Didem Madak

(d. 08 Nisan 1970 / ö. 24 Temmuz 2011)
Şair
(Yeni Edebiyat / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Füsun Hanım ile Yusuf Bey'in evliliklerinin ilk kız çocuğu olarak 8 Nisan 1970 tarihinde İzmir'de dünyaya geldi. Didem Madak'ın çocukluğu ikisi de öğretmen olan anne ve babasının görevi dolayısıyla Amasya ve Burdur'da geçti. Kendisinden altı yıl sonra dünyaya gelen kardeşi Işıl ile birlikte ilk çocukluk anıları Burdur'da şekillenir. 12 Eylül sürecinde Madak'ın babası Yusuf Bey Uşak'a sürülür ve Füsun Hanım kızlarıyla birlikte Burdur'da sıkıntılı bir süreç geçirir. Füsun Hanım yakalandığı beyin kanseri sebebiyle otuz sekiz yaşında hayatını kaybeder. O sırada Didem Madak on üç, Işıl yedi yaşındadır. Önce annelerinin öldüğünü çocuklara duyurmazlar. Işıl Madak, ablasının dizlerinin üzerine düştüğünden bahsettiğini ve o zamanın tam da annesinin öldüğü ana denk geldiğini söylediğini belirtir. İki kız kardeş, iki gün sonraki anneler günü için annelerine cüzdan ve ruj almışlardır. Işıl Madak “Hediyelerimiz elimizde kaldı.” der (Bilir: 2015: 25). Füsun Hanım kızı Didem üzerinde şiire ilişkin ilk izlenimleri uyandırdı. Şiirle ilgilenen Füsun Hanım'ın birçok şairin şiirleriyle süslediği bir defteri vardır. Annesinin ölümünden sonra babası tekrar evlenir ve bunun üzerine Didem Madak, yavaş yavaş babasından uzaklaşmaya başlar.

Madak, Burdur'da başladığı ilk öğrenimini Uşak ve İzmir'de sürdürdü. Uşak Gazi İlkokulunda okudu. Orta ve lise öğrenimini ise İzmir Suphi Koyuncuoğlu Lisesinde tamamladıktan sonra Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümünü kazandı. Ancak kısa bir süre sonra okulu dondurarak çeşitli işlerde çalışmaya başlar. Aradan zaman geçince bu kez Hukuk Fakültesini kazandı. Fakat Hukuk Fakültesini de henüz birinci sınıftayken bırakır. Çünkü babasının başka biriyle evlenmesi onun ruhundaki yalnızlığı derinleştirir ve okuldan bir gençle gizlice evlenip evden kaçar. Eşi kısa bir süre sonra okulu bırakır ve parasız kaldıkları için anketörlük, sekreterlik, tezgâhtarlık gibi işlerde çalışır. Yaşadığı bu zorluklar ve ruhsal durumu, onu bir süre sonra şiire yöneltecektir. On dokuz yaşında yaptığı evliliği dört sene sonra biter (Aras 2001: 64). Bir müddet Kamu Yönetimi de okuyan Didem Madak, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenimini 2000'de tamamladı. Bir müddet stajyer avukatlık yaptı. Eşinden ayrıldıktan sonra Bornova'da bir bodrum katına taşındı ve burada tasavvufla ilgili derin okumalar yaptı. Şiire başlaması da bu yıllara rastlar. Müjde Bilir, onun bu zamanlarda en büyük dostu ve destekçisi olur. Onunla sık sık görüşüp edebiyat ve yazdığı şiirler üzerine uzun uzun sohbet ederler.

2002 yılında İstanbul'a yerleşen Didem Madak, sonraki yıllarını burada geçirdi. Yerleştikten bir müddet sonra İstanbul Eczacılar Odasının avukatlığını yapmaya başladı ve bu görevini vefatına kadar sürdürdü. Kuledibi'nde Pulbiber Mahallesi adlı şiir kitabına ilham verecek olan mahalleye taşındı. Bu süre zarfında Zeynep Köylü ile yakınlaşırlar ve çok sıkı bir dostlukları olur. Zeynep Köylü, ikisinin de bohem bir dönemde olduklarından ve aylaklık yaptıklarından bahsetmektedir. Bazen saatlerce hiç konuşmadıklarını ve şimdi düşününce bu susmaların bile çok anlamlı olduğunu aktarır (Bilir 2015: 210). 2006 yılında Timur Çelik ile ikinci evliliğini gerçekleştiren Madak'ın iki yıl sonra kızları Füsun dünyaya gelir. Kızına annesinin adını koyar. Müjde Bilir, onun hayatı için “bir Füsun’dan bir Füsun’a evrilen bir yaşam” ifadesini kullanmıştır. Kızı doğduktan sonra şiirle çok ilgilenemez ve durumdan şikâyetçi olmadığını minik kızına yazdığı mektubunda dile getirir (Yücel, 2015:100). Didem Madak, 2010 yılında kolon kanserine yakalandığını öğrenir. Bir yılı aşkın müddet verdiği mücadelede hastalığa yenik düştü ve 24 Temmuz 2011 tarihinde hayata veda etti.

Didem Madak, kendisiyle yapılan bir söyleşide, "Beni edebiyatla tanıştıran annemdir. Birçok güzel çocuk romanı okudum, bu yüzden mutluluk dendiğinde hep o günleri ve o çocuk romanlarını hatırlarım. Annemin ölümünden sonra terkedilmiş ve yalnız günler başladı. Kütüphaneden eve taşıdığım kitapları okuyarak geçen uzun yaz günleri… O dönem hep o pembe boyalı kütüphanede memure olmayı düşlerdim. O günleri hatırlayınca hep Edip Cansever´in şu dizesi gelir aklıma: 'Bir azarlanmayla ölümünü düşünen çocuklar gibi.' Hayatın elini beline koymuş sinirli bir üvey anne gibi bizi azarladığını ve kardeşimle el ele tutuşup hayallerden balkonumuza sığındığımızı hatırlıyorum. Sonra evden kaçışım, dört sene süren mutsuz bir evlilik. Zaten mutsuz bir evlilikten herkes bir şair olarak çıkabilir, işten bile değil." (Aras 2001: 63). şeklinde şairliği üzerindeki en önemli unsurların başında annesi ve onun vakitsiz ölümü olduğunu dile getirmiştir. Vefatından sonra teyzesi ona annesinin şiir defterini vermiştir. Aynı zamanda teyzelerinin 1950‟lerden beri biriktirdiği Varlık dergisi koleksiyonu ve kitapları da kardeşiyle birlikte edebiyata, şiire yönelmelerinde etkili olmuştur. Bornova'da bulunduğu yıllarda şiirle daha yakından ilgilenen ve yaptığı okumalarla şiir üzerindeki fikirlerini derinleştiren Madak'ın ilk şiiri, yazar kadrosunda; Mehmet Can Doğan, Metin Celâl, Yücel Kayıran ve Cem Uzungüneş gibi isimlerin de bulunduğu Sombahar dergisinde yayımlanmıştır (1995). Şair daha sonra bu dergiyle beraber; Öküz ve Ludingirra gibi dergilerde de şiirlerini yayımlamayı sürdürmüştür.

1980 kuşağında postmodern yönelimle ortaya çıkan bir şiir anlayışı hâkim olmuştur. Madak'ın şiire başladığı 1990'lı yıllarda tüketim kültürü ve postmodernizmin şiirde etkili olması, estetik kaygının arka plana itilmesine sebep olmuştur. Bu dönemde imge, şiirin merkezindedir. Madak'ın şiiri bu anlamda; kendisini ideoloji ve poetikalardan sıyırmış, kendine has imgelerlele yüklü ve poetikasını gündelik yaşamdan alan bir şiir olarak karşımıza çıkar. Kahyâoğlu "Didem Madak şiiri postmodernist algının dışında durup, İkinci Yeni‟de fark edilen varlıksal problemleri kadınsal problemlerle harmanlar. Buna rağmen şairin ontolojik meselelerle ilgisi pek yoktur. 90‟lı yıllarda giderek kendini gösteren tüketim ruhu, bireyin bu kültür içinde boğulmasına, kaçış yolu aramasına sebep olmuştur. Şehir hayatının giderek yozlaşması, isyankâr ve kavgacı bir ruhu edebiyat dünyasına taşımaya başlamıştır." (Kahyâoğlu 2015: 145) şeklinde bir değerlendirme yaparak hem Madak'ın şiirinde ön plana çıkan metropol hayatına vurgu yapmış hem de Madak'ın şiiri üzerinden 1990'lı yıllardaki Türk şiirinin panoramasını çizmiştir. 1990'lı yıllarda kadın şairlerde bir artış gözlendiği gibi kadın aynı zamanda şiirin ana malzemesi hâline gelmiş ve kadın şairler tarafından cinsiyetçi edebiyata bir eleştiri yöneltimiştir. Didem Madak ise bir yandan eşyayı, mekânın ruhunu ve tüketim sorunsalını şiirinin ana merkezine yerleştirirken diğer yandan modern insanın içine düştüğü çıkmazı sorgulamıştır.

Şairin çocukluk hatıralarını, annesine olan hasretini yoğun bir lirizmle dile getirdiği ve daha önceden dergilerde yayımladığı şiirlerden oluşan Grapon Kâğıtları adlı ilk şiir kitabı 2000 yılında yayımlanmıştır. Şiirler kitaplaşmadan evvel Işıl Madak, sanatçıya İnkılap 2000 Şiir Ödülü'nden bahsettiğinde şair bunu “boş işler” olarak görür ve bu habere sıcak bakmaz. Ancak kız kardeşi Işıl, sanatçının yazmış olduğu tüm şiirleri Grapon Kâğıtları adında bir dosya hâline getirerek yarışmaya gönderir ve Didem Madak, bu dosyayla “İnkılap 2000 Şiir Ödülü”nü kazanır (Bilir 2015: 29). Şairin Ah’lar Ağacı adını verdiği ikinci şiir kitabı 2002 yılında yayımlanmıştır. Dar hacimli fakat dokunaklı dizelerden meydana gelen kitaptaki şiirlerde Madak, Bornova'daki bodrum katında geçirdiği sıkıntıları ve kadın meselesini ele almıştır. Pulbiber Mahallesi adlı şiir kitabı ise 2007 yılında yayımlanmıştır. Kitap toplamda on dokuz şiir ve bir düzyazıdan oluşur. Kitapta Müjde Bilir'in Didem Madak‟la ilgili yazdığı bir metin de yer alır. Pulbiber Mahallesi‟ne ilham veren İstanbul Kuledibi‟ndeki bir mahalledir. Kitaptaki şiirlerde daha önceki umutsuz ruh hâlinin biraz azaldığı görülmektedir.

Madak şiirlerinde; anne özlemi, çocukluk özlemi ve baba figürü, yalnızlık ve yabancılaşma, rutubet ve tek başınalık, kaybolma isteği ve kendini arama, ümit, ümitsizlik, vazgeçmişlik konularını, dilin imkânlarından mümkün olduğunca yararlanarak dizelere işlemiştir. Temizyürek "Şu ya da bu nedenle açılmış yaranın sızlayan akıntısını kimseye leke bulaştırmadan akıtmayı amaçlayan teknik, melankoli ile ironinin buluştuğu dans ritmidir. Bunların her biri apaçık dil denizinde şekillenmiş varlıklar gibi duruyorlar hâlâ. Ama hepsi bir şişenin (o tek şiirin) içinde..." (Temizyürek 2017: 34). cümleleriyle onun bu konuları işleyiş tarzını yani bir anlamda şiir tekniğini değerlendirmiştir. Geleneğe bağlı kalmadan serbest bir nazımla kurduğu şiirinde masalsı bir anlatım sezilir. Şair, bunu günlük konuşma dili ile kendi iç dünyasının yansımalarını uzlaştırarak okuyucuya hissettimiştir. Şiirlerinde "imge"ler çok mühim bir yer tutar. Madak, kelimelere yeni anlamlar yükleyerek, sanatsal bir üslûpla kendine özgü bir şiir dili oluşturmuştur.

2000'li yıllarda yazmaya devam eden didem Madak, modern hayatın ruhunda yaratmış olduğu iç sıkıntıları, şiirinin ham maddesi olarak kullanmıştır. Huzursuzluk, sıkışmışlık, yalnızlık, mutlu olma arayışıyla birlikte mutluluktan kaçış, şairlerin etrafında döndüğü ana konular olmuştur. Dönemin birçok şairi gibi Madak da bu konuları incelikle işlemiş, kendi ruh hâliyle şiir arasında ilişkiler kurarak, edebî sahada kendine münzevi bir alan oluşturmuştur (Ak 2018: 9). Madak'ın çağdaşı olan kadın şairlerden farkı şiirlerinin teşekkülünde de son derece mühim olan mizacı ve kadına has, özgün politik duruşudur. Altunkaya onun mizaç özelliklerini şu cümlelerle değerlendirmiştir: "Onun iddiasız içtenliği, kendini tüm şeffaflığıyla anlatması, samimiyeti, çektiği acılarla dalga geçebilmesi, boyun eğmeyişi, her kadının yaşamına hitap edebilecek kadar hayattan beslenir." (Altunkaya 2016).

Kadın sorunsalına eleştiri yaparken politik söylemlerden uzak duran şair, herhangi bir ideolojinin sözcülüğünü yapmadan, kadının ötekileşmesine şiiriyle eleştiri getirmiştir. Keskin'e göre ironi ve mizahla hüznünü öteleyip dışlanmışlıklara, aşağılanmışlıklara, yok sayılmışlıklara karşı koyan Madak’ın şiirlerinde bütün kadınların sesini duyurma azminden vazgeçmeyen aynı zamanda erkek egemen sistemin baskıcı, kalıplar koyan, emirler veren tutumuna karşı duruşu da dikkat çekmektedir: "Ataerkil zihniyeti çoğunlukla eril söyleme yaslanarak eleştirmek zorunda kalan kadın Divan şairlerinin aksine kadının eylem alanından şiir dilini kurabilmiş bir şair olarak farklı bir noktada konumlanan Didem Madak şiiri, kadın duyarlığını bir üst noktaya taşıması bakımından önemlidir. Semih Sökmen’in de altını çizdiği gibi kadın olmanın doğal varlık alanından yetişen natural bir 'feminizmi' içeren Didem Madak şiiri, 90’lı yıllarda dergilerde sert tartışmalara sebep olan kadın şair dosyalarına cevap verecek niteliktedir. Şiirinin mihenk taşı olarak kadın oluşunu gören şairin ortaya koyduğu Grapon Kağıtları, Ah’lar Ağacı, Pulbiber Mahallesi adlı kitaplarında kadınlığın bütün hâllerinin çocukluk- ergenlik- yetişkinlik üzerinden imlendiği görülür (Keskin 2019: 119). Didem Madak, ayrıca kadın sorunsalını eleştiriken mizahî ve samimi bir üslûp kullanır ki bu da onu çağdaşlarından farklı kılan tarafı olarak değerlendirimektedir.

Kaynakça

Ak, Gülşah (2018). Didem Madak’ın Hayatı ve Şiirleri Üzerine Bir Çalışma. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Gaziantep: Gaziantep Üniversitesi.

Altunkaya, Nilüfer (2016). "Didem Madak'ı Çok Sevmek". Edebiyat Nöbeti. S. 6.

Aras, Bora (2001). "Didem Madak‟la Söyleşi". Varlık. S.1121.

Bilir, Müjde (2015). "Didem'den Efsunlu İzler". Didem Madak’ı Okumak. (haz. Solmaz Zelyüt). İstanbul: Metis Yayınları.

Bilir, Müjde (2002). "Didem Madak‟la Söyleşi". Varlık. S.1141.

Kâhyaoğlu, Orhan (2015). "Grapon Kâğıtları Üzerinden 1990'lar Şiirine Bakmak". Didem Madak’ı Okumak. (haz. Solmaz Zelyüt). İstanbul: Metis Yayınları.

Keskin, Kadriye (2019). Didem Madak Şiirlerinde Kadın Duyarlığı. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Bursa: Uludağ Üniversitesi.

Köylü, Zeynep (2015). "Kayıp Şiirin İzinde: 'Sylvia Uyan! Nicholas Sütünü İçmedi!' ”. Didem Madak’ı Okumak. (haz. Solmaz Zelyüt). İstanbul: Metis Yayınları.

Öveç, Selma (2018). Didem Madak'ta Dinsel Hayat. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Adana: Çukurova Üniversitesi.

Özdemir, Murat (2018). Nilgün Marmara ve Didem Madak Şiirinin Feminist Bağlamda Mukayeseli İncelenmesi. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: İstanbul Arel Üniversitesi

Madak, Didem (2018). Ah’lar Ağacı. İstanbul: Metis Yayınları.

Madak, Didem (2018). Grapon Kağıtları. İstanbul: Metis Yayınları.

Madak, Didem (2017). Pulbiber Mahallesi. İstanbul: Metis Yayınları.

Temizyürek, Mahmut (2017). Didem Zamanı. İstanbul: Edebi Şeyler.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: İSA KOYUNCU
Yayın Tarihi: 18.10.2019

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Pulbiber MahallesiMetis Yayınları / İstanbul2017Şiir
Grapon KağıtlarıMetis Yayınları / İstanbul2018Şiir
Ah’lar AğacıMetis Yayınları / İstanbul2018Şiir

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Erdem, Ali Nailid. 17 Şubat 1927 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2HÂLİD, Yenişehirli-zâde Hâlid Eyyûb Beyd. ? - ö. 1902Doğum YeriGörüntüle
3Güntan, Ahmetd. 21 Mayıs 1955 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Esmahan Aykold. 12 Mart 1970 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5Zarife Bilizd. 1970 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6Sıddık Ertaşd. 1970 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Bayar, Zühtüd. 18 Kasım 1943 - ö. 26 Mart 2011Ölüm YılıGörüntüle
8Ali Teomand. 07 Temmuz 1962 - ö. 23 Mart 2011Ölüm YılıGörüntüle
9Stepan Kuroğlud. 1940 - ö. 23 Haziran 2011Ölüm YılıGörüntüle
10Burhanettin S. Akbaşd. 14 Haziran 1965 - ö. ?MeslekGörüntüle
11Saba, Ziya Osmand. Mart 1910 - ö. 29 Ocak 1957MeslekGörüntüle
12Mete Özeld. 23 Mart 1963 - ö. ?MeslekGörüntüle
13Vâ-Nû, Vâlâ Nurettind. 1901 - ö. 9 Mart 1967Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Tekin Kipözd. 1935 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Emir İlhand. 16 Aralık 1982 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Didem Uslud. 19 Haziran 1954 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17Didem Ünald. 1974 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18Öykü Didem Aydınd. 25 Ekim 1970 - ö. ?Madde AdıGörüntüle