KEMTERÎ, Raşid Ali

(d. ?/? - ö. 1896/1314)
Tekke Şairi
(Tekke / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Raşid Ali olan Bektaşi şairi, mahlas olarak Kemterî'yi kullanmıştır. Doğum yeri ve yılı belli değildir ancak 19. yüzyılda yaşadığı kesindir. Eğitimi konusunda bilgiler kısıtlıdır. Mızıka-i Hümayun denilen, saray müzik kurulundan emekli olmuş ve Üsküdar'a yerleşerek Çamlıcalı Nuri Baba'dan el alıp tarikata girmiştir. Dolayısıyla şairin hâmisi Nuri Baba'dır. Meslek hayatı hakkında Karagöz sanatçısı Ragıp Tuğtekin'den öğrenilen bir bilgiyi Turgut Koca şöyle nakletmiştir: "Devrinin en iyi Karagöz oyunu oynatanlarındandır. Bu Karagöz oyununa o devirde hayal oyunu, oynatanlara da hayali denirdi. Tarihte bu hayalilerin çoğunluğunun, Bektaşi olduğunu bilinmektedir. Kemterî, Karagöz oyunundaki, perde redifli gazelin yazanıdır." (Koca 1990: 538). Şair, 1896'da Üsküdar'da vefat etmiş ve Çamlıca'daki Selâmi Ali Efendi civarına defnedilmiştir (Ergun 1956: 144).  

Kaynakça

Ergun, Saadettin Nüzhet (1956). 19. Asırdan Beri Bektaşi- Kızılbaş Alevi Şairleri ve Nefesleri. İstanbul: Maarif Kütüphanesi. 

Koca, Turgut (1990). Bektaşi Nefesleri ve Şairleri (13. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar). İstanbul: Maarif Kütüphanesi. 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. PETEK ERSOY İNCİ
Yayın Tarihi: 27.12.2014

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Nakş-ı hüsnün remz eder hüsnünde rü'yet perdesi

Hâce-yi hükm-i ezeldendir hakikat perdesi

 

Siyreti surette mümkündür temaşa eylemek

Hail olmaz ayn-ı irfana basiret perdesi

 

Her neye im'an ile baksam olur iş aşikâr

Kılmış istilâ cihanı h3ab-ı gaflet perdesi

 

Bu hayal-i âlemi gözden geçirmektir hüner

Nice kara gözleri mahvetti suret perdesi

 

Şem'i aşkla yandırıp tasvir-i cisminden geçen

Adem'i amedşud etmekle azimet perdesi

 

Hangi zillâ iltica etsem fena bulmaz ecep

Oynatan üstadı gör kurmuş Muhabbet perdesi

 

Dergeh-i Al-i Aba'da müstakim ol Kemteri

Gösterir vahdet elin kalktık ta kesret perdesi

Koca, Turgut (1990). Bektaşi Nefesleri ve Şairleri (13. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar). İstanbul: Maarif Kütüphanesi. 538-539.

 

Mersiye

Ah kim erdi yine mah-ı muharremdir bu gün

Sine suzan dide giryan olacak demdir bu gün

 

Kaldı zalimler elinde varis-i sıbt-ı Nebi

Ağla çeşmim haşre dek eyyam-ı matemdir bu gün

 

Kerbela hakinde ferzend-i Resul oldu şehid

Bir içim su vermediler çün müsellemdir bu gün

 

Ehl-i Beyt’in çektiğin yad eyleyüb şam ü seher

Kara bağlar durmaz ağlar ol ki âdemdir bu gün

 

Kim ki bir katre gözünden yaş dökmezse eğer

Ceddi yoklansa çıkar mel’una hurremdir bu gün

 

Ehl-i tuğyandan zuhür etti bu fitne iltihab

Lanet olsun ol güruh-i bi hicaba bi hisab

 

İrtihal ettikte âlemden cenab-ı Mustafa

Hep ser-i hara hücum etti güruh-i eşkıya

 

Ya Ali ente maalhakki hadisi var iken

Çok cefalar gördü bu kavmin elinden Mürteza

 

Men ezani emrini kasden feramuş ettiler

Bab-ı Zehra’ya gelüb etti o zalimler eza

 

Dil şikest etti o bi din itret-i peygamberi

Zerre imanı olan etmez bu kara iktida

 

Ol Yezid-i bi mürüvvet zalimin ettiklerin

İrtikab etmez bu fi’li kim eder İblis hayâ

 

Ehl-i Beyt’e buğz eden ol kim munafıkdır hemin

Bu hadis-i pake iman etmeyen olur lain

 

Cem’ olub bir araya mel’unlar isyan ettiler

Ehl-i Beyt’in mahvine bilcümle peyman ettiler

 

Ta o rütbe ittifak etti münafıklar ki ah

Hace-i ümmülfesadı Şam’a sultan ettiler

 

Hakkı Zehra’yı alup gasb etti ahır zalimin

Hatır-ı Peygamber’i incittiler kan ettiler

 

Ol çerağ-ı Ahmed’i söndürmeğe kalkıştılar

Bunlar ol mel’un ki evvel terk-i iman ettiler

 

Bunlar iken bezm-i has-ı Rabb-ı izzete kabul

Zaliman bu hanedanı zar ü giryan ettiler

 

Kim sebeb verdiyse ya Rab la’net olsun canına

Aline ensabına ihvanına a’vanına

 

Kerbela’da aldılar etrafını ol hazretin

Goncasın soldurdular ol gülsitan-ı ismetin

 

Bir takım kelb-i akur etti o mazluma gulu

Eylediler hun ile alude cism-i devletin

 

Kurratül’ayn-ı Habib-i Kibriya’ya nettiler

Ol Yezid hiç tutmadı Fahr-i cihanın hürmetin

 

Kimseye vermezdi mel’un Müslümanlık şanını

Ol güruh-i bed siriştin anla İslamiyyetin

 

Düşmen-i Al-i aba’dır ol ki la’net eylemez

La’net olsun ana çekmekte Ümeyye gayretin

 

Tutma hubb-i düşmen-i Al-i aba’yı sinede

Farkı yokdur laşeden hıfz eyleme gencinede

 

Ol anud ibn-i fürumaye Pelid ibn-i Ziyad

Başına cem’ etti ol kelb askerin bilittihad

 

İns ü cinne Hak’kın ab-ı rahmeti meftuh iken

Vermedi bir katre abı hazrete ehl-i inad

 

Bu ne vicdandır Hüseyn-i Kerbela’ya kıydılar

Ol münafıklar edub emr-i Yezid’e inkıyad

 

Erdi mel’un kamına la’net o kavmin canına

Şam’a celb etti ser-i paki Yezid-i bed nihad

 

Mustafa’nın aline bu cevri layık gördüler

Dini ayrı kafir olsa eylemez bunca fesad

 

Şimr-i Zülcevşen Ömer bin Sa’d ile bir de Sinan

Bunlar içün la’net etmek bizlere farzdır heman

 

Hazret-i Zeynelaba iken imam-ül-müslimin

Etmediler iktida zulm ettiler ol hainin

 

Bakır u Cafer’le Kazım’la Ali Müs-er Rıza

Dest-i düşmenden neler çekti meded Al-i Hüseyn

 

Şeh Taki vü ba Naki vü Askeri serverlerin

Her biri bir cevr ile oldu şehid ol nazenin

 

Hatem-i Al-i Aba ol Mehdid-i sahip liva

Çeşm-i alemden nihan oldu imam-ı pak-i din

 

Gelmedi Al-i Ümeyye veş bu dehre bir pelid

Çardeh ma’suma şefkat etmedi kavm-i lain

 

Hak Muhammed’le Ali’ye sıdk ile iman eden

La’net eyler Al-i Süfyan’a müselmanım deyen

 

Ey Huda lutf et bize ol Mustafa’nın aşkına

Sıhr-ı Peygamber Aliy-yel- Mürteza’nın aşkına

 

Gonca-i bağ-ı Muhammed Fatıma Hayrünnisa

Daderi Şah-ı Şehid-i Kerbela’nın aşkına

 

Hubb-i Ehl-i Beyt ile al canımı ya Rabbena

Kemteri’ye kıl kerem Al-i aba’nın aşkına

 

Hak akıllar vermiş ihsan eylemiş her bir kula

Fark u temyiz eyle sofi enbiyanın aşkına

 

Nice ayat ü ahadis ile müsbet gün gibi

Geç teberradan tevellaya Huda’nın aşkına

 

Ehl-i Beyt’in ruhuna bi had salat ile selam

La’net olsun düşmen-i Al’e ila yevm-il- kıyam

Ergun, Saadettin Nüzhet (1956). 19. Asırdan Beri Bektaşi- Kızılbaş Alevi Şairleri ve Nefesleri. İstanbul: Maarif Kütüphanesi. 145-147. 


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1SUN\'Î, Sun\'ullah Mehmed Efendid. ? - ö. 1674Doğum YeriGörüntüle
2SÂMÎ, Mustafa Sâmî Beyd. ? - ö. 1854Doğum YeriGörüntüle
3KEVSERÎ, Ali Kevserî Çelebid. ? - ö. III. Mehmed dönemi (1595-1603) başlarıDoğum YeriGörüntüle
4SUN\'Î, Sun\'ullah Mehmed Efendid. ? - ö. 1674Doğum YılıGörüntüle
5SÂMÎ, Mustafa Sâmî Beyd. ? - ö. 1854Doğum YılıGörüntüle
6KEVSERÎ, Ali Kevserî Çelebid. ? - ö. III. Mehmed dönemi (1595-1603) başlarıDoğum YılıGörüntüle
7SUN\'Î, Sun\'ullah Mehmed Efendid. ? - ö. 1674Ölüm YılıGörüntüle
8SÂMÎ, Mustafa Sâmî Beyd. ? - ö. 1854Ölüm YılıGörüntüle
9KEVSERÎ, Ali Kevserî Çelebid. ? - ö. III. Mehmed dönemi (1595-1603) başlarıÖlüm YılıGörüntüle
10SUN\'Î, Sun\'ullah Mehmed Efendid. ? - ö. 1674MeslekGörüntüle
11SÂMÎ, Mustafa Sâmî Beyd. ? - ö. 1854MeslekGörüntüle
12KEVSERÎ, Ali Kevserî Çelebid. ? - ö. III. Mehmed dönemi (1595-1603) başlarıMeslekGörüntüle
13SUN\'Î, Sun\'ullah Mehmed Efendid. ? - ö. 1674Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14SÂMÎ, Mustafa Sâmî Beyd. ? - ö. 1854Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15KEVSERÎ, Ali Kevserî Çelebid. ? - ö. III. Mehmed dönemi (1595-1603) başlarıAlan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16SUN\'Î, Sun\'ullah Mehmed Efendid. ? - ö. 1674Madde AdıGörüntüle
17SÂMÎ, Mustafa Sâmî Beyd. ? - ö. 1854Madde AdıGörüntüle
18KEVSERÎ, Ali Kevserî Çelebid. ? - ö. III. Mehmed dönemi (1595-1603) başlarıMadde AdıGörüntüle