RESÎM/RÂSİM, Hacı Mustafa

(d. ?/? - ö. 1717-18/1130)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

İsmi Mustafa’dır. Doğum tarihi bilinmeyen şair, Bursa’da Şihâbüddin Mahallesi’nde dünyaya geldi. Babasının ismi de Mustafa’dır. Nisbesi el-Hâc Mustafa Resîm bin Mustafa Efendi’dir. İlk eğitimini tamamladıktan sonra iyi bir tahsil almak maksadıyla Murâdiyye Medresesi müderrisi Mehmed Selîm Efendi’nin derslerine katıldı. Mühür kazıma ve resim yapma sanatındaki mahareti sayesinde kuyumculuk mesleğine başladı. Kısa sürede kuyumcubaşılığa kadar yükseldi. Erzurum kadısı Kürdzâde Tâlib Mehmed Efendi’den mülâzım oldu. Bir medreseye müderris tayin edilmeyi beklerken Bursa’da vefat etti ve Kurdoğlu Mezarlığı’na defnedildi. Osmanlı medreselerinden ortalama mülâzım olma yaşı göz önünde bulundurulduğunda şairin genç bir yaşta öldüğü söylenebilir. Şairin vefat tarihi hususunda kaynaklarda ihtilaf vardır. Safâyî ve Sâlim, Resîm’in 1020 senesinde /1708-09 vefat ettiği iddiasındadırlar. (Çapan 2005: 240; İnce 2005: 348) İsmail Beliğ, Şeyhî, Mehmed Süreyyâ ve Nâil Tuman ise şairin 1130 yılında/1717-18 öldüğünü bildirirler. (Atlansoy 1998: 297; Özcan 1989: 465; Akbayar 1996: 1375; Kurnaz-Tatcı 2001:1383) Şairin ölümüne İsmail Beliğ’in 1130 senesine tekabül eden bir tarih düşürdüğü bilgisi dikkate alındığında, ikinci gruptaki kaynakların bildirdiklerinin doğruluğu ortaya çıkar. Şair, resim yapmadaki yeteneğinden dolayı Resîm ve Râsim mahlaslarını kullanmayı tercih etti. Resîm’in eserleriyle alâkalı kaynaklarda bilgi yoktur. Mecmualarda kayıtlı Farsça ve Türkçe şiirleri vardır. Genç yaşta vefat ettiğinden dolayı divan tertip etmemiş olabilir. Resîm hakkında bilgi veren bütün kaynaklar, şairliğinden övgüyle bahsederler. Acem şairlerinin üstâdlarının eserlerini incelemek suretiyle onlar kadar güzel şiir yazabilme kabiliyetini kazandı. Kaleme aldığı Farsça şiirlerle zamanının Örfî’si kabul edildi. Ayrıca Farsça atasözlerini yerli yerinde kullanmada maharetli idi. Türkçe şiirleri de ustaca yazılmış, nazik ifadelerle yüklü kalem nümûneleridir. 

Kaynakça

Abdulkadiroğlu, Abdulkerim (hzl.) (1999). İsmail Beliğ, Nuhbetü’l-Âsâr Li-Zeyli Zübdetü’l-Eş‘âr. Ankara: AKMB Yay.

Abdulkadiroğlu, Abdulkerim (hzl.) (1998). İsmail Beliğ, Güldeste-i Riyâz-ı İrfân ve Vefeyât-ı Dânişverân-ı Nâdiredân. Ankara: Anıl Matbaa Yay..

Akbayar, Nuri (hzl.) (1996). Mehmed Süreyyâ, Sicill-i Osmânî, İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yay. C. 4. 1375-76.

Atlansoy, Kadir (1998). Bursa Şairleri, Bursa: Âsâ Kitabevi.

Çapan, Pervin, (hzl.), (2005). Mustafa Safâyî Efendi, Tezkire-i Safâyî. Ankara: AKM Yay.

İnce, Adnan, (hzl.), (2005). Sâlim Efendi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: AKM Yay. 

İpekten, Haluk vd. (1988). Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü, Ankara: KB. Yay.

Komisyon, (1990).“ Resîm Mustafa”. Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, İstanbul: Dergâh Yay. C. 7. 311.

Kurnaz, Cemal- Tatcı, M. (hzl.), (2001). Mehmed Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâilî . Ankara: Bizim Büro Yay. C. II. 1383/4880.

Özcan Abdülkadir (hzl), (1989). Şeyhî Mehmed Efendi, Vekâyiü’l-Fuzalâ, İstanbul: Çağrı Yay. C. 2. 465.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. RAMAZAN EKİNCİ
Yayın Tarihi: 23.02.2014

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Gösterip nâz ile gîsû-yı girih-gîr bana

Eyledi hâb-ı perîşânımı ta‘bîr bana

Yetişir gerd-i gam-ı aşk u gubâr-ı hâtır

Rahne-i mülk-i dili etmege ta‘mîr bana

Gülü bî-hâr u hazân u mülü bî-derd-i humâr

Oldu menşûr-ı tarâb safha-i tasvîr bana

Etdi ey şûh-ı siyeh-çerde hayâl-i rûyun

Zulmet-âbâd-ı gam-ı gülşeni Keşmîr bana

Şem‘-i pervâne zebân-ı gamım ey bülbül-i zâr

Nâliş-i subh sana girye-i şeb-gîr bana

Ben şehîd-i eser-i zahm-ı itâbım ki Resîm

Çîn-i ebrû görünür cevher-i şemşîr bana

İnce, Adnan, (hzl.), (2005). Sâlim Efendi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: AKM Yay. 348-49.

Gazel

Ne sâmân-ı tahammül var ne sabr-ı vefâ kaldı

İşim ey çâre-sâz-ı âcizân âhir sana ķaldı

Ne çekdimse mükâfât-ı vefâdır bana ammâ sen

Ne cevr etdinse cümle yânına ey pür-cefâ kaldı

Ne var gel makdeminle hâkdan ref‘ eyle teşrîf et

Gözüm yollarda ey nûr-ı basar çün nakş-ı pâ kaldı

O denlü arsa-i ma‘nâda irhâ inân etdim

Tekâpûdan kümeyt-i hâme âhir Resîmâ kaldı

Çapan, Pervin, (hzl.), (2005). Mustafa Safâyî Efendi, Tezkire-i Safâyî. Ankara: AKM Yay., s. 240.

Beyt

Eyledim bûd u ne-bûdu Râsimâ vakf-ı fenâ

Milk-i hestîde benim nâm u nişânım kalmadı

Atlansoy, Kadir, (1998). Bursa Şairleri, Bursa: Âsâ Kitabevi. 298.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Özger, Arkadaş Z.d. 08 Ocak 1948 - ö. 05 Mayıs 1973Doğum YeriGörüntüle
2BEYZÂDEd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3RECEB, Sâlih Deded. ? - ö. 1717Doğum YeriGörüntüle
4Özger, Arkadaş Z.d. 08 Ocak 1948 - ö. 05 Mayıs 1973Doğum YılıGörüntüle
5BEYZÂDEd. ? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6RECEB, Sâlih Deded. ? - ö. 1717Doğum YılıGörüntüle
7Özger, Arkadaş Z.d. 08 Ocak 1948 - ö. 05 Mayıs 1973Ölüm YılıGörüntüle
8BEYZÂDEd. ? - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9RECEB, Sâlih Deded. ? - ö. 1717Ölüm YılıGörüntüle
10Özger, Arkadaş Z.d. 08 Ocak 1948 - ö. 05 Mayıs 1973MeslekGörüntüle
11BEYZÂDEd. ? - ö. ?MeslekGörüntüle
12RECEB, Sâlih Deded. ? - ö. 1717MeslekGörüntüle
13Özger, Arkadaş Z.d. 08 Ocak 1948 - ö. 05 Mayıs 1973Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14BEYZÂDEd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15RECEB, Sâlih Deded. ? - ö. 1717Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Özger, Arkadaş Z.d. 08 Ocak 1948 - ö. 05 Mayıs 1973Madde AdıGörüntüle
17BEYZÂDEd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18RECEB, Sâlih Deded. ? - ö. 1717Madde AdıGörüntüle