HÜSEYİN, Hüseyin Kızak

(d. 15.01.1945 / ö. -)
?
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Hüseyin Kızak, 15 Ocak 1945'te Eskişehir'in Çifteler ilçesine bağlı Sadıroğlu köyünde doğmuştur. Dokuz çocuklu çiftçi bir ailenin yedinci çocuğu olan Kızak, ilkokulu köyünde bitirir. Askerliğini 1966-1968 arasında İzmir ve Kırklareli'nde yapar ve döndükten sonra köyünde bir süre çiftçilik yapar. 26 yaşına kadar köyünde yaşar ve 1962'de evlenir. Bu evlilikten bir oğlu ve iki kızı dünyaya gelir. 1971 yılında Ankara'da Kara Harp Okulunda sivil memur olarak işe başlar ve 1994'te buradan emekli olur. Daha sonra Eskişehir'e döner ve buraya yerleşir (Demirel 2011: 187).

Hüseyin Kızak, şiire çocukluk yıllarında okuduğu Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Âşık Garip vb. halk hikâyelerinin ve âşık şiirlerinin etkisinde kalarak başlar. Âşık, okuma yazma bilmeyen babasının ilk dönemde kendisine bu eserleri okuttuğunu ve yaşlı komşularından bazılarının, çocuğunu hasta edeceği gerekçesiyle bu kitapları okutmaması yönünde babasına uyarıda bulunduğunu belirtir. Âşık, başlangıçta bu uyarıların ne anlama geldiğini anlamasa da eşine âşık olunca aşkın bir hastalık türü olduğunu anladığını söyler (Demirel 2011: 187).

İlk şiirlerini 14-15 yaşlarında, sonradan eşi olacak kıza duygusal yakınlık hissetmeye başladığında yazar, ancak bu şiirleri muhafaza edemez, kaybeder. Hüseyin, rüya ve badeye inanmaz, ancak bir pirin dua ederek sırtını sıvazladığını söyler. Kendi adını mahlas olarak kullanan âşığı yetiştiren, ona icrayı öğreten bir ustası yoktur. Bununla birlikte Afyon'un Emirdağ ilçesinin Karacalar köyünden Bacı Sultan Dergâhı Post Nişini Kadir Şahbaz ile tanıştıktan sonra ondan çok feyz aldığı belirtilir. Ayrıca Âşık Mahzuni Şerif, Âşık Veysel, Karacaoğlan ve Pir Sultan Abdal'dan da etkilendiği ve bu isimleri üstat olarak kabul ettiği ifade edilir. Şiirlerini genellikle 11'li ve bazen de 8'li hece ölçüsüyle kurgulayan Hüseyin, çoğunlukla Allah sevgisi, hakikat arayışı, köyündeki hayat, ayrılık ve barış ile ilgili konuları işler. Âşık makamlarını tam olarak bilmez, ancak halk hikâyelerini ve tasavvufi hikâyeleri anlatır. Âşık fasıllarında bulunmadığı için bu konuda bilgi sahibi olmayan âşık atışmalara da katılmaz. Hüseyin'in şiirlerine Üç Güzelin Âşıkları Antolojisi adlı eserde yer verilir (Demirel 2011: 187-188). Âşıklık geleneğine gereken önemin verilmediğini düşünen Hüseyin dernekleşmenin önemine vurgu yapar ve devletin bu konuda pek çaba göstermemesinden yakınır. 

Kaynakça

Demirel, Mehtap (2011). "Hüseyin Kızak". Sazın ve Sözün Sultanları Yaşayan Halk Şairleri. C. 8.  Ed. Fatma Ahsen Turan, Oğuzhan Aydın, Gülşah Gülegül. Ankara: Gazi Kitabevi. 187-198.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. AHMET ERMAN ARAL
Yayın Tarihi: 02.01.2019
Güncelleme Tarihi: 07.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Şule Şahind. 1963 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2ALİ ÇALIŞd. 09.01.1953 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Seyhan Arsland. 1975 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Şule Şahind. 1963 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5ALİ ÇALIŞd. 09.01.1953 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6Seyhan Arsland. 1975 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Şule Şahind. 1963 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
8ALİ ÇALIŞd. 09.01.1953 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
9Seyhan Arsland. 1975 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
10Şule Şahind. 1963 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
11ALİ ÇALIŞd. 09.01.1953 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
12Seyhan Arsland. 1975 - ö. ?Madde AdıGörüntüle