PADARLI ABDULLA

(d. ?/? - ö. ?/?)
âşık
(Âşık / 19. Yüzyıl / Azeri)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Şiirlerinde Abdulla mahlasını kullanan âşık Padarlı Abdulla olarak tanınmaktadır. Padarlı Abdulla’ın hayatı hakkında kaynaklarda ayrıntılı bir bilgi bulunmamaktadır. Müjgan Cunbur Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi’nde Padarlı Abdulla’ın Azerbaycan âşığı olduğuna ve şiirlerinden yoksul bir hayat yaşadığının, divan edebiyatını da bildiğinin anlaşıldığına dikkat çekmiştir (2007: 207). Padarlı Abdulla’ın yaşamı ve şairliği cönk ve mecmualar üzerine yapılacak çalışmalarla aydınlatılabilir. Mümtaz Salman El Şairleri adlı yapıtında Padarlı Abdulla’ın “Ele”, “Güllü Hanım” ve “Gelmişem” gibi şiirlerine yer vermiştir (2005: 177-181). Müjgan Cunbur ise, Padarlı Abdulla’ın bayatı, geraylı ve koşma şekillerinde başarılı şiirler söylediğini belirtmiştir (2007: 207).

Kaynakça

Cunbur, Müjgân (2007). “Padarlı Abdulla”, Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi. C. 7. Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yay. 207.

Salman, Mümtaz (2005). El Şairleri. Bakı: Seda Neşriyatı.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. ZEYNEP SAFİYE BAKİ
Yayın Tarihi: 27.02.2015
Güncelleme Tarihi: 02.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Ele

Selamun eleyküm saydi İsmayıl,

Ahiret heggini sedaget ele.

Bu dostunu gel eleme tegafül,

Belağet kanisen fesahet ele.

 

Hatirinden bu fegiri unutma,

Eğyar ile bele ülfeti tutma,

İndi bele mehebbeti soyutma,

Alimler alimi zekavet ele.

 

Menim kimi heste, geddi kamanı,

Dosti-gedimi, düz aşnanı,

Sen eleme hatirinden nehanı,

Başa yetir bunu, temamet ele.

 

Men gönderdim huzuruna cavabı,

Yadıma getirdim gemer nigabı,

Bu miskin aşigi-bağrı kababı,

Bir yada sal, sağ ve selamet ele.

 

Sen gedirsen meni goyub burada,

Halıg seni yetişdire murada,

İsterem ki, name geze arada,

Bu erzime yetiş, icabet ele.

 

Sevar ol eşg müştemendine,

Düşmeyesen bu şeytanın fendine,

Çünkü geder oldun şad kendine,

Bir şirin danışıb megalet ele.

 

Menim könlüm, ne minmisen burage,

Hünerin var gatlaşsana ferage,

Dostun geder yanımızdan irage,

Sur çalınır, durub giyamet ele.

 

Peşend olsun o dergahe bu gövlum,

Zülmet olub menim naharu-Leylim,

Ne durmusan menim, ey deli könlüm,

Yoldaşımız gedir, cesaret ele.

 

Ey Abdulla, ne öyürsen özünü,

İsmayılın tik yoluna gözünü,

Daha besdir, tamam ele sözünü,

Azca danış bunu, megalet ele (Salman 2005: 177-178).

 

Güllü Hanım

Gurretülüyünum, el Güllü hanım,

Hünerin var, bu meydana gel indi.

Gezavü-gederden her ne ki olsa,

Gebul ele, bu rizvane gel indi.

 

Men isterem bu işleri bitirem,

Sinemizi sine üste yetirem,

Seg regibi aralıgdan götürem,

Gece-günüz Dersihane gel indi.

 

Dersihanın hesretini çekirik,

Eli bağlı gulluğunda nökerik,

Gözümüzü müdam yola tikerik,

Yeni yetmiş bu oğlana gel indi.

 

Tutduğumuz işi elden goymayag,

Emek, emek leblerini, doymayag,

Gece-günüz gezin çölü dinmayag,

Yanağı gül hanmane gel indi.

 

Men bilirem, meni qoyub getmisen,

Hefi-hefi sirlerime yetmisen,

Göreydim ki, orda neler etmisen,

Sen maralsan, bu seyrane gel indi.

 

İndi bele hünerin var, göresen,

Sayah olub busgusunda durasen,

Heç olmasa eli ele veresen,

Gaşı gövsi-mehveşane gel indi.

 

Ne olur ki, bir de gedek oraya,

Açı ban gapını gürek saraya,

Kimse gelib yetişmeye haraya,

Kamanı çoh nüktedane gel indi.

 

Heste gılıb meni zülfün şahmarı,

Çoh müddetdir çekerem bu ah-zarı,

Gözeller serveri, hublar serdarı,

Canım alan alişane gel indi.

 

Ay ahu bahışlı, fitneli-felli,

Ay gözleri humar, ay şirin dilli,

Ay gülşeni güllü, bağı sünbüllü,

Derde tebib, bu loğmane gel indi.

 

Tebibsen, derdime etgilen deva,

Şahi-şabaz olub aşığa bela,

Ayeyi Guranı şemsu-vezzuha,

Cennet bağı din-imane gel indi.

 

Cennet bağı gözellerin serveri,

Hesen, Hüseyn, şahi-Eli Heyderi,

Endamı ağ, deryaların mermeri,

Murde cismim can ver cane, gel indi.

 

Murde cismim, ne çekmisen, gem, eli

Güdreti ilahi nun velgelem,

Görmemisen meğer beyti vel herem,

Gövsi-güzeh gaşı kamane gel indi.

 

Gövsi-güzeh, ay gerdeni sürahi,

Yerlerin sultanı, göylerin şahı,

Çıhartma yadından bu Abdullahı,

Şahi-ecem, Suleymane gel indi (Salman 2005: 178-180).

 

Gelmişem

Aman allah, çerfi-felek elinden,

Gemler çekib ahır cana gelmişem,

Bir getreyem, vüsalından cidayem,

Üz tutuban o ümmane gelmişem.

 

Röyetin eşginla sidri-münteha,

O ağ buhağına bulunmaz beha,

Münevver oldu arzi-vessema,

Bir ayeyem, o gurane gelmişem.

 

Çağırmadın bu men bağrı kababı,

Götürmedin aralıgdan hicabı,

Çoh eledin menim üçün ezabı,

Feryad üçün o rehmane gelmişem.

 

Mügerrer könlümde lami-istiqas,

Melekül mevtden düşmezem heras,

Kelamını çoh eylerem igtibas,

Üz çevirib o canana gelmişem.

 

Çağıraram o halıqi-elemi,

Müzeyyen eyleyen erşi-ezemi,

Nebiyyullah o resuli ekremi,

Abdullahem, canalane gelmişem (Salman 2005: 180-181). 


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1POLAD ALLAHVERDİ OĞLU ALİYEVd. 1948 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2HÜSEYİNd. 1811 - ö. 1891Doğum YeriGörüntüle
3CAHANSUZ, Zernişan Hidayet Bey kızı Seyid-zâded. 1898 - ö. 1945Doğum YeriGörüntüle
4POLAD ALLAHVERDİ OĞLU ALİYEVd. 1948 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5HÜSEYİNd. 1811 - ö. 1891Doğum YılıGörüntüle
6CAHANSUZ, Zernişan Hidayet Bey kızı Seyid-zâded. 1898 - ö. 1945Doğum YılıGörüntüle
7POLAD ALLAHVERDİ OĞLU ALİYEVd. 1948 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8HÜSEYİNd. 1811 - ö. 1891Ölüm YılıGörüntüle
9CAHANSUZ, Zernişan Hidayet Bey kızı Seyid-zâded. 1898 - ö. 1945Ölüm YılıGörüntüle
10POLAD ALLAHVERDİ OĞLU ALİYEVd. 1948 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11HÜSEYİNd. 1811 - ö. 1891Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12CAHANSUZ, Zernişan Hidayet Bey kızı Seyid-zâded. 1898 - ö. 1945Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13POLAD ALLAHVERDİ OĞLU ALİYEVd. 1948 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14HÜSEYİNd. 1811 - ö. 1891Madde AdıGörüntüle
15CAHANSUZ, Zernişan Hidayet Bey kızı Seyid-zâded. 1898 - ö. 1945Madde AdıGörüntüle