraını ölümüne tarih düşürmüştür. İstinye mezarlığında medfundur. Altı eserinden bahsedilmektedir.

 Metâli’-i Cemâlî: Matla beyitlerinden müteşekkil olan eser üzerinde yüksek lisans çalışması yapılmıştır (Eren 2012). İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, TY. 9263, Ankara Milli Kütüphane Nüshası, Milli Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu, 06 Mil Yz FB 533/3 ve Mısır (Kahire) Millî Kütüphanesi, Türkçe Yazma Eserler Bölümü, Talat 178, Nu: 1744’te olmak üzere üç nüshası bulunan eserin, Milli Kütüphane ve Üniversite Kütüphanesi nüshaları esas alınarak yapılan bu tenkitli çalışmada, eserde çeşitli konularda söylenmiş 1098 beyit olduğu tespit edilmiştir (Çelik 2013: 684).

Risâle-i Durûb-ı Emsâl: Güvâhî’nin Pend-nâme’sine benzeyen, atasözleriyle bezenmiş bir nasihatnamedir. İkiyüzlülük, sultanlardan uzak durmak, kanaat, kötülerin şerrinden sakınmak, düşmanlara karşı tedbirli olmak, münafıkların davranışlarına sabretmek, akrabaları ziyaret, az yemek, yemekte az konuşmak, komşuluk ilişkileri, kötü insanlardan uzak durmak, misafire hürmet, fakirlere yardım etmek, mazlumları kollamak, tevazu, haramlardan sakınmak, tembellik, hayâ, nasihatlere uymak, edepli olmak, istişare etmek, kibir-tevazu, zulüm, açgözlülük, cömertlik, sabır, düşmanlık-dostluk, konuşma adabı ve uzlet gibi konular ele alınır (Yeniterzi 2007: 455). Eser’in Süleymaniye Kütüphanesi, Reşid Efendi 593, ve İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, TY. 1700 numarada olmak üzere iki nüshası bulunmaktadır.

Şehr-engîz-i İstanbul: Mesnevi nazım Şekliyle ve aruzun “mefâ’îlün mefâ’îlün fe’ûlün” vezniyle kaleme alınan eserin "İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, TY. 9263, ve TY. 3770, İstanbul Köprülü Yazma Eserler Kütüphanesi, Hafız Ahmed Paşa Bölümü, 34 Ha 362/23, Ankara Millî Kütüphane 06 Mil Yz B 208/1 ve Erzurum Atatürk Üniversitesi Kütüphanesi, Seyfettin Özege Nadir Eserler Bölümü, Agah Sırrı Levend 169" numarada kayıtlı beş nüshası olan eser, oluşturulan tenkitli metne göre 459 beyitten oluşmakta ve 40 kişinin tanıtımı yapılmaktadır (Çelik 2013: 693-96).

Şehr-engîz-i Siroz: Hangi tarihte telif edildiği bilinmeyen eser 1140 /1728 tarihinde istinsah edilmiştir. "mefâ’îlün mefâ’îlün fe’ûlün" vezniyle yazılan eser, 179 beyitten oluşan bir mesnevidir. Giriş bölümünden sonra “Münâcât”, “Hasb-i Hâl”, “Sıfat-ı Şeb”, “Sıfat-ı Rûz”, “Ser-defter-i Hûbân”, “Hâtimetü’l-Kitâb” başlıkları ile düzenlenmiştir. Yirmi dört güzelin tasvirinin yapıldığı eser, geleneksel şehr-engîz tertibine uygun olarak kaleme alınmıştır (Turan 2011: 54-64).

Denâ’et-nâme-i Cemâlî: “Latîfe” başlığını taşıyan hikâyelerden oluşan eser, İstanbul Köprülü Yazma Eserler Kütüphanesi’nde 34 Ha 362/29 numarada kayıtlıdır. Mensur olarak kaleme alınan eserde Cemâlî, altı şahsın hikâyesini anlatmıştır (Çelik 2013: 681).

Berây-ı Kimyâ: Milli Kütüphane’de 1239 numaraya kayıtlı olan eser, Emrî’nin Terceme-i Pend-nâme-i Attar’ının bir yazma nüshasının 29a yaprağına yazılmıştır. Cemâlî, bu küçük latifede mümkünatı olmayan malzemelerle bir kimya tarifi vermiştir (Çelik 2013: 681).

Kaynakların Cemâlî’nin şairliği üzerine yaptıkları değerlendirmeler genelde olumludur. Gelibolulu Âlî, Cemâlî’nin parlak matlalarıyla meşhur olduğunu, kendine has bir tarzı olan ve mesel söylemede usta olan hünerli bir kimse olduğunu belirtir (İsen 1994: 301). Hasan Çelebi hezel ve mutayebe vadisinde güzel şiirlerin sahibi olduğunu söylediği Cemâlî’nin sahip olduğu tarzda tek olduğunu söylemenin yerinde olacağını söyler (Sungurhan 2009: 214). Ahdî de Cemâlî’nin iyi bir şair olduğunu, şiirlerindeki hayallerinin Emrî’ye, akıcılığının da Bâkî’ye benzediğini ifade eder (Solmaz 2005: 255). Bursalı Mehmed Tahir de Cemâlî’nin “Benim her matla’um cins-i suhanda nev’-i müfreddür” mısraını naklederek onun “müfred-gû” özelliğiyle orijinal olmayı başarmış, şuh meşrep bir şair olduğunu söyler (Yavuz ve Özen 1972: 68).

Kaynakça

Akbayar, Nuri (hzl.) (1998). Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmânî. C. 2. İstanbul: KB-Tarih Vakfı Yay.

Çelik, Aysun (2013). “Defterdâr-zâde Ahmed Cemâlî ve Metâli’-i Cemâlî ile Şehr-engîz-i İstanbul Adlı Eserleri.” Turkish Studies 8/13 (Fall): 671-704.

Eren, Aysun (2012). Defterdâr-zâde Ahmed Cemâlî ve Metâli’-i Cemâlî ile Şehr-engîz-i İstanbul Adlı Eserleri (İnceleme-Metin). Yüksek Lisans Tezi. Konya: Selçuk Üniversitesi.

Ergun, Sadettin Nüzhet (1936). Türk Şairleri. C. 2. İstanbul.

İpekten, Halûk, Mustafa İsen, Recep Toparlı, Naci Okçu ve Turgut Karabey (1998). Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü. Ankara: KTB Yay.

İsen, Mustafa (hzl.) (1994). Gelibolulu Âlî, Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: Akçağ Yay.

İsen, Mustafa (hzl.) (1998). Sehî Bey Tezkiresi, Heşt-Behişt. Ankara: Akçağ Yay.

Kaf-zâde Fâ’izî, Zübdetü’l-Eş’âr. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı, Belediye 11. 

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2001). Mehmet Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâilî-Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. C. 1. Ankara: Bizim Büro Yay.

Levend, Agâh Sırrı (1954). Türk Edebiyatında Şehr-engizler ve Şehr-engizlerde İstanbul. İstanbul: İstanbul Fetih Cemiyeti Yay.

Riyâzî, Riyâzu’ş-Şu’arâ. Milli Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu, 06 Hk 1275. vr. 38a-39b.

Solmaz, Süleyman (hzl.) (2005). Ahdî, Gülşen-i Şu’arâ (İnceleme-Metin). Ankara: AKM Yay.

Sungurhan Eyduran, Aysun  (hzl.) (2008). Beyânî, Tezkîretü’ş-Şu’arâ. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83502/beyani----tezkiretus-suara.html [erişim tarihi: 01.02.2014].

Sungurhan Eyduran, Aysun  (hzl.) (2009). Kınalı-zâde Hasan Çelebi, Tezkîretü’ş-Şu’arâ, Tenkitli Metin B. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83504/kinalizade-hasan-celebi---tezkiretus-suara.html [erişim tarihi: 01.02.2014].

Şemseddin Sâmî (1314). Kâmûsu’l-Âlâm. C. 3. İstanbul: Mihran Matbaası.

Turan, Lokman (2011). “Defterdâr-zâde Ahmed Cemâlî’nin Siroz Şehr-engîzi”, Osmanlı Araştırmaları The Journal Of Ottoman Studies (C.XXXVII): 49-76.

Yavuz, Fikri ve İsmail Özen (hzl) (1972). Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Müellifleri. C. 2. İstanbul: Meral Yay.

Yeniterzi, Emine (2007). “Anadolu Türk Edebiyatında Ahlakî Mesnevîler”. Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi 5 (10): 433-468.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. YUNUS KAPLAN
Yayın Tarihi: 21.02.2014
Güncelleme Tarihi: 09.12.2020

Eserlerinden Örnekler


Cöngüne yanlışlıg idüp yazdum ise ger du’â

Lutf idüp ma’zûr dut yazmaz yanılmaz bir Hudâ

***

İtme zamâne halkı ile gel mu’âşeret

İşkencedür ‘avâm ile ‘örfî musâhabet

***

Serv dirdüm kaddüne illâ ki istignâsı var

Yüzüni misbâh okurdum n’eyleyüm ammâsı var

***

İtdük şu denlü imtizâc olmaya makdûr-ı beşer

Sâkî ile ben bendenün [bir] içdügi ayru gider

***

Ey dirîgâ cihân-ı fânîde

Delülik dahi oldı masharalık

(Solmaz, Süleyman (hzl.) (2005). Ahdî, Gülşen-i Şu’arâ (İnceleme-Metin). Ankara: AKM Yay. 256.)

 

***

Çeşm-i giryânum görüp bin baş hakkundur didi

Hâk-pâyun bana toprak kâdîsı hükm eyledi

***

‘Âkıbet çünkim tolar toprak gözine kaşına

Fahr iden şâhun murassa’ tâc ile taş başına

***

Hâb-ı gafletde olan menzil-i vasla iremez

Yasdanan yârün işigün yaramaz düş göremez

***

Âh kim bir sipâhî dildârı

Beni itdi sokak silahdârı

***

Bu yirden kopmadur derme degüldür

Dilâ ol gonca devşürme degüldür

***

Salarlar sayd-ı mâh içün ekser

Beşik taşında oglancuklar aglar

(Sungurhan Eyduran, Aysun  (hzl.) (2009). Kınalı-zâde Hasan Çelebi, Tezkîretü’ş-Şu’arâ, Tenkitli Metin B. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83504/kinalizade-hasan-celebi---tezkiretus-suara.html [erişim tarihi: 01.02.2014]. 214-15.)

 

Siroz Şehrengîzi'nden

Cüneyd-zâde

Biri şol hûbluk tahtında sultân

Cüneyd oglı Muhammeddür o cânân

 

Cemâli şu’lesinden zerre anun

Olur mihr ü mehi rûy-ı cihânun

 

Henüz bir gonce-i nev-restedür ol

Hüsn bâgında bir gül destedür ol

 

Bakkâl Mustafâ

Biri Bakkâl ü nâmı Mustafâdur

İşi ‘uşşâka mihr ile vefâdur

 

Gözi bâdâm ü la’li kand u sükker

N’ola vasf-ı lebin kılsam mükerrer

 

Dehânı piste gûyâ gabgabı sîb

Latîf ü hoş-tıynet hûb-terkîb

 

Çıkrıkçı-zâde

Biri Çıkrıkçı nâmı Mustafâdur

Be-gâyet bî-vefâ vü pür-cefâdur

 

Felek çarh[ı] olursa ana lâyık

O mâhı şöyle bilmişdür halâyık

 

Mukarrer i’timâd eylen bu remze

Yüregümde ig olmuşdur o gamze

 

Debbâg Ca’fer

Biri ol mâh-ı tal’at mihr-i enver

Dinilür adına Debbâg Ca’fer

 

Nigâra benzer ol yâr-ı şeker-leb

Gerekdür ana bir mâzûyıla şeb

 

Tutalum var imiş ol fende hâlet

Ana lâyık mıdur andan o san’at

(Turan, Lokman (2011). “Defterdâr-zâde Ahmed Cemâlî’nin Siroz Şehr-engîzi”, Osmanlı Araştırmaları The Journal Of Ottoman Studies.C.XXXVII. İstanbul: İslam Araştırmaları Merkezi.  74.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1TÂHİR, Mekkî-zâde Mehmed Tâhir Efendid. ? - ö. 27 Ekim 1716Doğum YeriGörüntüle
2Osman Tuğlud. 1960 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3ZUHÛRÎ, Kara Çelebi-zâde Mehmed Zuhûrî Efendid. 1562-63 - ö. 14 Haziran 1633Doğum YeriGörüntüle
4TÂHİR, Mekkî-zâde Mehmed Tâhir Efendid. ? - ö. 27 Ekim 1716Doğum YılıGörüntüle
5Osman Tuğlud. 1960 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6ZUHÛRÎ, Kara Çelebi-zâde Mehmed Zuhûrî Efendid. 1562-63 - ö. 14 Haziran 1633Doğum YılıGörüntüle
7TÂHİR, Mekkî-zâde Mehmed Tâhir Efendid. ? - ö. 27 Ekim 1716Ölüm YılıGörüntüle
8Osman Tuğlud. 1960 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9ZUHÛRÎ, Kara Çelebi-zâde Mehmed Zuhûrî Efendid. 1562-63 - ö. 14 Haziran 1633Ölüm YılıGörüntüle
10TÂHİR, Mekkî-zâde Mehmed Tâhir Efendid. ? - ö. 27 Ekim 1716MeslekGörüntüle
11Osman Tuğlud. 1960 - ö. ?MeslekGörüntüle
12ZUHÛRÎ, Kara Çelebi-zâde Mehmed Zuhûrî Efendid. 1562-63 - ö. 14 Haziran 1633MeslekGörüntüle
13TÂHİR, Mekkî-zâde Mehmed Tâhir Efendid. ? - ö. 27 Ekim 1716Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Osman Tuğlud. 1960 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15ZUHÛRÎ, Kara Çelebi-zâde Mehmed Zuhûrî Efendid. 1562-63 - ö. 14 Haziran 1633Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16TÂHİR, Mekkî-zâde Mehmed Tâhir Efendid. ? - ö. 27 Ekim 1716Madde AdıGörüntüle
17Osman Tuğlud. 1960 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18ZUHÛRÎ, Kara Çelebi-zâde Mehmed Zuhûrî Efendid. 1562-63 - ö. 14 Haziran 1633Madde AdıGörüntüle