SÜNBÜL, Şeyh Yusuf Sünbül Sinan Efendi

(d. ?/? - ö. 1529/936)
divan şairi, şeyh
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Merzifon’da doğdu. Asıl adı Yûsuf Sinân’dır. Sünbül lakabı ona şeyhi olan Cemâl-i Halvetî tarafından verildi. Kayabeyoğlu Ali’nin oğludur. Sünbülîye tarikatının kurucusudur. Kaynaklarda Sünbül Sinân Efendi’nin ailesi ve hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Hayatına dair bilinenlerin önemli bir kısmı halifelerinden Yâkûp Efendi’nin oğlu Şeyh Yûsuf Sinâneddîn’in Menâkıb-ı Şerif ve Tarîkatnâme-i Pîrân adlı eserinde babasından doğrudan verdiği bilgilere dayanmaktadır. Sünbül Sinân Efendi, ilköğrenimini memleketinde yaptıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsiline başladı. Devrin tanınmış âlimlerinden Efdalzâde Hamîdüddîn’nin öğrencisi oldu. Daha sonra Halvetîye tarikatının ana kollarından Cemâlîye’nin pîri Cemâl-i Halvetî’ye intisap ederek tasavvuf yoluna girdi. Üç yıl süren seyri sülûk döneminden sonra hilâfet aldı ve Mısır’a gönderildi (Yücer 2010: 135).

Cemâl-i Halvetî 899/1494 yılında vefat ettikten sonra Sünbül Sinân Efendi şeyhinin vasiyeti üzerine Cemâl-i Halvetî’nin kızı Safiye Hatun ile evlendi. Ardından İstanbul’da Koca Mustafa Paşa dergâhında postnişin oldu. II. Bâyezîd, Yavûz Sultân Selîm ve Kânûnî Sultân Süleymân dönemlerini idrak eden Sünbül Efendi, Muharrem 936/l529 yılında vefat etti. Cenaze namazı Fâtih Câmii'nde Kemâlpaşazâde tarafından kıldırıldı ve dergâhının bahçesine defnedildi (Yücer 2010: 136). Şeyhin ölümü üzerine tarihler düşürüldü. Bazıları şunlardır; “Eyledi Bostan-ı zühdün Sümbülî me’vâyâ azm”, “Canına Sümbül Sinân’ın Fatiha”, “Nur ola Sünbül Sinân’ın kabri hep”, “Üstâd-ı aşk”, “Feyz-i ilâhî” (Kurnaz-Tatcı 2000: 78).

Sünbül Efendi'nin vefatından sonra yerine Merkez Efendi postnişin oldu ve Sünbül Efendi'ye nisbet edilen Sünbülîye, Merkez Efendi ve diğer halifeleri tarafından yaygınlaştırıldı. Yâkûp Germiyânî, Cem Şâh Efendi, Akşehirli Cemâl Efendi, Maksûd Dede, Kefeli Alâaddin Ali, Çavdarlı Şeyh Ahmed Dede onun halifeleri arasında zikredilir (Yücer 2010: 136).

Eserleri

1.Risâletü’t-tahkikiyye: Bu eserinde devranın kâfir oyununa benzetilmesine, ona raks denilmesine karşı çıkmış ve Arapça, Türkçe risâleler yazarak raksın haram olduğunu iddia etmelerinin yanlış kanaatlerinin neticesi olduğunu belirtmiştir (Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 1761).

2.Risâle Der Hakk-ı Zikr ü Devrân: Bir önceki eserin Türkçe özetidir. İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'nde bulunan bir nüshasının sonunda (TY, nr. 3868) Zenbilli Ali Efendi'nin bu risâlede anlatılan konuların doğruluğuna dair bir fetvası yer almaktadır.

3.Risâletü etvâri's-seb'a: Seyrü sülük mertebelerinden bahseder (Süleymaniye Ktp., Bağdatlı Vehbi Efendi, nr. 2073/2).

4.Tarikatnâme: Bu eser İstanbul Üniversitesi Ktp, İbnülemin Böl., nr. 2956’da bulunmaktadır.

5. Risâle fî deverâni's-sûfiyye: Bu eser Beyazıt Devlet Ktp., Veliyyüddin Efendi, nr. 3602’de bulunmaktadır (Yücer 2010: 136).

Yusuf Sinan, bu eserlerinde ve şiirlerinde daha çok tarikat adabını anlattı ve tarikatlara yönelik eleştirilere cevaplar verdi.

Kaynakça

Ceylan, Ömür (2011). "Üsküdar’ın “Kravatlı Evliyâ”sı Cebbarzâde (Çapanzâde) Mehmet Ârif Bey ve Nutk-ı Sünbül Sinan Şerhi". Bağ Bozumu Edebiyat Araştırmaları. İstanbul: Kesit Yay.

Ekinci, Ramazan (2013). Vefeyât-ı Ayvansarâyî (İnceleme-Tenkitli Metin). İstanbul: Buhara Yay.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatcı (hzl.) (2000). Bursalı Mehmed Tahir. Osmanlı Müellifleri ve Ahmet Remzi Akyürek Miftahu’l-Kütüb ve Esami-i Müellifin. Ankara: Bizim Büro Yay.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2001). Nail Tuman, Tuhfe-i Nâilî. Ankara: Bizim Büro Yay.

Yücer, Hür Mahmut (2010). “Sünbül Sinân”. İslam Ansiklopedisi. C.38. İstanbul: TDV Yay. 135-136.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. ŞERİFE ÖRDEK
Yayın Tarihi: 02.12.2014

Eserlerinden Örnekler

Sarây-ı vahdet olmuşken makâmım

Bu kesret âlemin seyrâna geldim

Çü birdir Sümbülî ma'rûf ü ârif

İdüp da'â deme irfâna geldim 

***

Hümây-ı aşkı saydetmek dilersen

Dil-i virâneme gel kim yataktır

Gel ey sâlık diyen bir söz ki Hak'tır

İşitir Hak'ı şol hakkı kulaktır 

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatcı (hzl.) (2000). Bursalı Mehmed Tahir. Osmanlı Müellifleri ve Ahmet Remzi Akyürek Miftahu’l-Kütüb ve Esami-i Müellifin. Ankara: Bizim Büro Yay. 79. 

***

Gel ey sâlik diyem bir söz ki hakdır

İşitir Hakkı şol kim hak-kulakdır

Hadîs-i Hakdürür hak söz hakîkat

Egerçi söyleyen dildir dudakdır

Şular kim geçmedi cân u cihândan

Ne duydu ‘aşkı ne de duyacakdır

Sorarsa hânkâh-ı ‘aşkı zâhid

Makâm-ı ‘âlîdir ulu ocakdır

Münevver olamaz zühd ile zâhid

Anın yeri karanlık bir bucakdır

Kalanlar zühd ü takvâda mukarrer

Sefer ehli değildir o durakdır

Hümâ-yı ‘aşkı sayd etmek dilersen

Dil-i vîrâneme gel ki yatakdır

Anın ‘aşkında iken gayre bakma

Ki zîrâ ‘âşıkîne ol kıyakdır

Şi’âr-ı ‘âşıkı benden sorarsan

Cünûn-ı âh u vâh ağlamakdır

Şarâb-ı ‘aşkı içmiş Sünbülî çün

Velâkin mest eden şol son ayakdır 

Ceylan, Ömür (2011). "Üsküdar’ın “Kravatlı Evliyâ”sı Cebbarzâde (Çapanzâde) Mehmet Ârif Bey ve Nutk-ı Sünbül Sinan Şerhi". Bağ Bozumu Edebiyat Araştırmaları. İstanbul: Kesit Yay. 159. 


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1ÜMİDÎ, İmam Recep Çelebid. ? - ö. 1610Doğum YeriGörüntüle
2ALİ DİVANÎ, Ali Kiziroğlud. 01.02.1951 - ö. -Doğum YeriGörüntüle
3MİSÂLÎ, Gül Baba, Caferd. ? - ö. 1541Doğum YeriGörüntüle
4ÜMİDÎ, İmam Recep Çelebid. ? - ö. 1610Doğum YılıGörüntüle
5ALİ DİVANÎ, Ali Kiziroğlud. 01.02.1951 - ö. -Doğum YılıGörüntüle
6MİSÂLÎ, Gül Baba, Caferd. ? - ö. 1541Doğum YılıGörüntüle
7ÜMİDÎ, İmam Recep Çelebid. ? - ö. 1610Ölüm YılıGörüntüle
8ALİ DİVANÎ, Ali Kiziroğlud. 01.02.1951 - ö. -Ölüm YılıGörüntüle
9MİSÂLÎ, Gül Baba, Caferd. ? - ö. 1541Ölüm YılıGörüntüle
10ÜMİDÎ, İmam Recep Çelebid. ? - ö. 1610Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11ALİ DİVANÎ, Ali Kiziroğlud. 01.02.1951 - ö. -Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12MİSÂLÎ, Gül Baba, Caferd. ? - ö. 1541Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13ÜMİDÎ, İmam Recep Çelebid. ? - ö. 1610Madde AdıGörüntüle
14ALİ DİVANÎ, Ali Kiziroğlud. 01.02.1951 - ö. -Madde AdıGörüntüle
15MİSÂLÎ, Gül Baba, Caferd. ? - ö. 1541Madde AdıGörüntüle