NURMUHAMMET ANDALIP

(d. ?/1710 - ö. ?/1770)
Türkmen sahası divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 18. Yüzyıl / Çağatay)
ISBN: 978-9944-237-86-4

18. yüzyıl Türkmen edebiyatının önde gelen şahsiyetlerinden olan Andalıp’ın hayatı ve hangi devirde yaşadığı ile ilgili çok az bilgi bulunmaktadır. El yazma eserlerin giriş kısmındaki bilgilerden ve halk arasındaki rivayetlerden anlaşıldığına göre Andalıp, Daşhovuz’un Yılanlı bölgesinin Garamazı köyünde doğdu. Daha sonra, hastalığı nedeniyle Ürgenç ve Hive civarına yerleşti. Andalıp, Yusup-Züleyha ve Risaleyi-Nesimi adlı eserlerinin girişinde, adının Nurmuhammet Garıp, mahlasının da Andalıp olduğunu söyler. Ayrıca şehrinin Ürgenç, hamisinin de Şah Gazi olduğunu belirtir (Meredov ve Nuryagdıyev 1976: 8).

Andalıp’ın, 18. yüzyılda tahminen 1710-1770 yılları arasında yaşadığı kabul edilmektedir. Bu görüşü savunanlar yukarıdaki mısralarda adı geçen Şah Gazi Han’dan (1766-1767) yola çıkarak Andalıp’ın doğum tarihini 1710 olarak kabul etmişlerdir. Bu hususta ikinci bir görüş ise, Andalıp’ın 17. yüzyılda doğduğu ve yaşadığıdır. Başta Gurbannazar Nazarov olmak üzere bazı Türkmen araştırmacılar, İlimler Akademisi El Yazmaları Enstitüsünde 1228 nolu nüshadan yola çıkarak, şairin doğum tarihinin 1665-70 yılları olduğunu söyler (Lirika 1976: 8-9). G. Nazarov, 1976 yılında Andalıp’ın Yusuf-Züleyha adlı eseri üzerine yaptığı çalışmada, şairin 1720 yılında Şirgazi Han devrinde 55 yaşında olduğunu söyler. Onun tahminine göre şair 1665-70 yıllarında doğmuştur. Nazarow’un bu görüşüne A. Bekmıradov gibi birçok akademisyen destek verir (Şıhnepesow 2008: 31-32). Andalıp’ın yaşadığı dönem hakkındaki bu iki farklı görüşten henüz herhangi birisi kesinlik kazanmamıştır.

Klasik Türkmen edebiyatının en çok eser veren isimlerinden biri olan Andalıp, sadece Türkmenistan’ın değil, başta Harezm bölgesi olmak üzere Türkistan coğrafyasının tanınan şahsiyetlerinden biridir. 19. yüzyıl Özbek şairlerinden Munis’in, onun “ne bela hup” redifli gazeline; Muhlis’in de “çendan-çendan” redifli gazeline tahmis yazmaları Andalıp’ın sahip olduğu şöhreti göstermesi bakımından önemlidir (Aça 2003: 78). Andalıp’ın yaşadığı yıllar, Türkmenlerin oldukça sıkıntılı günler geçirdiği bir dönemdir. Merkezî bir otoriteye bağlı olmadan dağınık boylar halinde yaşayan Türkmenler, hem boylar arasındaki mücadeleler hem de dış saldırılar nedeniyle sıkıntılı günler yaşamıştır. Bu zor günlere şahit olan şairin birçok şiirinde geçen, “Andalıp-ı bîneva”, “Andalıp-ı zâr”, “Andalıp-ı belakeş”, “Andalıp-ı nâtuvan”, “Andalıp-ı hasta” gibi ifadeler bu meşakkatli günlerin tezahürüdür (Meredov ve Nuryagdıyev 1976: 10).

Andalıp, 18. yüzyıl Türkmen edebiyatında destan yazma geleneğinin en önemli temsilcisidir. Şairin Leyli-Mecnun, Yusup-ZüleyhaBaba Rövşen Zeynel-Arap adlı destanları ile  Risale-i-NesimiOguznamaSagdı-VakgasKıssa-yı Firgaun adlı poemaları bulunmaktadır (Şıhnepesov 47-56). Bu eserlerin dışında Farsçadan tercümeleri de olan Andalıb’ın “Melike Mehrinigar” adlı povesti de vardır (Aça 2003: 104). Şiirin pek çok türünde eser veren Andalıp, klasik edebiyatımızın en çok tercih edilen gazel, muhammes, murabba, müseddes, tahmis gibi nazım şekillerini ustalıkla kullanmıştır. Ancak onun şiirleri arasında tahmislerinin ayrı bir yeri vardır. Andalıp, Türkmen klasik edebiyatında en çok tahmis yazan şairdir (Meredov ve Nuryagdıyev 1976: 18-19). Andalıb, tahmislerinin çoğunluğunu - on altı tane - Ali Şir Nevaî’ye yazmıştır. Bunun dışında Fuzulî, Habibi, Vepa, Camî, Ubeydî gibi şairlerin gazellerine de tahmislerde bulunmuştur (Meredov 1970: 43-52). Andalıp’ın tahmislerinin ve diğer şiirlerinin konusu büyük oranda aşk ve sevgidir. Ancak bunun yanında şair, ferdi konuların yanı sıra toplumsal meselelere de değinmiştir. Felekten şikâyet, yaşadığı dönemdeki soysal eşitsizlik ve adaletsizlik, ağır hayat koşulları, ilme ve akla değer verilmemesi vb. gibi konular Andalıp’ın tahmislerinde değindiği meselelerdir (Meredov ve Nuryagdıyev 1976:24).Klasik edebiyat geleneğini çok iyi bilen Andalıp, şiirlerinde teşbihleri de başarıyla kullanmıştır. Ancak bunlarla beraber sosyal meseleler ve vatan sevgisi gibi konular da şiirlerde yer almıştır. Andalıp’ın şiirleri arasında “Cıkır” adlı şiirinin ayrı bir önemi vardır. Bu şiir, Gayıbı’nın “Otuz İki Tohum Kıssası” ile birlikte Türkmen Klasik edebiyatında çiftçilik konusunda yazılmış en orijinal eserlerden biridir. 

Kaynakça

 

Aça, Mustafa (2003). Oğuznamecilik Geleneği Ve Andalıp Oğuznamesi. İstanbul: IQ Kültür-Sanat Yay. 

Meredow, A. (1970). Andalıp ve Türkmen Yazuv Edebiyatynda Tahmıs Yazmaklık Debi. Aşgabat: Türkmenistan İlimler Akademisi.

Meredov, A. ve Nuryagdıyev, A. (hzl.) (1976). Nurmuhammet Andalıp Lirika. Aşgabat:Ilım Neşiryatı. 

Şıhnepesov, Aman (2008). XVIII. Asır Türkmen Edebiyatı. Aşgabat: Türkmenistan Bilim Bakanlığı.

Türkmen Dilinin Sözlügi (1962). Aşgabat: Ilım Neşriyatı.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ SONER SAĞLAM
Yayın Tarihi: 14.11.2014
Güncelleme Tarihi: 10.11.2021

Eserlerinden Örnekler

 Ey köňül (Novayı'nıň gazalına tahmıs)

Ol periden özgege telmirmegeysen, ey köňül!

Eylese jövrü-sütem ınjılmagaysen, ey köňül!

Muddagılar tagnıdan tartılmagaysen, ey köňül!

“Isteseň hijr otuga yakılmagaysen, ey köňül sen, eyköňül!

Yardan, zınhar, kim ayrılmagaysen, ey köňül!”

Bezm era ol meh lıkadan gayrı hura bolmasın,

Bil, kim ol Leyli bilen Şirinu-Uzra bolmasın,

Pırkatıda besteriň juz haru-hara bolmasın,

“Bu ki gan yaşım diyseň, kim äşgära bolmasın,

Meyl edip yaşlar sarı gatılmagaysen, ey köňül”.

 

Pitneler saldı jahanga iki kapır gözleri,

Leyk jan tagmın berer nutk etse, şirin sözleri,

Sorsalar, diy: “Huplarda yokdur andan sözleri,

“Diyseler: “Leylimu artık husn era ya ol peri?”

Gerçi Mejnun sen, gerek yaňılmagaysen, ey köňül”.

 

Eyledi bu gaşları kovsu-kazah huşuňnı mahv,

Ol mussafa gabgabı-halı-meneh huşuňnı mahv,

Ya seniň divanalık, ya bu fereh huşuňnı mahv,

“Kıldı çun sakı lebi etgeç kadah huşuňnı mahv,

Tä ebet, zınhar, kim ayılmagaysen, ey köňül!”

Andalıb-a, bu mahal endişe birlen mahu-sal,

Yar vaslın pikr edip, görmek hıyaldır hıyal,

Deyr piri hızmatında kılmayın kesbi-kemal,

“Dövleti-bakı Novayı dek erer tapmak mahal,

Tä tamam özlükni panı kılmagaysen, ey köňül!”

(Meredov, A. ve Nuryagdıyev, A. (hzl.) (1976). Nurmuhammet Andalıp Lirika. Aşgabat:Ilım Neşiryatı. 68-69).

 

Türkiye Türkçesi Karşılığı

Ey Gönül

O periden başkasını özleme sen, ey gönül!

Eylese cevr-i sitem incinme sen, ey gönül!

Müddeîlerin alayından çekinme sen, ey gönül!

“İstesen ayrılık ateşine yakılma sen, ey gönül!

Yardan zinhar ki ayrılma sen, ey gönül! “

Mecliste o ay yüzlüden gayrı huri olmasın,

Bil ki Leyla ile Şirin ve Azra olmasın,

Ayrılıkta yatağın diken ve taş olmasın,

“ Bu kanlı yaşım desen, kimseye aşikâr olmasın,

Meyl edip yaşlara doğru katılma sen, ey gönül”

 

 Fitneler saldı cihana iki kâfir gözleri,

Ammâ cana lezzet verir konuşsa, şirin sözleri,

Sorsalar, de: “Güzellerde yoktur onun sözleri,

“Deseler: “Leyla mı daha güzel yoksa o peri?”

Gerçi Mecnun’sun, yanılmaman gerek, ey gönül”

 

Eyledi o kaşları gökkuşağı aklını mahv,

O pak çifte gerdanındaki ben aklını mahv

Ya senin divaneliğin ya da bu sevinç aklını mahv,

“Eyledi saki, kadeh edince dudağını aklını mahv,

Ta ebet, zinhar ki ayılma sen, ey gönül!”

Ey Andalıp, bu vakit endişe ile ay ve yıl,

Yar vaslin düşünüp, görmek hayaldir hayal,

Der peri hizmetinde kazanç elde etmeyin,

“Devlet-i bakiyi Nevaî gibi bulma vaktidir,

Ta tamam kendini fani eyleme sen, ey gönül!”

 

NE BELA HUP

Ey reşki-peri, mähri-jemalıň ne bela hup,

Ey niluferi dek goşa halıň ne bela hup.

 

Pikiriňde bolup, gözlerime jilve nemayan,

Her sagatu-her lahza hıyalıň ne bela hup.

 

Laglıň gamıdan taşladı Hızır abı-hayatın,

Kövser suvı dek safı-zulalıň ne bela hup.

 

Ey hüyr, yüzüňniň biri ay, birisi gün dek,

Bu ayu-kuyaş üzre hilalıň ne bela hup.

Öldürse gözüň, iki lebiň leyk berur jan,

Janbahşlıgıň hubu-kıtalıň ne bela hup.

 

Baksam yüzüňe Andalıbasa ajap ermes,

Pırkatzede bolganga vısalıň ne bela hup.

(Meredov, A. ve Nuryagdıyev, A. (hzl.) (1976). Nurmuhammet Andalıp Lirika. Aşgabat:Ilım Neşiryatı. 35-36).

 

Türkiye Türkçesi Karşılığı

Ne Güzel Bela

Ey kıskanılan peri, mihr-i cemalin ne güzel bela,

Ey nilüfer gibi çifte benin ne güzel bela.

 

Fikrinde olup gözlerime cilve nümayan,

Her saat her an hayalin ne güzel bela.

 

Dudaklarından akıttı Hızır âb-ı hayatı,

Kevser suyu gibi saf-ı zülalin ne güzel bela.

 

Ey huri, yüzünün biri ay, bir gün gibi,

Bu ay ve güneşin üstünde hilalin ne güzel bela.

Öldürse gözün, iki dudağın verir can,

Can bahşetmen de katletmen de ne güzel bela.

 

Baksam yüzüne Andalıb tuhaf olmaz,

Firkat zede olunca visalin ne güzel bela.

 


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1SUBHÎ, Subhî Mehmed Efendid. 1710? - ö. 15 Nisan 1769?Doğum YılıGörüntüle
2Hızır Ağad. 1710? - ö. 1796?Doğum YılıGörüntüle
3SÂHİB, Pîrî-zâde Osman Sâhib Efendid. 1710-11 - ö. 2 Mart 1770Doğum YılıGörüntüle
4İRFANÎ, Şeyh Abdullah İrfanî Efendid. ? - ö. 1770Ölüm YılıGörüntüle
5SÂHİB, Pîrî-zâde Osman Sâhib Efendid. 1710-11 - ö. 2 Mart 1770Ölüm YılıGörüntüle
6TÂHİRd. 1720 - ö. 1770?Ölüm YılıGörüntüle
7AZADI, Dövletmemmetd. 1700 - ö. 1760MeslekGörüntüle
8EMSALÎ, Mustafa Turgutd. 1900 - ö. 29.03.1978MeslekGörüntüle
9SÜMMÂNÎd. 1861 - ö. 1915MeslekGörüntüle
10AZADI, Dövletmemmetd. 1700 - ö. 1760Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11NİŞÂTÎ, Kadı Muhammedniyâzd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12KİRÂMİ, Seyyid Muhammed Hocad. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13EMÎRÎ, Yûsuf Emîrîd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14BEDR-İ DİLŞÂDd. 1404-5 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15HIZRÎ, Hızır Bey, Hızır Çelebid. ? - ö. 1458-59Madde AdıGörüntüle