HÜSÂMÎ, Ahmed

(d. ?/? - ö. 1168/1754-1755)
tekke şairi
(Tekke / 18. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Asıl adı Ahmed Hüsâmî’dir. İstanbul’da doğmuştur (Ayvansarayî 2012: 48). Babası Mısır çarşısında tüccar olup (Müstakimzâde 1928: 648) adı Abdullah Hüsâmî’dir (Galitekin 2001: 418). Ahmed Hüsâmî Efendi, Uşşâkî tarikatında Muhammed Şükrü Efendi’den hilafet almıştır (Ekinci 2012: 48; Müstakimzâde 1928: 648; Akkuş-Yılmaz 2006: 323). Hasan Hüsâmeddîn Uşşâkî soyundan olan ve İstanbul Kasımpaşa’da bulunan Hasan Hüsâmeddîn Uşşâkî Âsitânesinde şeyhlik yapan Hüsâmeddîn Efendi’nin kızlarından biriyle evlenmiştir (Ekinci 2012: 48; Müstakimzâde 1928: 648; Akkuş-Yılmaz 2006: 323-324). Ancak kaynaklar bu noktada birbiriyle çelişmektedir. Ayvansarayî, Hadîkatü’l-Cevâmi’de Abalı Hüsameddîn Efendi’nin kızıyla Ahmed Hüsâmî’nin babası Abdullah Hüsâmî’nin evlendiğini ve Ahmed Hüsâmî’nin bu evlilikten doğduğunu söylerken (2001: 418); daha sonra kaleme aldığı Vefeyât’ta onun “Şeyh Hüsâmeddîn Uşşakî türbedârı ıyali Hüsameddîn’e damad” olduğu yazılmaktadır (2012: 48). Öte yandan Hüseyin Vassaf, Ayvansarayî’nin Vefeyât isimli eserinden yukarıdaki bilgiyi alıntıladıktan sonra bunun tarih bakımından güç olduğunu, iki kişi arasında yüz yıla yakın bir zaman dilimi olduğunu belirterek, Ahmed Hüsâmî’ye türbedârlığın Boşnak Mustafa Efendi tarafından bırakıldığı yorumunu yapmaktadır (2006: 324). Öte yandan Müstakimzâde de Ahmed Hüsâmî’nin Hasan Hüsâmeddîn Uşşâkî neslinden gelen ve onun türbedârı olan Hüsâmî Dede’nin damadı olduğunu yazmaktadır (1928: 648). Zâkir Şükrü Efendi’nin İstanbul hankâhlarıyla ilgili listesinde Ahmed Hüsâmî, Abalı Hüsameddin Efendi’nin damadı olarak gösterilmektedir (Akbatu 1981: 82). Kaynakların birleştiği nokta, Ahmed Hüsâmî Efendi’nin damatlığı ve Kasımpaşa’daki dergâhta şeyhlik yaptığıdır. Hattat olduğu, Kâtibzâde Muhammed Refî Efendi’den hurde-i nefîs ve şikest-i ta’lîk meşk ederek icâzet aldığı bilinmektedir (Müstakimzâde 1928: 648). Bu sebeple vak’a-nüvis tayin edilerek, kâtip olmuş (Ekinci 2012: 48; Müstakimzâde 1928: 648), daha sonra I. Mahmud devrinde gümrük yevmiyelerinin muayenesiyle ilgili bir göreve getirilmiştir (Müstakimzâde 1928: 648). Şeyhliği devrinde, kendisi gibi Muhammed Şükrü Efendi’ye bağlı Tersâne Emîni Yusuf Efendi tarafından Kasımpaşa Âsitânesindeki türbe yenilenmiş ve yeni bir bina eklenmiştir (Galitekin 2001: 418; Ekinci 2012: 48; Müstakimzâde 1928: 648; Akkuş-Yılmaz 2006: 323). 1754-1755 senesinde vefat etmiş ve Âsitânede bulunan türbeye defnedilmiştir (Erdem 1994: 74; Oğraş 2001: 111; Galitekin 2001: 418; Ekinci 2012: 49; Müstakimzâde 1928: 648; Akkuş-Yılmaz 2006: 323). Bugün kabri hâlâ türbededir. Kendisinden sonra oğlu Ahmed Efendi şeyhlik makamına geçtiyse de gaib olmuş, uzun zaman makam boş kalmıştır (Galitekin 2001: 419; Akbatu 1981: 82). Hüseyin Vassaf ise Ahmed Hüsâmî’den postnişin olan kişinin ismini Muhammed olarak vermekte ve Ahmed Hüsâmî’nin oğlu olduğunu yazmaktadır. Bu zattan sonra posta Ahmed ve Nurullah Efendiler geçmiş, Nurullah Efendi bir süre sonra gaib olmuştur (Galitekin 2006: 327).

Ahmed Hüsâmî Efendi’nin bilinen tek eseri Dîvanıdır. Eserin Millî Kütüphâne (06 Mil Yz FB 327) ve Gürol Pehlivan'ın şahsi kütüphanesinde birer yazması mevcuttur.

Hüsâmî’nin şiirlerinde vahdet-i vücûd anlayışı bariz bir şekilde görülmektedir. Allah’a ve yarattıklarına aşk, doğru yola ulaşmak için yapılması gerekenler, mürşidin gerekliliği, Uşşâkî pirânına bağlılık gibi temaların işlendiği şiirlerinde genellikle aruz vezni kullanılmıştır. Yer yer vezinde aksamaların görüldüğü bu şiirler, tekke üslubunun karakteristik özelliklerini taşımaktadır.

Kaynakça

Akbatu, Şinasi (1981). “Derûn-i İslambol’daki Hanikâhların Silsile-i Meşâyihidir-II”. İslam Medeniyeti Mecmuası 5/1(Ocak 1981): 81-103.

Akkuş, Mehmet, Ali Yılmaz (hzl.). Osmânzâde Hüseyin Vassâf Sefîne-i Evliyâ. 4. İstanbul: Kitabevi Yay.

Ekinci, Ramazan (hzl.) (2012). Hâfız Hüseyin Ayvansarayî Vefeyât-ı Ayvansarayî (İnceleme-Tenkitli Metin). İzmir: Tibyan Yay.

Erdem, Sadık (hzl.) (1994). Râmiz ve Âdâb-ı Zurâfâ’sı İnceleme-Tenkidli Metin-İndeks-Sözlük. Ankara: AKM Yay.

Galitekin, Ahmed Nezih (hzl.) (2001). Ayvansarayî Hüseyîn Efendi, Ali Sâtı‘ Efendi, Süleymân Besîm Efendi. Hadikatü’l-Cevâmi‘ (İstanbul Câmileri ve Diğer Dînî-Sivil Mi‘mârî Yapılar). İstanbul: İşaret Yay.

http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-219113/h/bahce.pdf [erişim tarihi 09.09.2013].

Müstakimzâde Süleyman Sadeddîn (1928). Tuhfe-i Hattâtîn. İstanbul: Devlet Matbaası.

Oğraş, Rıza (hzl.) (2001). Esad Mehmed Efendi ve Bağçe-i Sefâ-Endûz’u (İnceleme-Metin). Ankara: Kültür Bakanlığı Yay.


Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. GÜROL PEHLİVAN
Yayın Tarihi: 13.09.2013
Güncelleme Tarihi: 07.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Fahriye

Zât-ı Hakk’ın mazharıyız sırr-ı Sübhân bizdedir

Vech-i Hakk’ın mahremiyiz zât-ı Rahmân bizdedir

 

Ehl-i derd olanların derdine kıldık biz devâ

Sırr-ı Lokman sâhibiyiz derde dermân bizdedir

 

Hakk ile hak olmuşuz biz cezbe-i Rahmân ile

Cân u baş kaydını koyduk vasl-ı cânân bizdedir

 

Sırr-ı Tâ-hâ ile Yâ-sin eyledi bizden zuhûr

Biz ma’ârif genciyiz esrâr-ı Kur’ân bizdedir

 

Cümle ehl-i dillerin ser-çeşmesiyiz biz

Hüsâm Sâki-i aşk-ı Hudâyız âb-ı hayvân bizdedir

 Akkuş, Mehmet- Ali Yılmaz (haz.). Osmânzâde Hüseyin Vassâf Sefîne-i Evliyâ, 4. İstanbul: Kitabevi Yay. 325.

 

İlâhî

Âsitânın senin dâru’l-emândır

Himmet eyle bize Pîr Hüsâmeddîn

Şarâb-ı vahdetden kalbimiz kandır

Himmet eyle bize Pîr Hüsâmeddîn

 

Enbiyâ evliyâ ervâhı bile

Ârifîn âşıkîn erenler ile

Günâhımız afvın sen Hak’dan dile

Himmet eyle bize Pîr Hüsâmeddîn

 

Ravzana yüz süren olur ber-murâd

Tarîkat rüknünde kıldın ictihâd

Hüsâmî kulundur eyleme âzâd

Himmet eyle bize Pîr Hüsâmeddîn

 Akkuş, Mehmet- Ali Yılmaz (haz.). Osmânzâde Hüseyin Vassâf Sefîne-i Evliyâ, 4. İstanbul: Kitabevi Yay. 325.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Abdülvahit Coşkunlud. 1883 - ö. 03 Şubat 1950Doğum YeriGörüntüle
2ABDÎ, Subhî-zâde Abdullâhd. ? - ö. 1763/64Doğum YeriGörüntüle
3ZARÎF MUSTAFA PAŞA, İstanbullud. 1816 - ö. 1861Doğum YeriGörüntüle
4Abdülvahit Coşkunlud. 1883 - ö. 03 Şubat 1950Doğum YılıGörüntüle
5ABDÎ, Subhî-zâde Abdullâhd. ? - ö. 1763/64Doğum YılıGörüntüle
6ZARÎF MUSTAFA PAŞA, İstanbullud. 1816 - ö. 1861Doğum YılıGörüntüle
7Abdülvahit Coşkunlud. 1883 - ö. 03 Şubat 1950Ölüm YılıGörüntüle
8ABDÎ, Subhî-zâde Abdullâhd. ? - ö. 1763/64Ölüm YılıGörüntüle
9ZARÎF MUSTAFA PAŞA, İstanbullud. 1816 - ö. 1861Ölüm YılıGörüntüle
10Abdülvahit Coşkunlud. 1883 - ö. 03 Şubat 1950MeslekGörüntüle
11ABDÎ, Subhî-zâde Abdullâhd. ? - ö. 1763/64MeslekGörüntüle
12ZARÎF MUSTAFA PAŞA, İstanbullud. 1816 - ö. 1861MeslekGörüntüle
13Abdülvahit Coşkunlud. 1883 - ö. 03 Şubat 1950Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14ABDÎ, Subhî-zâde Abdullâhd. ? - ö. 1763/64Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15ZARÎF MUSTAFA PAŞA, İstanbullud. 1816 - ö. 1861Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Abdülvahit Coşkunlud. 1883 - ö. 03 Şubat 1950Madde AdıGörüntüle
17ABDÎ, Subhî-zâde Abdullâhd. ? - ö. 1763/64Madde AdıGörüntüle
18ZARÎF MUSTAFA PAŞA, İstanbullud. 1816 - ö. 1861Madde AdıGörüntüle