ŞÂHİDÎ, İbrâhîm

(d. ?/? - ö. 1504-05 ?/910 ?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / Başlangıç-15. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı İbrâhîm’dir. Edirne’de doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. Ancak Leylâ vü Mecnûn mesnevisinde eseri tamamladığında yaşının elliye yaklaştığını söylediğine ve mesneviyi 883/1478-79 senesinde yazdığına göre şair 833/1429-30’dan birkaç yıl sonra doğmuş olmalıdır. Maliyeci Şairler Antolojisi’nde (Yücelen 1973: 73) Şâhidî'nin 875/1470-71’te doğduğu kayıtlı ise de bu bilginin kaynağı belli olmadığı gibi yanlış olduğu da -8 yaşındaki biri Leylâ vü Mecnûn yazamayacağına göre- şüphe götürmeyecek kadar açıktır. Aslında bu tarih, şairin isim benzerliğinden dolayı sık sık karıştırıldığı Muğlalı Şâhidî İbrâhîm Dede’nin doğum tarihidir. Ayrıca adı geçen eserin ilgili maddesinde gösterilen bibliyografyadaki kaynakların hiçbirinde böyle bir kayıt bulunmadığı gibi yukarıdaki hicri tarihin miladi karşılığı da 1470-71 iken 1459 olarak gösterilmiştir. Şâhidî, tahsilini tamamladıktan sonra Cem Sultân’a Karaman valiliği sırasında defterdar olmuştur. “Cem Şairleri” diye bilinen Sa’dî, Haydar, La’lî gibi Cem Sultân’ın etrafında, ona hem arkadaşlık hem nedimlik yapan on civarındaki şairden biridir. Cem Sultân’a yakınlığı dolayısıyla şehzadenin katlinden 901/1495-96 sonra itibarını kaybetti ve devlet işlerinden uzaklaşarak uzlet köşesine çekilmiştir. Hilmi Yücelen’e (1973: 73) göre muhtemelen 910/1504-05’da Edirne’de ölmüştür. Ölüm tarihi eski kaynaklarda yer almamaktadır. Tahminî olarak verilen ve başka kaynaklarda da tekrarlana gelen bu tarihe ihtiyatla yaklaşmak gerekir. Cem Sultân’dan sonra öldüğü belli iken Osmânlı Müellifleri’ndeki 881/1476-77’de tarihinin yanlış olduğu kesindir.

Şâhidî'nin tespit edilen eserleri şunlardır:

1. Türkçe Dîvân: İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, TY 5510'da kayıtlı bir nüshası vardır.

2. Leylâ vü Mecnûn: Şair, mesnevisinin adını hem Gülşen-i Uşşâk, hem Leylâ vü Mecnûn/Mecnûn u Leylî koyduğunu eserde kendisi belirtmektedir. Mesnevînin, biri Paris Bibl. National, Nu. an. fon. 333, diğeri Süleymaniye Kütüphanesi, Esad Efendi No. 2875'te olmak üzere bilinen iki nüshası vardır. 6446 beyitlik hacmiyle aynı zamanda Türkçe Leylâ vü Mecnûn mesnevîlerinin en uzunudur. Sultan Cem’e sunulan bu eser aruzun "mefâ’îlün mefâ’îlün fe’ûlün" kalıbıyla 883/1478-79’te Konya’da kaleme alınmıştır. Keşfü’z-Zunûn’da ise mesnevînin 881/1476-77’de tamamlandığı kaydı yer almaktadır (Yaltkaya vd. 1972: 1571). Âgâh Sırrı Levend’e (1959: 108-132) göre Fuzûlî’nin eserinden sonra Türk edebiyatında en iyi işlenmiş Leylâ ile Mecnûn hikâyesidir. Mesnevî üzerine bir doktora tezi yapılmıştır (Erbay 2012).

Bunların dışında Şâhidî’nin kimi nazire mecmualarında da şiirleri mevcuttur. Leylâ vü Mecnûn’daki ifadelerinden Ahmed Paşa ve Şeyhî’ye çok değer verdiği anlaşılmaktadır. Tezkireciler, Dîvân’ındaki birkaç beyit dışında şairin manzumelerini değersiz bulmaktadır.

Kaynakça

Abdurrahman Hıbrî. Enîsü’l-Müsâmirîn. İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi. TY. 451. vr. 79b-80a.

Aynur, Hatice (2000). “Cem Şairleri”. İlmî Araştırmalar (9): 33-44.

Bursalı Mehmed Tâhir (1333). Osmânlı Müellifleri. C. 2. İstanbul.

Büyük Türk Klâsikleri. C. 2. İstanbul: Ötüken Söğüt Yay.

Canım, Rıdvan (1995). Edirne Şairleri. Ankara: Akçağ Yay.

Çelebioğlu, Âmil (1994). Kanunî Sultan Süleyman Devri Türk Edebiyatı. Ankara: MEB Yay.

Erbay, Nazire (2012). Edirneli Şâhidî’nin Leylâ vü Mecnûn (Gülşen-i Uşşâk) Mesnevîsi (İnceleme-Tenkitli metin). Doktora Tezi. Erzurum: Atatürk Üniversitesi.

Horata, Osman (2000). “Cem Şairleri: Bir Kader Birliğinin Anatomisi”. Bilig (15): 91-109.

İsen, Mustafa (hzl.) (1994). Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: AKM Yay.

İsen, Mustafa (1979). “Cem Şairleri”. Hisar (232): 27-28.

Kafzâde Fâizî. Zübdetü’l-Eş’âr. Milli Kütüphane. Yz. A. 679. vr. 61b.

Koncu, Hanife (1996). “Şahidî’nin Leylâ ve Mecnûn Mesnevîsi ve Bilinmeyen Bir Nüshası”. BİR Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi (6): 137-143.

Köksal, M. Fatih (2007). “Şâhidî”. Türk Dünyası Edebiyatçılar Yazarlar ve Şairler Ansiklopedisi. C. 8. Ankara: AKM Yay. 13.

Köksal, M. Fatih (hzl.) (2012). Edirneli Nazmî, Mecma’u’n-Nezâ’ir. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-292688/h/edirneli-nazmi-mecmaun-nezair.pdf [erişim tarihi: 20.07.2013].

Kurnaz, Cemâl ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2001). Mehmed Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâilî -  Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. C.II. Ankara: Bizim Büro Yay.

Kutluk, İbrahim (hzl.) (1989). Kınalı-zâde Hasan Çelebi, Tezkiretü’şu’arâ Ankara: TTK Yay.

Latîfî (1314). Tezkire-i Latîfî. İstanbul.

Levend, Âgâh Sırrı (1959). Arap, Fars ve Türk Edebiyatlarında Leylâ ve Mecnûn Hikâyesi. Ankara: Türkiye İş Bankası Yay.

Mehmed Süreyyâ (1311). Sicill-i Osmânî. C.3. İstanbul.

Müstakîmzâde Süleymân Sa’deddîn. Mecelletü’n-Nisâb fi’n-Neseb ve’l-Künâ ve’l-Elkâb. Süleymaniye Kütüphanesi. Hâlet Efendi. No. 628. vr. 270b.

Peremeci, Osman Nuri (1940). Edirne Tarihi. İstanbul.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi (1998). C. 8. “Şâhidî”. İstanbul: Dergâh Yay. 91.

Yaltkaya, Şerefeddin, R. Bilge (hzl.) (1972). Kâtip Çelebi, Keşf-el-Zunûn. C. 2. İstanbul: MEB Yay.

Yücelen, Hilmi (1973). Türk Malî Tarihine Toplu Bir Bakış ve Maliyeci Şairler Antolojisi. İstanbul.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET FATİH KÖKSAL
Yayın Tarihi: 04.09.2013

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Cânum vireyin yoluna merdâne disünler

Merdâne imiş kalmadı bir câna disünler

Öldür beni çün gamze-i gammâzuna uydun

Miskîni gören ugradı bühtâna disünler

Kanlu cigerüm eylediler lâleye teşbîh

Yandı yüregüm lâle gibi yâ ne disünler

İtdüm yine boynuma saçun bendini zencîr

Be n’olsa gerek n’eyleye dîvâne disünler

Şimden girü ol Şâhidi’ye sûfi diyenler

Sâfî mey içer yâr ile rindâne disünler

(Köksal, M. Fatih (hzl.) (2012). Edirneli Nazmî, Mecma’u’n-Nezâ’ir. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-292688/h/edirneli-nazmi-mecmaun-nezair.pdf [erişim tarihi: 20.07.2013]. 938.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1GÜFTÎ, Mustafa Çelebid. ? - ö. 1651-52Doğum YeriGörüntüle
2TÎGÎ, Mehmed Beyd. ? - ö. 1617Doğum YeriGörüntüle
3FEYZÎ (ELÎFÎ), Elîfîzâde Feyzullâh Efendid. ? - ö. 20 Haziran-19 Temmuz 1765Doğum YeriGörüntüle
4GÜFTÎ, Mustafa Çelebid. ? - ö. 1651-52Doğum YılıGörüntüle
5TÎGÎ, Mehmed Beyd. ? - ö. 1617Doğum YılıGörüntüle
6FEYZÎ (ELÎFÎ), Elîfîzâde Feyzullâh Efendid. ? - ö. 20 Haziran-19 Temmuz 1765Doğum YılıGörüntüle
7GÜFTÎ, Mustafa Çelebid. ? - ö. 1651-52Ölüm YılıGörüntüle
8TÎGÎ, Mehmed Beyd. ? - ö. 1617Ölüm YılıGörüntüle
9FEYZÎ (ELÎFÎ), Elîfîzâde Feyzullâh Efendid. ? - ö. 20 Haziran-19 Temmuz 1765Ölüm YılıGörüntüle
10GÜFTÎ, Mustafa Çelebid. ? - ö. 1651-52MeslekGörüntüle
11TÎGÎ, Mehmed Beyd. ? - ö. 1617MeslekGörüntüle
12FEYZÎ (ELÎFÎ), Elîfîzâde Feyzullâh Efendid. ? - ö. 20 Haziran-19 Temmuz 1765MeslekGörüntüle
13GÜFTÎ, Mustafa Çelebid. ? - ö. 1651-52Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14TÎGÎ, Mehmed Beyd. ? - ö. 1617Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15FEYZÎ (ELÎFÎ), Elîfîzâde Feyzullâh Efendid. ? - ö. 20 Haziran-19 Temmuz 1765Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16GÜFTÎ, Mustafa Çelebid. ? - ö. 1651-52Madde AdıGörüntüle
17TÎGÎ, Mehmed Beyd. ? - ö. 1617Madde AdıGörüntüle
18FEYZÎ (ELÎFÎ), Elîfîzâde Feyzullâh Efendid. ? - ö. 20 Haziran-19 Temmuz 1765Madde AdıGörüntüle