CEBİ/CEBRAYİL, Cebrayil Halilî

(d. 23.10.1975 - ö. )
âşık, araştırmacı

Hayatı

23 Ekim 1975’te Karadağ’ın Üzümdil bölgesinin Seyfer köyünde doğan Âşık Cebrayil Halilî, 9 yaşında ailesiyle birlikte Tebriz’e göç etmek zorunda kalır (Özdamar 2019).

Küçük yaşta köyüne gelen âşıkların saz çalıp türkü söylemesine hayran kalan Halilî, ilköğrenimini tamamladıktan sonra babası Adı Gözel’in de teşvikiyle 15-16 yaşlarında Tebriz’de âşık okulu işleten Âşık Sadakat Genceli’nin yanında saz ve âşıklık eğitimi almaya başlar (Özdamar 2019).

Bu eğitimi esnasında Tebriz’in usta âşıklarından Âşık İsa Deşen ve Âşık Hacı Ali İbadiyan’ın yanında çıraklığa başlar ve onların yanında hem eğitimine devam eder hem de onlarla birlikte toy ve çeşitli meclislere giderek âşıklığın icra edildiği mekânları tanıma fırsatı bulur (Özdamar 2019).

Saz çalmayı bu ustalardan öğrense de saz çalmanın inceliklerini ve bazı âşık havalarını öğrenmek için Âşık Cengiz Mehdipur’un İran Türkleri âşık havalarını notaya çektiğini ve nota ile saz çalmayı öğrettiğini duyup onun yanına gider ve saz çalma eğitimine onunla devam etmek ister. Ancak Mehdipur, onun saz çalmayı bildiğini öğrenince onu, öğrencisi Behlül Karger’in yanına göndererek onunla çalışmasını ister. Halilî, bir süre de Karger ile çalışır ve bu eğitimlerin ardından âşıklık yapmaya başlar (Özdamar 2019).

Başta Tebriz olmak üzere İran’ın Doğu ve Batı Azerbaycan ile Urmiye eyaletlerinin tüm şehirleri ile Azerbaycan’da sanatını icra eden Âşık Cebrayil Halilî, günümüzde Tebriz’de yaşamaktadır (Özdamar 2019).


Eserleri Bağlamında Edebi Kişiliği

Ustalarından aldığı eğitim esnasında birçok âşık havası dışında usta malı şiir ve destanlar öğrenen Âşık Cebrayil Halilî, âşıklığa başladıktan sonra şiirler yazmaya başlar ve bu şiirlerinde “Cebi" ve "Cebrayil” mahlaslarını kullanır (Özdamar 2019).

Düşünce yapısının gelişmesinde âşığa göre birçok isim etkili olmuştur. Bunlar arasında ilk olarak Tebrizli âşıklardan Âşık Hasan İskenderî ve Âşık Abdülali Nurî sayılabilir (Kobotarian 2013: 305). Ayrıca aldığı âşıklık eğitimi esnasında Âşık Sadakat Genceli’nin âşık okuluna gelen birçok şair ve âşıkla tanışan Âşık Cebrayil Halilî’nin burada tanıştığı Halil Abdullahî (Mahlası: Güneşoğlu), âşığa göre düşünce hayatının dönüm noktalarından birini oluşturur. Âşık ve halk edebiyatı araştırmacısı ile şair olan Halil Abdullahî, ona Tebriz ve Azerbaycan dışındaki Türklerin de varlığından ve edebiyatından bahsederek bu bölgelerin edebî ürünlerinden örnekler verir (Özdamar 2019).

Doğduğunda kendisini Türk milliyetçisi bir ailenin içinde bulan Âşık Cebrayil Halilî; Halil Abdullahî’nin Azerbaycan dışındaki Türklerin varlığından bahsetmesi ve çeşitli kaynaklardan Türk kültürü ve tarihini öğrenmeye başlamasıyla İran’daki Türk milliyetçilerinin hem Tebriz’de hem de İran’daki diğer şehirlerinde Türk milliyetçilerin toplantılarına katılmaya başlar ve bu toplantılarda fikir alışverişinde bulunmak dışında katılımcıların isteği doğrultusunda onlara bazı destanlardan parçalar anlatır ve şiirler okur (Özdamar 2019).

Ayrıca ustası Âşık Sadakat Genceli’nin evinde kurulan edebiyat meclisine de katılarak Tebrizli âşık, şair ve yazarların edebî ve fikri görüşlerinden faydalanır (Özdamar 2019).

1996 yılında “İran Türklerinin Eski Tarihi” adlı çalışmasıyla tanınan Muhammed Taki Zehtabî ve “Azerbaycan Medeniyet Ocağı”nın teşebbüsü ile Tebriz’de gizlice kurulan “Türkçe Dil ve Edebiyat Ocağı”nın faaliyetlerine katılmaya başlayan Âşık Cebrayil Halilî, bu ocağın faaliyetlerine katılan birçok Azerbaycan ve İran Türkü şair, yazar ve âşıklarla tanışma fırsatı yakalar ve onların fikirlerinden ve edebî düşüncelerinden faydalanır (Özdamar 2019).

Bu toplantılar, bir süre sonra İran dışına taşar ve Azerbaycan’da yapılan toplantılara da katılmaya başlayan Âşık Cebrayil Halilî, İran’da temelini attığı milliyetçilik fikrini Azerbaycan’da Turancılık fikrine dönüştürür ve oradan edindiği kitaplarla bu fikrini temellendirmeye çalışır. Bu sebeple de ilk şiirlerinde “Azadlıgdır arzısı, istiklaldir şuarı” şeklinde gördüğümüz Azerbaycan kimliği, sonrasında “Kerkük’üm düşüb heste/ Şuşa’m galıb gafeste/ gözü yolda, yol üste/ Turan’ı selamlıyak” şeklinde Turancılığa dönüşmeye başlar (Özdamar 2019).

İran’da yaşayan Türklerin bağımsızlık isteği de âşığın birçok şiirinde karşımıza çıkar. “Dünya” redifli şiirinde “Ay Cebrayil, illerdi ki susuzdur çemen, çayır/ Gül tikansız bitebilmir, tam tikandır çöl, bayır/ Üz ildir ki bu zülmetden sabaha çıhanmayır/ Ele çalıblar başından durur, yıhılır dünya” diyen âşık, yaşadığı topraklardaki mensubu olduğu milletin bağımsızlık aşkını dile getirir (Özdamar 2019).

Yarattığı şiirler dışında Tebriz’deki âşık muhiti hakkında derleme ve gözlemlerini kaleme alan Halilî, bu incelemelerini, 2006’da “Âşık Edebiyatının Özellik ve Güzellikleri” adıyla Tahran’da yayımlanan Dilmac Dergisi’nde neşreder.

2014 yılında Bakü’de “Borçalı Cemiyeti” tarafından tertip edilen programda “Cevat Heyet Hizmet Ödülü”ne layık görülen Âşık Cebrayil Halilî, günümüzde hem İran Türkleri âşıklık geleneklerini araştırmaya hem de âşıklık yapmaya devam etmektedir (Özdamar 2019).


Kaynakça

Âşık Cebrayil Halilî, 1975, Karadağ, okuma-yazmayı biliyor, âşık, araştırmacı. [Fazıl Özdamar tarafından 24.01.2019’da telefonla ve sosyal medya aracılığı ile yapılan görüşme].

Halilî, Âşık Cebrayil (1385/2006). “Âşık Edebiyatının Özellik ve Güzellikleri”. Dilmac Dergisi. S. 25-26-27, s. 118-121, Tahran. Mehr, Aban, Azar HŞ 1385 (M 2006).

Kobotarian, Nabi. (2013). Tebriz Âşıklık Geleneği ve Âşık Edebiyatı. Adana: Karahan Kitabevi.


Eserleri

-

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: Fazıl Özdamar
Yayın Tarihi: 06/03/2019