MEHMED ŞEFİK EFENDİ, Hanyalı

(d. ?/? - ö. 1288/12.09.1871)
tekke şairi
(Tekke / 19. Yüzyıl / Türkiye Dışı)

Adı Mehmed Şefîk’dir. Manzumelerinde Şefîk mahlasını kullanmıştır. Girit adasının Hanya sancağında doğmuştur. 19. yüzyılda yaşamış mevlevi şairlerdendir. Kaynaklarda Giritli şairlerden biri olarak zikredilir. Hanyalı İbrahim Efendi’nin oğludur. Hayatı hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığımız Mehmed Şefik Efendi, ömrünü Hanya’da geçirmiş ve 12 Eylül 1871 tarihinde Hanya’da vefat etmiştir. Şefik Efendi vefat ettiğinde cebinden çıkan manzumesindeki tarih beyti de (Cân fedâ kıldı Şefîk buldı bekâ-yı aşkı) ölüm yılı olan 1871'i işaret etmektedir.

Mehmed Şefik Efendi hakkında malumat veren kaynaklar oldukça sınırlıdır. Dîvânçe’sinin mukaddimesinde yer alan bazı bilgiler daha sonra Girit’te çıkan İntibâh Gazatesi’nde de yer almış ve divançesinde yer almayan şiirlerinden örnekler yayımlanmıştır. Şefik Efendi, manzumelerinden de anlaşılacağı üzere Mevleviliğe intisab etmiştir. Mevleviliğin son yüzyılında Hanya Mevlevihanesi’nin açılmasına öncülük eden muhiblerden biridir.

Şefik Efendi’nin Dîvânçesindeki ‘tercüme-i hâl’den edinilen bilgilere göre Şefik Efendi, gayet cömert ve gönül ehli bir kimseydi. İnsanlara şefkât, ehlullaha hürmet gösterirdi. Nüktedan ve letaifhan olmakla birlikte muhabbeti severdi. Bulunduğu meclise neşe veren kimselerdendi. Mutasavvıf şairlerin eserlerini mütalaa etmeyi sevdiği için vaktinin çoğunu inzivaya çekilerek ve onların eserlerini tetkik ederek geçirirdi. Özellikle Mesnevî-i Şerif ve mevlevi şairlerin manzumelerini okurdu. İlm-i irfânı kâmil bir kimseydi. Girit adası İstanbul-Hicaz arasında önemli bir durak yeri olduğundan dolayı Hanya'da pek çok gönül ehli ile tanışmıştır. Gelen yolcuları misafir eder, onlara ikramda bulunurdu.

Ömrünü Mekke ve Medine’de geçirmiş olan 19. yüzyılın mevlevi şairlerinden Kilisli Seyyid Aşkî Mustafa Efendi ile Mehmed Şefik Efendi’nin arasındaki mevlevilik merkezli muhabbet Aşkî’nin İstanbul yolculuğu sırasında Şefik Efendi’ye misafir olmasıyla başlamıştır. İki mevlevi şair arasındaki muhabbet her iki şairin manzumelerine yansımış durumdadır. H.1257 / M. 1841’de Medine’den İskenderiye’ye oradan da vapurla İstanbul’a gidip aynı yıl içinde Medine’ye dönen Aşkî Efendi yol üzerindeki Girit’te Hanya’ya uğramış ve Şefik Efendi’ye misafir olmuştur. Şefik Efendi’nin bir na’tına tahmis yazan Aşkî, Vahdet-nâme adını taşıyan 1097 beyitlik mesnevisini de Şefik Efendi’ye ithaf etmiştir. Şefik Efendi’nin Dîvânçesinde yer alan aşk redifli gazeldeki “Oku Vahdet-nâme-i Aşkî Şefik bâ-cân u dil” mısraı da Şefik Efendi’nin Aşkî’ye olan hürmetini ortaya koymakta ve onun etkisinde bir şair olduğunu göstermektedir. Aşkî ise Şefik Efendi hakkında kemal sahibi ve şiirde kabiliyetinin olduğunu ve kendisini Vahdetnâme eserini yazmaya teşvik eden kişi olarak belirtmektedir. Hanya Mevlevihanesi’nin kütüphane kayıtlarında Aşkî’nin eserlerinin nüshaları bulunması Şefik Efendi'nin Aşkî'den ne denli etkilendiğinin delilidir. Her iki ismin arasındaki muhabbet ve etkileşim Mevlânâ ile halifesi Hüsâmeddîn Çelebi arasındaki yakın dostluğa benzetilmektedir.

Mehmed Şefik Efendi hacimli bir dîvân oluşturacak kadar şiir kaleme almamış olsa da yirmi sekiz sayfa tutarındaki şiirleri ölümünden altı yıl sonra ‘Dîvânçe-i Hanyevî Şefîk Efendi’ adıyla İstanbul Ahter matbaasında basılmıştır. Eserin ilk matbu nüshası üzerindeki tarih Rûmî 1293 (M. 1877) yılıdır. 

Dîvânçe manzum ve mensur takrîzlerle başlamaktadır. Dîvânçesinin on dört beyitlik manzum takrizini Hanya Mevlevihanesinin kurucusu Şeyh Süleyman Şemsî Dede Efendi kaleme almıştır. Eserde 1 na’t, 56 gazel, 1 tahmis, 4 kıt’a, 12 müfred ve nihai olarak 11 tarih yer almaktadır. Bunlar haricinde İntibah Gazetesi’nde daha sonraları neşredilen bir gazeli ve 2 farsça kıt’ası bulunmaktadır. Eserin bir nüshası “Dîvânçe-i Hanyevî Şefîk” adıyla İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi İ.E.Y. yer nu.: 621’de kayıtlıdır. Dîvânçe’de yer alan manzumelerin vezin hatalarının olduğu ve edebî değer açısından güçlü olmadıkları gerçeğinin yanında kendi vefatı da dâhil düşürdüğü tarihlerin önemi yadsınamaz. Ancak Şefik Efendi’nin hemşehrlerinden Nüzhet Efendi’nin bir matlaında “Hanya’nın amma Şefîk-i nâdire ferması var” diyerek övülmesi İbnülemin Mahmud Kemal İnal tarafından “bağı nazmın her bülbülü, Hanya’nın bülbüli gibi hoş neva ise vay o bağın başına…” şeklinde yerilmiştir. Mehmed Şefik Efendi ve Dîvânçe’si üzerine yapılmış bir bildiri (Sevgi 1993); bir makale (Sevgi 1992-1993) vardır. Bunun haricinde bir yüksek lisans tezinde hakkında bilgi verilmiştir (Baş 2007).

Kaynakça

Aşkî Mustafa Efendi. Dîvân-ı Fevâidu’l-Uşşâk (Behce-i Letâif ve Lehce-i Maârif). Süleymaniye Ktp. Hacı Mahmut Efendi, No: 3934.

Baş, Mehmet Şamil (2007). Aşkî Mustafa Efendi’nin Vahdet-nâme Mesnevisi (Metin, Muhteva, Tahlil). Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. İzmir: Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 

İnal, İbnü’l-Emin Mahmud Kemal (1969). Son Asır Türk Şairleri. C. 2. İstanbul: Millî Eğitim Bakanlığı Yay.

İntibâh Gazetesi. 28 Ramazan 1298. No. 34.

Kara, İsmail (2006). Hanya / Girit Mevlevîhânesi Şeyh Ailesi – Müştemilâtı –Vakfiyesi – Mübadelesi. İstanbul: Dergâh Yay.

Kılıç, Filiz (2004). “Giritli Divan Şairleri”, Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi. Ankara.  32: 275-294.

Küçük, Sezai (2003). Mevlevîliğin Son Yüzyılı. İstanbul: Simurg Yay.

Mehmed Şefîk Efendi (1293). Dîvânçe-i Hanyevî Şefîk Efendi. İstanbul: Ahter Matbaası.

Nurî Osman Hanyevî (2006). Girit Şâirleri (Tezkire-i Şu’arâ-yı Cezire-i Girid). (hzl. Orhan Kurtoğlu). Ankara: Akçağ Yay.

Sevgi, Ahmet (1992-1993). “Giritli Şâirler”, Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Edebiyat Dergisi. 7-8: 33-51.

Sevgi, Ahmet (1993). “XIX. Yüzyıl Mevlevî Şâirlerinden Mehmet Şefîk Efendi ve Dîvânçesi”, VI. Millî Mevlânâ Kongresi. (24-25 Mayıs 1992). Konya. 131-132.

Tuman, Mehmet Nâil (2001). Tuhfe-i Nâilî, Divan Şâirlerinin Muhtasar Biyografileri. (hzl. Cemal Kurnaz, Mustafa Tatçı). (Tıpkı Basım). Ankara: Bizim Büro Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET ŞAMİL BAŞ
Yayın Tarihi: 16.12.2014
Güncelleme Tarihi: 08.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Gazel
Fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün


Yok bu mihnet-gedenin zerrece aslı faslı
Müstetir perde-i gam içre olanca zevki

Ben de geçtim bu fenâ ma’bereyi seyr ettim
Bulmadım zerre kadar âb u hayâlden farkı

Şöhret ü mâlda vefâ yok bütün evhâm u hayâl
Hep ider tûl-i emel meyl-i cihâna sevki

Bir eri erken ara anma sakın ferdâyı
Keşf ide çeşm-i dile ayn-ı yakînle Hakk’ı

Hakk’ı mir’ât-ı Muhammed’de Ali’nin sırrın
Gösterir bendesine Hazret-i Pîr’in şevki

Söyledi göçdiğime târîhimi nokta-i ser
Cân fedâ kıldı Şefîk buldı bekâ-yı aşkı

Mehmed Şefîk Efendi (1293). Dîvânçe-i Hanyevî Şefîk Efendi. İstanbul: Ahter Matbaası. 28.


Gazel
Fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün

Bâb-ı vahdet feth olur eyler isen aşk ile dak
Oldu miftâh-ı kilid-i manevî insana aşk

Aşk te’sir etse nârın ahına te’siri veş
Der ene’l-Hakk kim olur âşık o dem Hak ile Hak

Allah aşkıyçün ilişme hâtır-ı mahzûnuma
Kırma mir’ât-ı dilim vechim görürsün iki şak

Dîde-i kalbe cilâ ver sırr-ı kuhl-i aşk ile
Küntü kenz âyinesinden sen cemâl-i yâre bak

Mesnevî ilm-i ledünnün ma’ni-i icmâlidir
Aşkı Mevlânâ ile sen al Şefîk andan sebâk

Mehmed Şefîk Efendi (1293). Dîvânçe-i Hanyevî Şefîk Efendi. İstanbul: Ahter Matbaası. 19.


Gazel
Fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün

Perde-i nâmûs olunca bezm-i valsa bir hicâb
Ar u nengi terk ider âlemde hep mestân-ı aşk

Sâkî-i cânân yetiş ver câm-ı aşkı el-amân
Bula yek-cür’ayla dil senden meded dermân-ı aşk

Rütbe-i dünyâ değil ukbâyı hiçden ad ider
Kayda düşmez dâimâ lâ-kayd olur rindân-ı aşk

Kîl u kâlin dâmına pâ-beste oldı har gibi
Kayd u teşvîşe düşürdü zâhidi noksân-ı aşk

Bülbül-i şûrîdenin âzâr-ı hârdan çektiğin
Bir fakat kendi bilür bir de dil-i nâlân-ı aşk

Târ u pûd-ı aşk ile kâlâ-yı hüsnün nesc olup
Anın içün nakd-ı cânla müşterî merdân-ı aşk

Mest ü medhûş-ı mey-i aşk olduğum günden beru
Feth-i bâb-ı feyz idüp kıldı kabûl irfân-ı aşk

Sûziş-i aşkı nedir teskîn ider ittim suâl
Yokladı nabzım didi dârû-yı mey Lokmân-ı aşk

Bâb-ı âlî-i Cenâb-ı Pîr’de ev ednâ-yı aşk
Rütbesin tahsîl iden ma’nen odur hâkân-ı aşk

Oku Vahdetnâme-i Aşkî Şefîk bâ-cân u dil
Sana aks olsun rumûz-ı ma’nâ-yı Kur’ân-ı aşk

Mehmed Şefîk Efendi (1293). Dîvânçe-i Hanyevî Şefîk Efendi. İstanbul: Ahter Matbaası. 19.

 


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1TAYYİBÎ ÇELEBİd. ? - ö. 1747-48Doğum YeriGörüntüle
2HIFZÎ, İbrahim Efendid. ? - ö. 1798Doğum YeriGörüntüle
3RESMÎ, Ahmedd. 1700-01 - ö. 31 Ağustos 1783Doğum YeriGörüntüle
4TAYYİBÎ ÇELEBİd. ? - ö. 1747-48Doğum YılıGörüntüle
5HIFZÎ, İbrahim Efendid. ? - ö. 1798Doğum YılıGörüntüle
6RESMÎ, Ahmedd. 1700-01 - ö. 31 Ağustos 1783Doğum YılıGörüntüle
7TAYYİBÎ ÇELEBİd. ? - ö. 1747-48Ölüm YılıGörüntüle
8HIFZÎ, İbrahim Efendid. ? - ö. 1798Ölüm YılıGörüntüle
9RESMÎ, Ahmedd. 1700-01 - ö. 31 Ağustos 1783Ölüm YılıGörüntüle
10TAYYİBÎ ÇELEBİd. ? - ö. 1747-48Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11HIFZÎ, İbrahim Efendid. ? - ö. 1798Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12RESMÎ, Ahmedd. 1700-01 - ö. 31 Ağustos 1783Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13TAYYİBÎ ÇELEBİd. ? - ö. 1747-48Madde AdıGörüntüle
14HIFZÎ, İbrahim Efendid. ? - ö. 1798Madde AdıGörüntüle
15RESMÎ, Ahmedd. 1700-01 - ö. 31 Ağustos 1783Madde AdıGörüntüle