NASUHÎ, Mehmed Efendi

(d. ?/1648-1650? - ö. ?/1717-1718?)
tekke şairi
(Tekke / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Şiirlerinde Nasuhî mahlasını kullanan mutasavvıf şair, Nasuhî Mehmed Efendi olarak tanınmaktadır. Nasuhî, 1648’de İstanbul’da doğmuştur. Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi’nde verilen bilgilere göre, Nasuhî’nin babası Sipahî Seyyid Nasuh Bey’dir. Halvetiyeden Nasuhiye kolunun kurucusu olan Nasuhî, Halveti büyüklerinden Şeyh Alaaddin Ali’ (Karabaş Veli) nin halifesidir. Nasuhî’ye Damadı Hasan Paşa tarafından Üsküdar Doğancılar’da bir zaviye yaptırılmış, kendisi de Nasuhî Dergâhı diye anılan bu dergâhta seccadenişin olmuştur. Nasûhi, 1705’te Eyüp Camii’ne vaiz olmuş, 1714’te ise Kastamonu'ya sürülmüş, bir sene sonra da İstanbul’a dönmüştür. 1717 yılında vefat eden mutasavvıf şair kendi dergâhına defnedilmiştir (Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi 1986: 528). Vahit Göktaş ve Ali Tenik ise, “Şabaniyye Kolunun Önemli Bir Temsilcisi Nasuhi Efendi’nin Rıza ve Teslimiyetle İlgili Görüşleri” başlıklı bildirilerinde Nasûhi’nin 1650-1718 yılları arasında yaşadığını, ömrünün büyük çoğunluğunu İstanbul-Üsküdar’da geçirdiğini ve Şâbâniyye-Karabâşiyye’nin Nasûhiyye kolunun piri olduğunu ifade etmişlerdir. Nasuhî Dergâhının da Şâbâniyye’nin İstanbul’daki asitanesi olduğunu, önemli bir kültür ve tasavvuf merkezi özelliğini tekkelerin kapatıldığı döneme kadar sürdürdüğünü belirtmişlerdir. Ayrıca Nasuhî Efendi’nin medrese ilimlerini ikmal ettiğinden, Arapça, Farsça ve Türkçeyi ustalıkla kullandığından ve döneminde halktan ve devlet ricalinden pek çok kişiyi sohbetleriyle irşat ettiği gibi kendisinden sonra da yolunu devam ettirecek 300 kadar halife yetiştirdiğinden söz etmişlerdir (Göktaş ve Tenik 2014: 1). 

Bursalı Mehmed Tahir Efendi’nin Osmanlı Müellifleri adlı yapıtında Nasuhî’nin şu eserleri olduğu belirtilmiştir: Tefsir-i Şerif, Risaletü’r-Rüşdiye, Risaletü’l-Fahriye, Risaletü'l-Velediye, Şuabu'l-İman, Şerh-i Gazel-i Misrî-i Niyazî, Mecmuatü'l-Ehâdis, Divan-ı İlahiyat (1972: 166).

Kaynakça

Göktaş, Vahit - Ali Tenik (2014). “Şabaniyye Kolunun Önemli Bir Temsilcisi Nasuhi Efendi’nin Rıza ve Teslimiyetle İlgili Görüşleri”, II. Uluslararası Şeyh Şa’ban-ı Veli Sempozyumu. 04- 06 Mayıs, Kastamonu.

Yavuz, A. Fikri-İsmail Özen (hzl.) (1972). Bursalı Mehmed Tahir Efendi. Osmanlı Müellifleri. C. I. İstanbul: Meral Yay.

"Nasuhî Mehmed Efendi" (1986). Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi. C. 6. İstanbul: Dergâh Yay. 528.



Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. ZEYNEP SAFİYE BAKİ
Yayın Tarihi: 18.02.2015
Güncelleme Tarihi: 09.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Beyit

 Gel Nasuhînin elinden bir kadeh nûş eyle kim

Mahv olup hep cümle varlık kalmıya hail nedir

 

Cümle bilir sensin ayan

Ancak cemalindir nihan

 

Oldu Nasuhî garkı ân

Bahri Cemalullâhı gör

Yavuz, A. Fikri-İsmail Özen (hzl.) (1972). Bursalı Mehmed Tahir Efendi. Osmanlı Müellifleri. C. I. İstanbul: Meral Yay. 167.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Deniz Kavukçuoğlud. 30 Ekim 1943 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2Ali Paşad. 5 Mart 1814 - ö. 7 Eylül 1871Doğum YeriGörüntüle
3Özgür Göreçkid. 04 Nisan 1984 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Deniz Kavukçuoğlud. 30 Ekim 1943 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5Ali Paşad. 5 Mart 1814 - ö. 7 Eylül 1871Doğum YılıGörüntüle
6Özgür Göreçkid. 04 Nisan 1984 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Deniz Kavukçuoğlud. 30 Ekim 1943 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8Ali Paşad. 5 Mart 1814 - ö. 7 Eylül 1871Ölüm YılıGörüntüle
9Özgür Göreçkid. 04 Nisan 1984 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10Deniz Kavukçuoğlud. 30 Ekim 1943 - ö. ?MeslekGörüntüle
11Ali Paşad. 5 Mart 1814 - ö. 7 Eylül 1871MeslekGörüntüle
12Özgür Göreçkid. 04 Nisan 1984 - ö. ?MeslekGörüntüle
13Deniz Kavukçuoğlud. 30 Ekim 1943 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Ali Paşad. 5 Mart 1814 - ö. 7 Eylül 1871Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Özgür Göreçkid. 04 Nisan 1984 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Deniz Kavukçuoğlud. 30 Ekim 1943 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17Ali Paşad. 5 Mart 1814 - ö. 7 Eylül 1871Madde AdıGörüntüle
18Özgür Göreçkid. 04 Nisan 1984 - ö. ?Madde AdıGörüntüle