İSHÂK, Ebûishâk-zâde İshâk Efendi

(d. 1090/1678-79 - ö. 1147/1734)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 18. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Asıl adı İshâk’tır. 1090 / 1678-79  yılında, İstanbul’un Cebeci Ali Ağa Mahallesi’nde dünyaya geldi. Babası devrinin meşhur âlimlerinden olup şeyhüsislamlık da yapmış olan İsmâil Efendi’dir. Bu sebeple babası Ebû İshak künyesiyle de anılmıştır. Dedesi Rumeli’nin pek çok yerinde kadılık yapmış olan Alanyalı İbrâhim Efendi'dir. İshak, Müftü-zâde Efendi, Mutavvelci Mehmed Efendi ve Şeyh Süleymân Efendi gibi âlimlerden ilim tahsil etti. Aynı zamanda öğrenim gördüğü âlimler arasında dönemin şeyhülislâmı Mirzâ Mustafâ Efendi de bulunmaktaydı. Paşmakçı-zâde Ali Efendi’nin kızıyla evlendi. Bu evlilikten iki oğlu oldu. Küçük oğlu Zeyneddin Ahmed Efendi (ö.1176/1762-63) babası gibi müderrislik yaptı. Büyük oğlu Yahyâ Efendi de Anadolu kazaskerliğine kadar yükseldi. 

Ankaravî Mehmed Efendi’nin mülâzımlığını yapan İshak Efendi, 1097 Zilhicce / Ekim-Kasım 1686 tarihinde öğrenimini tamamlayıp 1111 / 1699 yılında müderrisliğe başladı. İnişli çıkışlı bir memuriyet hayatı yaşayanşair, ilk müderrislik görevini 1115 / 1703-04 yılında ellilik rütbesiyle Otabaşı Ömer Ağa Medresesinde yaptı. 1119 / 1707-08 yılında Ankaravî Mehmed Efendi Medârisinde görev aldı. Akabinde yüz yirmilik payeyle Sahn-ı Semân Medresesi’ne atandı. Aynı dönemde Sekban Ali Medresesinde de ders verdi. Bu iki medreseden sonra Ebu’l-fazl Mahmud Efendi Medresesinde görevlendirildi. Daha sonra Mehmed Ağa Medresesine tayin edildi. 1127 Muharrem / Ocak-Şubat 1715 tarihinde Eyüp’teki, Yazılı Medrese olarak da tabir edilen İsmihân Sultân Medresesine atandı. Daha sonra sırasıyla Sultân Ahmed Han Medresesi ve Süleymâniyye Medresesinde görev aldı. O dönem babası İsmâil Efendi şeyhülislamlık makamına gelince kendisine önce İzmir kadılığı mansıbı verildi. Daha sonra Edirne kadılığına getirildi. 1130 Safer / Ocak-Şubat 1718 tarihinde Mekke kadılığına atandı. Sicill-i Osmânî’ye göre (Yuvalı ve Aktan 1995: 316) 1135 / 1722-23 yılında İzmir kadılığına getirildi. Daha sonra Mekke kadısı oldu. 1136 / 1723-24 yılında İstanbul kadılığına atandı. Aynı dönem Dârüttıbâ’a’nın kütüphane musahhihliğini ifa etti. İbrahim Paşa’nın oluşturduğu tercüme Encümeninde görev aldı ve iki eserin tercümesini gerçekleştirdı. Ayrıca Vankulu Lügatı’nın tashihinde de görev aldı. Patrona Halil İsyanı sonrasında 1137 / 1724-25 yılında görevinden azledildi. İbrahim Paşa’nın ödürülmesi üzerine inzivaya çekilen İshak Efendi 1142 / 1729-30 yılında Anadolu kazaskerliğine getirildi. 1143 / 1730-31 yılında şeyhülislamın isteği üzerine I. Mahmud tarafından görevinden alındı ve Rebiyülevvel 1145/ Ağustos-Eylül 1732 tarihinde Kütahya’ya sürgüne gönderildi. Rebiyülahir 1146 / Eylül-Ekim 1733 tarihinde affedildi ve Rumeli sadaretine getirildi. 12 Cemaziyelevvel 1146 / 21 Ekim 1733 tarihinde ise şeyhülislamlığa atanarak Osmanlı Devleti’nin 61’inci şeyhülislamı oldu.

İshak efendi, 3 Rebiyülahir 1147 / 2 Eylül 1734 tarihinde vefat etti ve Çarşamba’da  babasının da medfun olduğu caminin haziresine defnedildi. Hayatı boyunca tamahkârlıktan uzak yaşadığı, makam sahibi olduğu dönemlerde kendisine gelen her türlü hediyeyi kabul etmediği bildirilmektedir. Safâyî, tezkiresinde onu güzel yaradılışlı, iyi ahlak sahibi ve emsali olmayan faziletli biri olarak tasvir eder (Çapan 2005: 83). Döneminde çokça sevilen ve fikrine danışılan bir kişiydi. Sâlim tezkiresinde belirtildiği üzere sohbetlerine gelenlerin sayısı bir hayli çoktur. Râmiz de tezkiresinde İshak Efendi’yi adaletiyle eşsiz bir insan olarak anar (Erdem 1994: 5).

Eserleri şunlardır:

1. Dîvân: Hacimli bir eser olup içerisinde Türkçe, Arapça ve Farsça şiirler yer almaktadır. Eserde 32 kaside, 14’ü Farsça olmak üzere 165 gazel, 13 kıta, 1 lugaz ve 6 ilahi yer almaktadır. Dîvân'ın tenkitli metni yayımlanmıştır (Doğan 1997).

2. Bi’setnâme: Müstakil bir eser olarak telakki edildiği gibi bazı divan nüshalarının baş kısmında yer aldığı da görülmektedir. Mesnevi, Hz. Muhammed’in peygamberliğinden bahsetmekte olup 278 beyit ihtiva etmektedir. Bu rakam da peygamberin 23 yıllık peygamberlik hayatındaki ay sayısına tekabül etmektedir. Müstakil olarak kütüphanelerde nüshalarına rastlanmayan eser yayımlanmıştır (Doğan 1997).

3. El-İstişfâ fî Tercümeti’ş-Şifâ: Kadı Iyaz’ın eserinin tercümesi olup şair, eserin mukaddimesinde bu tercümeyi Sadrazam İbrahim Paşa’nın isteği üzerine hazırladığını, onun vasıtasıyla bizzat III. Ahmed’e sunmak istediğini belirtmektedir. Eserin pek çok nüshası bulunmakta olup üzerine herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.

4) Bostânü’l-Ârifîn Tercümesi: Şair bu esere el-Kasrü’l-metîn adını vermektedir. Eser Ebu’l-Leys Semerkandî’nin kitabının tercümesidir. Pek çok nüshası vardır. Sadrazam Damad İbrahim Paşa’ya sunulmuş olup eser üzerinde herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.

İshak, adını mahlas olarak kullanmıştır. Arapça ve Farsçayı bu dillerde şiir yazacak kadar çok iyi bilmektedir. Özellikle Farsçaya olan hâkimiyetinden ötürü Safâyî, tezkiresinde onu Ebû Firâs-ı Sânî olarak anmaktadır (Çapan 2005: 83). Şairlik yönü oldukça kuvvetlidir. Bunun yanı sıra nesirde de maharet sahibidir. Sâlim, tezkiresinde Türkçe’yi nazımda çok iyi kullandığını belirtmektedir. Ayrıca İshak Efendi’nin gazel ve kasidede eşi olmayan bir şair olduğunu, muamma ve lugaz söylemede de onunla yarışacak bir şairin olmadığını ifade etmektedir (İnce 2005: 165).

Kaynakça

Abdülkadiroğlu, Abdülkerim (hzl.) (1999). Nuhbetü'l-Âsâr Li Zeyli Zübdeti'l Eş'ar. Ankara: AKM Yay. 11-13.

Çapan, Pervin (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi, Tezkire-i Safâyî (İnceleme-Metin-İndeks). Ankara: AKM Yay. 83-85.

Doğan, Muhammed Nur (1987). Şeyhülislam İshak Efendi: Hayâtı, Eserleri ve Dîvânı'nın Edisyon Kritiği. Doktora Tezi. İstanbul: İstanbul Üniversitesi.

Doğan, Muhammed Nur (1993). "Şeyhü'l-islam İshak Efendi: Hayatı, Şahsiyeti ve Eserleri". İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi. (26): 235-262.

Doğan, Muhammed Nur (1997). "Lâle Devri Şairlerinden İshak Efendi'nin Orjinal Bir Mesnevîsi Bi'set-nâme: Metin-Nesre Çeviri-Açıklama". İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi 27: 101-168.

Doğan, Muhammed Nur (1997). Lâle Devri Şairi Şeyhülislâm İshak Efendi ve Dîvânı. İstanbul: MEB Yay.

Doğan, Muhammed Nur (1997). Lâle Devrinde Yetişen İki Kardeş Şair Şeyhülislâm İshak Efendi ve Şeyhülislâm Es'ad Efendi Divanlarından Seçmeler. İstanbul: Enderun Kitabevi.

Doğan, Muhammed Nur (2000). "İshak Efendi, Ebûishakzâde". İslâm Ansiklopedisi. Cilt: 22. İstanbul: TDV Yay. 530-531.

Erdem, Sadık (hzl.) (1994). Ramiz ve Adâb-ı Zurafa'sı : İnceleme-Tenkidli Metin-İndeks Sözlük. Ankara: AKM Yay. 4-6.

Erverdi, Ezel (1981). "İshak Efendi". Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi. Cilt 4. İstanbul: Dergah Yay. 410.

İnce, Adnan (hzl.) (2005). Tezkiretü'ş-Şu'arâ, Sâlim Efendi. Ankara: AKM Yay. 163-169.

Yuvalı, Abdülkadir – Aktan Ali (1995). Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmani. Cilt. 1. İstanbul: Sebil Yayınevi. 316.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: BÜNYAMİN TAN
Yayın Tarihi: 29.11.2014
Güncelleme Tarihi: 10.12.2020

Eserlerinden Örnekler

 Gazel

Gönülde pertev-i sîmînber midir görünen
Derûn-ı lüccede 'aks-i kamer midir görünen

 

Beyâz-ı gerden-i kâfur-ı fâmı mı yohsa
Tulû'-ı fecr-i melâhat-eser midir görünen

 

Dü-ebrûvân-ı mukavves midir cebîninde
Hilâl-i hüsn-i cihan muntazar mıdır görünen

 

Siyâh-ı hâli mi âyîne-i izârında
Ya 'aks-i merdümek-i çeşm-i ter midir görünen

 

Dü-dîde olsa da İshâk çâr fark etmez
Melek mi hûrî mi eyâ beşer midir görünen

(Doğan, Muhammed Nur (1997). Lâle Devri Şairi Şeyhülislâm İshak Efendi ve Dîvânı. İstanbul: MEB Yay. 402.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Doğu Yüceld. 15 Nisan 1977 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2SAFHÎ, Es’ad-zâde Seyyid Mehmedd. ? - ö. 1752Doğum YeriGörüntüle
3Çiğdem Talud. 31 Ekim 1939 - ö. 28 Mayıs 1983Doğum YeriGörüntüle
4Doğu Yüceld. 15 Nisan 1977 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5SAFHÎ, Es’ad-zâde Seyyid Mehmedd. ? - ö. 1752Doğum YılıGörüntüle
6Çiğdem Talud. 31 Ekim 1939 - ö. 28 Mayıs 1983Doğum YılıGörüntüle
7Doğu Yüceld. 15 Nisan 1977 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8SAFHÎ, Es’ad-zâde Seyyid Mehmedd. ? - ö. 1752Ölüm YılıGörüntüle
9Çiğdem Talud. 31 Ekim 1939 - ö. 28 Mayıs 1983Ölüm YılıGörüntüle
10Doğu Yüceld. 15 Nisan 1977 - ö. ?MeslekGörüntüle
11SAFHÎ, Es’ad-zâde Seyyid Mehmedd. ? - ö. 1752MeslekGörüntüle
12Çiğdem Talud. 31 Ekim 1939 - ö. 28 Mayıs 1983MeslekGörüntüle
13Doğu Yüceld. 15 Nisan 1977 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14SAFHÎ, Es’ad-zâde Seyyid Mehmedd. ? - ö. 1752Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Çiğdem Talud. 31 Ekim 1939 - ö. 28 Mayıs 1983Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Doğu Yüceld. 15 Nisan 1977 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17SAFHÎ, Es’ad-zâde Seyyid Mehmedd. ? - ö. 1752Madde AdıGörüntüle
18Çiğdem Talud. 31 Ekim 1939 - ö. 28 Mayıs 1983Madde AdıGörüntüle