ZÂKİR, Kasım Bey

(d. 1784/1198-99 - ö. 1857/1273-74)
divan şairi ve halk şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Azeri)

Kasım Bey ZÂkir’in asıl adı Kasım’dır. Şiirlerinde Zakir mahlasını kullanmıştır. O, Azerbaycan’da Şuşa şehri yakınlarındaki Sarıcalı köyünde 1198-99/ 1784 tarihinde doğmuştur. ZÂkir, han ailesinden gelen asilzade bir şairdir. Babasının adı Ali Bey’dir. Babası, Karabağ Hanlığının kurucusu Penah Hanın kardeşi Kazım Bey Cavanşir’in torunudur. Bu sebeple şair, bazen Cavanşir unvanını da kullanmıştır. ZÂkir’in annesinin adı Azad Begim’dir. Annesi de han sülalesinden İbrahim Halîl Hanın kızıdır. Zakir, ilk eğitimini bilgili ve estetik zevke sahip bir hanım olan annesi Azad Begim’den almıştır. Daha sonraki tahsiline ise o dönemin dini eğitim veren medreselerinde devam etmiştir. O, burada Arapça ve Farsçayı şiir yazacak seviyede öğrenmiştir. Zâkir, genç yaşlarında, Rus-İran savaşında, Kafkas Müslümanları gönüllü süvari birliğinde hizmet etmiştir. 1806-1813 yılları ve 1826-1828 yılları arasında bu savaşa katılmış ve cesareti sebebiyle 15 Mart 1828 tarihinde Çarın emriyle gümüş madalya ile ödüllendirilmiştir. Şair, ömrünün büyük bir kısmını Karabağ’ın yöneticisi Mehdikulu Han’ın ona verdiği Hındıristan köyünde geçirmiş, yaklaşık 20 evden oluşan bu köyün sakinleri ile birlikte tarımla meşgul olmuş, köylülerle birlikte bahçede çalışmış ve geçimini bu şekilde temin etmiştir. Ömrünün sonlarına doğru, şairi çekemeyen bazı kimselerin şikâyeti ve Çarlık Rusya’sının memurlarının emri ile şaire baskı uygulanmaya başlanmış ve Zâkir’in huzuru bozulmuştur. Ekim 1849’da Şuşa’nın yöneticisi, kalabalık bir askeri birlik ile Hındıristan köyüne baskın düzenlemiş, şair, ailesi ile birlikte hapse götürülmüştür. Daha sonra Zâkir Bakü’ye, oğlu Necefkulu Bey ve başka akrabaları da Rusya’ya sürgüne yollanmıştır. Zâkir’in Bakü’de bulunduğu sırada, Mirza Feteli Ahundov, İsmail Bey Kutkaşınlı ve Şamahı vilayeti reisi Mihail Petroviç Kolyubakin gibi hatırı sayılır kimseler araya girmiş ve Zâkir’in serbest kalmasını sağlamışlardır. Yaşadığı bu üzücü olaylar şairin psikolojisini olumsuz etkilemiş ve hapishanede geçirdiği zor günler şairin sağlığını bozmuştur. Kasım Bey Zâkir, Şuşa’da 1273-1274/1857 yılında vefat etmiş ve Mirza Hasan mezarlığına defnolunmuştur.

Zâkir’in fiziki özellikleri ve tabiatı hakkında Feridun Bey Köçerli, babası Ahmet Bey’den duyduğu şu bilgileri nakletmektedir: Zâkir, beyaz tenli, uzun boylu, güzel yüzlü ve mavi gözlü imiş. Yüzünde ve hareketlerinde asaletinin ve zekâsının izleri görünür imiş. Konuşması fasih, sesi hoş imiş. O konuştuğu zaman çevresindekiler onun sözlerini dikkatle dinlerlermiş. Bazı hareketlerinde aceleci davranırmış. Çevresindekilerden hoş olmayan sözler işittiğinde veya uygunsuz davranışlar gördüğünde çabuk öfkelenir ama daha sonra sakinleşip bu haline pişman olurmuş.

Kasım Bey Zâkir, şiirlerini daha çok Azerbaycan Türkçesi ile yazmıştır. Onun Farsça yazdığı bazı şiirler de vardır. Şairin şiir külliyatını ilk defa Mirza Feteli Ahundov bir kitap halinde hazırlamaya başlamış ancak bazı sebeplerden dolayı bu kitap o dönemde yayımlanmamıştır. Daha sonra, Kasım Bey Zâkir, Seçilmiş Eserleri adlı kitap Kamran Memmedov tarafından hazırlanmıştır.

Kasım Bey Zâkir, hem klasik Türk edebiyatı hem de Türk halk edebiyatının âşık tarzı şiir örneklerini kaleme aldığı için edebiyat tarihinde ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Onun şiirleri arasında gazel, muhammes, müstezat, terkibibent ve terciibent gibi Klasik Türk Edebiyatı nazım şekilleriyle yazılmış ve bu edebiyatın mazmunlarının çok başarılı bir şekilde kullanıldığı şiirler vardır. Ayrıca, kahramanları hayvanlar olan, fabl türünde yazılmış manzum hikâyeler, koşmalar, Anadolu sahası âşık edebiyatındaki semailere benzeyen geraylılar, tecnisler ile Zâkir, usta bir halk şairidir. Zâkir’in edebî şahsiyetinin diğer bir yönü de onun hiciv şairi olmasıdır. O, döneminin molla, divan beyi, şair, devlet adamı gibi bazı meşhur simalarını yazdığı ağır şiirlerle hicvetmiştir.

Kaynakça

Memmedov, Kamran (hzl.) (2005). Kasım Bey Zakir Seçilmiş Eserleri. Bakı: Avrasiya Press.

Muhtaroğlu, Vilayet (1993). “Kasım Bey Zakir”. Başlangıcından Günümüze Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi, Azerbaycan Türk Edebiyatı. C. 3. Ankara: KB Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖMER BAYRAM
Yayın Tarihi: 28.12.2014

Eserlerinden Örnekler

Muhammes

Bu gün yüz naz ile servim çıkıp seyre hevas ile

Mübarek makdemin basmış gül üzre iltimas ile

Kaçıp bir küncden nergis bakar havf u hiras ile

Eğip kaddin benevşe secdeye hamd ü sipas ile

Diyer kimdir Hudavendâ gelen bu as ü bas ile

Demadem bir nigarın zülf ü ruyun yâd eder gönlüm

Gece ta subh olunca nale vü feryâd eder gönlüm

Yıkıp bünyad-ı sabrı ah ile berbâd eder gönlüm

Ciğer kanile her dem eşkime imdâd eder gönlüm

Nice kim tıflı mader aldadır gülgun libas ile

Gözüm ta görmeye bâlinim üzre çeşm-i şehlanı

Elim ta tutmaya dest-i lutf-ı şuh u ra’nanı

Ona ta etmeyem takrir cevr ü zülm-i hicranı

Yakın bil ey ecel yokdur sana can vermek imkânı

Çekip tabl u alem gelsen eğer yüz min esas ile

Ne müddetdir dil-i şeyda ser-i kuyunda sakindir

Elinde gamze-i mestin besi na-şad u gamgindir

Kaşından söyleme her yerde ayrı olsa pür-kindir

Gözü merdümleriyle eylemek reftar mümkindir

Olur âsan dolanmak merdüm-i merdüm-şinas ile

Perişan eylemiş bad-ı saba zülf-i siyeh-karı

Perişan görmüşem her kanda olsa kavm-i tarrarı

Ağarmaz gece gündüz ger çalışsa merdüm-azarı

İhata eyleyip zülf-i siyeh etraf-ı ruhsarı

Temennası budur berki tuta köhne palas ile

Bulunmaz nur-ı çeşmim senden ayrı hâb çeşmimde

Döküldü kalmadı bir katre su bî-tâb çeşmimde

Olupdur gark âlem serbeser girdâb-ı çeşmimde

Sanır göz merdümün her kim göre seyl-âb-ı çeşmimde

Geçip bahri iki Hindû çıkıp Rûm’a kolas ile

Yolun düşse sabâ öz başın için serv-i âzade

De kim bîçare Zakir künc-i gamda kalmış üftade

Niçin yad eylemezsin kemterinin ey melek-zade

Kimi tüng-i şeker der ağzına kim gonca kim bade

Bilen yokdur hülasa danışır herkes kıyas ile

Memmedov, Kamran (hzl.) (2005). Kasım Bey Zakir Seçilmiş Eserleri. Bakı: Avrasiya Press. 304-305.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1TALİB ELESGER OĞLUd. 1877 - ö. 1979Doğum YeriGörüntüle
2BALASANd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Mevlüt Süleymanlıd. 18 Mart 1943 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4SABRÎ, Ispartalıd. 1784 - ö. 1833Doğum YılıGörüntüle
5ÂLÎ, Âlî Efendid. 1784-85 - ö. 1833Doğum YılıGörüntüle
6SAFÎ, Hacı Mustafa Safîd. 1784 - ö. 29.12.1846Doğum YılıGörüntüle
7Sadık Rıfat Paşad. 28 Ekim 1807 - ö. 12 Şubat 1857Ölüm YılıGörüntüle
8MEŞHÛRÎd. 1783 - ö. 1857Ölüm YılıGörüntüle
9FETHÎ/ALÎ, Osmân Bey-zâde Fethî Mehmed Alî Efendid. 1804-5 - ö. 1857Ölüm YılıGörüntüle
10Can Özgürd. 05 Ekim 1962 - ö. ?MeslekGörüntüle
11Öztürk, Asımd. 15 Ekim 1950 - ö. ?MeslekGörüntüle
12Akıncı, Mümtaz Oktayd. 1949 - ö. ?MeslekGörüntüle
13HALHÂLÎ, Muhammed Bâkird. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14SÂLÂR, Mirza Hüseyind. ? - ö. 1877-78Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15ÂCİZ, Ali Akberd. 1836 - ö. 1899Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16FASÎHÎ, Ahmed Fasîhî Efendid. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17ŞU’ÂÎd. ? - ö. 1616Madde AdıGörüntüle
18MENBA‘Îd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle