HARÎMÎ, Şehzâde Korkud

(d. 1469-70/874 - ö. 1512-13/918)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / Başlangıç-15. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Osmanlı hanedanının şiir yazan şehzadelerinden biri olan Şehzâde Korkud, 874/1469-70’te babası II. Bâyezîd’in vali bulunduğu Amasya’da doğdu. İlk tahsilini İstanbul’da dedesi Fâtih Sultân Mehmed’in yanında yaptı. Sultân Mehmed’in 1481’de vefatıyla yeniçeriler ayaklanınca vezir İshak Paşa, Korkud’u tahta geçirdi. 17 gün tahtta görevde kalan şehzade, yeniçerilerin ulufesini artırdı. Şehzâde Cem’e karşı II. Bâyezîd’in tahta geçmesini isteyenlerin duruma hâkim olmasıyla Korkud Amasya’ya döndü. Daha sonra Saruhan ve Manisa valiliklerinde bulundu. Amasya valisi Şehzâde Ahmed’in telkinleri ile Antalya sancağına gönderilerek Hamidili ile Lazkiye sancaklarının zeameti de kendisine bağlandı ve idaresi altındaki alan genişletildi. Şehzâde Ahmed taraftarlarının sayısının gittikçe artması ve babasının da Ahmed’e yakınlık göstermesi üzerine inzivaya çekildi. 915/1509-10’te Mısır’a gitti. Dönüşünde Teke sancağı yeniden kendisine verildi. Sağlığını sebep göstererek Aydın’a gönderilmeyi ve gelirinin artırılmasını istediyse de istekleri kabul edilmedi. Teke sancağında Şiî hareketlerinin artması üzerine ani bir kararla Saruhan sancağına gitti. Daha sonra İstanbul’a geldi. Burada yeniçerilerin desteğiyle tahta geçmek istedi. Ancak, yeniçeriler Şehzâde Selîm’i sultan görmek isteyince Selîm başa geçti. Bunun üzerine Korkud, yeniden Manisa sancağındaki görevine döndü. Korkud’un hâlâ saltanat hırsıyla dolu olduğunu anlayan Selîm, ani bir kararla Manisa sarayını kuşattı. Şehzade kaçmayı başardı. Fakat daha sonra yakalandı ve 918/1512-13’de Eğriboz’da boğdurularak öldürüldü. Şehzâde Korkud’un naşı Bursa’da, Orhan Gazi Türbesi civarına defnedildi. Ebu’l-hayr diye de anılan Korkud’un yalnız Ferahşâd ismindeki kızı hayatta kaldı.

Şehzâde Korkud; zayıf, hassas, sanatkâr ruhlu biriydi. İlmi ve irfanı ile Osmanlı padişahları ve şehzadeleri arasında ayrı bir yere sahipti. Sükûnet içinde yaşamayı severdi. Mûsikîde usta idi. Her çeşit sazı çalardı. İran’dan gelen Zeyne’l-Âbidîn, mûsikîde hocası olmuştur. Kendi icadı olan “Gıdâ-yı rûh” adındaki saz, devrinde müzik ustalarınca beğenilmiştir (İsen 1998: 57). Şeyhü’l-hattâtîn Hamdullâh Efendi’den hat dersleri alan Korkud çok güzel yazı yazardı. Sarayında âlim, şair ve sanatkârları toplayan Korkud, bunlara değerine göre itibar gösterirdi. Âşık Çelebi, Meşâirü’ş-Şu’arâ adlı tezkiresinde Şehzâde Korkud’un bilgin kişiliğini överken Manisa’da oluşturduğu ilim ve sanat muhitinden de söz etmiştir. Şehzadenin çevresinde Gazâlî, Fedâyî, Manisalı Serîrî ve Sevdâyî adlı şairlerin bulunduğunu çeşitli kaynaklardan hareketle söylemek mümkündür. Bu şairlerden, özellikle “Deli Birâder” lakabıyla anılan Gazâlî ve sadık bendelerinden Piyâle Bey çok sevdiği ve yanından ayırmadığı şahıslardı. Bunlarla arasında öylesine kuvvetli bir gönül bağı vardı ki Yavuz Sultân Selîm’den canını kurtarmak için kaçarken kardeşine yalvarmış ve hiç bir şeyde gözü olmadığını belirterek “tek bana Birâder’le Piyâle hem-sohbet olsun kâ’ilem yirüm taht-ı câhdan bedel taht-ı çâh yâ bir kûşe-i hân-kâh olsun” demiştir (Kılıç 2010: 1637). Şehzade, Gazâlî’nin zarafetinden ve sohbetinden hoşlanırdı. Bir gece içki meclisinde onun söylediği söze kırılan Korkud, Gazâlî’nin öldürülmesini emreder. Ancak, şehzadeyi çok iyi tanıyan Gazâlî, kendisini öldürmekle görevli kapıcıbaşına “Bu gece sen beni öldürürsen, ertesi gün şehzade sarhoşken verdiği emirden pişman olup seni de öldürür. Sen beni sakla. Yarın şehzadeye emrini yerine getirdiğini söyle. Eğer fikrinden caymazsa o zaman öldürürsün.” der. Gerçekten de sabahleyin kendine gelen şehzadeye Gazâlî’nin öldürüldüğü söylenince çok öfkelenir. Ancak işin doğrusu anlatılınca sevinir ve kapıcıbaşına ihsanlarda bulunur. Böylece Gazâlî de ölümden kurtulur (Kılıç 2010: 1636-1637). Bu olay Korkud ile Deli Birâder arasındaki münasebetin derecesini göstermesi ve şehzadenin kişiliği hakkında bilgi vermesi açısından önemlidir. Çok sevdiği hamisi şehzadenin katledilmesine oldukça üzülen Gazâlî, bir süre derviş kıyafetinde dolaştıktan sonra Bursa’ya gelmiş ve Geyikli Baba Tekkesi’nde şeyh olmuştur. Birâder’in, şehzadenin mezarının bulunduğu şehre gelerek, bu şekilde ona daha yakın olmak istemesi de muhtemeldir.

Şehzadenin, sarayında muhteşem bir kütüphanesinin olduğu kaynaklarda yazılıdır. Hatta Latîfî Tezkiresi’nde dağı andıran kütüphanesini pek çok deve katarının taşıdığından söz edilmiştir (İsen 1990: 75). Aynı zamanda şair olan Korkud “Harîmî” mahlasıyla şiirler kaleme almıştır. Harem-i Şerif ziyaretine niyet ettiği için bu mahlası alan şehzadenin şiirleri küçük bir divan teşkil edecek kadardır. Şehzâde Korkud’un eserleri şunlardır:

1. Kitâbu fi’t-Tasavvuf: “Süleymaniye Kütüphanesi, Ayasofya Kitaplığı, No. 1763”te kayıtlı Arapça, tasavvufî-didaktik nitelikte 262 varaklık bu hacimli eserde Harîmî’nin Dîvânçe’sinde de bulunan birkaç şiiri ile “Hâtemî, Yûnus Emre, Neşet, Abdülkerîm, Şeyh Baba Yûsuf” gibi şairlerin şiirleri mevcuttur. İsmi bazı kaynaklarda Da‘vetu’n-Nefsi’s-Tâliha İla’l-A‘mâli’s-Sâliha bi-Âyâti’z-Zâhire ve'l-Beyyinâti’l-Bâhira olarak da geçen kitap, tâlih (yorgun, fasit) nefisleri, âyetler ve delillerle sâlih amellere davet etmek üzere kaleme alınmıştır.

2. Dîvânçe: Harîmî’nin “52 gazel, 2 beyitlik Arapça bir şiir, 2 Türkçe beyit”inin toplandığı Dîvânçe’nin nüshası “Millet Kütüphanesi, Ali Emiri Bölümü, Manzum Eserler, No. 104”tedir. Pervâne Bey’in Mecmû’a-i Nezâ’ir ve Edirneli Nazmî’nin Mecma’u’n-Nezâ’ir adlı nazire mecmualarından hareketle Harîmî’nin 29 şiirinin “Şâhidî, Nizâmî, Ahmed Paşa, Hâfî-i Edirnevî, Ahmedî, Necâtî Bey, Cezerî-zâde Kâsım Paşa, Çâkerî Sinân Bey, Şâmî, Şeyhî, Vasfî Çelebi, Mestî, Zülâlî, Sücûdî”nin şiirlerine nazire olduğu tespit edilmiştir. Dîvânçe yayımlanmıştır (Kılıç 1996).

3. Korkudiyye: Sehî Bey (İsen 1998: 57), Şehzâde Korkud’un Korkudiyye isminde bir fetva mecmuasının ismini zikretmiş, fakat muhtevası hakkında bilgi vermemiştir. Latîfî (İsen 1990: 75) ise, Arapça bir fetva kitâbı olduğunu belirtmekle yetinmiştir.

4. Kitâbu Vesîleti’l-Ahbâb: Korkud, kendi hattıyla kaleme aldığı bu eserinde babasına Mısır’a gidiş sebebini açıklamıştır. Metinde, özellikle baba-oğul ilişkisi ile alakalı hadislere yer verilmiştir (Süleymaniye Kütüphanesi, Ayasofya Kitaplığı, No. 3529).

5. Şerhu Elfâzi’l-Küfr: Şehzadenin, elfâz-ı küfr ile alakalı yeterli bir kitap bulamaması üzerine kaleme aldığını belirttiği eseridir (Süleymaniye Kütüphanesi, Ayasofya Kitaplığı, No. 2289).

6. Kitabu Halli İşkâli’l-Efkâr fî Hilli Emvâli’l-Küffâr: Korkud, bu risalesinde fıkıhta ganimet hukukuna dair bilgiler vermiştir (Süleymaniye Kütüphanesi, Ayasofya Kitaplığı, No. 1142).

7. Şerhü'l-Mevâkıf li’l-Cürcânî: Bazı kaynaklarda bu eserin Korkud'a ait olduğu bildirilmekle birlikte içeriğiyle ilgili bilgi verilmemiştir (http://www.e-tarih.org/).

Harîmî, orta seviyede bir şair olup çok sayıda şiir kaleme almamıştır. Şairin gazellerinin ana teması beşerî veya ilâhî aşktır. Şiirlerinde aşktan ve sevgiliden çekilen acı, yalnızlık ve dostun olmayışının verdiği üzüntü konularını işlemiştir. Birçok tasavvufî unsurun bulunduğu, zaman zaman kendini ve sanatını övdüğü mısralar da yazmıştır. Manzumeleri, deyim ve atasözlerinin sıkça kullanılması ile de dikkati çekmektedir. Yer yer ahenkli beyitler kaleme almayı da başaran Harîmî, ahengi özellikle kelime veya harf tekrarlarıyla sağlamıştır.

Kaynakça

Ali Emîrî (1319). Cevâhirü’l-Mülûk. l. Cüz: Mukaddeme. İstanbul.

Ana Britannica (1994). C. 19. “Korkut Çelebi”. İstanbul: Hürriyet Yay. 284.

Banarlı, Nihat Sami (2001). Resimli Türk Edebiyatı Tarihi. C. l. Ankara: MEB Yay.

Beyatlı, Yahya Kemal (2008). Eski Şiirin Rüzgârıyla. İstanbul: İstanbul Fetih Cemiyeti Yay.

Bursalı Mehmed Tâhir (2000). Osmânlı Müellifleri. C. II. Ankara: Bizim Büro Yay.

Canım, Rıdvan (hzl.) (2000). Latîfî, Tezkiretüş-Şuarâ ve Tabsıratün-Nuzamâ (İnceleme-Metin). Ankara: AKM Yay.

Edirneli Nazmî. Mecma’ü’n-Nezâ’ir. Nuruosmaniye Kütüphanesi. No. 4222.

Furat, Ahmet Hamdi (2010). “Osmanlı Hânedanında Şâfiî Bir Fakîh: Şehzade Korkud (Ganimet Ahkamıyla Alakalı “Kitabu Halli İşkâli’l-Efkâr Fi Hilli Emvali’l-Küffâr” İsimli Eseri Bağlamında)”. Ekev Akademi Dergisi (44): 193-211.

Gökbilgin, Tayyib (1977). “Şehzade Korkut”. İslâm Ansiklopedisi. C. 26. Eskişehir: MEB Yay. 855-860.

Harîmî. Dîvânçe. Fatih-Millet Kütüphanesi. Manzum Eserler. No. 104.

İsen, Mustafa (hzl.) (1990). Latîfî Tezkiresi. Ankara: KB Yay.

İsen, Mustafa (hzl.) (1998). Sehî Bey Tezkiresi Heşt-Bihişt. Ankara: Akçağ Yay.

Kılıç, Filiz (1996). “Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut”. Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi (2): 203-219.

Kılıç, Filiz (hzl.) (2010). Âşık Çelebi, Meşâ’irü’ş-Şu’arâ (İnceleme-Metin). İstanbul: İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yay.

Müstakîmzâde Süleymân Sa’deddîn (1928). Tuhfe-i Hattâtîn. İstanbul.

Pervâne Bey. Mecmû’a-i Nezâ’ir. Topkapı Sarayı Kütüphanesi. Bağdat Kitaplığı. No. 406.

Sungurhan Eyduran, Aysun (hzl.) (2009). Kınalı-zâde Hasan Çelebi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-219121/h/girishc.pdf [erişim tarihi 27.12.13].

Şardağ, Rüştü (1982). Şair Sultanlar. Ankara: Türkiye İş Bankası Yay. 129-132.

Şehzâde Korkud. Kitâbu fi’t-Tasavvuf. Süleymaniye Kütüphanesi. Ayasofya Kitaplığı. No. 1763.

Şemseddin Sâmî (1311). Kâmûsü’l-A’lâm. C. 5. İstanbul. s. 3724.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi (1981). C. 4. “Harimî”. İstanbul: Dergâh Yay. 121.

Yücebaş, Hilmi (1960). Şair Padişahlar. İstanbul: Ahmed Halid Yaşaroğlu Yay.

Yücel, Yaşar, A. Sevim (1991). Klasik Dönemin Üç Hükümdarı: Fatih-Yavuz-Kanunî. Ankara: TTK Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. FİLİZ KILIÇ
Yayın Tarihi: 05.05.2014

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Perdesüz dimek içün râzını dildâre kopuz

Elin ayagın öpüp yüz süre yalvara kopuz

Geydügi köhne nemed sohbet-i uşşâka gider

Yürür elden ele bî-çâre vü âvâre kopuz

Mutrib alup dizi üstine kulagını burar

Dimesün diye meger sırrını agyâre kopuz

Damagın çatladuban la’line karşu ezilür

Dostlar gör nice âşık dirilür yâre kopuz

Delinüp bagrı anun ney gibi inledügi bu

Ey Harîmî bulamaz derdine bir çâre kopuz

Kılıç, Filiz (1996). “Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut”. Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi (2): 211.

Gazel

Subh-dem yil gibi yilüp azm-i yâr itsem gerek

Yüz süriyü işiginde cân nisâr itsem gerek

Dil saçı sevdâsına tolaşdı çünkim ol mehün

Cân virüp bu kâr u bârı târmâr itsem gerek

Sihr ile câdû gözi cân mülkini idüp harâb

Işkınun bünyâdını ben üstüvâr itsem gerek

Zülfinün câdûsına meyl itdügi şehbâz-ı dil

Ol hümâyı yine ben peşşe şikâr itsem gerek

Ol mehün mihrin alem gibi nişân itmek içün

Sırr-ı ışkını cihâna âşkâr itsem gerek

Bu Harîmî zühd ü takvâya kadem basmak içün

Işk yolında melâmet ihtiyâr itsem gerek

Kılıç, Filiz (1996). “Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut”. Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi (2): 212.

Gazel

Ne fitnedür benün zülfün biri zengî biri Hindû

Ne sihr olur gözün gamzen biri ayyâr biri câdû

Kimün vardur senün gibi cihânda bir dahı dil-ber

Sanavber-kad münevver-had lebi hokka dişi incü

Boyı ar’ar semenber bir melek-manzar hatı anber

Saçı sünbül beni fülfül mu’attar-zülf ü müşkîn-bû

Sa’âdet ahteri togdı başuma dün gice cânâ

Ne tâli’dür bu tâli’ kim tulû’ itdükde sen meh-rû

Harîmî cân virem dirken işigün yasdanup cânâ

Nice gavgâ nice sevdâ getürdi başuma bu hû

Kılıç, Filiz (1996). “Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut”. Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi (2): 214.

Gazel

Işka düşdün ey gönül ney gibi nâlân ol yüri

Zülf-i dil-ber gibi var hâli perîşân ol yüri

Pâdişehlık budur ey dil tâ ölince dil-berün

İtleriyle her gice kûyında mihmân ol yüri

Lutf kıl ey müdde’î tek dâmen-i dildârı ko

Büsbütün dünyâ sana var Mısra sultân ol yüri

Bahr-ı ışka fülk-i ten gark olısardur âkıbet

Âlemi tûfân idüp ey eşk bârân ol yüri

Gerçi kim olmış durur mürşîde izhâr-ı kemâl

Ey Harîmî sen bugün şi’rünle Selmân ol yüri

Kılıç, Filiz (1996). “Osmanlı Hanedanında Bir Şair: Şehzade Korkut”. Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi (2): 218.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1MÜNÎRÎd. ? - ö. 1521?Doğum YeriGörüntüle
2Tarhan, İlhand. 28 Şubat 1953 - ö. -Doğum YeriGörüntüle
3MİHRÎ HATUNd. 1455-56 - 1460-61 ? - ö. 1514-15Doğum YeriGörüntüle
4MÜNÎRÎd. ? - ö. 1521?Doğum YılıGörüntüle
5Tarhan, İlhand. 28 Şubat 1953 - ö. -Doğum YılıGörüntüle
6MİHRÎ HATUNd. 1455-56 - 1460-61 ? - ö. 1514-15Doğum YılıGörüntüle
7MÜNÎRÎd. ? - ö. 1521?Ölüm YılıGörüntüle
8Tarhan, İlhand. 28 Şubat 1953 - ö. -Ölüm YılıGörüntüle
9MİHRÎ HATUNd. 1455-56 - 1460-61 ? - ö. 1514-15Ölüm YılıGörüntüle
10MÜNÎRÎd. ? - ö. 1521?MeslekGörüntüle
11Tarhan, İlhand. 28 Şubat 1953 - ö. -MeslekGörüntüle
12MİHRÎ HATUNd. 1455-56 - 1460-61 ? - ö. 1514-15MeslekGörüntüle
13MÜNÎRÎd. ? - ö. 1521?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Tarhan, İlhand. 28 Şubat 1953 - ö. -Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15MİHRÎ HATUNd. 1455-56 - 1460-61 ? - ö. 1514-15Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16MÜNÎRÎd. ? - ö. 1521?Madde AdıGörüntüle
17Tarhan, İlhand. 28 Şubat 1953 - ö. -Madde AdıGörüntüle
18MİHRÎ HATUNd. 1455-56 - 1460-61 ? - ö. 1514-15Madde AdıGörüntüle