ABDÜLHAK, Abdülhak Molla Efendi

(d. 1786/1201 - ö. 1854/1265)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

1 Rebiülevvel 1201/22 Aralık 1786 yılında İstanbul'da doğdu. Mısır’da Tanta’da medfun Şeyh Abdülhak Sünbatî torunlarından ve Dîvân-ı Hümâyûn hocalarından Mehmed Emîn Şükûhî Efendi’nin oğlu ve Hekimbaşı Hayrullah Efendi’nin kızının oğludur. 1216/1801-02’de medrese eğitimine başladı ve sonrasında sarayda tabip oldu. 3 Rebiülahir 1237/28 Aralık 1821’de büyük biraderi Seretibba Behcet Efendi ile birlikte Keşan’a sürgün edildi. Küçük biraderi Hıdır İlyas Efendi, Vekâyi-i Letâif-i Enderun’da, hekimbaşı ve Anadolu kazaskeri Behcet Efendi’nin şan ve şöhretini çekemeyen kimseler hakkında zararlı manzumeler yazıp devlet erkânını korkutuyor diye söyledikleri için sürgün edildiğini, onunla birlikte Saray-ı Atîk’e tabip olan Abdülhak Efendi’nin de gönderildiğini söylüyor. İlmiyye sınıfından biri sürgün cezasına uğrayıp Abdülhak Efendi’nin yalısının önünden geçirilirken Abdülhak Efendi pencereden bakarak tebessüm ettiğinde, o kişi: “Niçin bakıp güldün bana/ Rencîdedir gönlüm sana” şarkısını söyleyip gönderdiği, bir süre sonra da Abdülhak Efendi biraderiyle birlikte Keşan’a sürgün edildiği de aktarılır. Hıdır İlyas Efendi, 15 Safer 1238/1 Kasım 1822 gecesi sarayda nöbetçiyken Mora’dan zafer haberinin gelmesiyle Sultan Mahmûd tarafından bazı kişilere ve kendine birer çıkın altın verildiğinde, büyük biraderi Behcet Efendi’nin affedilmesini diler. Bir seneye yakın sürgünde kaldıktan sonra Safer ayı sonlarında affedilirler. Rebiülevvel 1238/Kasım-Aralık 1822’de İstanbul’a dönerler. Abdülhak Efendi, saray tabipliği görevine yine devam eder. 1243/1827-28’de Asâkir-i Hassa hekimbaşılığına atanarak Selanik’e gönderilir. 1244/1828-29’da Yenişehir mevleviyyeti, 5 Safer 1245/6 Ağustos 1829’da Mekke payesi verilir. 1248/ 1832-33’te İstanbul payesine erişir ve 22 Zilhicce 1249/2 Mayıs 1834’te hekimbaşı olur. 1252/1236-37’de Anadolu payesi verilir ve 18 Zilhicce 1252/ 26 Mart 1837’de hekimbaşılıktan azledilir. Safer 1255/Nisan- Mayıs 1839’da Anadolu Kazaskeri; Rebiülevvel 1255/Mayıs-Haziran 1839’da ikinci kez hekimbaşı; 1 Zilhicce 1257/14 Ocak 1842’de Rumeli Kazaskeri olur. Şevval 1261/Ekim 1845’te hekimbaşılığa ara verir. Safer 1264/Ocak-Şubat 1848’de Meclis-i Maarif Riyâseti’ne; Zilkade 1264/Eylül-Ekim 1848’de üçüncü defa hekimbaşılığa; Safer 1265/Aralık-Ocak 1848-49’da ikinci kez Rumeli Kazaskerliği’ne atanır. Zilhicce 1265/Ekim-Kasım 1849’da hekimbaşılıktan azledilir. 1269/ 1852-53’te Rumeli kazaskerliği payesini alan en eski kişi olduğu için Reisü’l-ulemâ unvanını alır. 21 Şaban 1265/19 Mayıs 1854’te vefat eder. Sultan Mahmûd Türbesi haziresine defnedilir. Sâib Efendi, vefatına, bir eksik olmakla birlikte şu tarihi söylemiştir: “Gitti hak hak diyerek Hakk’a bu dem Abdülhak”.

Hâtimetü’l_Eş’âr’da ise, âkil ve dirayet sahibi olup şiire aşina, diğer ilimlerin inceliklerine de hâkim biri olduğu kaydedilmiştir. Eczanesinin kapısına “Ne aransa bulunur derde devâdan gayrı” mısrasını ihtiva eden bir levha asmıştır. Mührüne, şu beyti yazdırmıştır: “Çaresâz ola hekîm-i mutlak/Bula her derde devâ Abdülhak”.

Oğlu Hayrullah Efendi’nin eşinin oğlu Hey’et-i Âyân üyelerinden Adliye Nazırı İbrahim Bey’in kütüphanesinde bulunan mecmualarda Abdülhak Molla’nın şiirleri bulunmaktadır. Millî Kütüphane’ye intikal eden, torunu Nasûhî Bey’e ait yazma mecmualarda ve Yz. A 7076 numaralı mecmuada da Abdülhak Molla’nın kendi yazısıyla bazı şiirleri bulunmaktadır. Keşan’da sürgündeyken bir meddahın naklettiği hikâyeyi 333 beyit olarak nazmetmiştir. Tarih-i Livâ adında bir eseri vardır ki, Rus muharebesi sırasında Sultan II. Mahmûd’un Rami Kışlası’nda bulunurken 5 Rebiülevvel 1244/15 Eylül 1828- 16 Şevval 1245/10 Nisan 1830 arasında cereyan eden vakayı içerir. İbnü’l-Emin Mahmud Kemal İnal, Abdülhak Molla’nın kendi el yazısıyla yazdığı bir müsveddesinin de kütüphanesinde bulunduğunu aktarır. Sultan Mahmûd’un vefatına neden olan hastalığı ile ilgili hekimbaşı sıfatıyla yazdığı ruzname, eksik olarak İbrahim Bey’dedir. Bazı vakalardan, Abdülhak Efendi’nin padişahın hem tabibi hem de nedimi olduğu anlaşılmaktadır.

Kaynakça

Ahmed Rifat (1299). Lugat-ı Târihiye ve Coğrafiye. C. 2. İstanbul: Mahmutbey Matbaası.

Adıvar, Adnan (1943).Osmanlı Türklerinde İlim. İstanbul: Maarif Matbaası.

Cunbur, Müjgan (hzl.) (1999). İbnü'l-Emin Mahmud Kemal İnal, Son Asır Türk Şâirleri. C.I. Ankara: AKM Yay.

Çiftçi, Ömer (yty.) Fatîn Davud. Hâtimetü’l-Eş’âr. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10736,metinpdf.pdf. [erişim tarihi: 21.01.2015]. 

Erdem, Sadık (2014). Ârif Hikmet Tezkiresi. Ankara: TTK Yay.

Ergun, Saadettin Nüzhet (1936-1945). Türk Şairleri. C. 2. Bozkurt Matbaası. İstanbul. 772.

Gövsa, İbrahim Alâeddin (1933-1336). Meşhur Adamlar Ansiklopedisi. C. 1.

Kurdoğlu, Veli Behcet (1967). Şair Tabipler. İstanbul: Baha Matbaası.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatçı (2001). Mehmet Nail Tuman Tuhfe-i Nâilî Divân Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. C. II. Ankara: Bizim Büro Yay.

Mehmed Süreyyâ (1308-15). Sicill-i Osmânî. C. III. İstanbul: Matbaa-i Âmire.

M. Şemseddin Sami (1996). Kâmûsü'l-Alam. C. II. İstanbul: Kaşgar Neşriyat.

Uludağ, Osman Şevki (1925). Beş Buçuk Asırlık Türk Tabâbeti Târihi. İstanbul: Matbaa-i Âmire.

Uzluk, Feridun Nafiz (1954). Hekimbaşı Mustafa Behçet. Ankara: Örnek Mat­baası.

Ünver, A. Süheyl (1943). Tıb Târihi. İstanbul.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. İSMAİL HAKKI AKSOYAK
Yayın Tarihi: 21.01.2015

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Tâb-ı hicrânınla müstevlî bana su’-i mizâc

Vuslatın dârü’ş-şifâsında inâyet kıl ilâc

Kapkaranlık perçemin fikriyle hergün gün bana

Giceler âhım şu’a-i şem’a vermez ihtiyâc

Zülf-i sevdâsıyle cûy-i ekşimi gördü demiş

Def’-i sevdâya akar sudan eyü olmaz ilâc

Cem'-i ezdâd eylemiş hakkâ Hakîm-i Lem-yezel

Leblerin lâlinde kılmış âb u âteş imtizâc

Şükr ü hamd eyle Cenâb-ı Hakk’a Abdülhak hemân

Sâyesinde Hân-ı Mahmûd’un kimse değildir ac

(Cunbur, Müjgan (hzl.) (1999). İbnü'l-Emin Mahmud Kemal İnal, Son Asır Türk Şâirleri. C.I. Ankara: AKM Yay. 29.)

Kıt’a

Göz yum cihândan aç gözünü dem gelir geçer

Sen göz yumup açınca bu âlem gelir geçer

Gül-i sad-berge söyle dinlesün sad-pâre gûş olsun

Benimdir nevbet-i feryâd bülbüller hamûş olsun

(Çiftçi, Ömer (yty.) Fatîn Davud. Hâtimetü’l-Eş’âr. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10736,metinpdf.pdf. [erişim tarihi: 21.01.2015]. 296.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Sayın, Betüld. 1958 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2Güngör Tekçed. 17 Eylül 1937 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Kıvanç Nalçad. 04 Nisan 1973 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4HİKMET, Şeyhülislâm Ahmed Ârifd. 1786 - ö. 1859Doğum YılıGörüntüle
5KÜRŞADÎ, Süleymand. 1785-1786? - ö. 1839-1840?Doğum YılıGörüntüle
6RÂGIB, Hacı Mehmed Râgıbd. 1786 - ö. 1848Doğum YılıGörüntüle
7TEVFÎK, Köprülü İğci-zâde Mustafa Tevfîkd. ? - ö. 1854Ölüm YılıGörüntüle
8NUSRET, Mehmed Nusret Beyd. 1833 - ö. 1854Ölüm YılıGörüntüle
9HİLMÎ, Feyzî-zâde Hilmî Efendid. 1810? - ö. 1854Ölüm YılıGörüntüle
10RE\'FET, Seyyid Abdullah Re\'fetd. 1794 - ö. 1865MeslekGörüntüle
11ŞÂH ÇELEBİ, Fenârizâde Mehmedd. ? - ö. 1522MeslekGörüntüle
12ÂRİF, Kethudâ-zâde Hacı Mehmed Ârif Efendid. 1768 - ö. 1849MeslekGörüntüle
13REFÎ\'-İ KÂLÂYÎd. 1760 - ö. 1823Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14NÂZİKÎ, Ahmed Nâzikî Efendi, Kütahyalıd. ? - ö. 1855Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15EŞREF PAŞA, Bursalıd. 1820 - ö. 1894Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16REVNAK, Abdüllatîf Ağad. ? - ö. 1812-13Madde AdıGörüntüle
17HÂLÎ, Ahmed Hâlî Efendid. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18MAHREMÎd. 1848 - ö. 1911Madde AdıGörüntüle