FERRAHÎ, Mehmet Ali

?
(d. 1934 / ö. 22.04.1969)
âşık, müzisyen
(Âşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Mehmet Ali olan âşık, 1934 yılında Adana'nın Ceyhan ilçesine bağlı Kıvrıklı köyünde doğmuştur. Çok küçük yaşlarda yetim ve öksüz kalan âşığın babası, yanında işçi olarak çalıştığı ağayı kaçakçılık yaptığı için jandarmaya yakalatır; bunun üzerine ağa da adamlarına onu dövdürtür. Bu olaydan sonra âşığın babası, kafasına darbe aldığı için akli dengesini yitirir. Bir süre sonra da vefat eder. Âşık, babasını kaybettikten altı ay sonra da annesini yitirir. Hem öksüz hem de yetim kalan âşık ve kız kardeşi Sabiha'yı dayıları yanına alır. Mehmet Ali, küçük yaşlarda yaşadığı bu sıkıntılardan dolayı okula gitme fırsatı bulamaz ama zamanla kendi kendine okuma yazma öğrenir.

Âşık, 1954 yılında İstanbul'da vatani görevini ifa ederken verem hastalığına yakalanır. Bunun üzerine, askerlik görevinden muaf tutularak köyüne gönderilir. Âşığın dayısı, Mehmet Ali'yi bulaşıcı hastalığından dolayı evinden uzaklaştırır. Âşık, bu süre zarfında Ceyhan'da kalır ve 1958 yılından itibaren Şevket Eser'in saz evinde saz çalmayı öğrenir. 1959 yılında Adana'nın Kürkçüler köyünden bir kızı kaçırarak evlenir ve bu evlilikten üç çocuğu dünyaya gelir. Kızına anasının adını (Emine), büyük oğluna babasının adını (Mustafa), küçük oğluna ise Konya Âşıklar Bayramı'ndan tanıdığı ve saygı duyduğu ağabeyi Feyzi Halıcı'nın isteği üzerine şair Şem'i'nin adını koyar (Uyguner 1970: 12 ).

Âşık, 1960'lı yılların başında, dayısından kendisine miras kalan otuz beş dönüm tarlayı satarak Adana'ya göç eder. Adana'da Sinanpaşa mahallesinde bir saz evi açar. Burada bir yandan saz dersleri verir, diğer yandan plak satmaya başlar. Bu arada kısmeti açılır ve Adana, İstanbul, İzmir radyolarında programlar yapmaya başlar. Ancak bu yıllarda hastalığı (gırtlak veremi) artarak devam eder ve bir süre sonra konuşamaz, türkü söyleyemez hâle gelir. Sazına tutkuyla bağlı olan âşık, bu durumdayken bile sazını çalmaya devam eder. Kendisi sazıyla ve 5 yaşındayken saz çalmayı ve türkü söylemeyi öğrettiği kızı Emine de sesi ve sözüyle yurdun çeşitli yerlerinde programlara katılırlar. Bu beraberlik onları ilden ile taşırken onlara çeşitli ödüller de kazandırır. 1967 ve 1968 yıllarında Konya Âşıklar Bayramı'nda türkü dalında birincilik alırlar; ancak bu beraberlik çok uzun sürmez. Mehmet Ali, kızı 9-10 yaşlarındayken 22 Nisan 1969 tarihinde vefat eder (Atılgan 1987: 7-11). Âşık, vefat etmeden önceki son anlarını da bir âşığa yaraşır biçimde yaşar. Ölmeden bir kaç saat önce ziyaretine gelen Feymani ve Abdülvahap Kocaman'a şu dörtlüklerle hoş geldiniz der; onlarla vedalaşarak onların helalliklerini alır: "Vahap Kocaman'la Âşık Feymani/ Sabah sabah hoş geldiniz haneme/ Ömrümün dünyalık en son zamanı/ Sabah sabah hoş geldiniz haneme; Böyle yazmış takdirimi ulu Hak/ Her emri yerine gelir muhakkak/ Sizden ayrılık var dosta kavuşmak/ Sabah sabah hoş geldiniz haneme; Ferrahi bir uğrak verdik dünyaya/ Bazı atlı gezdik bazı da yaya/ Elveda etmeye helallaşmaya/ Sabah sabah hoş geldiniz haneme" (Atılgan 1997: 14). Ölümünden sonra 4-5 Haziran 1987'de âşık adına Çukurova Üniversitesinde "Ceyhanlı Âşık Ferrahi Sempozyumu" düzenlenir. Bunun yanı sıra 2003-2007 yılları arasında âşığın köyünde "Âşık Ferrahi'yi Anma Programları" düzenlenir.

Ferrahî; Âşık Garip, Kerem ve Karacaoğlan gibi âşıklardan etkilenerek âşıklığa başlar; dayısının yanında kalırken kendi kendine okuma yazma öğrendikten hemen sonra ilk okuduğu kitaplar, bu âşıkların hayatları ve eserleri ile ilgili kitaplardır. Ferrahî'nin iyi derecede saz çalabildiği, sazlı sözlü ortamlara sıkça girdiği, düğünlere ve âşıklık yarışmalarına sazı ile katıldığı ve hatta saz çalma dersleri verdiği bilinmektedir (Atılgan 1987: 10). Âşık, şiirlerini çoğunlukla dörtlük şeklinde, 8'li (4+4, 5+3), 11'li ( 6+5, 4+4+3 ) ölçüyle, koşma tarzı kafiye (abab, cccb; aaab, cccb; xaxa bbba...) ile söyleyip kaleme alır (Arı 2009: 437).

Ferrahî badeli bir âşıktır. Henüz on iki yaşındayken dayısının sığırlarını otlattığı bir gün yazıda uykuya dalar. Rüyasına bir pir girer ve bu ak sakallı pir, kendisine bir tas bade içirip güzel bir kız gösterir. Bu durumu âşık şu sözlerle dile getirir: "Pir elinden bir tas bade içirdin/ Bağladın bir zaman çenemi benim" (Arı 2009: 439 ). Aynı zamanda bu ak sakallı pir, âşığa mahlasını da verir: "Mehmet Ali esas adım/ Ferrahi'yi pirle kodum" (Arı 2009: 442). Âşık, İlk şiirlerini bir defterde toplar ve bu deftere ''Mahsun Çocuk'' adını verir. Fakat ne yazık ki, bu defter günümüze kadar ulaşamaz. Âşık, usta çırak ilişkisi içerisinde yetişmez. Gelenek içerisinde pişerek, bir diğer deyişle Âşık Garip, Kerem, Karacaoğlan ile ilgili kitapları okuyup sazlı sözlü ortamlara girmek suretiyle, kendi kendini yetiştirir. Ferrahî, şiirlerinde anlatım yollarından hikâye etmeyi, soru-cevap şeklinde anlatımı, nasihat ve hitap ederek anlatımı daha sık tercih eder. Âşık, şiirlerinde anlatımı daha akıcı ve anlaşılır kılmak amacıyla tekrir ve ikilemelere, anlam ve söz sanatlarından teşbih-i beliğe, telmihe, açık istiareye, kapalı istiareye ve teşhise sıklıkla yer verir: "İnsan bir sevdaya yeni düşünce/ Yalancı dünyadan bezer Fadime'm/ Mecnun gibi dağ başını aşınca/ Şaşırır yolunu gezer Fadime'm" (Arı 2009: 443).

Örneğin âşığın yukarıda verilen dörtlüğünde dünya yalancı olarak ifade edilir ve kişileştirilir. Kapalı istiare ile birlikte teşhis yapılır ve ardından âşık, Mecnun'a benzetilerek hem açık bir istiareye hem de telmihe başvurulur. Ayrıca âşık, şiirlerinde anlatımı güçlendirmek ve akıcılığı sağlamak için deyimleri, alkış ve kargışları da sıkça kullanır.

Âşığın şiirleri çoğunlukla koşma tarzında güzelleme, taşlama, nasihat ve ilahi şeklindedir. Ferrahî'nin şiirlerinde aşk, yoksulluk, kaderden ve dünyadan şikâyet ve gurbet temalarının, diğer temalara göre daha sık ele alındığı dikkati çeker (Arı 2009: 439 ). Bunun yanı sıra Ferrahî'nin "Ela Gözlü Nazlı Yari", "Eminem", vb. şiirleri bestelenir ve TRT Türk Halk Müziği Repertuvarı'nda yerini alır.

Kaynakça

Arı, Bülent (2009). Adana'da Geçmişten Bugüne Âşıklık Geleneği, Adana: Altınkoza Yay.

Atılgan, Halil (1987). Âşık Ferrahi; Hayatı, Şiirleri, Türküleri. Adana: Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü Yay.

Atılgan, Halil (1997). Ceyhanlı Âşık Ferrahi. Ankara: Kültür Bakanlığı Hagem Yay.

Uyguner, Muzaffer (1970). "Âşık Ferrahi". Halkevleri 4 (48), Ankara, 12-21.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. BÜLENT ARI
Yayın Tarihi: 27.12.2018

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1GARİP ERGÜL, Hüsamettin Ergüld. 1964 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2KABİL KEDİROVd. 1976 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3PİROĞLU, Ali Ayın Piroğlud. 1951 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Ceyhun, Demirtaşd. 1934 - ö. 29 Temmuz 2009Doğum YılıGörüntüle
5NOKSANÎ, Mustafa Yalçınkayad. 1934 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6KALEMÎ, Süleyman Yılmazd. 1934 - ö. -Doğum YılıGörüntüle
7Ceyhun, Demirtaşd. 1934 - ö. 29 Temmuz 2009Ölüm YılıGörüntüle
8NOKSANÎ, Mustafa Yalçınkayad. 1934 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9KALEMÎ, Süleyman Yılmazd. 1934 - ö. -Ölüm YılıGörüntüle
10Ceyhun, Demirtaşd. 1934 - ö. 29 Temmuz 2009MeslekGörüntüle
11NOKSANÎ, Mustafa Yalçınkayad. 1934 - ö. ?MeslekGörüntüle
12KALEMÎ, Süleyman Yılmazd. 1934 - ö. -MeslekGörüntüle
13Ceyhun, Demirtaşd. 1934 - ö. 29 Temmuz 2009Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14NOKSANÎ, Mustafa Yalçınkayad. 1934 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15KALEMÎ, Süleyman Yılmazd. 1934 - ö. -Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Ceyhun, Demirtaşd. 1934 - ö. 29 Temmuz 2009Madde AdıGörüntüle
17NOKSANÎ, Mustafa Yalçınkayad. 1934 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18KALEMÎ, Süleyman Yılmazd. 1934 - ö. -Madde AdıGörüntüle