FITNAT, Hazînedâr-zâde Fıtnat Hanım,Trabzonlu

(d. 1842/1258 - ö. 1909/1327)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

1258/1842 senesinde Trabzon'da doğdu. Ordu kazasının Aybastı nahiyesinden olan Canikli Hazînedâr-zâde Süleymân Paşa sülalesindendir. Trabzon valisi Ordulu Hazînedâr-zâde vezir Abdullah Paşa'nın kızıdır. Hazînedâr-zâde sanıyla tanındı. Abdullah Paşa aslen Ordulu olduğu için Ordulular Fıtnat Hanım'ı hep kendi hemşehrileri saymışlardır. Ordulu Ozanlar adlı esere göre "Fıtnat Hanım'ın annesi ünlü bir Çerkez beyinin kızı olan Sapcan Hanım'dır. Ahmed Paşa ile evlendikten sonra adı Emine olarak değiştirilmiş, aile arasında hep Çerkez Hanım diye anılmıştır" (Uzlu 1972: 138). Ahmed Paşa ölünce Fıtnat Hanım'ın annesi yine Trabzon valisi olan kayınbiraderi Osman Paşa ile evlendirilmiştir. Fıtnat Hanım'ı büyütüp yetiştiren Osman Paşa'dır. Yani Osman Paşa Fıtnat Hanım'ın üvey babasıdır, öz babası ise Abdullah Paşa'dır. Osmanlı Müellifleri'nde "Uzun müddet Trabzon valiliğinde bulunmuş olan Hazînedâr-zâde Osman Paşa'nın kethudası Ahmed Paşa'nın kızıdır" (Bursalı Mehmed Tahir 1333: 386) şeklinde farklı bir bilgi verilmiştir ki bu bilgi yanlıştır. Meşâhîrü'n-Nisâ'da da babasının adı Ahmed Paşa olarak verilmektedir (Çetiner 1982: 140). Henüz üç yaşlarındayken 1261/1845 senesinde babası ile İstanbul'a geldi. Şâir Hanımlarımız adlı eserde de babasının adının Ahmed Paşa olduğu ve beş yaşındayken İstanbul'a gittiği belirtiliyor (Ahmed Mutar 1311: 42). Fıtnat Hanım'ın eğitimine itina gösterildi. Mekteb-i Rüşdî hocalarından Fındık Hâfız Efendi'den Kur'ân-ı Kerîm, Hoca Latif Efendi'den Arapça ve Farsça, esbak Mısır Mollası Hoca Şâkir Efendi'den Dîvân-ı Hâfız okudu. Erzurumlu Osman Efendi'den hatt-ı sülüs meşkederek icazet aldı. Ketebeden Ali Şâkir Efendi'den de hatt-ı rik'a meşketti, ayrıca inşa konusunda da ondan ders aldı. Edhem Pertev Paşa da, Fıtnat Hanım'ın babası Abdullah Paşa'nın kâtiplik hizmetinde bulunduğu sırada Fıtnat Hanım'a şiir ve inşa dersleri vermişti. Üç yaşlarındayken İstanbul'a geldiği bilinen Fıtnat Hanım'ın tahsili konusunda da Osmanlı Müellifleri'nde farklı bir bilgi vardır. Şöyle deniliyor: "İlk bilgilerini Trabzon'da almış, tahsilini İstanbul'da tamamlamıştır" (Bursalı Mehmed Tahir 1333: 386). Henüz çok küçük yaşta iken evlendirildi. Eğitim ve öğrenimine devam etmesini çok arzulayan annesi sayesinde evlendikten sonra da tahsiline devam etti. Eşi ile uyuşamadığından ve onun kıskançlıklarından dolayı bir süre sonra ayrıldı. Çok zeki olduğu kadar müstesna bir güzelliğe de sahip olan Fıtnat Hanım'ın Süleyman Nazîf'e bu konuda şunları söylediğini İbnü'l-Emin naklediyor: "İlk eşim beni o kadar kıskanırdı ki güzel giyinmekten, şiir yazıp okumaktan beni menetmişti. Hatta "Kirpiklerinin uzunluğu gözlerine pek çok letâfet veriyor" diye kirpiklerimi keserdi. Onun yasaklamalarıyla şiirde eski kuvvetim kalmadı. Beni şiir söylemekten, edebiyatla ilgilenmekten, kitap okumaktan menettiği için doğuştan gelen şiir yeteneğimi boğa boğa öldürdü" (İbnü'l-Emin 1988: 429). Fıtnat Hanım, edebiyattan menedilince yaratılışındaki sanat ihtiyacını mükemmel bir şekilde öğrendiği hattatlıkla tatmin etmeye çalışmış ve çok nefis bir de Kur'ân-ı Kerîm yazmış, bunu da Süleyman Nazîf bizzat görmüş ve "cidden bir sanat eseri" hükmünü vermişti. Daha sonra Bahriye Nezâreti mektupçusu ve Dâmad Ferid Paşa'nın amcası olan Mehmed Ali Efendi ile evlendirildi. Süleyman Nazîf'e göre Fıtnat Hanım, ömrünün son günlerinde altmış yaşlarındayken Bursa'ya gelmişti ve Süleyman Nazîf onunla defalarca görüşmüştü. Fıtnat Hanım, 1327/1909 senesinde İstanbul'da vefat etti ve Edirne Kapısı haricindeki mezarlığa defnedildi. Vefat tarihi için bazı kaynaklar 1329/1911 tarihini veriyorlarsa da ağırlıklı olarak 1327/1909 tarihinde vefat ettiği kabul edilmektedir.

Fıtnat Hanım'ın henüz on sekiz yaşında iken yazdığı gazeller edebiyat çevrelerinde beğenildi. Kaynaklar onun üslubunun yüksekliğinden, nesirde başarılı olduğundan, özellikle gazel, tahmis, tesdis, na't ve mersiye yazmayı tercih ettiğinden bahsederler. Yine kaynaklarda müretteb bir Dîvân'ı olduğundan söz edilirse de günümüze ancak birkaç parça şiiri gelebilmiştir. Yazdığı söylenen nesir türündeki örneklere de rastlanamamıştır. Fıtnat Hanım, divan edebiyatı tarzında şiir yazan kadın şairlerin önde gelenlerinden biriydi. İşlek bir zekânın, ince bir duygunun sahibi idi. Meşâhirü'n-Nisâ'da Fıtnat Hanım'ın edebî yönü hakkında şunlar söyleniyor: "Manzum ve mensur birçok edebî eseri olduğu malum olup fevkalade ferâset ve fetânetleri gereğince felsefi ve fikrî meseleler hakkında kılı kırk yararcasına yaptığı muhakemeleri bu işten anlayanları ve genel olarak diğer insanları hayrete düşürecek derecededir. Fıtnat Hanım'ın Râgıb Paşa ve kendisinden önce yaşamış olan meşhur Fıtnat Hanım ile diğer şair ve ediplerin eserlerini tahmis ve tesdis yolunda birçok şiiri, na't ve mersiye tarzında başka eserleri varsa da onlara ulaşılamamıştır" (Çetiner 1982: 141).

Kaynakça

Ahmed Muhtar (Hacı Beg‑zâde) (1311). Şâir Hanımlarımız. İstanbul.

Ay, Taha (1934). Türk Kadın Şairleri. İstanbul: Universum Matbaası.

Bursalı Mehmed Tahir (1333). Osmanlı Müellifleri. C. II. İstanbul.

Can, Sıtkı (1939). Ordulu Şair Fıtnat. Ordu: Ordu Halkevi Neşriyatı.

Cunbur, Müjgan (2011). Osmanlı Dönemi Türk Kadın Şairleri. Ankara: Türkkad Genel Merkezi Yay.

Çetiner, Bedreddin (hzl.) (1982). H. Mehmed Zihnî - Meşâhirü'n-Nisâ. C. II. İstanbul: Şamil Yayınevi.

Gövsa, İbrahim Alaeddin (1945). Türk Meşhurları Ansiklopedisi. İstanbul: Yedigün Neşriyatı.

İnal, İbnü'l-Emin Mahmud Kemal (1988). Son Asır Türk Şairleri. C. I. İstanbul: Dergah Yay.

Uraz, Murat (1941). Resimli Kadın Şair ve Muharrirlerimiz. İstanbul: Numûne Matbaası.

Uzlu, Temel (1972). Ordulu Ozanlar. Ordu.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET ARSLAN
Yayın Tarihi: 01.01.2015

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Ser-nigûn itdi felek âsâyişim peymânesin

Çünki dilşâd eylemez neşveyle ben mestânesin

Azm-i sûy-ı mey-kede elvermedi çekdim ayag

Başına çalsun hemân ol bî-vefâ dem-hânesin

Ayş u nûş u sohbeti degmez anın hiç bir pula

Neylerim zıll-ı serâb-âsâ şu mihmân-hânesin

Cur'a-nûş-ı bâde-i eltâfı olmakdır muhâl

Bendegân terk itmesin mi meclis-i şâhânesin

Vâdî-i âlâm u gamda kaldım ey sâkî-i dehr

Mahrem itdi yâr zîrâ meclise bîgânesin

Şem'a-i sûzâna hâcet kalmadı çünki yeter

Âteş-i cevrinde yakdı âkıbet pervânesin

Partev-i câm-ı Cem'im Dârâ ile fahr eylesün

Ba'dezîn yâd itmesün Fıtnat gibi dîvânesin

(İnal, İbnü'l-Emin Mahmud Kemal (1988). Son Asır Türk Şairleri. C. I. İstanbul: Dergah Yay. 429.)

Gazel

Eylesün te'sîr derdim câna Allâh aşkına

Girmesün gam-hâneme bîgâne Allâh aşkına

Kim bilür derd ehlinin hâlin yine yâri bilür

Kıl terahhum dîde-i giryâna Allâh aşkına

Bezm-i cânânım uzak bu sûziş-i hasret ile

Gel seninle yanalım pervâne Allâh aşkına

Zahm-ı firkat pek bitürdi kalmadı tende mecâl

Söyleyin bu hâlimi cânâna Allâh aşkına

Dil harâb-âbâd-ı aşkındır unutma rahm idüp

Fıtnat'ı gel eyleme dîvâne Allâh aşkına

(Cunbur, Müjgan (2011). Osmanlı Dönemi Türk Kadın Şairleri. Ankara: Türkkad Genel Merkezi Yay. 123.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1SÜLEYMAN SIRRI AYGÜNd. 1876 - ö. 12.04.1948Doğum YeriGörüntüle
2Aydın, İsmail Hakkıd. 11 Şubat 1954 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3BABA SALİM, Mehmet Salim Öğütçend. 15.03.1887 - ö. 29.12.1956Doğum YeriGörüntüle
4ZEKİ, Sarkis Narlıyand. 1842 - ö. 1882Doğum YılıGörüntüle
5NEBÎL, Mehmed Nebîl Bey, Hâfız Mehmed Nebîl Bey, Nebîl Beyd. 1842-43 - ö. 1890Doğum YılıGörüntüle
6HİLMİ (HİLMİ DEDE), Mehmed Ali Hilmi Dedebabad. 1842 - ö. 1908Doğum YılıGörüntüle
7FERDÎ, Rasimd. 1854 - ö. 1907?-1909?Ölüm YılıGörüntüle
8HÜSNÎ, Çizmeci-zâde Hoca Hüseyin Hüsnî Efendid. 1840 - ö. 1909Ölüm YılıGörüntüle
9KÂBİL, Muhittînd. 1834-35? - ö. 1909-10Ölüm YılıGörüntüle
10ZEVKÎ/CELÂL, Recâ‘î-zâde Mehmed Celâl Beyd. 1838 - ö. 1882Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11HÂŞİM BEY, Cıvıl Seyyid Mehmed Ağa-zâde Müezzinbaşı Hacı Hüseyin Hâşim Beyd. 1815 - ö. 1868Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12AYŞE VUSLAT HANIMd. ? - ö. 19. yy.Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13SELMÂN, Selman Efendid. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14RİF\'AT, Hacı Memiş-zâded. 1844 - ö. 1912Madde AdıGörüntüle
15SÜLEYMÂN, Süleymân Çelebi, Süleymân Fakîh, Süleymân Deded. 1350 ile 1355 arası ? - ö. 1422 ?Madde AdıGörüntüle