HAYRÎ, Seyyid Mehmed Hayrî Efendi

(d. 1734/1147 - ö. 1789-90/1204)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 18. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Seyyid Mehmed Hayreddîn’dir. Babası Kastamonu mütesellimi Yahya Efendi'dir. 1147/1734 yılında Bolu’nun Viranşehir kazasına bağlı Ömerli köyünde dünyaya geldi (Erdem 1994: 93; Akbayar 1996: 663; Bursalı M. Tahir: II/175). İlk eğitimini memleketinde babasının yanında aldı. Şiir merakı genç yaşlarda başladı. Sadaret için Trabzon’dan İstanbul’a giderken Viranşehir kasabasına uğrayan Hakîm-zâde Ali Paşa’nın himayesine sığınarak İstanbul’a gitti. Paşa’nın sadaret makamından azledilmesinden sonra dönemin sadrazam mektupçusu olan vezir Hâmid Hamza Paşa’ya yakınlaşarak kethüda kalemine girip hacegân arasına katıldı ve kısa sürede başhalifeliğe kadar yükseldi (Akbayar 1996: 663-664; Erdem 1994: 94). Devlet kademesinde kethüda kâtibi ve divan-ı hümayun beylikçisi görevlerinde de bulunan Hayrî daha sonra üç kez reisü’l-küttablık görevine getirildi. 1204/1789-90 yılında, kendisinin de içinde bulunduğu Osmanlı ordusunun Fokşan kasabası yakınlarında Ruslar karşısında bozguna uğraması üzerine çıkan kargaşada Boza nehrine düşerek öldü (Uzunçarşılı 1995: 553; Akbayar 1996: 664; Yavuz-Özen 1972: 175).

Hayrî’nin ulaşabildiğimiz tek eseri mürettep Dîvân'ıdır. Hayrî’nin, hayattayken bir araya getirmeye fırsat bulamadığı şiirlerinin derlenip toplanma sürecini anlatan mensur bir mukaddime ve akabinde şairin hal tercümesini konu alan mensur bir metinle başlayan mürettep Dîvân'ının İstanbul Kütüphanelerinde beş nüshası bulunmaktadır. Hayrî Dîvân'ında, rubai tarzında yazılmış bir münacat, 3’ü na’t olmak üzere 13 kaside, bir terkib-i bend, 6’sı Farsça olmak üzere 16 tahmis, bir mesnevi (ramazaniyye), 4 kıt’a, 58’i Farsça olmak üzere 280 gazel, 11 tarih, 5 rubai ve bir beyit bulunmaktadır.  

Üç dilde şiir yazma yeteneğine sahip olan Hayrî’nin şiirlerinde mana ve tasavvuf ön plana çıkmaktadır. Usta şair Nâbî’nin etkisinde kalan Hayrî’nin şiirlerinde göze çarpan unsurlardan biri de sosyal hayata dair gözlemleridir (Şener 1999: XI-XXX). Dîvân'ındaki hâl tercümesinde Hayrî’nin şahsiyetinden bahsedilirken, onun sadakatli bir devlet adamı, sufi tabiatli, çok okuyan, değişik ilimlere vâkıf, şiir ve inşada maharetli, evrad ve ezkâra dikkat ettiği, dünyada eşi ve benzeri nadir bulunan akıllı, faziletli ve güzel eserler bırakan bir şahsiyet olduğu söylenmektedir.

Kaynakça

Akbayar, Nuri (hzl.) (1996). Mehmet Süreyya, Sicill-i Osmanî. C.II. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yay.

Çiftçi, Ömer (hzl.). Fatin Davud, Hâtimetü’l- Eş’âr. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-219117/h/metin.pdf [erişim tarihi: 08.10.2013]

Erdem, Sadık (hzl) (1994). Râmiz, Âdâb-ı Zurafâ. Ankara: AKM Yay. 

Hammer (1991). Büyük Osmanlı Tarihi. İstanbul: İkra-Okusan Yay.

Kılıç, Filiz (hzl.). Şefkat, Tezkîre-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bagdâdî. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-219127/h/metinsb.pdf [erişim tarihi: 08.10.2013]

Levend, Agah Sırrı (1984). Türk Edebiyatı Tarihi. Ankara: TTK Yay. 

Oğraş, Rıza (hzl.) (2001). Es’ad Mehmed Efendi ve Bağçe-i Safâ-Endûz’u. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-219113/h/bahce.pdf [erişim tarihi: 08.10.2013]

Şemseddin Sami, (1996). Kâmusu’l-A’lâm (Tıpkıbasım). Ankara: Kaşgar Neşriyat.

Şener, Hasan (1999). Hayrî (Hayatı, Edebî Şahsiyeti, Dîvânı’nın Tenkitli Metni). Doktora Tezi. Elazığ: Fırat Üniversitesi.

Uzunçarşılı, İsmail Hakkı (1995). Osmanlı Tarihi. C.IV. Ankara: TTK Yay. 

Yavuz, Fikri  ve İsmail Özen (hzl.) (1972). Bursalı Mehmet Tahir, Osmanlı Müellifleri C.II. İstanbul. Meral Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ HASAN ŞENER
Yayın Tarihi: 08.11.2013
Güncelleme Tarihi: 19.11.2020

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Sırr-ı vahdet cilve-engîz-i mezâhirdür bütün

Nokta-i merkez celî-sâz-ı devâ’irdür bütün

Mevc-i deryâ pençesinden dâmen-i sâhil çıkar

Matlabından dest-i ehl-i feyz kâsırdur bütün

Lafz-ı nâzikdür viren ma‘nâya hüsn-ı iştihâr

Gösteren a‘râzı enzâra cevâhirdür bütün

Müntehâ-yı ‘ahd-ı hüsnünde kıyâmetler kopar

Fitne-i devr-i kamer hattunda zâhirdür bütün

Çeşm u ebrû hâl u gîsû ser-be-ser cevr u sitem

Rûy-ı cânân levh-i âyât-ı zevâcirdür bütün

Keşf-i esrâr-ı sevâd-ı dîdesinde çeşmimüz

Hikmetü’l-ayn-ı fünûn-ı nâza nâzırdur bütün

İhtilâfât-ı şu‘ûnun gâyeti tevhîddür

Gösteren ecsâmı azdâd-ı anâsırdur bütün

Pertev-i nûr-ı ahaddür zîr-i kesretde nihân

Ârız-ı cânâna mestûr-ı gadâ’irdür bütün

Şerha şerha kıldı Hayrî dilleri tîğ-i nigâh

Pîşe-i çeşm-i bütân keşf-i zamâ‘irdür bütün

(Şener, Hasan (1999). Hayrî (Hayatı, Edebî Şahsiyeti, Dîvânı’nın Tenkitli Metni). Doktora Tezi. Elazığ: Fırat Üniversitesi. 206-207. )


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1MA‘NEVÎ, Mustafa Manevîd. 1600\\\'lerin ortası - ö. 1702Doğum YeriGörüntüle
2Şakir Bilgind. 1951 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Ahmet Tayyar Çulhad. 1887 - ö. 04 Nisan 1971Doğum YeriGörüntüle
4GAYIBI, Mahmutd. 1734-35 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5GAYIBI, Mahmutd. 1734-35 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
6GAYIBI, Mahmutd. 1734-35 - ö. ?MeslekGörüntüle
7GAYIBI, Mahmutd. 1734-35 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
8GAYIBI, Mahmutd. 1734-35 - ö. ?Madde AdıGörüntüle