MEHEMMED/ÇORLU MEHEMMED, Mehemmed Çorlu

(d. 1825? / ö. 1933/1940\'lar?)
âşık
(Âşık / 20. Yüzyıl / Azeri)

Çorlu Mehmemmed, 1825 yılında Karabağ bölgesinin Esgeran ilçesinde doğmuştur. Babası Karapapak/Terekeme Türklerinin ileri gelenlerinden Yusuf Bey’dir. Ailesi 1830’lu yıllarda Çıldır ilçesine yakın Ağbaba bölgesine göçmüş, burada bir müddet Karanamaz köyünde, sonra da Sultanabad (şimdiki adı Şurabad) köyünde yaşamıştır. Bir şiirinde geçen “Asıl-soyum Borçalı’dan gelmedir/Dokkuz oymak Demirçi Hasan tayfadır/Anam Zöhre, zövceti Molla İsa’dır/Gürcüstan da deyer maşallah gelir” ifadelerinden soyunun Demirci Hasan taifesine dayandığı ve bunların Gürcistan-Borçalı’dan geldiği, anasının Zöhre, babasının ise Molla İsa olduğu anlaşılmaktadır. Burada geçen Molla İsa babasının künyesi olmalıdır. A. Bayramov 1924 yılında vefat ettiğini yazmış olsa da âşık hakkında daha ayrıntılı çalışan ve torunlarından aldığı bilgiye dayanan Tacir Semimi âşığın vefat tarihini 1933 olarak tespit etmiştir. Sultanabad köy mezarlığına defnedilmiştir. Bu kabristan Arpa Gölü’nün baraj haline getirilmesiyle 1948 yılında sular altında kalmıştır. Qara Namazov ise âşığın 1860 yılından biraz önce doğmuş, 1940’lı yıllarda da vefat etmiş olabileceğini belirtmiştir (Çorlu Məhəmməd 2003: 6-7; Bayramov 2000: 88-89; Namazov 2004: 263-264; Bayramov 2014:21).

Genç yaşlarında şiir söylemeye başlamış, şiirlerinde Mehemmed yahut Çorlu Mehemmed şeklinde mahlas kullanmıştır. Çorlu mahlasını seçmesiyle ilgili şu rivayet anlatılmaktadır: Mehemmed çocukluk çağında çok fazla hastalandığından annesi ona “hastalıklı” anlamına gelen “çorlu” demiştir. Büyüdükten sonra uzun boylu, sağlam yapılı bir delikanlı olsa da çocukluğunda işittiği bu sözü kendisine mahlas olarak seçmiştir. Badeli âşık olduğu da rivayet edilir. Saza ve şiire olan merakı babasını sevindirse de o dönemde bey çocuklarının saz çalması iyi karşılanmadığından babası, eline saz almasına müsaade etmez. Bununla birlikte şiir söylemesine ve bunları ezgili okumasını hoş karşılar. Bir yoruma göre de dindar bir aileden gelmesinden dolayı saz çalmasına müsaade edilmemiştir. Kars, Ağbaba, Borçalı, Şöreyel, Ahıska ve Ahılkelek’te toylara katılır. Toylarda söylediği şiirleri ve güzel sesiyle ünlenir. Çıldırlı Âşık Şenlik’in (1850-1913) şiirlerini duyduktan sonra onunla tanışmak ister. Şenlik’in kardeşi Ahmet vasıtasıyla tanışırlar ve dost olurlar. Bu dostluktan sonra kendini çevrede Şenlik’in çırağı olarak tanıtır ve bundan büyük gurur duyar. Bazı kaynaklarda Çorlu Mehemmed’in Âşık Şenlik’in çırağı olduğu bilgisi kayıtlı olsa da 25 yaş büyük olduğundan Şenlik’in öğrencisi değil dostu olabileceğini torunlarından Hesaptar İslam ve onu tanıyanlar belirtmiştir. Çorlu’nun Şenlik’i ustası olarak görmesi ona olan saygısı ve gelenek içinde mevcut olan “manevi üstad” anlayışıyla ilgili olmalıdır. Saz çalmasa da âşık havalarının ezgilerini öğrenmiş, yanında çalınan saza sesini uydurmuştur. Çorlu Mehemmed’in birçok çırağı olduğu rivayet edilse de bunlardan kesin olarak bilinen Âşık Hakverdi’dir (Çorlu Məhəmməd 2003: 6; Namazov 2004: 262; Bayramov 2000: 88-89; Ağbaba 2012: 204).

Çorlu Mehemmed’in Âşık Şenlik’in ölümüne yazdığı bir ağıt-divanisi günümüze ulaşmıştır. Bu şiirinde “Gelen geder bu dünyadan, galan olmur, kam alan az, / Şöreyel, Çıldır, Ağbaba gan ağlar, galdı Şenlik’siz” gibi mısralarla dostunun ölümden duyduğu üzüntüyü dile getirmiştir. Çorlu’nun manevi ustası Şenlik’e olan muhabbeti bununla da kalmaz. Torunlarından Hesabdar İslam’ın ifadelerine göre 108 yıl ömür süren Çorlu’nun son birkaç yılında gözleri görmez olmuştur. Ölmeden birkaç ay önce vadesinin yettiğini söyleyerek son arzusunun Şenlik’in mezarını ziyaret etmek olduğunu bildirmiş, gözleri görmediği hâlde torunlarından birinin yardımıyla at üstünde Sultanabad köyünden Suhara köyüne giderek Şenlik’in mezarını ziyaret etmiş, mezarından aldığı toprağın kendi mezarına konmasını vasiyet etmiştir. Çorlu Mehemmed, Şenlik’ten başka Âşık Heyder ve Şenlik’in çıraklarından Âşık Nesib ile birlikte toylara katılmıştır. Torununun oğlu Âşık Gazanfer (ö.2018) Azerbaycan’ın usta aşıklarından olmuştur (Çorlu Məhəmməd 2003: 9; Əskər 2016a: 35; Əskər 2016b: 120; Ağbaba 2012: 269).

Çorlu Mehemmed yüzlerce şiir yazmış ancak bunlardan bir kısmı günümüze ulaşabilmiştir. Hesaptar İslam, dedesinin şiirlerini iki kalın defterde toplamış fakat İkinci Dünya Savaşına katıldığından dönüşte bu defterleri bulamamıştır. Mevcut şiirleri Tacir Semimi tarafından derlenerek Ərş-Əlaya Bir Yolum Var (2003) adlı kitapta yayımlanmıştır. Kitapta âşığın 12 koşması, 9 geraylısı, 4 divanisi, 1 deyişmesi ile hakkında anlatılan rivayetler yer almaktadır. Kitaptaki koşmaları ve hakkındaki rivayetlerde 1915-1918 yılları arasında Ermenilerin yöre Türklerine yaptığı zulüm ve katliamlar hakkında çarpıcı bilgiler yer almaktadır (Çorlu Məhəmməd 2003: 6).

Mevcut şiirlerinde sade bir dil kullanan ve siyasi-içtimai konuları işleyen Çorlu Mehemmed; Türklerin katliamlar, sürgünler ve tacizler gibi insanlık dışı uygulamalara maruz kaldığı tarihî bir coğrafyada ömür sürmüştür. Osmanlı Rus savaşlarını fırsat bilen Ermeniler pek çok defa Rusları da arkalarına alarak Doğu Anadolu’da ve Batı Azerbaycan olarak adlandırılan bölgede 1855-1918 yılları arasında sivil Türkleri ya katletmiş ya da yerinden yurdundan etmiştir. Bu mezalimler Şöreyelli Efkari, Âşık Kahraman, Âşık Garip Hasan, Âşık Nesib gibi yöre âşıkları ile Mehemmed Çorlu’nun şiirlerinde bütün çıplaklığıyla dile getirilmiştir. Âşığın 1915’te yazdığı “Kâş gözderim kör olaydı bu sitemi görünceh/Müsübeti gören kesler men tek zarınc olarmış/Hunharlıkda bu dünyada Ermenidi birinci/Aman Allah! Dere-tepe leş-leş üste kalanmış” dörtlüğüyle başlayan Talanmış adlı divanisi bizzat şahit olduğu katliamları dile getirdiği en çarpıcı örnektir. Şiirde yakılan köyler, çocuk-ihtiyar-kadın-kız demeden parçalanmış bedenler, yüreğine odun saplanmış bebekler, sayısız cesetler, kan gölüne dönmüş yerler dehşet verici ifadelerle tasvir edilmiştir. Âşık bu manzarayı göreceğine kör olmayı diler ve artık yaşamak istemez. (Bayramov 2000: 88-89; Ağbaba 2012: 119). Kalıbdı, Tapılmadı, Menim şiirlerinde de Ermeni mezalimlerini ve insanların çaresizliğini dile getirmiştir.

Âşık Çorlu Mehemmed’in hayatı sıkıntılar içinde geçmiştir. Gerek el-obasının gerekse kendinin başına gelenler şiirlerine keder, acı, yalnızlık, çaresizlik, ümitsizlik, zamandan şikâyet, gözyaşı, hayata küskünlük, isyan gibi duygular olarak yansımıştır. Tutuldu ve Men redifli geraylılarında Yusuf adında bir oğlunun genç yaşta ölümüne “Mehemmed’in bağrı yara/Veteninde düşüb dara/Bir aşığam, bahtı kara/Oğlu ölen atayam men” diye ağıt yakan acılı-kederli bir baba; Allah redifli koşmasında “Çorlu Mehemmedem gel al canımı” diyecek kadar çaresiz-ümitsiz ve isyankâr bir kul; Öz Üreyimde divanisinde “Derd-serimi demeye, heyhât, yokdur heç kesim/Pünhan-pünhan çekirem gamı öz üreyimde” diyen dertli, kimsesiz-yalnız bir ihtiyar; Kalıbdı koşmasında “Kafir olan Türk kanın sömürüb.../Ermeni’de intikamım kalıbdı” (Veliyev 2011: 74-76) sözleriyle bilinçli bir Türk olarak zamana ve tarihe tanıklık etmiştir.

Kaynakça

Ağbaba, Avtandil (2012). Ağbaba-Çıldır Aşıq Mühiti. Bakü: Elm və Təhsil.

Bayramov, Aslan (2014). “Aşıq Nəsibin İŞeirlərində Onomastik Vahidlər”. Sumqayıt Dövlət Universiteti, Elmi Xəbərlər Jurnalı. C.10. No. 1: 20-24.

Bayramov, Aslan (2000). Oğuz Elindən-Ozan Dilindən. Bakü: Elm və Təhsil.

Çorlu Məhəmməd (2003). Ərş-Əlaya Bir Yolum Var (Toplayan: Tacir Səmimi). Bakü: Adiloğlu.

Əskər, Nailə (2016a). Aşıq Nəsibin Yaradıcılıq Yolu. Bakü: Elm və Təhsil.

Əskər, Nailə (2016b). “Güney Kafkasya’da ve Azerbaycan’dakı Yazılı ve Sözlü Kaynaklarda Âşık Şenlik”. TÜRÜK. 4/7: 118-126.

Namazov, Qara (2004). Aşıqlar-I. Bakü: Səda Yay.

Vəliyev, Qəşəm (2011). Çıldırlı Aşıq Şenlik. Bakü: Azərnəşr.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. MEHMET EROL
Yayın Tarihi: 05.03.2019

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Ərş-Əlaya Bir Yolum VarAdiloğlu / Bakı2003Şiir

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1NEVA, Cefergulu Hand. ? - ö. 1866Doğum YeriGörüntüle
2Hakverdiyev, Abdürehim Esedoğlud. 4 Mayıs 1870 - ö. 12 Aralık 1933Doğum YeriGörüntüle
3NÂTAVÂN, Hûrşîd Bânû Nâtavând. 1830 - ö. 1897Doğum YeriGörüntüle
4NEVA, Cefergulu Hand. ? - ö. 1866Doğum YılıGörüntüle
5Hakverdiyev, Abdürehim Esedoğlud. 4 Mayıs 1870 - ö. 12 Aralık 1933Doğum YılıGörüntüle
6NÂTAVÂN, Hûrşîd Bânû Nâtavând. 1830 - ö. 1897Doğum YılıGörüntüle
7NEVA, Cefergulu Hand. ? - ö. 1866Ölüm YılıGörüntüle
8Hakverdiyev, Abdürehim Esedoğlud. 4 Mayıs 1870 - ö. 12 Aralık 1933Ölüm YılıGörüntüle
9NÂTAVÂN, Hûrşîd Bânû Nâtavând. 1830 - ö. 1897Ölüm YılıGörüntüle
10NEVA, Cefergulu Hand. ? - ö. 1866MeslekGörüntüle
11Hakverdiyev, Abdürehim Esedoğlud. 4 Mayıs 1870 - ö. 12 Aralık 1933MeslekGörüntüle
12NÂTAVÂN, Hûrşîd Bânû Nâtavând. 1830 - ö. 1897MeslekGörüntüle
13NEVA, Cefergulu Hand. ? - ö. 1866Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Hakverdiyev, Abdürehim Esedoğlud. 4 Mayıs 1870 - ö. 12 Aralık 1933Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15NÂTAVÂN, Hûrşîd Bânû Nâtavând. 1830 - ö. 1897Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16NEVA, Cefergulu Hand. ? - ö. 1866Madde AdıGörüntüle
17Hakverdiyev, Abdürehim Esedoğlud. 4 Mayıs 1870 - ö. 12 Aralık 1933Madde AdıGörüntüle
18NÂTAVÂN, Hûrşîd Bânû Nâtavând. 1830 - ö. 1897Madde AdıGörüntüle