SENÂÎ/SENÂYÎ, Mehmed Efendi

(d. ?/? - ö. ?/?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Mahlası Senâî veya Senâyî, ismi de Mehmed olarak kaynaklarda yer alan şair Kınalızade Hasan Çelebi’yle aynı dönemde yaşamıştır. Senâyî Mehmed Efendi eğitim hayatını tamamlamasını müteakip mülâzım olarak bir müddet müderrislik ettikten sonra farklı bölgelerde kadılık, hâkimlik gibi görevlerde bulundu. Kaynaklarda şiire yeni heves etmiş, gece gündüz usta şairlerle şiir konusunda sohbet edip tartışan bir genç olduğu belirtildikten sonra ilim, ahlak ve fazileti kendinde toplamış, edip ve şair tabiatının yanı sıra akranları arasında güzel ahlak ve ilmiyle tanındığına dikkat çekilmektedir.

Ölüm tarihi hakkında Sicill-i Osmanî Kanûnî Sultan Süleyman’ın (1520-1566) son zamanlarını göstermekle birlikte bazı kaynaklar vefatının daha sonra olması gerektiğini söylerler ama bir tarih vermezler.

Eserleri

Dîvân: Mükemmel ve müretteb bir divan olduğu belirtilen bu eserin nerede bulunduğuna dair kaynaklarda herhangi bir bilgiye rastlanılamamıştır.

Ravzatü’l-Ebrâr: Manzum bir eser olduğu dışında kaynaklarda başka herhangi bir bilgiye yer verilmemiştir.

Şevâhidü’n-Nübüvve Tercümesi: Siyer konulu bu tercüme eser 188 varak olup dili Türkçedir. Topkapı Sarayı Müzesi Yazma Eserler Kütüphanesinde TSMK A. 3067 envanter numarasıyla kayıtlı olan eserin 1558 yılında yazılmış olması bu eserin müellif hattı olabileceği ihtimalini doğurmaktadır.

Kaynakça

Akbayar, Nuri (hzl.) (1996). Mehmed Süreyya. Sicill-i Osmanî. C.5. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yay. s.1495.

Bursalı Mehmed Tahir (h.1333). Osmanlı Müellifleri. C.2. İstanbul: Matbaa-i Âmire. s.119-120.

İpekten, Haluk - İsen, Mustafa vd. (1988). Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. s.437.

Kâtib Çelebi (h.1310). Keşfü’z-Zünûn. Evvelki Tab. C.1. Der-Saadet. s.507.

Solmaz, Süleyman (hzl.). Bağdatlı Ahdî. Gülşen-i Şu’arâ. KTB. e-kitap. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10731,agmpdf.pdf?0. [erişim tarihi: 10 Mayıs 2013]. s.120.

Sungurhan-Eyduran, Aysun (hzl.). Kınalızâde Hasan Çelebi. Tezkiretü’ş-Şu’arâ. KTB. e-kitap. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10739,tsmetinbpdf.pdf?0. [erişim tarihi: 11 Haziran 2013]. S.199-200.

Şemseddin Sami (h.1308). Kâmûsu’l-Alâm. C.3. İstanbul: Mihran Matbaası. s.1744.

Uzunçarşılı, İsmail Hakkı  (1999). Karesi Meşâhiri (Balıkesir Meşhurları). Hazırlayanlar: Mehmet Sarı - Ahmet Karaman. Balıkesir: Zağnos Kültür ve Eğitim Vakfı. s.74-75.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ENGİN SELÇUK
Yayın Tarihi: 27.06.2014

Eserlerinden Örnekler

Gönlüme gam gelicek merdüm-i dîdem ter olur

Nem kapar şöyle bulutdan kati nâzik ter olur

Solmaz, Süleyman (hzl.). Bağdatlı Ahdî. Gülşen-i Şu’arâ. KTB. e-kitap. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10731,agmpdf.pdf?0. [erişim tarihi: 10 Mayıs 2013]. s.120.

Aşağıdaki beyitler Tezkiretü’ş-Şu’arâ’da yer alması için bizzat Senâyî tarafından seçilip Hasan Çelebi’ye gönderilmiştir:

Belâ-yı dehri Hudâ çekdürürse gam yimezüz

Visâl-i yâri nasîb eylese bize bâri

Kul oldum başuma âzâd iken ol serv-i âzâde

Su gibi yüz sürüp pâyına oldum ana üftâde

Uyanmaz şem’-i ikbâlim görinmez ol kamer-tal’at

Beni bu kara günlerde koyan baht-ı siyâhumdur

Bursalı Mehmed Tâhir, Osmanlı Müellifleri adlı eserinde bu son beyitle ilgili şöyle bir dipnot düşmüştür:

“Yazmamış Kâdı vü Keşşâf ü Cerîr-i Taberî

Haberim yok güzelim kimden alayım haberi

Nakaratını havi olan manzumenin Edirne Târihi’nde Zâtî Süleymân Efendi hulefâsından Edirneli Senâî’ye ait olduğunun yazıldığını sonra kendisinin de divanı inceleme fırsatı bulduğunu söyler ve aşağıdaki beyitleri ilgili manzumeye örnek gösterir:

Seni âlem sanma ‘arş-ı mu‘allâda arar

Kimi esmâda kimi genc-i mu‘allâda arar

Kimi gökde kimi yerde kimi deryâda arar

Kimi havrâda kimi Âdem ü Havvâda arar

Kimi mukaddesde kimi Ka‘be-i ‘ulyâda arar

Kimisi deyre girüb Lât ile Uzzâda arar

Kimi a‘râfda kimi cennet-i me’vâda arar

Kimi dağda kimi bağda kimi sahrâda arar

Kimi Mecnûn olarak sûret-i Leylâda arar

Kimi Vâmık gibi ruhsâre-i Azrâda arar”

Bu açıklamadan sonra Balıkesirli Senâyî’ye ait değilmiş gibi anlaşılan bu manzumenin Edirneli Senâî’ye ait olması iki açıdan mümkün görünmemektedir. Birincisi Balıkesirli Senâî Mehmed Efendi’nin muasırı olan Hasan Çelebi bu beyti “bizzat Senâyî tarafından seçilip Tezkiretü’ş-Şu’arâ’sında yer alması için kendisine gönderdiği” beyitler arasında gösterir. İkincisi Edirneli Senâî 18.yüzyılda yaşamıştır. Hasan Çelebi’nin 16.yüzyılda ortaya koyduğu eserde yer verdiği bir beytin 18.yüzyıldan bir şaire ait olması teknik açıdan mümkün değildir. Bu bilgilerin ışığında adı geçen manzumenin Balıkesirli Senâyî’ye ait olduğu ortaya çıkmaktadır.

Bursalı Mehmed Tahir (h.1333). Osmanlı Müellifleri. C.2. İstanbul: Matbaa-i Âmire. s.120.

Sungurhan-Eyduran, Aysun (hzl.). Kınalızâde Hasan Çelebi. Tezkiretü’ş-Şu’arâ. KTB. e-kitap. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10739,tsmetinbpdf.pdf?0. [erişim tarihi: 11 Haziran 2013]. S.200.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Yazıcı, Vedatd. 23 Nisan 1945 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2Mustafa Kurtd. 18 Ocak 1977 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3İlhan Duruseld. 09 Mart 1965 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Yazıcı, Vedatd. 23 Nisan 1945 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5Mustafa Kurtd. 18 Ocak 1977 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6İlhan Duruseld. 09 Mart 1965 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Yazıcı, Vedatd. 23 Nisan 1945 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8Mustafa Kurtd. 18 Ocak 1977 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9İlhan Duruseld. 09 Mart 1965 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10Yazıcı, Vedatd. 23 Nisan 1945 - ö. ?MeslekGörüntüle
11Mustafa Kurtd. 18 Ocak 1977 - ö. ?MeslekGörüntüle
12İlhan Duruseld. 09 Mart 1965 - ö. ?MeslekGörüntüle
13Yazıcı, Vedatd. 23 Nisan 1945 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Mustafa Kurtd. 18 Ocak 1977 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15İlhan Duruseld. 09 Mart 1965 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Yazıcı, Vedatd. 23 Nisan 1945 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17Mustafa Kurtd. 18 Ocak 1977 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18İlhan Duruseld. 09 Mart 1965 - ö. ?Madde AdıGörüntüle