SEYF-İ SARÂYÎ

(d. ?/? - ö. 1394’ten sonra ?/796’dan sonra ?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / Başlangıç-15. Yüzyıl / Harezm-Kıpçak)

Seyf-i Sarâyî, hakkında biyografik kaynaklarda ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır. Nisbesinden 13. yüzyıl ortalarında kurulup 15. yüzyıl ortalarında dağılan Altın Orda Hanlığının başkenti Saray’da doğduğu ve Süheyl ü Güldürsün mesnevîsini tamamladığı 796-797/1394’ten sonra Mısır’da öldüğü düşünülmektedir. 14. yüzyılın ikinci yarısında İdil havzasındaki hanlıklar arasında yaşanan iktidar mücadeleleri şair ve âlimlerin Türkistan, Mısır, Bağdat gibi daha emin yerlere göçünü zorunlu hâle getirmiştir. Seyf-i Sarâyî’nin de aynı sebeple Mısır’a gittiği tahmin edilmektedir. Banarlı (1971: 361), sanatçının hayatının ilk dönemine Harezm bölgesinde başladığını, daha sonra Altın Orda ve Kıpçak bölgelerinde yaşadığını, ardından Mısır’a giderek eserlerini burada yazdığını söylemektedir. Kaleme aldığı metinlerde kullandığı Arapça söz, ayet ve ibarelerden Arapça bildiği, yaptığı tercümeden de Farsçaya hâkim âlim bir sanatçı olduğu anlaşılan Seyf-i Sarâyî’nin eserleri şunlardır:

1. Kitâbu Gülistân bi’t-Türkî (Gülistân Tercümesi): Kıpçak hâkimiyetinin Mısır’daki varlığının bir sonucu olarak sözlük, gramer kitapları, askerlik, atıcılık, okçuluk gibi pek çok alanda Kıpçak Türkçesiyle eserler verilmiştir. Böyle bir edebî ortamda Seyf-i Sarâyî de Mısır’da Emir Bathas Bey’in isteği üzerine Şeyh Sa’dî’nin Gülistân’ını Türkçeye tercüme etmiştir. 1 Şevvâl 793/1 Eylül 1391 tarihinde tamamlanan bu eser, edebiyatımızdaki ilk Gülistân tercümesi olup birebir yapılmış bir tercümeden ziyade uyarlama niteliğindedir. Nitekim sanatçının tercümeyi yaparken kullandığı Türk dünyasına ait yüzlerce atasözü ve deyim bunun en önemli kanıtıdır. Taymas (1955: 75), Seyf-i Sarâyî’nin tercümeyi aslına bağlı kalmadan yaptığını işaret etmiş, atladığı kısımları listeledikten sonra ana metinde “beyt, kıt’a, mesnevî, rubâ’î, nazm, beyt-i Arabî” gibi başlıklar taşıyan nazım şekillerinin hepsinin başına “şi’r” yazmasını eleştirmiştir.

Gülistân Tercümesi, zengin ve sağlam dilli bir metindir. Özellikle manzum kısımları başarılı olan kitabın bilinen tek nüshası “Leiden Üniversitesi Kütüphanesi 1553”te kayıtlıdır. Nüshanın sonunda Seyf-i Sarâyî’nin; “Mevlâ Kâdı Muhsin, İshâk, Mevlânâ İmâd-ı Mevlevî (Kul İmâdî), Ahmed Hâce es-Sarâyî, Abdülmecîd, Tuğlu Hâce, Hasanoğlu” gibi şairlerin gazellerine yazdığı nazire gazelleri, Harezmî’nin gazeline nazire bir kasidesi, dört gazeli, bir mesnevîsi ile kıt’a ve ruba’î nazım şekillerinde şiirleri vardır. Gülistân Tercümesi, ilk defa Seyf-i Sarâyî’nin nüshanın sonundaki şiirleriyle birlikte Feridun Nafiz Uzluk’un önsözü ile yayımlanmıştır (Seyfi Serâyî 1954). Ayrıca eser üzerinde Bodrogligeti (1969), Taymas (1955: 73-98) ve Karamanlıoğlu (1989) yaptığı çalışmalar da mevcuttur.

2. Süheyl ü Güldürsün: Mesnevî tarzında yazılan eser 796-797/1394’te tamamlanmıştır. Metinde bir aşk hikâyesi anlatılırken dönemin bazı tarihi olaylarına da ışık tutulmuştur. Timur’un Ürgenç saldırısı ve zulümleri dile getirilmiş, zalim yöneticiler ve yağmacılık siyaseti eleştirilmiştir. Manzume Yâdigâr-nâme isimli yedi yapraklık bir yazma içindedir. Nüshada Süheyl ü Güldürsün’den önce manzum bir mukaddime, Tuğlu Hâce ve Mevlânâ İshâk’tan birer gazel, Mevlânâ Ahmed Ürgencî’den üç şiir ve Seyf-i Sarâyî’nin üç rubaisi yazılmıştır (Çetin 2007: 142).

Seyf-i Sarâyî’nin edebî kişiliği hakkında geniş ve dikkate değer değerlendirme Köprülü’ye aittir. Ona göre “Seyf Sarâyî, bu devrin bu sahanın belki en dikkat çeken siması olarak gösterilebilir. 793 Şevval/Eylül 1391’inde tamamlanmış olan Gülistân tercümesi o kadar akıcı ve temiz bir lisanla yazılmıştır ki mütercimin edebî kudreti cidden her türlü itirazın üstündedir. XIV. yüzyılda Kıpçak lehçesinde edebî nesre bundan daha güzel bir numune bulunamaz. Seyf-i Sarâyî’nin eserlerinden anlaşıldığına göre klasik İran edebiyatının bütün inceliklerini layıkıyla bilen ve nazmın kaside, gazel, mesnevi, rubai gibi pek muhtelif şekillerini aynı kuvvetle kullanabilen mühim bir sanatkârdır. Kendisiyle nazire yazdığı şairler arasında yapılacak ufak bir mukayese “Seyf-i Sarâyî”nin ne kadar yüksek bir edebî kudrete malik olduğunu derhâl gösterebilir. Harezmî’nin gazeline nazire olarak İskenderiye emiri adına küçük bir kaside söylemiştir ki mecazların zenginliği, lisanın güzelliği, nazmının akıcılığı bakımından çağdaşlarının basit ve kıymetsiz eserleriyle kıyas bile edilemez.” (Köprülü 1980: 316). 

Kaynakça

Banarlı, Nihat Sami (1971). Türk Edebiyatı Tarihi. C. 1. Yedigün Neşriyat.

Bodrogligeti, András (hzl.) (1969). A Fourteenth Century Turkic Translation oj Sacdl’s Gülistan (Sayf-i Sarâyı’s Gülistan bi’t-Turki). Budapest: Akademiai Kiado.

Çetin, Çulpan Zaripova (2007). “Tatar Edebiyatının Gelişimi”. Akademik Bakış Dergisi (9): 140-142.

Karamanlıoğlu, Ali Fehmi (1968). “Seyf-i Sarâyî'nin Gülistan Tercümesinin Dil Hususiyetleri”. Türkiyat Mecmuası (XV): 75-126.

Kahhar, Tahir (2000). “Özbek Edebiyatı”. Başlangıcından Günümüze Kadar Türkiye Dışı Türk Edebiyatları Antolojisi. C. XIV. Ankara: KTB Yay. 405-410.

Karamanlıoğlu, Ali Fehmi (hzl.) (1989). Gülistan Tercümesi. Ankara: TDK Yay.

Köprülü, Mehmed Fuad (1980). Türk Edebiyatı Tarihi. İstanbul: Ötüken Yay.

Minnegulov, Hatun (1976). Seyf Sarayı Tormışı Hem Icatı. Kazan: yyy.

Seyi Serâyî (1954). Gülistan Tercümesi. Ankara: TDK Yay.

Taymas, Abdullah Battal (1955). “Seyf-i Sarâyî’nin Gülistan Tercümesini Gözden Geçiriş”. TDAY Belleten. Ankara: TDK Yay. 73-98.

Yıldız, Mustafa (2010). “Seyf-i Sarâyî’nin Gülistan Tercümesinde Aynı İsim unsurlarının kıl- ve et- Yardımcı Fiilleriyle Kullanımından Oluşan Eş Değer Birleşik Fiiller ve Oğuzca Etkisi”. Turkish Studies 5 (1): 687-706.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. FUNDA TOPRAK
Yayın Tarihi: 22.10.2014

Eserlerinden Örnekler

Gülistân Tercümesi’nden

Gussa birlen kiçe yatur ol kim

İrte yanında bolmasa dirhem

Yaz bolsa yığar karınça ta ki

Kış ferâgat bolup yimegey gam

...

Eyâ kilgen cehânga eygülik it

Yaman işni yamanlarga koyup kit

Düşmen alına aldanmagıl dagı meddâh medhine mağrûr bolmagıl kim ol al tuzağın kurupturur dagı tama’ etekin açıp oturur ahmak kişini ögseng hoş kilür niçük kim aruk koynı üvürseng semiz körünür.

...

Sabır bilen bâğda gurre bişer dagı âşıkkan kim-irse yüzi üstine tüşer

...

Biz nasîhat şartın oş kılduk beyân

Kim işitmes bolsa bizge ni ziyân

Ol biligli kim işitip iş iter

Lâ-cerem maksûdına âsân yiter

Yol üçün azuk anuk itmek kirek

Çün bu menzilden köçüp kitmek kirek

Munda dâyim eygülük itken kişi

Cennet içinde temâşâdur işi

Müddet-i hicret yidi yüz toksan üç

Yıl idi kim az idi âlemde küç

Evvel-i şevvâl idi kim ay azîz

Hatm oldı bu Gülistân nâmemiz

Kâmil ir ayb istemes közler hüner

Müdde’î közlep hüner aybın kizer

...

 Kıl nazar Seyf-i Sarâyî yarlıga

Afv itip yazuklarını yarlıga

Ol koyup kitti cihânda yâd-gâr

Bu Gülistânnı tari çün nev-bâhâr

Karamanlıoğlu, Ali Fehmi (hzl.) (1989). Gülistan Tercümesi. Ankara: TDK Yay. 5-8, 164-165, 166, 177, 177.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1VEHHAÇ, Alpsarılızâde, Hocazâde Osmand. 1855-56? - ö. 1911Doğum YeriGörüntüle
2NAZMÎ, Saraylıd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3RÂKIM, Molla Mehmed Murâdd. ? - ö. 1819 ds.Doğum YeriGörüntüle
4VEHHAÇ, Alpsarılızâde, Hocazâde Osmand. 1855-56? - ö. 1911Doğum YılıGörüntüle
5NAZMÎ, Saraylıd. ? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6RÂKIM, Molla Mehmed Murâdd. ? - ö. 1819 ds.Doğum YılıGörüntüle
7VEHHAÇ, Alpsarılızâde, Hocazâde Osmand. 1855-56? - ö. 1911Ölüm YılıGörüntüle
8NAZMÎ, Saraylıd. ? - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9RÂKIM, Molla Mehmed Murâdd. ? - ö. 1819 ds.Ölüm YılıGörüntüle
10VEHHAÇ, Alpsarılızâde, Hocazâde Osmand. 1855-56? - ö. 1911Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11NAZMÎ, Saraylıd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12RÂKIM, Molla Mehmed Murâdd. ? - ö. 1819 ds.Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13VEHHAÇ, Alpsarılızâde, Hocazâde Osmand. 1855-56? - ö. 1911Madde AdıGörüntüle
14NAZMÎ, Saraylıd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15RÂKIM, Molla Mehmed Murâdd. ? - ö. 1819 ds.Madde AdıGörüntüle