HAMDÎ, Ahmed Hamdî Bey, İstanbullu

(d. 1267/1851 - ö. 1335/1917)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

1267/1851 senesinde İstanbul'da doğdu. Asıl adı Ahmed Hamdî Bey'dir. Şiirlerinde Hamdî mahlasını kullandı. Yenibahçe'de bulunan Gurebâ Hastanesi'nin ikinci tabibi Kaymakam İsmail Bey'in oğludur. Dârulma'ârif ve Mahrec-i Aklâm'da öğrenim görerek 1288/1871 senesinde diplomasını aldı. Fatih Medresesi müderrislerinden Şâkir Efendi ve Bingazili Şeyh Ahmed Şetvân Efendi'nin derslerine devam ederek Arapça ve Farsça bilgisini geliştirdi. Hâriciye Mektûbî Kaleminde memurluğa başladı. Yapılan bir sınavı kazanarak Kuleli Askerî İdadisi kitabet hocalığına atandı. Bu görevi uhdesinde iken belediyenin altıncı dairesi kontrol başkitabeti hizmetini de yürüttü. Sonra Aksaray civarında Medrese-i Edebiyye adıyla özel bir okul açarak bu mektebi senelerce idare etti, burada müdürlük ve ders nazırlığı yaptı. Rütbe-i ûlâ sınıf-ı evvelî rütbesi verilerek Matbûât-ı Dâhiliyye sansür memurluğuna atandı. Daha sonra Meclis-i Kebîr-i Maârif üyeliğine nakledildi. 1908 senesinde II. Meşrutiyet'in ilanı sırasında emekliye sevkedildi. 1335/1917 senesinde İstanbul'da Çamlıca'da vefat etti. Kısıklı'da bulunan Selâmî Dergâhı haziresine defnedildi.

Aslen Dağıstanlı olan Hamdî Bey Türk, Arap, Acem edebiyatına vakıf bir kimse idi. Melamî tarikatına mensup idi ve meşhur melamîlerden Terlikçi Sâlih Efendi'ye intisap etmişti (Gölpınarlı 1931: 320). Ergun'a göre ise "Meşhur melamîlerden Şeyh Abdülkerîm Rûhî mensuplarındandı" (Ergun 1936-1945: 288). Güzel şiir söylerdi. Şiir anlayışında Muallim Nâci taraftarı idi. Gazete ve mecmualarda bir hayli şiiri yayımlandıysa da bunlar ve yazdığı diğer şiirleri bir araya toplanıp basılmadı. Şiirlerinin çoğu Muallim mecmuasında yayımlandı. Muallim Nâcî'nin Mes'ûd-ı Harâbâtî takma adıyla yazdığı birçok gazelini tahmis ettiği cihetle diğer Hamdilerden ayırmak için "Hamdî-i Muhammis" diye anılırdı. Muallim Nâci Tercümân-ı Hakîkat'ın edebiyat kısmını idare ettiği sıralarda arkadaşlarının da uygun görmesiyle Hamdî Bey'e "Nâzımu'l-Hikem" unvanını da vermiş ve Hamdî Bey bu sıfatla da anılmıştır (İnal 1988: 536). Osmanlı Müellifleri'nde ise Hamdî Bey'in şiiri hakkında şu değerlendirme yapılmaktadır: "Her vâdîde inşâd-ı şi're muktedir olduğu gibi Şeyh Osmân Şemsî Efendi ve Hersekli Ârif Hikmet Bey vâdîlerinde mutasavvıfâne ve hakîmâne nazm-ı kelâma muktedir idi" (Bursalı Mehmed Tahir 1333: 157). Şiirlerine örnek Osmanlı Müellifleri'nde ve Son Asır Türk Şairleri'ndedir.

Kaynakça

Bursalı Mehmed Tahir (1333). Osmanlı Müellifleri. C. II. İstanbul.

Ergun, Sadeddin Nüzhet (1936-1945). Türk Şairleri. C. I. İstanbul.

Gölpınarlı, Abdulbaki (1931). Melâmîlik ve Melâmîler. İstanbul.

İnal, İbnü'l-Emin Mahmud Kemal (1988). Son Asır Türk Şairleri. C. I. İstanbul: Dergah Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET ARSLAN
Yayın Tarihi: 09.10.2014
Güncelleme Tarihi: 02.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Olmayan bîgâne-i akl u tabî'at-âşinâ

Terk-i evhâm eyleyüp olmaz hakîkat-âşinâ

Behre-dâr ol hikmetü'l-ayn-ı cünûn-ı aşkdan

Olmak istersen bu mihnet-gehde râhat-âşinâ

Gey melâmet kisvesin kesb-i safâ-yı bâtın et

Vâkıf-ı ma'nâ mıdır zühhâd-ı sûret-âşinâ

Ârifân esrâr-ı feyz-i kudretin hayrânıdır

Cezbe-dâr-ı şevk olur rindân-ı hayret-âşinâ

Çık hazîz-i ten-perestîden sa'âdet dârına

Maksadın Mansûr-veş olmaksa rif'at-âşinâ

Vech-i bâkînin tecellîsinden olmaz müstefîz

Dîde-i ahvel nigâh-ı merd-i kesret-âşinâ

Bakmayan mir'ât-ı kevne dîde-i hak-bîn ile

Hîç olur mı böyle kesret-gehde vahdet-âşinâ

Anlamaz irfân-ı sûrî ehl-i vahdet bahsini

Olmadıkça hâdim-i üstâd-ı hikmet-âşinâ

Ben kitâbullâh-ı nâtıkdan sebak-hânım bugün

Mekteb-i feyz içre bak oldum hidâyet-âşinâ

(İnal, İbnü'l-Emin Mahmud Kemal (1988). Son Asır Türk Şairleri. C. I. İstanbul: Dergah Yay. 537.)

Rubâ'î

Ben rind-i melâmet-zede-i meşhûrum

Zühhâd ile hem-bezm olamam ma'zûrum

Rif'atda ne var çarha mübâhat etsem

Hâk-i kadem-i Hâce Muhammed Nûr'um

(Gölpınarlı, Abdulbaki (1931). Melâmîlik ve Melâmîler. İstanbul. 322.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Ferih Egemend. 1917 - ö. 13 Ekim 1978Doğum YeriGörüntüle
2Berna Morand. 23 Ocak 1921 - ö. 31 Ocak 1993Doğum YeriGörüntüle
3EDÂYÎ, Receb Efendid. ? - ö. 1647/48Doğum YeriGörüntüle
4HÜSNÎ, Mehmed Hüsnî Efendi, Konyalıd. 1851 - ö. 1888Doğum YılıGörüntüle
5EDHEM, Kadı-zâde Edhem Efendid. 1851 - ö. 1912Doğum YılıGörüntüle
6HIFZÎd. 1851 - ö. 1892Doğum YılıGörüntüle
7Müstecâbî-zâde Mehmed İsmet Beyd. 1868 - ö. 1917Ölüm YılıGörüntüle
8SALİHA ABLAd. ? - ö. 1917/1918Ölüm YılıGörüntüle
9MİDHAT, Nâmî Mahmûd Efendid. 1848 - ö. 1917Ölüm YılıGörüntüle
10Amil Çelebioğlud. 20 Nisan 1934 - ö. 02 Temmuz 1990MeslekGörüntüle
11Erendiz Atasüd. 10 Nisan 1947 - ö. ?MeslekGörüntüle
12MİDHAT, Ahmed Midhat Bey, İstanbullud. ? - ö. 1853 ds.MeslekGörüntüle
13NİHÂD, Mîr, Şerîf Paşa-zâded. 1799 - ö. 1869Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14ŞÂKİR, Cerrâh Şâkir Efendid. ? - ö. 19. yy.Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15REŞÎD, Ahmed Reşîd Efendi, Akşehirlid. 1814 - ö. 1865Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16NEFÎSÎd. 1523 - ö. 1557Madde AdıGörüntüle
17NİYÂZÎd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18MEYLÎ, Lütfî Beyzâde Mustafa Meylîd. ? - ö. 1587-88Madde AdıGörüntüle