ANKÂ, Hüseyin (Acem Hüseyin Molla)

(d. ?/? - ö. 1614-16/1023-25)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Hüseyin’dir. Acem Hüseyin Molla lakabıyla meşhur olmuştur. Şîrazlıdır. Kaynaklarda doğum tarihi ile ilgili bir kayıt yoktur. Hasan Çelebi, seyahat niyeti ile hicret ederek 978/1570 yılında İstanbul’a geldiğini belirtir. Ankâ, Hasan Çelebi’nin bildirdiğine göre İstanbul’da Hasan Çelebi’nin babası Ali Efendi’nin meclisine dâhil olmuş; Ali Efendi öldüğü zaman mersiye yazıp Hasan Çelebi ve kardeşini teselli etmiştir.

Mısır’da öldü ve oraya defnedildi. Fâizî (Kayabaşı 1996: 575) ve Nâil Tuman(Kurnaz vd. 2001: 709) 1023/1614-15’te, Rıza (Zavotçu 2009: 60) 1205/ 1616’da öldüğünü söyler.

Kaynaklarda Ankâ’nın divanı olup olmadığına dair kayıt yoktur. Ancak çeşitli mecmualarda şiirlerine rastlanmaktadır. Biyografik kaynaklar Ankâ’nın devrinde oldukça meşhur olduğunu belirtirler. Hasan Çelebi, Ankâ’nın Farsça ve Osmanlı Türkçesi ile güzel şiirler yazdığını belirtir (Sungurhan 2009: 118). Beyânî ise onun üstat Acem şairlerini hatırlatan şiirlerinin olduğunu söyler (Sungurhan 2008: 133). Sadettin Nüzhet Ergun, Ankâ’nın şiirlerinin âşıkâne olup bazılarının da tasavvufî olduğunu söyler (Ergun 1936: 493).

17. yy’ın meşhur şairi Nefî, Ankâ hakkında hicviyeler kaleme aldı.  Nefî

“ ‘Ayn-ı ‘ibretle bakun çehresine ‘Ankâ’nun/Gidinün gözi de egri yalınuz kaşı degül

O kıyâfetle gören der gidiyi ve’l-hâsıl/‘Acemün çingenesidür bu kızılbaşı değil”

kıtasını Ankâ hakkında söylemiştir (Akkuş 1998: 247).

Ankâ ise Nefî’ye

“Çün Kızılbaş dimiş bana benüm haldâşım/Hîçbir kimse değil Nef’î benüm kardaşım”

beyti ile başlayan bir kıta ile cevap vermiştir (Ergun 1936: 493). Nef’î ile karşılıklı hicviye yazmış olması Ankâ’nın devrin edebi muhitlerinde yer aldığını göstermesi bakımından önemlidir.

Kaynakça

Açıkgöz, Namık (hzl.) (1982).Riyazü'ş-Şuara. Riyazî Mehmet Efendi. Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Ankara Üniversitesi.

Akbayar, Nuri- Seyit Ali Kahraman. (hzl.)(1996).  Mehmed Süreyya Sicill-i Osmânî. İstanbul: Tarih Vakfı Yay.

Akkuş, Metin(1998). Nef’î ve Sihâm-ı Kazâ. Ankara: Akçağ Yay.

Akyürek, Ahmet Remzi(hzl.) (2000). Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Müellifleri.Ankara: Bizim Büro Yay.

Ergun, Saadettin Nüzhet (1936-1945). Türk Şairleri. C. I-IV. İstanbul: Bozkurt Matbaası.

İpekten, Halûk, M. İsen, R.Toparlı, N. Okçu ve T. Karabey (1998). Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü. Ankara: KTB Yay.

Kayabaşı, Bekir(1996). Kâf-zâde Fâ’izî’nin Zübdetü’l-Eş’âr’ı. Doktora Tezi. Malatya: İnönü Üniversitesi

Kurnaz, Cemâl(1997). Anadolu’da Orta Asyalı Şairler. Ankara: KB Yay.

Kurnaz, Cemal ve M. Tatçı (hzl.)(2001). Mehmed Nâil Tuman Tuhfe-i Nâilî-Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. Ankara: Bizim Büro Yay.

M. Şemseddin Sami(1996).Kâmûsü'l-Alâm. İstanbul: Kaşgar Neşriyat. C. I-VI.

Mecmû'a-i Eş'âr. 06 Mil Yz A 3983. vr. 37a-38a.

Nakibzâde Seyyid Nimetullah b. Seyyid Muhammed (Mürettip). Mecmua-i Kasâid ve Eş’âr. Süleymaniye Kütüphanesi. Esad Efendi. Nu: 3425.vr. 232b

Sungurhan Eyduran, Aysun (hzl.) (2008). Beyânî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür Bakanlığı e-kitap: http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83502/beyani----tezkiretus-suara.html [erişim tarihi: 05.01.2014]

Sungurhan Eyduran, Aysun (hzl.) (2009). Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür Bakanlığı e-kitap: http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83504/kinalizade-hasan-celebi---tezkiretus-suara.html [erişim tarihi: 05.01.2014]

Zavotçu, Gencay (hzl.) (2009).Rızâ Tezkiresi, İnceleme-Metin. İstanbul: Sahhaflar Kitap Sarayı Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. BİLAL GÜZEL
Yayın Tarihi: 07.01.2014

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Âfet-i halk-ı cihân nâvek-i müjgânundur

Fitne-i devr-i zamân nergis-i fettânundur

Gerek öldür dil-i zârı gerek âzâd eyle

Ol senün pâdişehüm bende-i fermânundur

İtmedün mihr ü vefâ diyü şikâyet itmem

İtdigün cevr u cefâlar dahı ihsânundur

Sînemün dâgların sûfî görüp ta'n itme

Anlarun her birisi bir gül-i handânundur

Murg-ı dil zülfüne meyl itse perişân olma

O da Ankâ gibi bir bî-ser ü sâmânundur (

Âfet-i halk-ı cihân nâvek-i müjgânundur

Fitne-i devr-i zamân nergis-i fettânundur

Gerek öldür dil-i zârı gerek âzâd eyle

Ol senün pâdişehüm bende-i fermânundur

İtmedün mihr ü vefâ diyü şikâyet itmem

İtdigün cevr u cefâlar dahı ihsânundur

Sînemün dâgların sûfî görüp ta'n itme

Anlarun her birisi bir gül-i handânundur

Murg-ı dil zülfüne meyl itse perişân olma

O da Ankâ gibi bir bî-ser ü sâmânundur (Mecmû'a-i Eş'âr. 06 Mil Yz A 3983 vr. 37a.)

Gazel

Ser-i kûyun gedâsı cennet-i alâya meyl itmez

Nihâl-i kâmetün üftâdesi tûbâya meyl itmez

Cihânda ey sanem câm-ı visâlin teşnesi hergiz

Zülâl-i Hızrı anmaz sâgar-ı sahbâya meyl itmez

Şu kim üftâde-i kadd u ruhundur bâg-ı ‘âlemde

Nihâl-i serve baş egmez gül-i ranâya meyl itmez

Gönül bezm-i bâlâda nâle u feryâda hem-demdür

Kulag asmaz nevâ-yı nây-ı rûh-efzâya meyl itmez

Kadîmî cân u dilden bülbül-i gülzâr-ı kûyundur

O şeh-bâz-ı hümâ-pervâzı gör Ankâ’ya meyl itmez 

(Nakibzâde Seyyid Nimetullah b. Seyyid Muhammed (Mürettip). Mecmua-i Kasâid ve Eş’âr. Süleymaniye Kütüphanesi. Esad Efendi. Nu. 3425. vr. 232b.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1ITRÎ, Mehmed Itrî Efendid. ? - ö. 1622-23Doğum YeriGörüntüle
2FİKÂRÎ, Seyyid Mehdî Efendid. ? - ö. 1551Doğum YeriGörüntüle
3ÂRİFd. ? - ö. 1562Doğum YeriGörüntüle
4ITRÎ, Mehmed Itrî Efendid. ? - ö. 1622-23Doğum YılıGörüntüle
5FİKÂRÎ, Seyyid Mehdî Efendid. ? - ö. 1551Doğum YılıGörüntüle
6ÂRİFd. ? - ö. 1562Doğum YılıGörüntüle
7ITRÎ, Mehmed Itrî Efendid. ? - ö. 1622-23Ölüm YılıGörüntüle
8FİKÂRÎ, Seyyid Mehdî Efendid. ? - ö. 1551Ölüm YılıGörüntüle
9ÂRİFd. ? - ö. 1562Ölüm YılıGörüntüle
10ITRÎ, Mehmed Itrî Efendid. ? - ö. 1622-23Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11FİKÂRÎ, Seyyid Mehdî Efendid. ? - ö. 1551Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12ÂRİFd. ? - ö. 1562Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13ITRÎ, Mehmed Itrî Efendid. ? - ö. 1622-23Madde AdıGörüntüle
14FİKÂRÎ, Seyyid Mehdî Efendid. ? - ö. 1551Madde AdıGörüntüle
15ÂRİFd. ? - ö. 1562Madde AdıGörüntüle