SEYİT MEFTUNİ/MEFTUNİ, İbrahim Memo Temiz

(d. 1920 / ö. 28.05.1982)
âşık
(Âşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı İbrahim Memo Temiz olan âşık, 1920 yılında Malatya'nın Arguvan ilçesine bağlı Mineyik (Kuyudere) köyünde dünyaya gelmiştir. Babası Mineyik köyü ocak dedelerinden Hasan Dede, annesi ise Hatice’dir. Babası, ömrünü Mineyik köyünde rençperlik yaparak geçirmiş ve 1932 yılında vefat etmiştir. İbrahim Memo, babasının vefatının ardından askere gidene kadar çobanlık yapmış, bağ ve bahçe işleriyle uğraşmıştır. Çocukluk yıllarında köylerinde okul olmaması sebebiyle okula gidememiş, okuma ve yazmayı dayısı Mehmet Orhan’dan öğrenmiştir. 1941-1945 yılları arasında İstanbul 150. Topçu Alayında vatanî görevini yerine getirmiştir. Askerliğini yaptığı sırada nişanlandığı ve aynı zamanda dayısı Âşık Hasan Hüseyin Orhan’ın kızı olan Akgül ile terhis olduktan sonra 25 yaşındayken evlenmiştir. Bir süre daha çiftçiliğe devam eden âşık, 1974 yılında eşini ve çocuklarını da yanına alarak Adana’ya göç etmiş ve çocukları burada çeşitli fabrikalarda çalışmaya başlamıştır (Akyol 1999: 36-40).

Temiz, âşıklığının yanı sıra, İmam Zeynel Abidin Ocağı dedesi olması nedeniyle yurt içinde ve yurt dışında birçok ülke ve şehre seyahat etmiştir. 1967 yılında gerçekleşen ilk Kerbelâ ziyareti 78 gün sürmüş ve bu ziyareti sırasında Suriye, Irak ve Ürdün’ün çeşitli şehirlerini de gezmiştir. Bu ziyaretin ardından sırasıyla 1968 (2 defa), 1971 ve 1981 yıllarında olmak üzere dört kez daha Kerbelâ’yı ziyaret etmiş ve uzun süren bu seyahatleri sırasında Halep, Şam, Beyrut, Bağdat, Necef, Küfe ve Zaho şehirlerini de gezip görmüştür. Diğer taraftan dedelik hizmetini yerine getirmek için çoğunda taliplerinin yaşadığı pek çok il ve ilçeye seyahat etmiştir. En sık gittiği yerler arasında Ankara, İzmir, Adana, Mersin, İzmit, Erzurum, Sivas, Konya, Elbistan, Tatvan ve Suşehri gibi yerler bulunur. Tüm bu seyahatlerine şiirlerinde ve şiir defterlerinde bir seyyah edasıyla ayrıntılı olarak yer vermeyi de ihmal etmemiştir. Eşi Akgül ile evliliğinden üçü kız (Arife, Solmaz, Rahime), dördü erkek (Hasan, Hüseyin, Muharrem Naci ve Ali Tayyip) olmak üzere yedi çocuğu vardır. Yörede anlatılanlara göre, vefatından on beş gün önce Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi Alibeyuşağı köyünde taliplerinin misafiri olan âşık, buradan ayrılırken “on beş gün sonra döneceğim, beni buraya defnedin” demiş ve 28 Mayıs 1982 tarihinde Adana’da geçirdiği kalp krizi nedeniyle vefat etmiştir. Vasiyeti üzerine talipleri tarafından Alibeyuşağı köyünde defnedilmiştir. Türbe olarak yaptırılan mezarı, hâlen bu köyde olup günümüzde her kesimden insanlar tarafından ziyaret edilmekte ve türbede kurban kesim yeri ve âşığın şahsi eşyalarının sergilendiği özel bir bölüm de bulunmaktadır (Akyol 1999: 36-50).

Âşık Seyyid Meftuni’nin şiire ve âşıklığa yönelmesinde ona çocukluk yıllarında deyişler öğreten annesi Hatice’nin rolü büyüktür. Yine çocuk yaştayken dayısı Âşık Hasan Hüseyin Orhan’dan saz çalmayı öğrenmiş, Alevi dedesi olan bu dayısının yanından hiç ayrılmayarak cem ritüellerinin, âşık meclislerinin ve muhabbet meclislerinin müdavimi olmuş, istidadı sayesinde hem tasavvufî ilimlerde, hem de saz çalıp söylemede çok çabuk olgunluğa ulaşmıştır. Seyit Meftunî 1964 yılına kadar usta malı şiirler çalıp söylemiştir. Fuzulî, Hatayî, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Dertli, Eşrefoğlu Rumi, Karacaoğlan Azmî Baba, Turabî gibi şairlerin şiirlerini ezberlemiş ve sazı eşliğinde icra etmiştir. Bir gece rüyasında Hz. Ali, Hz. Fatma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i bir arada gördükten bir müddet sonra, 1964 yılında irticalen şiirler söylemeye ve düvaz imam yazmaya başlamıştır (Akyol 1999: 45-60).

Şiirlerini hece ölçüsüyle kaleme alan Âşık Seyyit Meftuni, eserlerinde başta Alevi Bektaşi inancı ve tasavvufuna ait konular olmak üzere, aşk, sevgi, hasretlik, gurbet, toplumsal meseleler ve millî konulara yer vermiştir. Babasının vefatından sonra mensubu olduğu ocağın dedelik postuna oturan Meftuni, şiirlerinde en çok yer verdiği konu olan aşkı, “Hak aşkı” olarak tasvir etmiş ve âşığın bu aşkı için her cefaya katlanması ve uğruna canını vermesi gerektiğini belirtmiştir. Meftuni, Hakk’a ve Ehlibeyt’e olan aşkı dolayısıyla kendisini en iyi ifade eden sözcüğün “Meftun” olduğunu düşünmüş ve “Meftuni” mahlasını kullanmıştır (Akyol 1999: 50-60).

Birçok kez âşık karşılaşmalarına ve şiir yarışmalarına iştirak eden Meftuni, bu yarışmalarda iki kez birincilik de kazanmıştır. Seyit Meftunî gerek saz çalma gerekse de söylemedeki farklı icra tekniğiyle Türk halk müziği alanında derleme yapanlar için kaynak kişi olarak ayrı bir önem taşımıştır. Sazı tezene kullanarak değil, sağ elinin parmakları ile “Pençe” ya da “Şelpe” diye tabir edilen, Orta Asya kaynaklı çalım tekniği ile icra etmiştir. Ayrıca kendine özgü tavır ve okunuş üslubuyla diğer uzun havalardan ayrılan ve Türk halk müziğinde özel bir yere sahip olan “Arguvan Ağzı” uzun havalarını en iyi okuyan kaynak kişilerden birisi olarak kayıtlara geçmiştir. Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu İstanbul ve Çukurova Radyolarında mahalli sanatçı olarak birçok kez bant kaydı yapmıştır. Yine İstanbul’da 1965 yılında Colombia Plak Şirketi’nde iki adet plak çalışması yapan ve Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Ankara Radyosu Diskoteğinde ise 14.02.1978 tarihinde yapmış olduğu yedi türküden oluşan bir bant kaydı bulunan Meftuni’nin, kendi el yazması olan üç ayrı şiir defteri mevcuttur. Bunlardan birincisinin ilk sayfası “Ön Söz, Ön Öz, Ön Göz, Pak Söz, Pak Öz, Pak Göz ile bakınız” sözcükleriyle başlayıp Besmele ve devamında 278 şiirle tamamlanmaktadır. İkinci defterde 408, üçüncü defterde ise toplam 360 şiir mevcuttur. Seyyit Meftuni’ye ait bu eserler bugüne kadar basılmamıştır. 1999 yılında Arslan Akyol tarafından hakkında “Malatyalı Âşık Seyit Meftuni (İnceleme-Metin)” adlı bir yüksek lisans tezi hazırlanan Seyyit Meftuni hakkında bu çalışma dışında bugüne kadar herhangi bir akademik çalışma yapılmamıştır. Âşık Seyyit Meftuni’nin şiirleri günümüzde de gerek Türkiye Radyo Televizyon Kurumunda gerekse de diğer mecralardaki TV programları, konserler ve müzik albüm çalışmalarında çeşitli saz ve ses sanatçıları tarafından seslendirilmeye devam etmektedir (Akyol 1999: 50-67).

Kaynakça

Akyol, Arslan (1999). Malatyalı Âşık Seyit Meftuni (İnceleme-Metin). Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. BÜLENT AKIN
Yayın Tarihi: 01.04.2019

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1NOKSANÎ, Mustafa Yalçınkayad. 1934 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2ZEKİ AYHANd. 1943 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3KÖYLÜ OZAN/KÖYLÜ, Mehmet Özkayad. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4ABDULLAH YURTSEVERd. 1920 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5KÜTAHİ, Ahmet Tokgözd. 1920 - ö. 1988Doğum YılıGörüntüle
6KAYA/MANİOĞLU, Hasan Kaya Manioğlud. 1920 - ö. 1982Doğum YılıGörüntüle
7ABDULLAH YURTSEVERd. 1920 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8KÜTAHİ, Ahmet Tokgözd. 1920 - ö. 1988Ölüm YılıGörüntüle
9KAYA/MANİOĞLU, Hasan Kaya Manioğlud. 1920 - ö. 1982Ölüm YılıGörüntüle
10ABDULLAH YURTSEVERd. 1920 - ö. ?MeslekGörüntüle
11KÜTAHİ, Ahmet Tokgözd. 1920 - ö. 1988MeslekGörüntüle
12KAYA/MANİOĞLU, Hasan Kaya Manioğlud. 1920 - ö. 1982MeslekGörüntüle
13ABDULLAH YURTSEVERd. 1920 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14KÜTAHİ, Ahmet Tokgözd. 1920 - ö. 1988Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15KAYA/MANİOĞLU, Hasan Kaya Manioğlud. 1920 - ö. 1982Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16ABDULLAH YURTSEVERd. 1920 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17KÜTAHİ, Ahmet Tokgözd. 1920 - ö. 1988Madde AdıGörüntüle
18KAYA/MANİOĞLU, Hasan Kaya Manioğlud. 1920 - ö. 1982Madde AdıGörüntüle