HAZNEVÎ/ŞAH-I HAZNE, Ahmed el-Haznevi

(d. 1887 / ö. 1950)
?
(Divan-Tekke / 20. Yüzyıl / Türkiye Dışı)

Nakşibendi tarikatının Halidî kolunun yakın dönem önemli isimlerinden olan Şeyh Ahmed el-Haznevî, 1887 yılında o dönem Osmanlı Devleti sınırları içerisinde bulunan, günümüzde ise Suriye’nin Kamışlı şehrine bağlı olan Hazne köyünde dünyaya gelmiştir (Akyüz 2015: 11). Babası Molla Murat ilmiyle temayüz etmiştir. Baba tarafından Cizre ve İdil ilçeleri arasında yer alan Banihe köyündendir (Akyüz 2015: 12; Turan 2017: 396).

İlk eğitim ve öğrenimini babasından alan Ahmed el-Haznevî, ondan Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenmiş, ardından Mevlid, Ğayetü’l-İhtisar, el-Muharrer, Feraizü’l-İcaz gibi dönemin klasik kabul edilen kitaplarını talim etmiştir (Akyüz 2015: 13; Turan 2017: 396). Bilgiye ulaşmada oldukça azimli olan Ahmed el-Haznevî babasının ölümünün ardından birçok ilim merkezini ziyaret eder. Şeyh Abdulhadi, Nusaybin müftüsü Molla Ahmed, Daralı Molla Muhammed Said el-Hamidî, Gercüşlü Şeyh Muhammed’in oğlu Molla Muhammed Ubeydullah ve Molla Ahmed el-Tızyanî onun yanında bulunduğu dönemim alimleri arasındadır (Akyüz 2015: 14; Turan 2017: 396). Ahmed el-Haznevî asıl öğrenimini kendisine ilim de icazet de veren Diyarbakır’ın Silvan ilçesinin ünlü müderrisi Molla Hüseyin-i Küçük’ün yanında tamamlar (Turan 2017: 396). Ahmed el-Haznevî Molla Hüseyin'in yanında sarf, nahiv, aruz, mantık, belağat, istiare, kelam, fıkıh, hadis ve tefsir gibi medrese ilimlerini tahsil eder (Akyüz 2015: 14). İlim elde etme isteği bununla sınırlı kalmayan Ahmed el-Haznevî "Şam yöresinin Hadis âlimi (muhaddis) Şeyh Bedreddin Hüsni’den hadis ve tefsir alanlarında (hususi) icazetnâme almıştır (Korkusuz 2010: 312'den akt. Turan 2017: 396).

İlim tahsili süresince düzenli olarak tasavvufa yönelmeyen Ahmed el-Haznevî, ilmî çalışmalarını tamamlamaya yakın tasavvufa yönelmiştir. Turan, Ahmed el-Haznevî’nin tasavvufa yönelişinde hocası Molla Hüseyin'in rolü olduğunu belirtir. Molla Hüseyin, yanında ilim tahsil eden Ahmed el-Haznevî'yi kendi şeyhi Abdulkadir-i Hezanî’nin yanına götürür. Abdulkadir-i Hezanî (ö.1905) ise günümüzde Bitlis'in Güroymak ilçesi olarak adlandırılan Norşin’de yaşamış olan Abdurrahman et-Tâğî’nin halifesidir. Böylece Ahmed el-Haznevî Nakşî Halidî silsileye dahil olmuştur (Turan 2017: 398).

Haznevî, "ilmi icazetinin ardından kendi beldesi olan Hazne’ye gelir ve orada kendisine yönelen ilim talebelerine ilim öğretmeye başlar. İlmi ve ilim ehlini çok seven Ahmed el Haznevî, medresesinde ilim tahsiliyle meşgul olan talebeleriyle çok yakından ilgilenir." Tasavvuftaki mürşidi Şeyh Abdulkadir Hezanî’nin vefatının (1905) ardından “Hazret” lakabıyla tanınan Şeyh Muhammed Diyauddin Norşinî’ye (ö.1342/1924) intisap eder. Diyauddin Norşinî', daha yirmi beş yaşında olan Ahmed el-Haznevî'ye 1912 yılında Nakşibendi tarikatında mutlak hilafet verir (Akyüz 2015: 18-22).

Osmanlı Devleti'nin dağılmasının ardından yaşadığı yerler Fransız manda yönetimindeki Suriye olmuştur. Bu döneminde Ahmed el-Haznevî, "Fransızlar tarafından yerleşmek durumunda bırakıldığı Telmaruf’ta 1. Dünya Savaşı sonrasının toplumsal yıkımını onarmaya yönelik olarak yüz öğrencinin barındığı bir yetimhane açmış, oğulları Şeyh Ma’sum ve Şeyh Alaaddin’i o çocukların bakımını üstlenmek ve onları eğitmekle görevlendirmiştir; aynı yerde ilkokul, lise ve üniversite düzeyinde medrese açmış; bu okullarda dinî bilgilerin yanında dünyevi bilimlere de önem vermiştir. Lisesinin "edebi ve fenni" ve "şer’i" olmak üzere iki bölümü vardı. Lisenin yanında bir darülaceze ve halka ekmek dağıtan bir de fırın açmıştır. Bu müştemilatla birlikte tam bir külliyeye dönüşen Telmaruf’taki dergâhına Türkiye’den çok sayıda öğrenci yerleşmiş; Ürdün, Lübnan, Irak hatta Tunus, Çad, Senegal, Sudan, Filipin gibi birbirinden uzak yerlerden öğrenci ve müridler gelmeye başlamıştır. Külliye, gereksinimleri karşılayamayınca Şeyh Ahmed, Telmaruf civarındaki köylerde de medreseler kurmuştur. Ancak 1927’de Fransızların Suriyelilerden oluşturduğu sömürge hükûmetinin engelleriyle karşılaşmış; Hazne ve Telmaruf dışındaki medreseleri kapatılmıştır." (Korkusuz 2010: 313'ten akt. Turan 2017: 402).

Şeyh Ahmed Haznevî, tasavvufî faaliyetlerini Suriye'de sürdürmesine rağmen, Türkiye'de çok sayıda müridi vardır. Uzun bir öğretim ve irşad döneminin sonunda Şeyh Ahmed el-Haznevî ardından, on üç halife bırakarak 1950 yılında Telmaruf köyünde vefat etmiştir (Turan 2017: 404).

Ahmed el-Haznevî, medrese geleneği ile tasavvuf geleneğinin birleştiği şahsiyetlerdendir. Klasik sünni doktrin içerisinde yetişmiş bir şahsiyet olan Haznevî’nin "tasavvuf çizgisindeki öz, Kuşeyrî (ö. 1072), Gazzalî (ö. 1111), İmam-ı Rabbanî (ö. 1624) ve Hâlid-i Bağdâdî (ö. 1827) üzerinden gelen sünnete bağlı, şeriatı (zahir ilmî) esas kabul eden, halife (mürşid) - mürid bağıyla kurumsallaşmış zühd yoludur." (Turan 2017: 400). O, bu geleneğin Nakşî-Halidî kolunun tasavvuf anlayışını edinmiş ve takip etmiştir. Bu bağlamda yeni bir tasavvufi anlayış ortaya koymadığı için konu ile ilgili eser vermemiş, yaklaşımlarını mektuplarında açıklamıştır.

Ahmed el-Haznevî'ye ait günümüze ulaşan tek eser “el-Mektubat”tır. Bu eserde "151 mektup bulunmaktadır. Bunların çoğu, bayram, düğün, nişan, taziye gibi münasebetlerde akraba ve yakın dostlarına gönderdiği mesajlardan ibarettir. Bunlar içinde nikâh ve talakla ilgili sorulan sorulara verdiği cevap sayısı 14’dür. Bu sayı, yazılı olarak verdiği cevaplardan bizlere ulaşmış olanlardır. Fetvalarının büyük çoğunluğunu teşkil eden sözlü fetvalar buna dahil değildir." (Candan 2017: 29).

Kaynakça

Akyüz, Kutbettin (2015). Ahmed el-Haznevî ve Haznevîyye Tarikatı. Basılmamış Yüksek Lisans Tezi. Yalova: Yalova Üniversitesi.

Candan, Abdurrahim (2017). "Şeyh Ahmet El-Haznevî'nin Hayatı ve Fetvalarında Takip Ettiği Metot". Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi. 5 (7): 19-37.

Turan, Abdulkadir (2017). "Bir Mutasavvıf Olarak Şeyh Ahmed El-Haznevî ve Nakşibendiyye-i Hâlidiyye Tarikatının Haznevî Dergâhı". Mevlânâ Hâlid-İ Bağdâdî ve Hâlidîliğin Bingöl ve Çevresi Üzerindeki Etkisi Sempozyumu Bildirileri Kitabı (Ed. Prof. Dr. Orhan Başaran). 4-5 Mayıs 2017, Bingöl. 395-407.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. METİN EREN
Yayın Tarihi: 21.08.2019
Güncelleme Tarihi: 12.12.2020

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Mektûbât-ı Şah-ı HazneSey-Tac Yayınları / İstanbul2006Mektup

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1AHMED EFENDİd. 1860 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2SEYYİD ABDULHÂKİM EL HÜSEYNÎd. 1902 - ö. 1972Doğum YeriGörüntüle
3DURSUNE BACI, Dursune Aksud. 1962-1963? - ö. 1995Doğum YeriGörüntüle
4Ali Selahattin Yiğitoğlud. 1887 - ö. 31 Aralık 1939Doğum YılıGörüntüle
5BABA SALİM, Mehmet Salim Öğütçend. 15.03.1887 - ö. 29.12.1956Doğum YılıGörüntüle
6Abdülhak Şinasi Hisard. 14 Mart 1887 - ö. 3 Mayıs 1963Doğum YılıGörüntüle
7KENAN, Kenan Büyükaksoyd. 1869-1870 - ö. 07.07.1950Ölüm YılıGörüntüle
8Abdülvahit Coşkunlud. 1883 - ö. 03 Şubat 1950Ölüm YılıGörüntüle
9Mustafa Fehmi Gerçekerd. 1868 - ö. 16 Eylül 1950Ölüm YılıGörüntüle
10ŞEMSÎ, Hüseyin Şemsi Ergüneşd. 1871-1872 - ö. 30.01.1968Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11MU’TÎd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
12SA\'ÎDd. ? - ö. 1750Madde AdıGörüntüle
13LEBÎBÂd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle