ŞEMSÎ, Candaracı-zâde Muhyiddîn Şemsî, Mehmed Çelebi, Şemsî-i Defterdâr

(d. ?/? - ö. 897/1491-92)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / Başlangıç-15. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Kaynaklarda kendisinden Candaracı/Cenderecioğlu Şemsî (Sehî 1325: 31), Candaracı/Cendereci Kara Celîlî (Tuman 2001: 497), Şehrî Çelebi (İsen 1994: 138) ya da Muhyiddîn Şemsî (İlyas 2003: 263) olarak bahsedilen şairin asıl adı Mehmed’dir (Sehî 1325: 31). Sadrazam Hayreddîn Paşa ahfadından olup Kastamonuludur. Şemsî, titiz bir muhasib, hesap konusunda çok hızlı ve kabiliyetli, cevahir ilminde ise eşi olmayan biriydi. Onun, ticaret amacıyla gençliğinde Acem diyarına gittiği belirtilmişse (Yazar 2003: 263) de Latîfî  (2000: 328), seyahatin Hind, Huten, Aden ve Yemen'e yapıldığına değinmiştir. Gelibolulu Ȃlî (1994: 138) de şairin Acem diyarına gittiğinden bahisle bunun, ömrünün son zamanlarında gerçekleştiğini vurgulamıştır. Şemsî, seyahatlerinden Anadolu’ya birçok malla dönmüş, Fâtih Sultân Mehmed’e meclisine ve hazinesine münasip kıymetli mücevherler hediye ederek önce musahibi ardından defterdarı olmuştur. Sehî Bey (1325: 31) sadece Sultân Bâyezîd, Gelibolulu Âlî (1994: 138) ise Sultân Mehmed ve Sultân Bâyezîd döneminde defterdarlık yaptığını yazmıştır. Fâtih, Kâğıthane yakınındaki Candaracı Çiftliği denen çayırları şaire temlik etmiştir (Kutluk 1997: 137). Şemsî, 897/1491-92 yılında İstanbul’da vefat etmiş ve Süleymaniye Türbesi kabristanına defnedilmiştir. Kaynaklarda Şemsî’nin ne eserlerine ne de edebî şahsiyetine ilişkin bir değerlendirme vardır. Sadece genel ifadelerle hem Arapçayı hem de Farsçayı doğru ve fasih konuştuğuna, üç dilde şiir söylediğine, marifet sahibi, yetenekli ve mahir biri olduğuna değinilmiştir.

Kaynakça

Akbayar, Nuri (hzl.) (1996). Mehmed Süreyyâ, Sicill-i Osmânî. C. 5. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yay.

Canım, Rıdvan (hzl.) (2000). Latîfî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ (İnceleme-Metin). Ankara: AKM Yay.

İsen, Mustafa (hzl). (1994). Künhü’l-Ahbâr’ın Tezkire Kısmı. Ankara: AKM Yay.

Kavaklıyazı, Ahmet (2010). Koyunoğlu Müzesi Kütüphanesindeki 13450 Numaralı Mecmuanın Transkripsiyonlu Metni. Yüksek Lisans Tezi. Konya: Selçuk Üniversitesi.

Kurnaz, Cemâl ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2001). Mehmed Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâilî -  Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. C.II. Ankara: Bizim Büro Yay.

Kutluk, İbrahim (hzl.) (1989). Kınalı-zâde Hasan Çelebi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. C. 1. Ankara: TTK Yay.

Kutluk, İbrahim (hzl.) (1997). Beyâni Mustafa Bin Carullah, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: TTK yay.

Sehî Bey (1325). Tezkîre-i Sehî. İstanbul.

Yazar, İlyas (2003). “Kastamonulu Divan Edebiyatı Şairleri”. İkinci Kastamonu Kültür Sempozyumu Bildirileri. Kastamonu: Gazi Üniversitesi Kastamonu Eğitim Fakültesi ve Kastamonu Valiliği. 255-264. 

Yücelen, Hilmi (1973). Türk Mali Tarihine Toplu Bir Bakış ve Maliyeci Şairler Antolojisi. İstanbul.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLÇİÇEK AKÇAY
Yayın Tarihi: 30.11.2013
Güncelleme Tarihi: 10.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Güzelden umulan mihr ü vefâ pehlûya sarmakdur

Güzellik olmadın zâyi’ sezâ pehlûyâ salmakdur

 

Marîz-i aşka çün virdi tabîb-i leblerin şerbet

Velî kânûn-ı hikmetde şifâ pehlûya sarmakdur

 

Nedür mi’râc lezzâtın didüm bir ehl-i zevk aydur

Nigârı mest idüp [karşusına] pehlûya sarmakdur

 

Bana mir’ât-ı vechünden tecellî irdi vecd ol dem

Kişi vecd olsa ey dil-ber revâ pehlûya sarmakdur

 

Ne hoş hıfz eylemiş Şemsî kelâmullâhı sadr-ı yâr

Anun gibi güzel sadrı sezâ pehlûya sarmakdur

(Canım, Rıdvan (hzl.) (2000). Latîfî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ (İnceleme-Metin). Ankara: AKM Yay. 328.)

(Kavaklıyazı, Ahmet (2010). Koyunoğlu Müzesi Kütüphanesindeki 13450 Numaralı Mecmuanın Transkripsiyonlu Metni. Yüksek Lisans Tezi. Konya: Selçuk Üniversitesi. 175.)

 

 


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1HALÎMÎ, Mevlânâ Abdülhalîm bin Alî, Halîmî Çelebi, Abdülhalîm Efendid. ? - ö. 1517-18 ?Doğum YeriGörüntüle
2HAYȂTÎ, Hamdî-i Kadîmd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3ŞEMSÎ, Şemsî-i Edvârîd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4HALÎMÎ, Mevlânâ Abdülhalîm bin Alî, Halîmî Çelebi, Abdülhalîm Efendid. ? - ö. 1517-18 ?Doğum YılıGörüntüle
5HAYȂTÎ, Hamdî-i Kadîmd. ? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6ŞEMSÎ, Şemsî-i Edvârîd. ? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7HALÎMÎ, Mevlânâ Abdülhalîm bin Alî, Halîmî Çelebi, Abdülhalîm Efendid. ? - ö. 1517-18 ?Ölüm YılıGörüntüle
8HAYȂTÎ, Hamdî-i Kadîmd. ? - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9ŞEMSÎ, Şemsî-i Edvârîd. ? - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10HALÎMÎ, Mevlânâ Abdülhalîm bin Alî, Halîmî Çelebi, Abdülhalîm Efendid. ? - ö. 1517-18 ?MeslekGörüntüle
11HAYȂTÎ, Hamdî-i Kadîmd. ? - ö. ?MeslekGörüntüle
12ŞEMSÎ, Şemsî-i Edvârîd. ? - ö. ?MeslekGörüntüle
13HALÎMÎ, Mevlânâ Abdülhalîm bin Alî, Halîmî Çelebi, Abdülhalîm Efendid. ? - ö. 1517-18 ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14HAYȂTÎ, Hamdî-i Kadîmd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15ŞEMSÎ, Şemsî-i Edvârîd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16HALÎMÎ, Mevlânâ Abdülhalîm bin Alî, Halîmî Çelebi, Abdülhalîm Efendid. ? - ö. 1517-18 ?Madde AdıGörüntüle
17HAYȂTÎ, Hamdî-i Kadîmd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18ŞEMSÎ, Şemsî-i Edvârîd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle