Ali Ulvi Elöve

Hoca Ali, Ali Ulvi, Ali Necat
(d. 05 Mart 1881 / ö. 15 Ağustos 1975)
Yazar, çevirmen, şair, eğitimci
(Çocuk Edebiyatı / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

1881'de Selanik'te doğdu. Annesi, Kavalalı Mehmet Ali Paşa zamanında Mısır'da gümrük bakanlığı yapmış Hacı Süleyman Ağa'nın torunu Recep Ağa'nın kızı Ayşe Süreyya Hanım'dır. Ali Ulvi'nin babası Selanik muhasebe kaleminden emekliye ayrılmış bir memur olan Mustafa Fevzi'dir.

İlk ve orta öğrenimini Feyz-i Sıbyan'da yapan Elöve, bir yıl Selanik Mülkî İdadisi'ne devam etse de beşinci sınıftayken bu okulu bırakır. Daha sonra Fransızca öğrenmek amacıyla bir yıl Selanik Frerler Mektebi'ne gider. 1896'da Golos Telgraf ve Posta Müdürlüğü'ne atanan ağabeyi Âkif Fevzi'yle birlikte Selanik'ten ayrılarak yine Fransızca öğrenmek için Manastır'daki Frerler Mektebi'ne gider. Teselya'nın boşaltılmasına kadar Golos Telgrafhanesi'nde çalışan Elöve, sonrasında üç ay vekaleten Serez Ecnebî Telgraf Muhabere memuru olarak çalışır. Ardından Selanik'e döner, Selanik Darülmuallimin-i İptidaisi'nde sınava girip ilkokul öğretmenliği ehliyetnamesi alır. O dönemde Almanca için özel dersler alır.

İlk öğretmenlik deneyimini, 1898-1905 yılları arasında, mezun olduğu Feyz-i Sıbyan'da Türkçe ve Fransızca derslerine girerek yapar. Sağlık sorunlarını sebep göstererek buradan istifa ettikten sonra ağabeyi Necip Necati'nin Çocuk Bahçesi isimli dergisinde, dergi kapatılıncaya kadar yazı işleri başkanlığı yapar. 31 Mart Vakası üzerine Hareket Ordusu'yla İstanbul'a yürür. Selanik'e dönmeyip birkaç ay sonra Darülmuallimin Tatbikat bölümüne öğretmen olarak atanan Elöve, orada okul müdürü Satı Bey ile tanışır. Yaptığı yeniliklerde Satı Bey'in yanında yer alır ve Darülmuallimin Tatbikat Mektebi müdür yardımcılığına atanır. Aynı zamanlarda okul tarafından çıkarılan ve dönemin en önemli eğitim dergisi sayılan Tedrisat-ı İbtidaiyye Mecmuası'nda yazılar yazmaya başlar. 1911 yılında Feyz-i Sıbyan okulunun ilk kurucusu yazı işleri memuru Mısırlı Tevfik Efendi'nin kızı Ayşe Letafet'le evlenir. Bir kızı, bir oğlu olur. 1912'de Mustafa Kemal'le tanışan Elöve'nin ona olan hayranlığı ömrünce sürer. Elöve, 1917'de İstanbul'da yeniden açılan ve "İstanbul Feyziye Mektebi" adını alan Feyz-i Sıbyan Mektebi'nin öğretim işlerini denetleyen kurula seçilir, bir anlaşmazlık nedeniyle 1921'de kuruldan istifa eder. 1923'te Adana Erkek Öğretmen Okulu'na edebiyat öğretmeni ve okul müdürü olarak atanır. 1925'te Bursa Erkek Öğretmen Okulu'nda, iki sene sonra da Bursa Kız Öğretmen Okulu'nda görev yapar. Görevi boyunca Fevziye Mektebi'yle bağını koparmayan Elöve, Türk Dil Kurumu'nun gramer-sentaks koluna aza seçildiğinde Bursa Kız Öğretmen Okulu'nda edebiyat öğretmenidir. 1939-1945 yılları arasında Gazi Eğitim Enstitüsü'nde Türkçe ve edebiyat dersleri verir. Emekli olduktan sonra iki yıl burada konferanslar verir. Aynı zamanda Türk Dil Kurumu'nda uzman olarak çalışmaya devam eder. Eşi 1956 yılında vefat edince Ankara'da yalnız kalmasını istemeyen çocukları tarafından İstanbul'a çağırılır. 1963'te gözlerini kaybeder. Kalan yıllarını okuyup yazamadığı için üzülerek geçiren Elöve, 1975'te vefat eder. Kabri Üsküdar Bülbülderesi Mezarlığı'ndadır.

Elöve'nin ilk yazısı Selânik'te haftalık yayımlanan Mütalaa isimli dergide çıkar (1896). Bir yıl sonra, 1897-1901 yılları arasında yayımlanan ve öğrenciyken Mustafa Kemal Atatürk'ün de takip ettiği Çocuklara Rehber isimli dergide yazmaya başlayan Elöve, burada ilk telif çocuk şiiri "Bir Çocuğun Tefekküratı" (1899) ve ilk çeviri şiiri "Dere"yi yayımlar. İlk yazısını on beş, çocuk şiirini de on sekiz yaşında yayımlayan Elöve, çocuk dünyasını anladığını hem yazarlığıyla hem öğretmenliğiyle göstermiştir. Bir öğrencisinin sözleri de bu gerçeğin ispatıdır: "Derslerini, yazdığı 'Gençlik Marşı'nın umut ve coşkusuyla işlerdi. Kuramsal yönleriyle çoklarına sıkıcı bir ders görünen dilbilgisini sevdirmesini bilirdi: Şiirlerini okur, öğrencilerinden örnek cümleler seçerdi. Sonra konuyu akılda kalacak biçimde tahtada bir şema ile özetlerdi." (Beyhan 1975: 696-698). Öğretmenliği çok sevmesi, yenilikleri takip etmesini; dersleri diyaloglarla işlemek, materyal kullanmak, öğrenciler için monologlar yazmak gibi yenilikler yapmasını sağlamıştır. Elöve eğitimci kişiliğiyle sayısız yazılar yazar. Çok çeşitli konularda bilgiler verdiği yazılar genel kültür için olduğu kadar çocuk edebiyatı tarihçesi bakımından da önem taşımaktadır.

Türk Dil Kurumu'nun gramer-sentaks koluna üye seçilmesiyle, dilimize tam çevrilmiş ilk Kur'an tercümesini fişleyip taradıktan sonra başka tarama işleri de yapar. Ahmet Şefik İşçil isimli bir doktorla tıp terimlerini Türkçeleştirmek için Türkçe Hekimlik Terimleri Üzerine Bir Deneme isimli bir sözlük hazırlar. Sözlüğünü "Ulusun dili, ulusallığın temel taşıdır." sözüyle bitirir (Özmen 2001:53). Ona göre Türk Dil Kurumu'nda çalışmak millî bir görevdir. Elöve, bazı eserlerinin basılmamasına çok üzülse de hiçbir zaman bunları yurt dışında bastırmamıştır.

Elöve'nin bir başka hizmeti de 1921'de Deny'nin Fransa'da yayınladığı Türk Dil Bilgisi isimli kitabının çeviri ve uyarlamasını yapmasıdır. 1926-1927 yılları arasında yaptığı çeviri harf inkılabından sonra 1941'de basılmıştır. Günümüzde hala önemini koruyan bu çeviri özellikle Deny'nin yaşadığı dönemde bir Türk tarafından yapılmış çeviri olmasıyla ve Deny ile Elöve'nin bir araya gelerek düzeltmeler yapma fırsatı bulmalarından dolayı tercih edilmeye devam etmektedir. (Benzer 2012: VII) Burada Elöve'nin Fransızca bilgisi kadar titiz kişiliği de görülür. Önemli bir dilci olarak da çeviriye büyük katkı sağlamış olan Elöve, yer yer yaptığı açıklamalar ve kendisine ait örneklerle eseri zenginleştirmiştir.

Elöve çocuk ruhundan anlayan bir insan olmak yanında titiz bir dilci ve eğitimci olduğundan katkısı da çok yönlüdür. Çocuk edebiyatına sayısız şiir bırakmış, çocuklar için bir edebiyat oluşturulmasının önemi üzerinde çalışmalar yapan ilk insanlardan biri olmuştur. Titiz bir çalışkanlıkla dil öğrenmiş olması ve öğretmenliği çok sevmesi eğitsel yazılar (çocuk eğitimi ve psikolojisi, anne baba tutumları) yanında ilginç konular (Afrika yerlilerinin yaşamı, Çin'deki şenlik ve kutlamalar, sirklerde hayvanları terbiye etmek için uygulanan işkenceler, mülakat şeklindeki sınavların sonuçlarına güvenilip güvenilemeyeceği, deniz tutmasından nasıl korunacağı) içeren yazı ve çeviriler de kaleme almasını sağlamıştır. Ayrıca Türk Dili dergisinde ("Bıldır, Bir Yıldır", "Yenisey Yazıtlarının Yanlış Tanınmış Bir Harfine Dair", "Da/de Bağlacı Üzerine Bazı Düşünceler" vb.) bilimsel makaleler de yayınlamıştır. 20 Mayıs 1938'de Atatürk'ün talimatıyla Gençlik Marşı ilan edilen "Dağ Başını Duman Almış" en çok bilineni olsa da Elöve birçok marşa güfte yazmıştır.

Kaynakça

Beyhan, A.İhsan (1975). "Öğretmenim Ali Ulvi Elöve". Türk Dili Dergisi, (32) 290: 696-398.

Benzer, Ahmet (2012). Jean Deny'nin Türk Dil Bilgisi, -eseri içindeki Önsöz'ü-, (Editör: Prof. Dr. Mustafa S. Kaçalin) İstanbul: Kabalcı Yayınları.

Özmen, Necmettin (2001). Ali Ulvi Elöve'nin Hayatı ve Eserleri. İstanbul: İstanbul Üniversitesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi.

Stebler Çavuş, Miriam Zeliha (2007). Ali Ulvi Elöve'nin Şiirlerinin Eğitsel Açıdan İncelenmesi. Erzurum: Atatürk Üniversitesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MİRİAM ZELİHA STEBLER
Yayın Tarihi: 13.07.2019
Güncelleme Tarihi: 20.12.2020

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Çocuklarımıza NeşidelerTanin Matbaası / İstanbul1912Şiir
Türkçe Hekimlik Terimleri Üzerine Bir DenemeTürk Dil Kurumu / Bursa1944Diğer
Çocuklarımıza ŞiirlerYeni Matbaa / İstanbul1959Şiir

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1AHMED CAZİMd. 10.06.1879 - ö. 26.01.1926Doğum YeriGörüntüle
2EMÎN, Nazîrî-zâde Mehmed Efendid. ? - ö. 1712-13Doğum YeriGörüntüle
3Münevver Ayaşlıd. 1906 - ö. 20 Ağustos 1999Doğum YeriGörüntüle
4DUR ABDAL, Abdullah Yükseld. 1881 - ö. 1946Doğum YılıGörüntüle
5ŞÜKRÎ, Muhammed Şükrî Efendid. 1881 - ö. 1915Doğum YılıGörüntüle
6Raif Necdet Kestellid. 1881 - ö. 18 Ağustos 1937Doğum YılıGörüntüle
7SANATÎ, Abdurrahman Dursund. 1902 - ö. 1975Ölüm YılıGörüntüle
8Bedri Rahmi Eyuboğlud. 1913 - ö. 21 Eylül 1975Ölüm YılıGörüntüle
9Fahri Celâl Göktulgad. 20 Mayıs 1895 - ö. 3 Haziran 1975Ölüm YılıGörüntüle
10Handan Gökçekd. 08 Haziran 1968 - ö. ?MeslekGörüntüle
11Ayşegül Kocabıçakd. 06 Temmuz 1977 - ö. ?MeslekGörüntüle
12Pertev Demirhand. 1871 - ö. 1964MeslekGörüntüle
13Neslihan Koçerd. 1969 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Tacettin Şimşekd. 20 Nisan 1961 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Ünver Orald. 1937 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16ALÎ ŞEHBÂZ EFENDİ, Kayserilid. ? - ö. 1898Madde AdıGörüntüle
17Nazmî, Seyyid Ali Nazmî Efendid. ? - ö. 1655Madde AdıGörüntüle
18BİLGİÇ DEDE, Ali Gökalpd. 1913 - ö. 07.10.1981Madde AdıGörüntüle