Cemil Kavukçu

(d. 12 Mart 1951 / ö. -)
Hikâyeci, Romancı, Jeofizik Mühendisi
(Yeni Edebiyat / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Bursa / İnegöl’de doğdu. Kendisinden önce Ayfer adlı kızkardeşi öldüğü için kardeşleri Sinan ve Erol gibi ailesinin özellikle annesinin özel ilgisi ile büyüdü. İki buçuk yaşına kadar babaannesi, iki amcası, halası, babası ve annesinden oluşan kalabalık ve huzurlu bir evde büyüdü. Çocuklarını büyütürken zor günler yaşayan manifaturacılık, şoförlük, hayvancılık gibi işlerle uğraşan babası Mustafa Bey ile Kız Marifet Mektebi’ni bitirmiş iyi bir terzi olan annesi, evin geçimini birlikte sağlamışlardır.

Kavukçu, yaşıtlarından önce konuştu ve yürüdü; masallar uydurarak taklitler yaptı. Dündar İlkokulu’nda öğrenci iken annesinin ihtimamı dolayısıyla sokağa çıkmasına izin vermemesi nedeniyle izlediği kovboy ve Kızılderili filmleri ile ve okuduğu çizgi romanları evlerinin arka bahçesinde canlandırdı; tahta kılıçlar ve telden arabalarla hayal dünyasını zenginleştiren oyunlar oynadı. Mahallenin çocuklarına kendi uydurduğu tiyatro oyunlarını sahnelettiği bu dönemdeki çocukluk anıları, “Öldün Şimdi Sen” ve “Avludaki Tren” gibi birçok öyküsüne kaynaklık etti. Ailenin ekonomik sıkıntılarının farkında olan Cemil ve kardeşi Sinan, oynatılan tiyatro gösterilerinde mahallenin çocuklarına bilet keserek, telden arabalar yapıp satarak destek oldular.

İnegöl’de ortaöğretim bulunmadığından lise öğrenimi için dedesinin bulunduğu İstanbul’daki Pertevniyal Lisesi’ne kaydını yaptıran Kavukçu, aynı yıl böbrekleriyle ilgili bir rahatsızlık geçirince okulu yarıda bırakarak İnegöl’e döndü. Hasta olduğu günlerde kardeşi Sinan’ın yardımıyla İnegöl İshak Paşa Kütüphanesi’nden faydalanarak klasik romanları okuyarak edebiyat birikimi oluşturdu. Eğitimine bir yıl ara verdikten sonra İnegöl’de açılan liseye kayıt yaptırdı; ancak o yıl sınıfta kaldı ve liseyi beş yılda tamamladı. Liseden mezun olduğu yıl, üniversiteye yerleşemedi. Gezmeyi ve rahatlığı seven Cemil Kavukçu, ressam veya sinemacı olmayı düşündü. Babasıyla semt pazarında manifaturacılık yapması ve İnegöl’deki gezintilerde gözlemlerde bulunması, hayata bakışını değiştirdi; yaşamın boşluğunun farkına vardı.

Cemil Kavukçu, 1972’de ikinci kez girdiği üniversite sınavını kazanarak İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’ne girdi. Okuma alışkanlığını kazandığı üniversite yıllarında en çok Batı edebiyatına yöneldi. Bu yıllarda yazdığı roman denemeleri ve öykü denemeleriyle yazarlığa adım attı. 1973-1974 yıllarında askeri darbe sonrası yaşanan suskunluk sona erip toplumda olaylar çıkmasına paralel sağ-sol kutuplaşmaları, okul kavgaları ve çatışmaları merkezli öğrenci olayları yaşandı. Yazar, siyasi olaylara karışmasa da sol grubun içerisinde tanındı ve sol görüşlü kitapları okuyarak kendisine yeni ufuklar açmaya çalıştı.

1976’da üniversiteden mezun oldu. Okul bitince İnegöl’de nikâh ve Ordu’daki sade bir düğün yapılarak Meral Hanım ile evlendi. Lisansı tamamladıktan sonra yüksek mühendisliği okumadı ve Maden Teknik Arama’ya başvurarak memuriyet hayatına atıldı. Büyük şehirde yaşamanın zorluğu nedeniyle yazları, şantiyelerde petrol arama çalışmalarına katıldı. Maden Teknik Arama’nın sismik gemisinde de çalışan yazar, emekliliğine kadar Ankara’da jeofizik mühendisi olarak çalıştı. Bu zor günlerde kendi imkânlarıyla kitaplarını bastırdı.

1983’de ilk öykü kitabı olan Pazar Güneşi yayımlanan Cemil Kavukçu, öykü yarışmalarına katılarak adını duyurmaya çalıştı. 1987’de “Patika” öyküsü ile Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’nü aldı ve kitap Varlık’ta yayımlandı. 1990’da Temmuz Suçlu Varlık Yayımları’ndan basıldı. Öykücülüğümüzün önemli isimlerinden biri haline geldiği dönüm noktası halindeki 1995’de Erdal Öz’ün “Aramıza hoş geldin” sözüyle Kavukçu öykülerinin kaderi değişerek kitapları artarda yayımlandı. Okumayı hayatının bir parçası haline getirerek öykü yazmaya başlayan yazarın 1980'de öyküleri dergilerde yayımlandı. 1987'de Yaşar Nabi Nayır Öykü; 1996’da Sait Faik Öykü; 2003’te Türkiye Yazarlar Birliği Hikaye; 2009’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği Sedat Simavi ödüllerini aldı.

Şu anda emekli bir memur olarak Ankara’da yaşayan yazarın 1981 doğumlu Melih adında bir oğlu vardır.

Çocukluğunda okuduğu çizgi romanların öykü yazma sürecine katkısının büyük olduğunu dile getiren Cemil Kavukçu, 1970’ten itibaren öykü yazma çalışmalarına başlar. “Pazar Güneşi” adlı ilk öyküsü, 1981’de Sesimiz dergisinde yayımlandığında olumlu eleştiriler aldı ve yazarın kendine güveni gelişir; bunun üzerine ilk öykü kitabına da Pazar Güneşi adını verir. 1983 yılında yayımlanan bu eserin yayım aşamasında çeşitli zorluklarla karşılaşır. İkinci kitabı olan Patika ile 1987’de Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’nü alması, geniş bir okuyucu kitlesi tarafından okunduğunun ve beğenildiğinin göstergesi olur.

Cemil Kavukçu’nun, 1970’li yıllardan başlayarak yayımlanan Pazar Güneşi (1983),Temmuz Suçlu (1990), Uzak Noktalara Doğru (1995), Yalnız Uyuyanlar İçin (1996), Bilinen Bir Sokakta Kaybolmak (1997), Dört Duvar Beş Pencere (1999), Gemiler de Ağlarmış (2001), Başkasının Rüyalar (2003), Selo’nun Kuşları (2004), Three Stories (2004)(İngilizce), Nolya (2005), Mimoza’da Elli Gram (2007), Mimoza’da Elli Gram (2007), Angelacoma’nın Duvarları (2008), Radde (2009), Tasmalı Güvercin (2009), Tasmalı Güvercin (2009), Düşkaçıran (2009), Perişanız Gecenin Karanlığında (2009), Havhav Kardeşliği (2010)(Çocuklar için), Bir Öykü Yazalım mı? (2011)(Çocuklar için), Aynadaki Zaman (2014), Maviye Boyanmış Sular (2016), Üstü Kalsın (2017), O Vakit Son Mimoza (2017), Tasmalı Güvercin (2017) ve Yüzünüz Kuşlar Yüzünüz (2017) adlı adlı öykü kitaplarındaki öykülerin kaynağı, gerçek yaşamdır. Her türlü olumsuzluğa karşın öykü yazmayı bırakmayan yazar, yakın çevresindeki kişileri ve onların yaşam biçimlerini kendi düş süzgecinden geçirdikten sonra gerçek yaşamla ilişkilerini koparmadan anlatır. Kurgunun bu niteliği, okur ile öykü kişileri arasındaki duygu bağını da şekillendirir. Çocukluk döneminin ve anılarının etkisi altındaki yazar, eserlerinde çocuklar, çocukluğuna dönmek isteyen yetişkinler aracılığıyla kendisinde izi hiç kaybolmayan bu dönemin etkisini belirginleştirir.

Birbirinin devamı niteliğindeki Cemil Kavukçu öykülerinde farklı kitaplarda, farklı adlarla aynı öykünün ortak şahıslarla devam eder. Bunun sebepleri, şahıs kadrosunun çok geniş olmaması; belirli bir çevredeki insanların anlatılması; kendi yaşamının, kendi çevresinin bütün gerçekliği ile yansıtılması; yazarın bilmediği farklı çevreleri anlatmamasıdır. Hayatın içinde bilinmeyen küçük insanların büyük dünyalarını kurgulayan öykülerin kişiler dünyası, mutsuz, yalnız ve hayata karşı boş vermişlik içindeki karakterlerden oluşur. Apartman dairelerinde çatışma yaşayan teknoloji icadı araç sesleri arasında kendi sesini duymaya çalışan, kalabalık caddelerde bir dost arayan kentli ile bunların dışındaki taşrada yaşayan kurgu kişilerinin gündelik yaşamı, öykülerin merkezî sorunsalıdır. Öykülerde yaşayan kişiler, canlı diyaloglar, her an işitilebilecek sesler, kent ve taşra yaşamının gerçek mekânları egemendir. Günlük yaşamın içinde café ve kahve birlikte yer aldığı bu öykülerde, içki, sigara, meyhaneler ile karakterler arasında da özdeşim vardır.

Beğendiği öykücülerin Sait Faik, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Tahsin Yücel, Bilge Karasu, Füruzan, Tomris Uyar, Pınar Kür, Erdal Öz ve Selim İleri olduğunu dile getiren Cemil Kavukçu, durum öyküleri yazar. Sait Faik’e sıradan insanları ve basit yaşamları anlatması yönüyle benzerken anlatıcıyı merkeze koyarak anlatması bakımından ayrılır. Sabahattin Ali’ye ise, öykülerindeki varoluşsal hüzün ile benzemesine rağmen hüznü tüm metne yayabilmesi ile farklılaşır.

Yaşamı doğallığı içinde anlatan Cemil Kavukçu’nun, metinlerinin okur üzerindeki bütünsel etkisi, dil kullanımındaki özgünlüğün yansıması halindedir. Yazar, uzun ve birleşik cümleler yerine kısa cümleler tercih eder; anlatımda sıradanlığa, tekdüzeliğe, abartıya düşmez; konuşma üslubu ile yazı üslubunu öykünün akışına göre ustalıkla kullanır. Sanatkar, yazmak için büyük ve özel bir çaba harcamadığını; bir unsurun, bir sözün, bir cümlenin, bir tümcenin, bir sesin, bir görüntünün, bir müziğin öykü yazması için yeterli olduğunu; belli bir plana göre hareket etmediğini dile getirir. Öykülerdeki anlatım tekniğinin dilin kendi biçimini oluşturan biçem ile şekillendiği görülür. Zamanla değişen, gelişen, kılıktan kılığa giren, şekillenen, olgunlaşan ve yazıya dökülen bu teknik belli bir kalıba dökülmesi mümkün olamayacak kadar değişkenlik gösterir. Yazarın otururken, yürürken ya da herhangi bir işle uğraşırken zihnini açıktan açığa meşgul eder. Disiplinsizlik olarak nitelenebilecek bu durum, eserlerin bir öz üzerine çağrışımlar ile inşa edilmesi ile sonuçlanır.

Öykü yazmak için ‘eşref saati’ni beklediğini ancak roman yazmak için herhangi bir zaman beklemediğini söyleyen Cemil Kavukçu, romanlarının iskeletini önceden oluşturur; bu plâna bağlı kalarak yazar. 1998’deki Dönüş adlı ilk romandan sonra Cemil Kavukçu, öyküdeki başarısını roman türünde de gösterir. Daha sonra ise Suda Bulanık Oyunlar (2004), Gamba (2005), Angelacoma’nın Duvarları (2008), Yalnız Uyuyanlar İçin (2016), Yolun Başındakiler (2017) adlı romanları ile çocuk romanı olan Havhav Kardeşliği (2010), Yeşilcik (2017), Kafeste Bir Topik- Bopato-3 (2018), Berk’in Gizli Gücü (2018) yayımlanır. Hayatın kıyısında kalmış, tutunamayan, yalnız ve alkol bağımlısı taşralı ve kentli karakterleri merkeze aldığı romanlarda da geçmişe dönüş ana belirleyicidir.

Kaynakça

Bilgin, Tamer K. (1989). “Cemil Kavukçu’nun Öyküleri”. Yazıt. 24-26.

Er, Tülin (2000). “Yaşamın Doğasında Kendi Yatağını Çizen Öyküler”. Adam Öykü. 26:116-121.

Eren, Zerrin (2000). “Cemil Kavukçu’nun Üç Öyküsünde ‘Metinlerarası Çerçeve’ Uygulaması”. Adam Öykü. 27: 103-110.

Fethi, Naci (1996). “Cemil Kavukçu’nun Yeni Hikâye Kitabı”. Adam Öykü. 2: 38-47.

Gümüş, Semih (1996). “Soruşturma-2 – En Beğendiğiniz Genç Öykücüler Kimlerdir?”. Adam Öykü. 7: 63-66.

Gümüş, Semih (2003). Öykünün Bahçesi. İstanbul: Adam Yayınları.

İleri, Selim (1996). “‘Ben Yaşamadığım, Duyumsamadığım Şeyleri Yazamıyorum’”. (Söyleşiyi Yapan: Semih Gümüş). Adam Öykü. 7 Kasım Aralık. s.67-71.

İleri, Selim (1996). “Cemil Kavukçu İle Söyleşi”. (Söyleşiyi Yapan: Aziz Çağlar). Hürriyet Gösteri. S.187: 34-36.

Kavukçu, Cemil (2000). “Öykülere Taşınan Yolculuk”. Hece. 46/47: 236-237.

Kavukçu, Cemil (2005). “Yaşananlar, Yazılanlar, Yazılamayanlar”. İmge Öyküler. 3: 94-95.

Erol, Kemal (2013). “1980 Sonrası Türk öykücülüğünde Cemil Kavukçu ve Temmuz Suçlu Adlı Öykü Kitabının Tutunamayan Karakterlerinde Kimlik Bunalımı”. Turkish Studies. 8/13: 867-883.

Koçak, Melike (2008). Beşinci Pencere Cemil Kavukçu Kitabı. İstanbul: Can Yayınları.

Özer, Sevinç (1999). “Ulusal Karakterin Belirlenmesi Üzerine Öyküler: Cemil Kavukçu Taşrası”. Adam Öykü. 22: 96-108.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. ÜLKÜ ELİUZ
Yayın Tarihi: 15.02.2019
Güncelleme Tarihi: 20.12.2020

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Pazar GüneşiCan Yayınları / İstanbul1983Hikâye
Temmuz SuçluCan Yayınları / İstanbul1990Hikâye
Uzak Noktalara DoğruCan Yayınları / İstanbul1995Hikâye
Yalnız Uyuyanlar İçinCan Yayınları / İstanbul1996Roman
Yalnız Uyuyanlar İçinCan Yayınları / İstanbul1996Hikâye
Bilinen Bir Sokakta KaybolmakCan Yayınları / İstanbul1997Hikâye
Dört Duvar Beş PencereCan Yayınları / İstanbul1999Hikâye
Gemiler de AğlarmışCan Yayınları / İstanbul2001Hikâye
Başkasının RüyalarıCan Yayınları / İstanbul2003Hikâye
Selo’nun KuşlarıCan Yayınları / İstanbul2004Hikâye
Suda Bulanık OyunlarCan Yayınları / İstanbul2004Roman
Three StoriesEpsilon Yayınları / İstanbul2004Hikâye
GambaCan Yayınları / İstanbul2005Roman
NolyaCan Yayınları / İstanbul2005Hikâye
Mimoza’da Elli GramCan Yayınları / İstanbul2007Hikâye
Angelacoma’nın DuvarlarıCan Yayınları / İstanbul2008Roman
DüşkaçıranCan Yayınları / İstanbul2009Hikâye
Tasmalı GüvercinCan Yayınları / İstanbul2009Hikâye
Perişanız Gecenin KaranlığındaCan Yayınları / İstanbul2009Hikâye
RaddeDaktylos Yayınları / İstanbul2009Hikâye
Tasmalı GüvercinCan Yayınları / İstanbul2009Hikâye
Havhav Kardeşliği- BopatoCan Yayınları / İstanbul2010Roman
Bir Öykü Yazalım mı?Can Yayınları / İstanbul2011Hikâye
Yolun BaşındakilerGünışığı Kitaplığı Yayınları / İstanbul2013Roman
Aynadaki ZamanCan Yayınları / İstanbul2014Hikâye
O Vakit Son MimozaCan Yayınları / İstanbul2015Hikâye
Maviye Boyanmış SularCan Yayınları / İstanbul2016Hikâye
Yüzünüz Kuşlar YüzünüzCan Yayınları / İstanbul2017Hikâye
Masal Kurma OyunuCan Yayınları / İstanbul2017Hikâye
Üstü KalsınCan Yayınları / İstanbul2017Hikâye
YeşilcikCan Yayınları / İstanbul2017Roman
Özgürlüğe Kaçış/ Bopato-2Can Yayınları / İstanbul2018Roman
Kafeste Bir Topik- Bopato-3Can Yayınları / İstanbul2018Roman
Berk’in Gizli GücüCan Yayınları / İstanbul2018Roman

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1ZA’ÎF, Yahyâ, Hâcî Mustafâoğlud. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2Ayten Uğuralpd. 26 Şubat 1931 - ö. 25 Temmuz 2010Doğum YeriGörüntüle
3ZÂ’İK, Şeyh Mehmed Emîn Efendid. 1794-95 - ö. 1852-53Doğum YeriGörüntüle
4Mahir Öztaşd. 19 Aralık 1951 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5Petri Moysed. 1951 - ö. 6 Ekim 2018Doğum YılıGörüntüle
6ÇOBAN/ÇOBAN HÜSEYİN, Hüseyin Çemrekd. 01.03.1951 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7İsmail Özend. 04 Mart 1971 - ö. ?MeslekGörüntüle
8Salahaddin Karakayand. 1916 - ö. 1966MeslekGörüntüle
9Murat Karacand. 23 Mart 1973 - ö. ?MeslekGörüntüle
10Yılmaz Odabaşıd. 15 Ağustos 1962 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11Gülen İpek Abalıd. 08 Nisan 1980 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12Tekin Gönençd. 08 Mart 1933 - ö. 17 Mayıs 2020Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13Mehmet Akif Alacaoğullarıd. 1961 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14Ahmet Cemil Akıncıd. 1914 - ö. 1 Ocak 1984Madde AdıGörüntüle
15Mustafa Necati Sepetçioğlud. 1932 - ö. 8 Temmuz 2006Madde AdıGörüntüle