İnci Aral

(d. 27 Kasım 1944 / ö. -)
Öykücü, Romancı, Deneme Yazarı
(Yeni Edebiyat / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

İnci Aral, 27 Kasım 1944’te ailenin ikinci çocuğu olarak Denizli’de doğmuştur. Aslen Alanyalı, İstanbul'da büyümüş olan (Çelik, 2018: s.112) Orman mühendisi babası Şahabettin Bey’in görevi sebebiyle dokuz yaşına kadar Denizli, Bolu ve Manisa gibi şehirlerde yaşamıştır. Henüz otuz beş yani oldukça genç sayılabilecek bir yaşta babası felç geçirince Aral'ın hayatı tamamıyla değişmiştir. Bu durum bir bakıma ailenin parçalanışının başlangıcı olmuştur. Kısmi felç geçiren babası, duruma katlanamayarak kızının gözleri önünde intihara teşebbüs etmiştir. Bu trajik olayın üstünden çok uzun bir zaman geçmeden henüz kırk yaşındaki babası ikinci kalq krizini geçirerek vefat edince aile, Aral’ın Bursa’daki halasının yanına taşınmıştır. Bursa’ya yerleştikten sonra annesi Ayfer Hanım, Orman İdaresi’nde kâtibe olarak çalışmaya başlamış, İnci Aral da İpekçilik Yokuşu’ndaki Yirmi Üç Temmuz İlkokulu’nda dördüncü sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam etmiştir. Çelebi Mehmet Ortaokulu'na yakın bir evde kiracı olarak oturmuşlar. Fakat ne yazık ki bu durum da uzun sürmeyerek Ayfer Hanım, hayatın bu ağır yüküne dayanamayıp eşi gibi beyin kanaması geçirmiştir. İnci Aral, bu acıyı şöyle anlatır: "Yüksek tansiyonu ve migreni vardı. Tansiyon o yıllarda tedavi edilemiyordu. Annem de otuzbeş yaşında beyin kanaması ve felç geçirdi. Babamdan iki yıl sonra aynı nedenle annemi de kaybettim. Evimiz, yuvamız dağıldı" (Çelik, 2018: s.112).

İnci Aral, on bir yaşında annesini de kaybedince onu Bursa’daki halası, kız kardeşi Sevil’i ise Muğla’daki halası yanına almıştır. Ağabeyi ise yatılı okulda okumaktadır. Böylece aile tamamıyle parçalanmıştır. Yazarın çocukluğunun bu üzücü travmaları, ilerleyen yıllarda kaleme aldığı edebi eserlerine de yansımıştır.

İnci Aral, daha sonra, parasız yatılı olarak öğrenimini sürdüreceği Manisa Kız Öğretmen Okulu’na başlamış, orada edebiyata olan ilgisi daha da artmıştır. O günlerini şöyle anlatır:

“Manisa Öğretmen Okulu'nda okurken kentte çıkan 'Spil' dergisinde şiirlerim ve onlara çizdiğim desenler yayımlandı. Gene okul duvar gazetelerinin başköşesindeydim kuşkusuz. Kültür Edebiyat, Kitaplık Kollarının değişmez başkanıydım. MEB klasikleriyle dolu okul kitaplığına kendimi kilitleyerek saatler geçirirdim. Sonra, mektup yazmayı çok seviyordum. Ağabeyime, sınıf arkadaşım Zühal'e uzun mektuplar yazıyordum o sıralar.” (Barbarasoğlu N., “İnci Aral ile Dünden Bugüne”, s.35). Okulu bitirdikten sonra da Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nde yüksek eğitimine devam etmiştir.

Okuldan mezun olduktan sonra Samsun Kız Öğretmen Okulu’nda yirmi yıl sürecek olan öğretmenlik hayatına atılmıştır. İlk evliliğini gerçekleştiren yazar, Manisa’ya yerleşmiş ve burada on yıl kadar kalmıştır. Ne yazık ki evliliği sürdüremeyince 1974'te boşanmıştır. Bu ilk evliliğinden iki oğlu olmuştur. 1978’de İzmir, Bornova'da yedi ay öğretmenlik yapmıştır. Yine 1978'de ikinci evliliğini Ali Gür ile gerçekleştirmiş ve Ankara’ya yerleşmiştir. 12 Eylül döneminden önce Gazi Eğitim’de çalışmış, 12 Eylül’den sonra Bağdat Orta Okulu’na sürülmüş, burada da fazla kalamayarak geçici görevle Talim Terbiye’de resim öğretmenleri için sanat eğitimi programı hazırlayan bir komisyonda görev almıştır (Örnek 2007: 6). Bir buçuk yıl süren bu görevinden sonra kadrosunun olduğu Bağdat Orta Okulu’ndan emekliye ayrılmıştır. “Sol düşünce” içinde yer alan yazar, 1980’den sonra takibata uğramış, 1982'de Cumhurbaşkanı hakkında dilekçe veren Aziz Nesin gibi sanatçı ve aydınlar arasında yer almış, “Dilekçe” davası olarak adlandırılan bu hukuksal sorgulama yazarın 1984’teki beraatıyla sonuçlanmıştır (Örnek 2007: 6).

İnci Aral halen İstanbul’da Çengelköy’deki evinde eşi Ali Gür ile birlikte yaşamaktadır.

İnci Aral'ın yayın hayatına atılışı 1976'da Ağda Zamanı adlı ilk öykü kitabında yer alan ilk dört öyküsünü Varlık ve Türk Dili dergilerine göndermesiyle başlar. Bu dergilerde yayınlanan öyküleri büyük beğeni toplar. Daha sonra kaleme aldığı öyküleri “Dönemeç, Soyut, Türkiye Yazıları ve Sesimiz dergilerinde yayımlanır.” (Necatigil, 2000: 48). Ardı ardına birçok roman yazan sanatçı, birçok da ödül alır. TRT için Kirli Sarı adlı üç bölümlük dizi ile Buluşma adlı bir sinema senaryosu kaleme almıştır. Türk Edebiyatının önemli romancılardan biri olarak edebiyat tarihine adını yazdıran sanatçı verimli çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca yazar, 2003 Aralık ayında kurulan “PEN Türkiye Kadın Yazarlar Komitesi”nin kuruluşunda görev almıştır. 2007 yılında Uluslararası PEN Yazarlar Derneği'nde onur kurulu üyesi olan ve son yıllarda aynı derneğin başkanlığını yapan Aral, aynı zamanda Edebiyatçılar Derneği üyesidir.

Ödülleri:

1980 yılında ilk kitabı Ağda Zamanı’yla Akademi Kitabevi “İlk Kitap Başarı Ödülü”ne,

1981 yılında Kıran Resimleri adlı öykü kitabıyla “Nevzat Üstün Öykü Ödülü”ne,

1991 yılında yayınlanan ilk romanı Ölü Erkek Kuşlar ile “Yunus Nadi Roman Ödülü”ne,

2000 yılında yayınlanan öykü kitabı Gölgede Kırk Derece ile bir kez daha “Yunus Nadi Öykü Ödülü”ne,

2004 yılında da Mor romanıyla “Orhan Kemal Roman Armağanı”na lâyık görülmüşür.

İnci Aral, hayat hikâyesi bir roman konusu çarpıcılığı taşıyan yazarlardandır. Çocukluk ve gençlik yıllarının kayıplar ve kopuşlarla dolu olması belki de onun yaratıcılığının kaynağını oluşturur. Aral, hem roman hem de öykü dalında Türk Edebiyatının modern sanatçıları arasında önemli bir yer edinmiştir. İnci Enginün, Aral'ın postmodern roman tarzında iyi örnekler veren bir sanatçı olduğunu söyler (Enginün 2002: 363). Edebiyat yaşamına hikâyelerle başlayan sanatçı daha sonra roman da yazmaya başlar. Aral’ın hikâye ve romanları insanın doğası ve toplum sorunlarının bir arada ele alınmasıyla beslenir. Sanatçının hayata bakışının öznelliği ve sıra dışılığı öncelikle dikkati çeken konulardandır. Bunun en önemli nedenlerinden biri kendi hayat hikâyesini ve hayata katılma biçimini eserlerine yansıtmaktan çekinmeyen bir yanının olmasıdır. Hakkında yapılmış birçok çalışma olan yazarla ilgili yazılmış tezlerde de özellikle, Aral'ın romanlarında kadının toplumdaki yeri ve ayrıca yazarın kendi kimliğini yansıtma biçimi ağırlıklı olarak ele alınmıştır.

İnci Aral’ın romanlarında yaşam öyküsüne ilişkin bilgilere ulaşılması hakkında çeşitli örnekler verilebilir. Örneğin Ölü Erkek Kuşlar adlı romanının önemli özelliklerinden biri de İnci Aral’ın hayatından belirgin izler taşımasıdır: Suna’nın babasını sekiz yaşında kaybetmesi, babasının ölümü sonrası Bursa’ya gelişi, annesinin kâtibelik yapması, yatılı kız okulunda okuması, Karadeniz kentinde öğretmenlik yapması, evlendiği erkekle çocuğu olmasına rağmen boşanıp, on yılını yurt dışında geçirmiş Ayhan’la evlenmesi vs. (Tanrıver 35). Aral’ın çocukluk yıllarının onun hayatı algılayış ve anlatış biçimine etkisi özellikle intihar, evlilik ve boşanma gibi konuları ele alış biçiminde gözlemlenebilir. Yazarın kendi hayatını eserlerine açıkça yansıtmaktan çekinmediğini eserlerinde kolaylıkla görebiliriz. Bu konu hakkında bir diğer örnek onun sadece çocukluk değil, yetişkinlik yıllarına ilişkin yaşadıklarının da kitabına konu olmasıdır. Aral, kendisiyle yapılan bir söyleşide şunları söyler: “Kanser teşhisi konup da ölümle yüz yüze geldiğimde, bir yazarın, ölmeden önce kendi dilinden kendisini anlatmasının iyi olacağını düşünmeye başladım. Yaşadığı hayatın ilginç olup olmadığına ilişkin bir öngörüm yoktu. Yüzleşme amacı da taşımıyordum. Ben yapmıştım zaten o yüzleşmeyi. Üstelik çocukluğuma, ayakta kalma savaşımıma, hayatımın değişik aşama ve yalnızlıklarına beni oluşturan süreçler olarak bakıyordum. Istıraplarımı, hayal kırıklıklarımı ve coşkularımı zamanında yaşamış, başka şeylere dönüştürmüş ya da kimliğime katmıştım. Ama bu yepyeni bir deneyimdi. Ameliyata girerken sağ çıkarsam olup biteni yazacağıma söz verdim kendi kendime” (İnci Aral’la Röportaj”, Tempo, Sayı: 541, 1998, s.101). Aral, söylediği gibi de yapmıştır. Romanların kurmaca dünyasına onun duyguları, anıları ve sorgulamaları da girer. Bir noktada bütün bunların bireyci eğilimler olduğu düşünülebilir. Fakat Aral, kendi beninden hareket ederek toplumu irdelemeye çalışır.

İnci Aral'ın romanlarında insanın arzuları, zayıflıkları, hayalleri ve çelişkilerinin yanı sıra toplumun sosyal hayatı da önemlidir. Örneğin Mor adlı romanında Türkiye’nin 1960 sonrası kültürel ve siyasal durumu fon olarak kullanılarak bir anlamda farkındalık yaratılmaya çalışılır. Kıran Resimleri, 12 Eylül öncesi Kahramanmaraş'ta yaşanan korkunç olayları anlatır. Semih Gümüş, bu konu hakkında, "Bu ölçüde doğrudan bir siyasî şiddet içindeki insanları, yazındışılığa düşmeden yazınsallaştırmayı başardı." (Gümüş 1992: 242) der. Aral'ın eserlerinde değişen siyasi ve sosyal yapının toplumun sosyal ilişkilerinde yarattığı bozulmaya işaret edilir. Elbette İnci Aral, malzemesini sadece kendi yaşamından almamakta hayatı gözlemlemeye, anlamaya ve anladıklarını da aktarmaya çalışan bir sanatçı tavrı sergilemeye çalışmaktadır. Onun yazma serüvenini anlatırken şu sözleri dikkat çekmektedir:

“Evliliğe, sadakate, içsel özgürlük sorunlarına Ölü Erkek Kuşlar’da, Mor’da, Gölgede Kırk Derece’de daha önce de yer verdim. İkili ilişkilerin temel dinamiklerine, yıpranma ve yorgunluklara baktım. Özellikle genç kadın arkadaşlarımdan sadakatsizlik konusunda çok fazla yakınma, kuşku ve rahatsızlık hikâyesi dinledim. Roman tasarımı düz bir çizgide gelişmiyor, çoğu kez birçok etken bir araya gelip bütün oluşturuyor. Hep olduğu gibi sadakat de uzun düşünülmüş bir roman. Yirmi yıl önce yazdığım, filme çekilememiş bir senaryoyu yeniden yorumlamak üzere önüme koyuşumla karar süreci tamamlandı”(İnci Aral’la Söyleşi: Romantizm Neredeyse Gülünçleşti, Radikal Kitap, 29.01.2010).

İnci Aral’ın romanlarıında olduğu gibi hikâyelerinde de üzerinde ısrarla durduğu konular olduğunu söylemek mümkündür. Bunlardan biri kadın-erkek ilişkileri ve kadının toplumdaki yeridir. Bu konuda sorgulamaktan ve soru sormaktan çekinmeyen cesurca bir tavrı olduğunu söyleyebiliriz. Yine kendisiyle yapılmış bir söyleşide şunları dile getirir: “(…) Erkeğin genel tanımı içinde beni rahatsız eden bazı kaba-saba çizgiler vardı. Erkeklerin doğuştan kötü, doğuştan acımasız, doğuştan şiddete eğilimli oldukları palavralarına inanmıyorum. Yapılmış, kurulmuş bir şey bu. Kitapta da bunu söylüyorum.‘‘Ey erkek milleti! Açın gözünüzü. Siz aslında böyle değilsiniz. Sizi anneniz böyle yapıyor, bu toplum, arkadaşlarınız, çevreniz böyle yapıyor. Ve bilin ki, köşeye sıkıştınız. Kadınlar artık sizin gibi erkek istemiyor...’” (Arman, “İnci Aral'la Söyleşi: Erkeklere Acıyorum, çünkü Kadınlar Onları Mahvediyor ”, s. 12.). İnci Aral’ın bu tavrı onun yazarlığı, aydın misyonu ile ele aldığını da düşündürür. Hayatında da çeşitli sosyal ve siyasi hareketlerin içinde bulunmaktan çekinmeyen yazar bu sorumluluk duygusunu eserlerinin konularını işleyiş biçimine de yansıtır. Melik Bülbül, Aral’ın bu tavrını değerlendirirken, “Aral, ‘Kadın ve erkeği birlikte bir bütün olarak algılamak lazım. Kadının mutsuz olduğu yerde bir erkeğin mutlu olabilme şansı da sıfırdır” ifadelerinin ardında büyük bir olasılıkla şu düşünceyi formülleştirmeyi amaçlamaktadır: Birey olma yolunda tam başarı sağlayamayan toplumumuz, bencil olma yolunda tanımsız bir başarıya imza atmıştır” (Bülbül 2010: 221) der. İşte Aral'ın eserlerinde ısrarla durduğu konulardan varmak istediği nokta burada ortaya çıkmaktadır. Onun eleştirileri sadece kadına ve erkeğe değil toplumun değişmesi gereken önyargılarına ilişkindir. Bu önyargıları ya da bilinçaltında yatan yanlışları günyüzüne çıkarmaya çalışır. Belki de bu nedenle bu konuları bir süreklilik içinde ele alırken zaman zaman romanlarında ortak kahramanlara yer verir.

Kaynakça

Akson, Şebnem. (2007). “İnci Aral’la Söyleşi”, Sabah Gazetesi, 15.07.2007: 16.

Algan, Ece. (1995). “İnci Aral’la Söyleşi”, Varlık Kitap Eki, S. 34: 2–4.

Alptekin, Fecir. (1997). “İnci Aral Yeni Romanında Ancak Ölüm Düzleminde Buluşan Bir Anne ve Kızı Arasındaki İletişimi Sorguluyor”, Cumhuriyet Gazetesi, 22.10.1997: 11.

Altaylı, Fatih. (2000 ). “Kadın döven katil bir adam!”, Hürriyet Gazetesi, 25.01.2000: 11.

Aral, İnci. (2005). “Benim Kitaplarım Benim Yazarlarım/Onlar Olmasaydı Ben de Olmayacaktım”, İmge Öyküler, S. 4, Ağustos-Eylül 2005: 80–82.

Arman, Ayşe. (2003). “İnci Aral'la Söyleşi: Erkeklere Acıyorum, çünkü Kadınlar Onları Mahvediyor ”, Hürriyet Pazar Eki, 12.01.2003.

Bülbül, Melik. (2010). İnci Aral ve Barbara Frischmuth’un Romanlarında Kadın Coğrafyası.İstanbul: Çizgi Kitabevi.

Çelik, Yakup. (2018). "İnci Aral", Yüzyüze Konuşmalar - Yaşayan Edebiyat, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara, s.110-125

Dayıoğlu, Abdullah. (2007)." İnci Aral’ın Hikâyeciliği", (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Konya: Selçuk Üniversitesi.

Enginün, İnci. (1992). Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı. İstanbul: Dergâh Yayınları.

Gümüş, Semih. (1992). Kısa Öyküler. İstanbul: Adam Yayınları.

Kocal, Abdullah. (2011). “İnci Aral ve Fatma Karabiyik Barbarosoglu'nun Romanlarında Aile Kurumu.”. (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Isparta: Süleyman Demirel Üniversitesi.

Kutlar, Onat. (1992). “Gündemdeki Sanatçı İnci Aral; Ölü Erkek Kuşlar”, Cumhuriyet Gazetesi, 12 Şubat 1992:6.

Necatigil, Behçet. (2000). Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü. İstanbul: Varlık Yayınları.

Özdemir, Gülseren.(2003). "İnci Aral’ın Romanları ve Romancılığı". (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Trabzon: Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Tanrıver, Süveyda. (2010). “İnci Aral’ın Romanlarında Kadın ve Kadın Sorunu”. (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Konya: Selçuk Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ REFİKA ALTIKULAÇ DEMİRDAĞ
Yayın Tarihi: 02.10.2019
Güncelleme Tarihi: 19.12.2020

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Ağda ZamanıAkademi Kitabevi / İstanbul1979Hikâye
Kıran ResimleriDayanışma (Şafak Matbaası) / 19831983Hikâye
UykusuzlarÖzgür / İstanbul1984Hikâye
Sevginin Eşsiz KışıÖzgür / İstanbul1986Hikâye
Ölü Erkek KuşlarÖzgür / İstanbul1991Roman
Yeni Yalan ZamanlarÖzgür / İstanbul1994Roman
Hiçbir Aşk Hiçbir ÖlümÖzgür / İstanbul1997Roman
İçimden Kuşlar GöçüyorCan Yayınları / İstanbul1997Roman
Gölgede Kırk DereceCan Yayınları / İstanbul2000Hikâye
On Üç Büyülü Öykü 13 Yazar, 13 ÖyküCan Yayınları / İstanbul2002Hikâye
MorEpsilon / İstanbul2003Roman
Anlar İzler TutkularEpsilon / İstanbul2003Deneme
Two StoriesEpsilon / İstanbul2004Hikâye
Taş ve TenEpsilon / İstanbul2005Roman
Ruhumu Öpmeyi UnuttunEpsilon / İstanbul2006Hikâye
Yazarların İstanbul'uMerkez Kitapçılık ve Yayıncılık / İstanbul2007Araştırma
Safran SarıMerkez Kitapçılık ve Yayıncılık / İstanbul2007Roman
UnutmakMerkez Kitaplar / İstanbull2008Sohbet
SadakatTurkuaz Kitap / İstanbul2009Roman
Şarkını Söylediğin ZamanKırmızı Kedi Yayınevi / İstanbul2011Roman
Kendi GecesindeKırmızı Kedi Yayınevi / İstanbul2014Roman
Kan Günleri ve Nar AğrısıKırmızı Kedi Yayınevi / İstanbul2016Deneme
SevgiliKırmızı Kedi Yayınevi / İstanbul2017Roman
Yazma BüyüsüKırmızı Kedi Yayınevi / İstanbul2018Deneme
Aşkın GüzelliğiKırmızı Kedi Yayınevi / İstanbul2019Roman
Küçükken Ne Olmak İstiyordu?Kırmızı Kedi Yayınevi / İstanbul2019Otobiyografi

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Cengiz Tuncerd. 1931 - ö. 8 Temmuz 1981Doğum YeriGörüntüle
2Kemal Bekir Özmanavd. 1924 - ö. 13 Ocak 2014Doğum YeriGörüntüle
3Durali Yılmazd. 21 Mart 1948 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4GÜLSUNAR, Eyüp Sabırd. 1944 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5Mücahit Mümind. 1944 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6İ. Güven Kayad. 15 Eylül 1944 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Hande Gündüzd. 1973 - ö. ?MeslekGörüntüle
8Jale Sancakd. 3 Aralık 1958 - ö. ?MeslekGörüntüle
9Hatice Dökmend. 27 Ağustos 1958 - ö. ?MeslekGörüntüle
10Ahmet Kotd. 01 Ekim 1953 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11Arif Karakoçd. 1932 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12Fahir Ongerd. 1920 - ö. 6 Temmuz 1971Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13Demirhan Kadıoğlud. 20 Aralık 1966 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14MANSUR, Eyüp İncid. 1907 - ö. 15.03.1991Madde AdıGörüntüle
15OZAN İNCİ, Şükran Gürçayırd. 1973 - ö. ?Madde AdıGörüntüle