Müzehher Vâ-nû

Nihal Karamağaralı
(d. 1912 / ö. 14 Nisan 2011)
Yazar, gazeteci, çevirmen
(Polisiye – Bilim Kurgu / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Eserlerini Nihal Karamağaralı müstearıyla veren Müzehher Vâ-nû, Vâlâ Nurettin Vâ-Nû'nun eşidir. Devrinin önemli işadamlarından Faruk Bey ile Çerkez asıllı Nihal Hanım'ın kızıdır. Babası ve eniştesinin, iş nedeniyle Beyrut'a gittikleri ve aileyi de yanlarında götürdükleri sırada, Lazkiye'de, 1912'de dünyaya gelir. Babası ve eniştesinin Beyrut'ta tutuklanmasının ardından aile, işgal dönemindeki İstanbul'a yerleşir. Faruk Bey'in İngiliz Masonlarının yardımıyla Beyrut'tan kaçarak yurda gelmesinin ve anneannenin de bir salgın hastalıkta ölmesi sonrasında aile, İzmir'e yerleşir. Büyükanne, iki hala ve evdeki halayıkla birlikte, geniş bir ailede yetişen yazarın hayatı, annesinin beyninde çıkan urla değişmeye başlar. Yaşı büyütülerek, 1919 yılında Karşıyaka Fransız Okulu'na gönderilen yazar, bir yıllık eğitiminin ardından, ailesiyle Antalya'ya taşınır. Annesi, bir müddet daha yaşadıktan sonra, bir Kurban Bayramı gününde vefat eder. Düzenli eğitim alamayan yazara, babası destek olur. Divan Edebiyatı metinleri, Hayyam Rübaileri ve Fikret şiirleriyle yetişir, hatta babası ona bir lügat defteri tutturur. Karagöz gazetesini de babasına satır satır okur. İzmir'de Yunan işgalinin başlaması ve babaannesinin bu sırada ölmesi sonucu yazar, yine halalarıyla birlikte yaşamaya başlar ve İtalyan okuluna devam eder. Babası ise talihin desteğiyle, Rusya'ya portakal ihracatına başlar, Antalya'da ilk Ford acentası olur ve İzmir'de sinema salonu açar. Müzehher Hanım, Ticaret Okulu'na yazdırılır. Bu sırada babası, bir hanım ile evlenir. Üvey kızını kendisi için bir tehdit olarak gören kadın, onun eğitimini dahi devam ettirmesine izin vermeden, henüz on altı yaşındaki yazarı, 1929'da, bir oldu bitti ile evlendirir. Yazarın beş yıl süren, ömrünün en büyük pişmanlığı olarak adlandırdığı evliliğinden bir kız çocuğu dünyaya gelir. Kısa süre sonra boşanan yazarın babasının iflası da aynı devrelerde gerçekleşir ve Faruk Bey, tapu müdürü olarak sırasıyla Bursa, Samsun, Manisa ve Büyükada'da görev yapar. Üvey annesinin vefatının ardından babası, bir başka hanımla daha evlenir. Müzehher Hanım bu sırada bir yandan daktilo kursu alırken, bir yandan da ev sahipleri olan Polonyalı bir hanımdan İngilizce dersleri alır. Ayrılığı üzerinden birkaç yıl geçtikten sonra ünlü ressamlardan Cemal Nadir ile evlenir. Kızı Nihal Hanım, bu evliliğin kendisi için gerçekleştirildiğini söylemektedir. Şöyle ki yazar, ilk evliliğini sonlandırırken, kızını eski eşinin yanında bırakmak durumunda kalmış ve babasının yanına, Anadolu'ya geçmiştir. Kızından uzak kalmaya dayanamayan yazar, İstanbul'da kalabilmek için bu evliliği gerçekleştirmiştir (Atay 2012: 185). Ancak dört yılın ardından eşinden boşanır. Eşini hastalık nedeniyle kaybeden Vâlâ Nurettin, arkadaşı olan yazara evlenme teklif eder. Ancak Nurettin Bey askerlik için Konya'ya gitmek durumunda kalınca, birlikte Konya'ya geçerler ve yazar, 1942 yılında, yirmi yılı aşkın süre evli kalacağı Vâ-nû ile evlenir. Askerlik görevinin tamamlanmasının ardından ikili, İstanbul'a taşınır ve Tan, Akşam, Cumhuriyet başta olmak üzere devrin gazete ve dergilerinde çalışırlar. Evleri sanat ve siyaset nabzının attığı mekanlarından birisi olmasına ve dönemin sol fraksiyona bağlı, fikrî mücadele veren kişilerle yakın dostluklarına rağmen siyasetten uzak kalmaya çalışırlar. Hayatları devamlı olarak maddî yoksunlukla sınanan ikili, birbirlerine çok düşkündür (Vâ-Nû, 1997: 28-30). Çok müşfik bir karakteri olan Vâ-nû, "yaradılış olarak haşin" denilen Müzehher Hanım'a sözünü geçirebilen tek kişi olur (Atay 2012: 390). Eşine "küçük hanım" (Atay 2012: 390) diyerek hitap eden, bir fikri veya olayı öncelikle eşiyle paylaşmak isteyen (Sertel 1993: 132) Vâ-nû, “Nelerden vazgeçemezsiniz?” sorusuna “Karımdan vazgeçemem” (Yazoğlu,1955:7) diye cevap verecek denli de Müzehher Hanım'a bağlıdır. Vâ-Nû'nun 1967'deki vefatından sonra, "saçları beyazlayan" ve "dul tenceresini" yayınları ile kaynatırken (Balcıoğlu 1991: 336) uzunca süre yalnız kalan yazar, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın kurucuları arasında yer alır ve yönetim kurulu üyeliği yapar. Pek çok yurt dışı seyahati gerçekleştirir. Son dönemlerinde alzheimerden muzdariptir. 14 Nisan 2011 tarihinde, doksan dokuz yaşında, vefat eder ve Edirnekapı Mezarlığı'na defnedilir.

Müzehher Vâ-nû, Türk edebiyatında çevirileri, roman ve hikâyeleri ile iz bırakmış bir kalem olmasına rağmen, hakkında detaylı bir çalışma yapılmamış, ansiklopedilerde ismine yer verilmemiş, tefrikalarda kalan eserleri hakkında da bir döküm yapılmamıştır. Bunun bir nedeni, Vâlâ Nurettin'in, eşinin ismini kullanarak eserler verdiği yönündeki görüştür. Bu düşünce Vâ-Nû'nun, Rusya'da gerçekleştirdiği ilk evliliğinden olan kızı Hatice Süreyya'nın ismini müstear olarak kullanarak eserler vermesiyle ilgilidir ve daha sonra da Vâ-Nû'nun Müzehher Hanım'a jest olsun diye onun adıyla eserler verdiği düşünülür. Oysa gerek devre ait hatıralar gerek Müzehher Hanım'ın hatıraları ve gerekse Nazım Hikmet başta olmak üzere devrin isimleriyle yaptıkları mektuplaşmalarda geçen bilgiler, romanların Müzehher Hanım tarafından kaleme alındığını ispatlar. Ayrıca roman tefrikalarında olmasa bile yazarın kaleme aldığı hikâyelerinde biyografik etkiler de görülür. İşgal yıllarında Antalya'da yaşadıkları ve özellikle yerel eşkıyalara karşı babasının ve yanında çalışan çiftlik görevlililerinin yaptıkları hazırlıklar, o dönemi yazarın zihninde travmatik etkilere açar ve Müzehher Hanım, Tan ve Akşam'da yazdığı hikâyelerinde bu etkileri işler (Vâ-Nû 1997). Bununla birlikte yazarın, eşiyle ortak kaleme aldığı eserler de vardır. Müzehher Hanım'ın eserleriyle ilgili bir diğer problem de çeviri metinlerin çoğunlukla çeviri olduğu belirtilmeden yayımlanmış ve telif olarak değerlendirilmiş olmasıdır. Aynı durum Vâlâ Nurettin için de geçerlidir hatta yazar, daha sonra bu eserleri tefrika etmek için Benim ve Onların Hikâyeleri isimli eserini yayımlar. Devamının geleceği söylenen bu eserin ancak birinci cildini tamamlayabilir (Atay 2012: 39).

Müzehher Vâ-Nû, düzenli eğitim almamasına rağmen, yabancı dile hâkim olmuş, okuma kültürü edinmiş bir kalemdir. Estetik edebiyat ile popüler edebiyat arasındaki farkı iyi bilmektedir. Bir yandan geçinme kaygısı bir yandan da devrin matbuatında popüler edebiyata ürünlerinin revaçta olması, onu tefrikacılığa mecbur eder. Daha çok kapalı oda türünde popüler polisiye ve cinayet romanları ile tanınır. Eserlerini daima daktilo ile yazar ve bu nedenle ciddi bedensel arazlar da yaşar. Tefrikacılık, eserlerinde klişeleşme, vaka düğümlerinde çözülmeyi getirir. Yaşamak için yazmak durumunda oluş, yazarın edebiyat zevki ile uygunluk göstermez. Anılarında Halide Edip'e yer verdiği satırlarda, kitaplığında bulunan İngilizce polisiye eserlerden duyduğu utancı dile getirir örneğin. Yine de geçim kaygısıyla piyasa işi metinler kaleme almak zorundadır. Bu dönemde Müzehher Hanım, mesaisinin çoğunu İngilizce polis romanlarından çeviriler yapmakla geçirir. Hatta hangi eserin çeviriye layık olacağı konusunda Nazım Hikmet de cezaevinde kitapları okuyup seçmeler yaparak, ona yardımcı olur (Nâzım Hikmet 1970: 37). Yazarın eşi Vâ-Nû ile kaleme aldığı Yaşlı Kadının Oğlu İçin Yaptıkları: Kim Zehirliyor Bunları? isimli eseri, Türk edebiyatında Cingöz Recai'den daha önce kurgulanan polisiye tiplemesi (Üyepazarcı, 2008: 208) Yılmaz Ali'nin beşinci kitabıdır. Serinin dört kitabı, Vâlâ Nurettin tarafından kaleme alınırken, serinin son kitabı, ortak hazırladıkları bu eserdir. J.D.Carr'dan uyarlama olmasına rağmen, belirtilmez (Eren 2018: 2). 1945-1947 yıllarında Akşam'da Büyük Bir Aşk ve Ateşle Oyun isimli eserlerini tefrika eden yazar, 1948'de Ali Hazım tipini ürettiği Karanlık Yol'u yayımlar. Yine aynı yıl Kayıp Fotoğraf tefrika edilir ki siyasî bir polisiye kurgusudur. 1950'de zayıf bir eser olan Çerçeve Dışı yayımlanırken, 1952'de Keramet Çelebi'nin macerası olan İki Ateş Arasında yayımlanır. Sonrasında kadınlara dair amatör dedektif kurgusu olarak dikkati çeken Güler G ve Anberbu Dadı dörtlemesi gelir. Bir mizah içeriği de barındıran bu seri, Ummadık Taş Baş Yarar (Bohem Palas), Yedi Sigâra, Hacı Kurye ve İsrail'e dek uzanan kurgusuyla, Perçemli Adam başlıklarında yayımlanır. 1954 yılında, Cumhuriyet'te Konsolosun Karısı, 1958'de cinayet romanına yaklaşan kurgusuyla Üçüncü Alev yayımlanır. Ak Kitabevi'nin polisiye tefrika serisi içerisinde Uğursuz Fotoğraf ve Esrarengiz Çorap'ı 1962'de yayımlayan yazar, 1964'te eşi Vâ-Nû ile ortak kaleme aldığı Korkusuz Murat isimli eseriyle Doğan Kardeş yayıncılığının düzenlediği Çocuk Eserleri Yarışması'nda ikincilik ödülünü kazanır (TBEA 2003: 161). Eser, on iki yaşındaki bir çocuğun dört hayvanı ile birlikte yaşadığı masalsı maceranın roman tekniğiyle sunulmasıdır. Kitaplaştırılması, 1966 tarihlidir. 1969'da da Kök Salmış Ağaçlar'ı yazar (Üyepazarcı 2008: 209 )

Yahya Kemal, Halide Edip, Nazım Hikmet, Sabiha ve Zekeriya Sertel, Niyazi Berkes, Şevket Süreyya Aydemir, Hüseyin Cahit Yalçın, Kemal Tahir gibi önemli devrin önemli edebiyaçı ve fikir adamları ile tanışıklığı, bu isimlerle aralarındaki mektuplaşmalar edebiyata yazarın bir başka katkısı olurken, kendi ismiyle kaleme aldığı tek kitabı olan Bir Dönemin Tanıklığı isimli hatıra kitabı da hem yazarı hem de çevresini tanımak adına oldukça önemlidir.

Kaynakça

Atay Selçuk (2012). Vâlâ Nurettin Vâ-nû. Ankara: Etkin

Balcıoğlu Şahap (1991). Görüşler Görüşmeler. İstanbul: Yön.

Eren, Oğuz (2018). "Müzehher Hanım Polisiyeleri". https://www.cinairoman.com/posts/2496.

Nâzım Hikmet (1970). Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar (hzl. Müzehher Vâ-Nû). İstanbul: Cem.

Sertel Zekeriya; Sabiha Sertel (1993). “Vâlâ Nurettin”, Sertellerin Anılarında Nâzım Hikmet ve Babıâli, (hzl. Yıldız Sertel). İstanbul: Adam Yayınları, 1993, s.132-135.

Tanzimattan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi (2003) “Vâ-Nû, Vâlâ Nurettin”, (2). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. 1061.

Üyepazarcı, Erol (2008). Korkmayınız Mister Sherclock Holmes!. İstanbul: Oğlak.

Vâ-Nû, Müzehher (1997). Bir Dönemin Tanıklığı, İstanbul: Sosyal.

Yazoğlu, Selma (1955). "Ediplerimizle Konuşmalar". Yirminci Asır. 7.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. DİLEK ÇETİNDAŞ
Yayın Tarihi: 21.08.2019

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Kim Zehirliyor Bunları?Olay / İstanbul1944Roman
Aşkımı Sen ÖldürdünNet / İstanbul1944Çeviri
Uğursuz FotoğrafAka / İstanbul1962Roman
Esrarengiz ÇorapAk / İstanbul1962Roman
Ölüm GemisiHayat / İstanbul1963Çeviri
Korkusuz MuratArkın / İstanbul1966Roman
Günü Gününe Nazi İmparatorluğuCem / İstanbul1977Çeviri
Nazi İmparatorluğunun SonuCem / İstanbul1982Çeviri
Mercan AdasıSosyal / İstanbul1985Çeviri
Uyandırılmış ToprakSosyal / İstanbul1987Çeviri
Bir Dönemin TanıklığıSosyal / İstanbul1997Hatıra

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1FENÂYÎ, Fenâyî Deded. ? - ö. 1519-20Doğum YeriGörüntüle
2MUHAMMED/MEHMED BİN ÂŞIK SELMÂNÜ'L-LÂZKÎd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3HİMMETÎ, Himmetî Beyd. ? - ö. 1590Doğum YeriGörüntüle
4Doğudan, Macit Cevatd. 1912 - ö. 8 Ağustos 1986Doğum YılıGörüntüle
5Divitçi, Cahided. 1912 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6Atok, Oğuz Kâzımd. 24 Mart 1912 - ö. 25 Aralık 1980Doğum YılıGörüntüle
7Didem Madakd. 08 Nisan 1970 - ö. 24 Temmuz 2011Ölüm YılıGörüntüle
8Esma Ocakd. 5 Haziran 1928 - ö. 25 Mayıs 2011Ölüm YılıGörüntüle
9Tölögön Kasımbekovd. 15 Ocak 1931 - ö. 16 Haziran 2011Ölüm YılıGörüntüle
10Can Kozanoğlud. 1963 - ö. ?MeslekGörüntüle
11Ünüvar, Zehrad. 29 Şubat 1944 - ö. ?MeslekGörüntüle
12Mustafa Aydoğand. 01 Haziran 1964 - ö. ?MeslekGörüntüle
13Ayhan Uçmaklıd. 1962 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Ahmet Hidayet Reeld. 1895 - ö. 1971Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Ziyad Ebüzziyad. 06 Eylül 1911 - ö. 26 Mayıs 1994Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Zeybek, Şerife Nihald. 1984 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17Şükufe Nihald. 1896 - ö. 24 Eylül 1973Madde AdıGörüntüle
18Atsız, Hüseyin Nihald. 12 Ocak 1905 - ö. 11 Aralık 1975Madde AdıGörüntüle