Gülseren Budayıcıoğlu

(d. 16 Şubat 1947 / ö. ?)
Psikiyatri Uzmanı, Yazar
(Yeni Edebiyat / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Ankara'da doğmuştur. Ortaokul ve liseyi TED Ankara Kolejinde okumuştur. 1966'da Ankara Tıp Fakültesine başlamıştır. 1968'de Budayıcıoğlu, TRT'nin açtığı spikerlik sınavını kazanmıştır. Bir yandan üniversite bir yandan da spikerlik dersleri ile üniversite hayatını dolu dolu geçirmiştir. Başlangıçta TRT radyosunda görev yapmış, sonrasında TRT televizyon kanalının açılmasıyla televizyon dünyasına geçiş yapmıştır. Program kayıtlarına yardım edip radyoda spikerlik yaparken zamanla televizyon programlarına sunucu olarak çıkmaya başlamıştır. Böylece genç yaşında ünlü olmuştur. 1972'de tıp fakültesini bitirdiğinde tıp ve televizyon dünyası arasında bir karar vermesi gerekir. Bir yıl daha TRT'de çalıştıktan sonra 1973'te istifa eder. Aynı yıl doktorluk kariyeri için Hacettepe Üniversitesi Psikiyatri bölümüne asistan olarak göreve başlar. 1977'de Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında psikiyatri uzmanı olmuştur. 1982 yılına kadar öğretim görevlisi olarak Hacettepe Üniversitesinde çalışmıştır. 1982'de öğretim görevliliğinden ayrılıp serbest hekim olarak meslek hayatında devam etmiştir. 2005'te hayali olan pskiyatri merkezini Ankara'da açmıştır. Madolyon adındaki bu merkez aynı zamanda onu yazarlık dünyasına taşıyan 2004'te çıkan ilk hikâye kitabının da adı olmuştur. İlerleyen yıllarda İstanbul'a da iki tane psikiyatri kliniği açmıştır. Hikâye ile edebiyat dünyasına adım atan yazar, zamanla roman yazmaya başlamıştır. Yazarın ilk romanı Hayata Dön, İstanbullu Gelin adıyla dizi yapılmıştır. Üç sezon devam eden bu dizi yazarın tanınırlığını daha da arttırmış ve medyatik yönünde etkili olmuştur.

İki çocuk annesi olan Gülseren Budayıcıoğlu, 2007 yılında eşi Aydın Budayıcıoğlu'nu kaybetmiştir. Kızı Yağmur Artukmaç ile Kral Teo isimli çocuk kitabını yazmıştır. Ankara'da yaşayan yazar, bir yandan kliniğinde çalışıp hastalarla iletişim halinde olmayı sürdürürken diğer yandan da hastalarının hikayelerinden hareketle okuyucularının hayatına dokunacağı kitaplar yazmaya devam etmektedir.

Gülseren Budayıcıoğlu aslında bir psikiyatri uzmanıdır. Başlangıçta üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışsa da hastalarla daha fazla zaman geçirmek için öğretim görevliliğinden istifa etti. Farklı tanı gruplarından hastalarıyla olan görüşmelerini, tedavi şeklini ve hastalarının geçirdikleri değişimleri kurmaca dünyanın imkânlarıyla okurla buluşturmuştur. Hastalarının isimlerini, yaşadıkları şehirleri ve meslekleri değiştirerek geçirdikleri değişimleri kitaplarında işlemiştir.

Eserlerinin ortak özelliği kadınların ön planda olmasıdır. Kadın kahramanlarına içlerindeki gücü keşfetmeleri için yardımcı olan bir doktordur. Eserlerindeki kadın kahramanlar güzellikleri ve cinsellikleri yönünden zorluk yaşar veya etraflarındaki erkeklere zorluk yaşatır. Kurgunun çatısını oluşturan cinsel travmaların altından da çoğu zaman başka bir kadın çıkar: anne, abla, kız kardeş gibi. Eserlerinde cinsel rahatsızlıkların temel kurguda veya yan olaylarda bir şekilde kendine yer bulması yazarın psiklojide kendisine Freud’u örnek almasından kaynaklanmaktadır. Roman kahramanlarının kadın olmasının yanı sıra her eserinde o kadınların hayatını değiştiren, onları iyileştiren de bir kadın kahraman yani yazarın romandaki doktor kimliğidir.

Eserlerindeki kahramanlarının sorunları sevgisizlik, psikolojik ya da fiziksel şiddet, aile içi iletişimsizlik, güven eksikliği, anne ya da babadan dolayı yaşanan yoksunluk, kendini ispat edememe, toplumun normlarına takılı kalma, başarısız hissetme ya da olma korkusudur. Bu sorunlar toplumun her kesimindeki insanların ortak sorunları olduğu için yazar bir anlamda kliniğindeki tedaviyi yazdığı kitaplarla daha geniş kesimlere taşımaya çalışmaktadır. Amacı edebiyat ve terapiyi kurgunun yardımıyla birleştirmektir. Çünkü yazara göre ülkemizdeki çoğu insanın psikiyatriste gitme şansı yoktur. O da 40 yıllık meslek hayatında öğrendiği bilgiler mezara götürmek istemediği ve daha fazla sayıda insana birikiminin ulaşması, onların da bu sayede kendilerini keşfetmeleri için yazmaktadır. Bu tarz bir edebî yazını dünyada başlatan isim Irvin David Yalom’dur. Ama Budayıcıoğlu’na göre Yalom örneklerini daha kısa yazmaktadır. Oysa Budayıcıoğlu insanların iç dünyalarındaki pek çok şeye dokunabilmek için daha uzun ve edebî yazdığını söylemektedir (Cinmen, 2015).

Roman ve hikâyelerde yazar doktor kimliği ile olayların anlatıcısı durumundadır. Olayları onun gözünden okur ve değerlendiririz. Eserlerinde doktorun sadece hastalarla olan ilişkisini görmeyiz. Aynı zamanda bir kahraman olarak eserde yer aldığı için yazarın kendi ailesiyle olan ilişkisini de görürüz. Eserlerdeki psikolojik desteğe ihtiyaç duyan kahramanların hayat hikâyelerini öğrendiğimiz gibi, yazarın ya da eserlerindeki unvanıyla Doktor Gülseren Hanım’ın da hayat hikâyesine, çocuklarına, eşine ve ailesiyle geçirdiği zamana tanık oluruz. Eserlerinde yazarı başarılı bir doktor kimliği ile görürüz. Ama ilk kez Kral Kaybederse romanında bir başarısızlık hikâyesi okuruz. Yazar ne yaparsa yapsın kurtaramadığı bir hastasını anlatmıştır.

Yazar gerçek hayattaki profesyonel mesleği olan psikiyatri uzmanlığından hareketle klinik dosyalarındaki gerçek kişileri kurgusal bir dünyaya taşımıştır. Mesleği gereği kişilerin psikolojisine odaklanan yazar, eserlerinde kahramanlarının psikolojik dünyasını derinlemesine işlemiştir. Ayrıca kişilerin psikolojisini anlamak açısından dış görünüşlerini de bir doktor olarak dikkate aldığı için eserlerinde de detaylı dış görünüş ve fiziksel özellik tasvirleri yapmıştır. Yazarın karakter yaratma başarısı ilk eserlerinden son romanında doğru ciddi bir gelişme göstermiştir. Bunda ilk eserlerinin hikâye olması son eserlerinin roman olmasının da etkisi vardır. Yazar eserlerindeki gelişimi şu cümleleriyle anlatmaktadır: “Bu kitapları yazmadan önce, bunları hangi sırayla yazmam gerektiğini çok düşündüm. Önce psikiyatride en sık görülen hastalıklardan mustarip insanların kısa hikâyelerini yazdım. İlk kitabım Madalyonun İçi psikiyatrinin alfabesi gibiydi. Sonra daha uzun üç hikâye yazdım: Günahın Üç Rengi. Bu kitapta biraz daha derinleştim. Üçüncü kitap, Hayata Dön (yani İstanbullu Gelin) dördüncü kitap Kral Kaybederse ve en son çıkan Camdaki Kız’da tek bir hayat hikâyesini ayrıntılarıyla yazmaya başladım. Zaten insan ruhunda asıl sır, ayrıntılardadır” (Arman, 2019). Eserlerindeki dönüşüm yazarın meslekî tercihleri ve değerlendirmeleri ile doğru orantılıdır.

Yazar, romanlarında da ana olayı besleyen çeşitli yan hikâyeciklere de yer vermiştir. Bir doktor olarak eserlerinde yer aldığı için romanın başkahramanı olan hastasının yanında diğer hastalarının da hikâyelerine kısa kısa değinmiştir.

Gülseren Budayıcıoğlu bir doktor olduğunu göz önünde tutarak yazdığı hikâye ve romanlarında edebî açıdan yıllar içinde olumlu bir ilerleme gösterse de hastalarını tedavi etme rolü gereği eserlerindeki didaktik yön kendini her zaman hissettirmektedir. Bu didaktik yönü saklama gibi bir amacı olmadığı için de eserleri edebî yönden ve dil işçiliği açısından zayıf eserlerdir. Ama yazarın doktorluğunun da verdiği avantajla psikolojik tahlilleri oldukça başarılıdır. Kader motifi ve bilinçdışının adaleti eserlerinin anahtar motifleridir. Bu iki motif üzerinden kahramanlarının sorunlarını ve çözüm yollarını eserlerinde anlatmaktadır.

Kaynakça

Arman, Ayşe (2019). "Kaderimiz Doğduğumuz Evlerde Yazılıyor". Hürriyet Gazetesi. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ayse-arman/yeni-zelandadaki-vahsete-teror-diyemeyenlere-yuh-olsun-41153888 (Erişim Tarihi: 06.09.2019).

Cinmen, Işıl (2015). "Avına Av Olan Bir Avcının Hikâyesi". HaberTürk Gazetesi. https://www.haberturk.com/yasam/haber/1057429-gulseren-budayicioglunun-yazdigi-kral-kaybederse (Erişim Tarihi: 06.09.2019).

Üçler, Fatma (2018). "Psikiyatrik Vakalardan Esinlenen Edebî Eserlerde Kadın Karakterler Üzerine Bir İnceleme". Journal of History Culture And Art Research, 7 (5), 687-725. https://www.researchgate.net/publication/330150685_Psikiyatrik_Vakalardan_Esinlenen_Edebi_Eserlerde_Kadin_Karakterler_Uzerine_Bir_Inceleme_An_Investigation_on_Female_Characters_in_Literary_Works_Inspired_by_Psychiatric_Cases (Erişim Tarihi: 06.09.2019).

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. CENNET ALTUNDAŞ
Yayın Tarihi: 09.09.2019

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Madalyonun İçiRemzi Kitabevi / İstanbul2004Hikâye
Günahın Üç RengiRemzi Kitabevi / İstanbul2008Hikâye
Hayata DönRemzi Kitabevi / İstanbul2011Roman
Kral KaybederseRemzi Kitabevi / İstanbul2015Roman
Kral Teo KitabıBilgi Yayınevi / Ankara2018Hikâye
Camdaki KızDoğan Kitap / İstanbul2019Roman

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Zeynep Koçakd. 27 Ağustos 1983 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2Uzuner, Buketd. 03 Ekim 1955 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3ASLI, Gülseren Alkand. 1952 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Refika Nazımd. 1947 - ö. 2006Doğum YılıGörüntüle
5Günel, Burhand. 7 Nisan 1947 - ö. 21 Aralık 2012Doğum YılıGörüntüle
6GÜLHANÎ, Kasım Okald. 1947 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Uğur Yüceld. 26 Mayıs 1957 - ö. ?MeslekGörüntüle
8Asena, Duygud. 19 Nisan 1946 - ö. 30 Temmuz 2006MeslekGörüntüle
9Sadık Özend. 1934 - ö. ?MeslekGörüntüle
10Ahter Kutadgud. 05 Mayıs 1963 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11Esin, Necmettin Necipd. 1912 - ö. 12 Ağustos 1987Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12Eda Tezcand. 1 Temmuz 1979 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13ASLI, Gülseren Alkand. 1952 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14Engin, Gülserend. 4 Mayıs 1946 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15GÜLSEN, Gülseren Kanburd. 1960 - ö. ?Madde AdıGörüntüle