Doğan Hızlan

(d. 22 Aralık 1937 / ö. ?)
Gazeteci, Yazar
(Yeni Edebiyat / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Fevziye ve Sadullah Hızlan’ın ilk ve tek çocuğu olarak 22 Aralık 1937 tarihinde İstanbul Samatya’da doğdu. Yetişmesinde, 26 Mart 1920'de doğan annesi Fevziye Hanım'ın büyük rolü vardır. Fevziye Hanım, oğluna her konuda,  dil öğrenmesinden kitaplık kurmasına kadar destek olmaya çalıştı.  Annesi Fevziye Hanım 23 Aralık 2007'de, Muhakemat Müdürlüğü’nde Takip Kalemi şefi olarak çalışan babası Sadullah Bey de 1974 yılında vefat etti.

1943 yılında Kocamustafapaşa’daki 28. İlkokul’da öğrenimine başladı. 1948'de Davutpaşa Ortaokulu’na, 1950'de Pertevniyal Lisesi’ne kaydoldu. Lise yıllarında, derslerinden ziyade edebiyat matinelerine devam eden, zamanını konserlerde, adalarda geçiren bir öğrenci oldu. Pertevniyal'deki ilk senesinde sınıfta kaldı. O dönemden sonra da orta düzeyde bir öğrenci ve iyi bir kitap okuru olarak öğrenim hayatına devam etti. 

1950'den sonra vaktinin büyük bir çoğunluğunu edebiyat matinelerinde geçirdi. Burada dönemin ünlü yazar ve şairleriyle görüşme imkânı buldu.  1955 yılında Konur Ertop, O'nu, Adnan Özyalçıner ve Kemal Özer’le tanıştırınca, bu grupla, kendi yazdıklarını yayınlayacakları amatör bir dergi çıkarmaya yöneldi. Öğrenci harçlıklarıyla finanse edilen Yankı dergisi çıktı.  Hızlan, Yankı dergisindeki ilk yazısını Güner Sümer’in bir şiiri üzerine kaleme aldı. 

1956 yılında Pertevniyal Lisesi’nden mezun oldu.  Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başladı. Ancak edebiyat tutkusu bu fakültedeki başarısını engelledi. Üniversite yıllarında kendi bölümünden ziyade Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nün derslerine katıldı. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın tiyatro derslerine girdi ve buradan birikimler elde etmeye çalıştı. Pazar Postası gazetesinin edebiyat-sanat bölümüne de yazılar yazdı. 1958 yılında, eleştirmenliği yolundaki ilk adımları diye değerlendirilebilecek ilk yazılarını kaleme aldığı a Dergisi’ni arkadaşlarıyla birlikte çıkardı. Hukuk Fakültesi’ne devam etmedi ve 1943’te başlayan okul hayatı 1960’da sona erdi. 

Doğan Hızlan’ın, edebiyat ve basın dünyası dışında bir çalışma hayatı olmadı. 

Üniversite yıllarında ABC Dergisi’ne, a Dergisi’ne ve Pazar Postası’na sanat ve edebiyat yazıları yazdı. 1963 yılında Cumhuriyet gazetesine düzelti işlerine girdi ve 1968’e kadar burada çalıştı. 1964-1965 yılları arasında aynı gazetede ‘’Yayın Hayatı’’ adlı bir dizi hazırladı. 15 Ekim 1966’dan sonra da kitap tanıtımlarını ABC Hafta Sonu gazetesinde yayımladı. 1967 yılında Bernard Malamud'un Kiev’deki Adam romanı hakkındaki yazısı üzerine Turhan Bozkurt Altın Kitaplar’da çalışmasını teklif etti. Böylece on beş yıl çalışacağı Altın Kitaplar bünyesine girdi ve Yeni Edebiyat dergisinin de yönetimini aldı. 

Bir taraftan da gazetecilik faaliyetlerini sürdürdü. 1967 yılının aralık ayında Yeni Gazete’de de çalışmaya başladı. 12 Mart muhtırasından sonra Yeni Gazete kapatılınca Hürriyet’in Kelebek ekinde kültür-sanat-edebiyat sayfası hazırladı. Hürriyet Yayınları kurulunca, burada Türk edebiyatı, Türk eserleri danışmanı olarak görev aldı. Adnan Semih Yazıcıoğlu’nun emekli olmasından sonra da Hürriyet Yayınları’nın başına geçti.

Bu arada kurucu üyeleri arasında Mehmet Selâhattin, Firuz, Salim Alpaslan'ın bulunduğu Gerçek Yayınevini kurdu.  1975 yılında hem Cumhuriyet'in hem Cumhuriyet’in sanat sayfasını yönetti hem de Hürriyet’in ilavesine isimsiz yazılar yazdı. 1982 yılında Gösteri dergisinde yayın yönetmeni oldu. Uzun yıllardır Hürriyet’te yayın danışmanı ve köşe yazarı olarak çalışmaktadır.

Doğan Hızlan görev aldığı gazete ve yayınevleri dışında Yankı, Pazar Postası, Varlık, Türk Dili, Dönem, Yelken, Şiir Sanatı, Papirüs, Soyut, Yeni Edebiyat gibi dergilerde eleştiriler ve inceleme yazıları kaleme aldı. Bunların dışında, çeşitli dönemlerde radyo ve televizyonlara kültür sanat programları hazırladı. 1972 yılında TRT İstanbul Radyosu için Kitaplar ve Düşünceler adıyla bir program yaptı. 1970’li yıllarda TRT’de Yaşayan Edebiyatçılar ‘televizyon programını gerçekleştirdi.  1990'lı yıllarda TRT2 için hazırlamaya başladığı Karalama Defteri adlı kültür-sanat-edebiyat programı uzun yıllar devam etti. Bu program TRT2’den NTV’ye geçmiş ve son olarak 2008 yılında CNN Türk’te yayınlanmıştı. 

Doğan Hızlan, özellikle son yıllarda, Türkiye'de ve Türkiye'yi temsilen ülke dışında gerçekleştirilen hemen bütün etkinliklerde yüklendiği misyon ve aldığı görevlerle önemli katkı sağlamaktadır. 


Doğan Hızlan’ın eleştirel yaklaşımı ile ilgili olarak söylenecek ilk şey; ‘’Yok etmenin kolaylığı yerine var etmenin zorluğunu seçtim‘’ cümlesidir. Hızlan’ın eleştiri anlayışının felsefesi bu cümlede kendini gösterir. 

Eleştiriyi bir sanat olarak kabul etmektedir. Ona göre; eleştiri, insanları daha iyi sanata ulaştırmak için varlığını sürdürmektedir. Çünkü eleştirinin aslî amacı okuyucuyu kaliteli edebiyatla tanıştırmak, ona okumayı sevdirmektir. Eleştirmen edebiyatımıza okur kazandırmalıdır. Ayrıca, eleştiri sadece bir yargılama işi değil, aynı zamanda bir sevdirme işidir. Genellikle eleştiri / eleştirmen sadece kusur bulan bir tür / kişi olarak akıllarda yer etmiştir. Hızlan bu genel kanıyı kabul etmemiş ve kendi eleştiri anlayışını ve yaklaşımını bu düşüncenin tam tersi istikamette oluşturmaya çalışmıştır. Olumsuz yargılarda bulunmamakla suçlanan Hızlan, eleştirmenin seçme özgürlüğü olduğunu savunur ve yazmadıklarıyla değil, yazdıklarıyla değerlendirilmeyi tercih eder. Seçme özgürlüğünü kullanarak, kötü kitaplarla vakit kaybetmek yerine, iyi kitapları ve unutulmuş eserleri okuyucuyla buluşturmayı yeğler. Edebî açıdan kötü eserlere gösterdiği tavrın da sessizlik olduğunu belirtir. Hızlan’ın bu yapıcı tutumunun altında yatan ana sebeplerden biri de edebiyata duyduğu büyük tutkudur. Onun edebiyat sevgisi, edebiyatın gelişimi için atılan her adıma, verilen her emeğe saygıyı gerektirir.

Hızlan’ı tek bir eleştiri kuramına bağlılık ile değerlendirmek doğru değildir. Kendisi de yalnızca bir kurama bağlı olmadığını, çeşitli kuramlardan yararlanmakla birlikte esasen kendi okudukları ve birikimiyle kendine has ölçütler toplamı oluşturduğunu dile getirir. Kendi eleştiri yazılarını "eleştirel-deneme" olarak adlandırır. Bu adlandırma onun eleştirilerini açıklayan ve özetleyen bir nitelik taşımaktadır. Hızlan, her ne kadar eleştirmen kimliğiyle öne çıkmış olsa da onun yazılarında çoğu zaman deneme türünün özellikleri gözlemlenir. Hızlan’a göre, eleştiri ve denemenin kesin sınırlarla birbirlerinden ayrılması mümkün değildir. Denemenin sorgulayıcı ve esnek yapısını eleştirel ölçütleri ve yargılarıyla birleştirerek bu türü edebiyatımızı daha iyi anlamak ve anlatmak için kullanmıştır denilebilir. Bu çerçevede, O'nun iki türü de kapsayan yazı tarzında T.S.Eliot’tan etkilendiği söylenebilir. 

Doğan Hızlan çoğu kez öznel eleştirmen olarak nitelendirilir. Ancak Hızlan'ın eleştiri anlayışını öznel / izlenimci eleştiri ile sınırlamak doğru olmaz. Kendisi de ısrarla Yeni Eleştiri kuramının bazı özelliklerinden faydalandığını ve sadece öznel beğeniler doğrultusunda bir eleştiri anlayışı şekillendirmediğini dile getirir.

Hızlan’ı öznel / izlenimci ve Yeni Eleştiri kuramları dışında değerlendirenler de olmuştur. İhsan Yılmaz, Hızlan’ın eleştiri anlayışının sezgisel eleştiri olduğu görüşünü öne sürer. Eleştirisindeki ‘sezgi’ kavramına bakışını açıklamak gerekirse; eleştiriye yüklediği görevlerden biri olan ‘metnin arkasına geçmek, görülmeyeni görmeye çalışmak’ ilkesinden yola çıkılabilir. Metinlerde ilk okumadan çıkan anlamlardan ziyade eleştirmenin / okurun metindeki anlam zenginliğini yakalayabileceği bir okuma yetisi kazanmasını ister. Eleştirmenin, metindeki anlam zenginliğini kavrama kabiliyeti düşük okur için bu görevi üstlenen kişi olduğu görüşündedir. Bu nedenle de burada kullanılan sezgisellik kavramı tamamen eleştirmenin okuma sürecinde edindiği anlam çeşitliliği ile bağdaştırılmalıdır. Hızlan, anlam çeşitliliğine ulaşmak, metnin ardına geçebilmek hatta yazarın aklındakini okuyabilmek için sezgisel okuma biçimini kullanmaktadır.

Kendi eleştirel uygulamasını ‘analitik çalışma’ olarak değerlendiren Hızlan; eleştiride ‘analiz’ kavramını vazgeçilmez olarak görür. Bir eseri analiz ederek eleştirmenin hem okur hem yazar için daha faydalı olduğu görüşündedir. 

Doğan Hızlan’ın hangi türde eser ve hangi dünya görüşünde sanatçıları kaleme aldığı, bu seçimde neleri göz önünde tuttuğu da onun eleştirel tavrını yansıttığı için önemlidir. Yayınlanmış kitaplarına bakılacak olunursa hem şiir hem düzyazı türündeki eserler üzerine eleştiri yazıları kaleme aldığı görülür. Ancak şiir biricik olma konumundadır. Onun yazılarında Yahya Kemal Beyatlı, Turgut Uyar, Bilge Karasu, Peride Celal, Behçet Necatigil, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Nazım Hikmet, Celal Sılay, Yaşar Kemal, Metin Eloğlu, Attila İlhan gibi hayata ve sanata bakışları birbirlerinden çok farklı olan sanatçıları bulmak mümkündür. Kendi beğenileri dışındaki eserleri ve yazarları da ele almaktan çekinmez. Bu çerçevede, farklı yazarları ve türleri içine alan bu eleştiri tarzını ‘kuşatıcı eleştiri’ olarak adlandırır. 

Eleştiri anlayışında en önemli konulardan birisi de "gelenek"tir. Edebiyatın bir bütün olduğunu ve devamlılık esasına tâbî olduğunu düşünür. O'na göre eleştirmen, eserler arasındaki bu ilişkiye dikkat etmeli, her eserin edebiyat geleneği ile olan ilgisi üzerinde durmalıdır. Bir sanatçıyı veya eseri, sanat geleneği içerisindeki yerine oturtabilmek hem eserin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak hem okuyucunun eseri doğru değerlendirmesine katkıda bulunacak hem de edebiyatın bütünselliğinin sürdürülmesine fayda sağlayacaktır. Geleneğin güncelle uyum içerisinde birleştirilmesinde iyi şiirin oluşabileceğine inanır. Bu konuda Saklı Su kitabında yer alan Saraylardan Meydanlara Dizeler isimli yazısı Türk şiir geleneğine bakışını ve geleneğe ne kadar önem verdiğini ortaya koyar niteliktedir. 

Sanatın toplumdan ve toplumsal olaylardan etkilenmemesinin imkânsızlığının altını çizen Hızlan, dönemin şartları göz önünde bulundurulmadan yapılan değerlendirmenin veya eleştirinin hem sanatçıya hem esere haksızlık olacağı görüşündedir. Ona göre, bir eleştirinin / eleştirmenin "dünya görüşü" olmak zorundadır. "Dünya görüşü" de aslında bir yanıyla "kültür"e bakış ve eleştirmenin "kültür"ü kavrayış biçimini içermektedir. Eleştirmen hangi siyasal tavır içinde olursa olsun, genel sanat ve kültür kavramına bakışını kendi siyasal düşüncesinden yalıtmak zorundadır. Eleştirmen eklektik bir anlayışa sahip olmalı hiçbir düşünceye veya esere kapılarının tamamen kapatmamalıdır.

Doğan Hızlan’ın eleştiri anlayışında metin, yazardan önce gelir. Onun için mühim olan eserin kendisidir ve eleştiriye tabi tutulacak şeyler yazarın hayatı değil eserinin içine koyduklarıdır. Doğan Hızlan’ın eleştirme esnasında metni ön plana çıkarma ilkesi Anglo-Sakson geleneğinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir.  Buna karşın, metnin açıklanmasında ve aydınlatılmasında sanatçının biyografisinin özel bir katkısı olacaksa biyografik verilerden uzak durulmamalıdır. 

Kaynakça

Andaç, Feridun (2006). Doğan Hızlan’la Denemenin Dönencesinde, İstanbul: Dünya Kitap.

Başar, Kürşat (2006). Sanki Bir Roman Kahramanı ‘’Doğan Hızlan Kitabı’’, İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Dil Dergisi, Doğan Hızlan Özel Sayısı, Sayı: 93, 2000.

Eliot, Thomas Stearns (1987). Denemeler ‘Geleneksel ve Bireysel Yeti’, Çeviren: Akşit Göktürk, İstanbul: Afa Yayınları.

Kabacalı, Alpay (Haz.) (2008). Kültürün Nabzını Tutan Doğan Hızlan, İstanbul: Gürer Yayınları.

Kadızade, Esma (2011). ‘’Hüseyin Cöntürk ve Yeni Eleştiri’’, Türklük Bilimi Araştırmaları, Sayı: 29.

Kahraman, Hasan Bülent (2000).‘’Hızlan’ın Eleştirel Söylemi ve Kimliği ‘’, Cumhuriyet Kitap.

Kayıran, Yücel (2010). ‘’Yazınsal Hedonizm’’, Radikal Kitap.

Seyda, Mehmet (1970). Edebiyat Dostları, İstanbul: Kitaş Yayınları.

Süreya, Cemal (2010). 99 Yüz, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.

Yılmaz, İhsan (2003).‘’Sezgisel Eleştiri ve Doğan Hızlan‘’, Hece Eleştiri Özel Sayısı, Sayı: 77/78/79, Mayıs/Haziran/Temmuz.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. GÜLER UĞUR
Yayın Tarihi: 11.05.2019
Güncelleme Tarihi: 20.12.2020

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Günlerde Kalan: Çağdaş Edebiyatımıza DipnotlarıGür Yayınları / İstanbul1983Eleştiri
Yazılı İlişkilerAltın Kitaplar / İstanbul1983Eleştiri
Sanat Günah ÇıkarıyorBilgi Yayınevi / Ankara1992Eleştiri
Ne Kadar Mozart O Kadar SütMilliyet Yayınları / İstanbul1996Eleştiri
Saklı SuYapı Kredi Yayınları / İstanbul1996Eleştiri
Kitaplar Kitabı 1Yapı Kredi Yayınları / İstanbul1996Eleştiri
Güncelin ÇağrısıYapı Kredi Yayınları / İstanbul1997Eleştiri
Şiir ÇilingiriYapı Kredi Yayınları / İstanbul2001Eleştiri
Mavi BereliYapı Kredi Yayınları / İstanbul2001Eleştiri
On Birinci Kat YazılarıDoğan Kitap / İstanbul2001Deneme
Söyleşiler,Doğan Kitap / İstanbul2001Sohbet
Düzyazı Ayracı- Kitaplar Kitabı 2Yapı Kredi Yayınları / İstanbul2001Eleştiri
Edebiyat DönencesiYapı Kredi Yayınları / İstanbul2003Deneme
Yalnızlık KahvesiYapı Kredi Yayınları / İstanbul2003Eleştiri
Eleği Duvardan İndirelimDünya Yayıncılık / İstanbul2005Eleştiri
Edebiyat DâimaDoğan Kitap / İstanbul2006Eleştiri
Sönmüş Kibritin İzindeDoğan Kitap / İstanbul2006Eleştiri
Aynadaki Bakışlar-Kitaplar Kitabı 3Doğan Kitap / İstanbul2006Eleştiri
Çalıntı Kitap DeposuKırmızı Yayınları / İstanbul2007Eleştiri
Cağaloğlu: Hayatın ve Mesleğin Birleştiği YerHeyamola Yayınları / İstanbul2009Gezi Yazısı
Anılarımda YaşayanlarYapı Kredi Yayınları / İstanbul2010Hatıra
Edebiyatımıza DipnotlarYapı Kredi Yayınları / İstanbul2010Eleştiri
Kitaplarla Kültür Turu-Kitaplar Kitabı 4Doğan Kitap / İstanbul2010Eleştiri
Deme Kış Yaz, Oku YazDoğan Kitap / İstanbul2015Eleştiri
Kitap Hayat İçindirDoğan Kitap / İstanbul2015Eleştiri
Şiirin CoğrafyasıYapı Kredi Yayınları / İstanbul2017Eleştiri
Edebiyat Hayatın NeresindeEksik Parça Yayınları / İstanbul2017Eleştiri
Yaşamdan İzlerEksik Parça Yayınları / İstanbul2017Deneme
Yeniden OkumakTürkiye İş Bankası Kültür Yayınları / İstanbul2017Eleştiri
Yazı KalırDoğan Kitap / İstanbul2018Sohbet

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Mehmet Semihd. 19 Şubat 1952 - ö. 25 Mayıs 2013Doğum YeriGörüntüle
2Celal (Musahipzade)d. 31 Ağustos 1868 - ö. 20 Temmuz 1959Doğum YeriGörüntüle
3RESMÎ, Seyyid Mustafa Resmî Efendid. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4REMZANÎ, Hacı Sadık Oytund. 1937 - ö. 22.06.1979Doğum YılıGörüntüle
5Ayhan Cand. 09 Mart 1937 - ö. 21 Mart 2012Doğum YılıGörüntüle
6ZEYNEL, Zeynel Kılıçd. 1937 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Aytuna Tosunoğlud. 23 Mayıs 1963 - ö. ?MeslekGörüntüle
8Ceylan Koryürekd. 1962 - ö. ?MeslekGörüntüle
9Baki Süha Edipoğlud. 1915 - ö. 15 Eylül 1972MeslekGörüntüle
10Ömer Erdemd. 21 Ocak 1967 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11Emel Nişlioğlud. 03 Temmuz 1976 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12Şerif Benekçid. 01 Haziran 1952 - ö. 08 Eylül 2008Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13ALİ DOĞANd. 25.12.1950 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14Mehmet H. Doğand. 28 Haziran 1931 - ö. 17 Şubat 2008Madde AdıGörüntüle
15GÜRANİ DOĞAN, İsmail Doğan Kamışlıd. 1956 - ö. -Madde AdıGörüntüle