FEVZÎ, Mehmed

(d. 1048/1638 - ö. 1090/1679)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Tezkireler, 17. yüzyılda yaşamış Fevzî mahlaslı iki şairden söz eder. Bunlardan ilkinin asıl adı Mehmed olup doğum yeri Bosna’dır. Tahsil amacıyla İstanbul’a gelerek Üsküdar’a yerleşmiştir. Bir müddet sonra saray kâtibi olmuş, daha sonra bu görevden ayrılmıştır. Şeyh Selâmi Efendi’den el aldıktan sonra, bir müddet burada hizmet edip tarikat âdâbını öğrenmiştir. 1084/1673’te vefat etmiştir (Çapan 2005: 451; Abdulkadiroğlu 1999: 327; Tuman 2001: 791-792). Fevzî mahlaslı şairlerden ikincisi İstanbulludur. Asıl adı Hacı Mehmed Ağa’dır. Kaynaklarda İstanbulî Mehmed Ağa olarak anılan şairin doğum tarihi ile ilgili tezkirelerde herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak şairin Dîvân’ında kendi doğumuna ve sakal bırakmasına düşürdüğü tarih manzumesinden 1048/1638 yılında doğduğu, 1070/1660 yılında da sakal bıraktığı anlaşılmaktadır (Kaplan 2012: 282-284). 

Tezkirelerde Fevzî mahlaslı, iki farklı şairden söz edilse de her iki şairin şiirlerine verilen örneklerin Fevzî’ye ait eldeki Dîvân nüshalarında bulunması şair hakkındaki bilgilerin tezkireciler tarafından karıştırıldığını göstermektedir. Tezkirelerde iki şair hakkında verilen bilgiler arasındaki en önemli fark, doğum yerlerinin Bosna ve İstanbul olarak gösterilmesidir. Ancak Bosnalı olarak gösterilen Mehmed Fevzî’nin de eğitim için İstanbul’a gelerek buraya yerleştiği bilgisinden hareketle, Fevzî’nin Bosna’da doğup İstanbul’a yerleştiği, doğum yerinin Bosna veya İstanbul olarak karıştırıldığı düşünülebilir.  Şairin iyi bir tahsil gördüğü, ancak ilim yolunda umduğunu bulamadığı şiirlerinden anlaşılmaktadır. Aldığı eğitimden sonra Musahip Mustafa Paşa’nın nedimi olarak şöhret bulan şair, Köprülü Fâzıl Ahmed Paşa’nın kâtibi olmak istediğini bir kasidesinde dile getirir. Yazdığı şiirlerden hareketle bazı seferlere katıldığı anlaşılan Fevzî, 1678 tarihinde Çehrin Seferi dönüşünde ailesinin vebadan öldüğünü, aile efradından geriye on yedi aylık bir çocuğunun kaldığını, düşürdüğü bir tarihle haber verir. Yaşadığı üzüntü neticesinde kendini dinî yaşama adadığı anlaşılan şair, 1679 yılında kırk iki yaşındayken Mekke’de vefat eder.

 Fevzî’nin tek eseri, elde üç nüshası bulunan Divan’ıdır. Bu Dîvân’da mensur bir dibace, 1 terci’-i bent, 3 terkib-i bent, 1 musammat kaside, 1 müsemmen, 3 tahmis, 6’sı Farsça 145 gazel, 22 tarih, 5’i Farsça 28 rubaî ve 3 kıt’a bulunmaktadır (Kaplan 2012). O, bir tarih kıtasında Ebû Suud Efendi’nin fetvalarına dair bir işle görevlendirildiğini söyler. Bu durum, onun ilgili konuda bir eser yazmış olabileceğini akla getirmektedir. Şairin kendisi gölgede kalsa da, Divan’ı dört ayrı akademik çalışmaya konu olmasıyla dikkati çeker. Öncelikle 2006 yılında Özer Şenödeyici ve Fazilet Çöplüoğlu’nun yüksek lisans tezleri tamamlanır. Çöplüoğlu’nun çalışması ilgili Divan nüshalarının “İstanbulî Mehmed Ağa”ya ait olduğunu farz ederek hazırlar. Şenödeyici, tezkirelerde Bosnalı Fevzî ve İstanbullu Fevzî olarak anılan kişilere ait şiirlerin aynı Divan nüshalarında yer aldığını tespit ederek söz konusu karışıklığı ortaya çıkarır. 2007 yılında Nilgün Doğramacı, aynı nüshalardan hareketle hazırladığı metni ve içerik incelemesini yüksek lisans tezi olarak tamamlar. 2008 yılında ise Yunus Kaplan, aynı nüshalardan hareketle hazırladığı doktora tezini tamamlar. Böylece Fevzî, pek çok şöhretli şaire nasip olmayan bir ilgiyi üzerine çeker.

Kendisini “hamallık yapamayacak kadar zayıf” olarak niteleyen Fevzî, şiir konusunda son derece iddialıdır. Safâyî, Fevzî hakkında “nazm ü inşâda vü kayd ü imlâda kesb-i mahâret ile asruñ şu’arâsından” (Çapan 2005: 451) diyerek onun nazım ve nesirdeki başarısından söz eder. Fevzî aynı dönemde yaşadığı Vecdî, Nâilî ve Mezâkî’nin şiirlerine nazire yazmış; Nef’î, Fehîm ve Şehrî’nin bazı şiirlerini de tahmis ederek edebî olarak kimlerden etkilendiğine dair birtakım ipuçları vermiştir.  O, döneminin rağbet gören akımı olan Sebk-i Hindî çerçevesinde kaleme aldığı gazelleri ile dikkati çeker. Nazım tekniği açısından son derece başarılı bir sanatçı olan Fevzî’nin tesir sahasının kısıtlı kalması, adının zaman içinde unutulması hatta mahlasının bir başkasıyla karıştırılması sonucunu doğurmuştur.

Kaynakça

Abdülkerimoğlu, Abdülkadir (hzl.) (1999). İsmail Beliğ Nuhbetü’l-Âsâr li-Zeyli Zübdeti’l-Eş’âr. Ankara: AKM Yay.

Akbayar, Nuri (hzl) (1996). Mehmed Süreyyâ Sicill-i Osmanî (Yâhud Tezkîre-i Meşâhir-i Osmânî). İstanbul: Tarih Vakfı Yay.

Çapan, Pervin (hzl.) (2005). Tezkire-i Safâyî, Ankara: AKM Yay.

Çöplüoğlu, Fazilet  (2006). Fevzî (17. yy) Divanı Tenkidli Metin-İnceleme. Yüksek Lisans Tezi. Isparta: Süleyman Demirel Üniversitesi.

Doğramacı, Nilgün (2007). Fevzî (17. yy) Divanı Metin Biçimsel ve Sevgilinin Güzellik Unsurları ve Âşığa Etkisi Üzerine İçerik İncelemesi. Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: Boğaziçi Üniversitesi.

İnce, Adnan (hzl) (2005). Tezkiretü’ş-Şuarâ Salim Efendi. Ankara: AKM Yay.

İpekten, Haluk (hzl) (1970). Nâilî-i Kadîm Divanı. İstanbul: MEB Yay.

Kaplan, Yunus (2012). Fevzî Dîvânı. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-292534/h/fevzi-divani.pdf  [erişim tarihi: 10.04.2013].

Kurnaz, Cemal ve M. Tatçı (hzl.)(2001). Mehmed Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâilî-Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. Ankara: Bizim Büro Yay.

Mermer, Ahmet (hzl.) (2002). Vecdî Divançesi,.Ankara: MEB Yay.

Özcan, Abdülkadir (hzl.) (1989). Vakâyiü’l-Fudalâ, İstanbul: Çağrı Yay.

Şenödeyici, Özer (2006). Fevzî Divanı İnceleme-Metin-İndeks. Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: YUNUS KAPLAN - ÖZER ŞENÖDEYİCİ
Yayın Tarihi: 16.02.2015
Güncelleme Tarihi: 05.12.2020

Eserlerinden Örnekler


Gazel

 Zannitme gönül gül gibi handân olacaksın

Şimden girü bülbül gibi nâlân olacaksın


Eyyâm-ı gam-ı fürkat ola saña mübârek

Tâb u tef-i hicrân ile sûzân olacaksın


Bizmez mi idüñ Leylî-i zülfine ki düşdüñ

Mecnûn-sıfat bî-ser ü sâmân olacaksın


Ey hattına meftûnluğumu ‘ayb gören dost

Sen dahi o esrâr ile hayrân olacaksın


Zann itme bu hey’etde kala gerdişüñ ey dost

Âhir dil-i Fevzî gibi vîrân olacaksın

(Şenödeyici, Özer (2006). Fevzî Divanı İnceleme-Metin-İndeks. Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.)


Gazel


Sâkî şarâb-ı la’lün içür hâcetüm budur

Bezm-i ezelde menşe-i keyfiyyetüm budur


Şeb-tâ-seher hayâlün ile çeşm-i pür-seher

Dâd ü sitâd-ı kâmdadur ‘işretüm budur


Ehl-i haşr kulak çeke nazran şikâfına

Mahşerde sîne-çâk olayum niyyetüm budur


İdmân idüp kemân-ı belâya bu menzilün

Tâ ğâyetinde taş dikeyüm himmetüm budur


Ben bu kabâyı şâla virem gibi ‘âkibet

Dîvâne oldı dirler ise rağbetüm budur


Ey akl-ı dûr-bîn beni koy kendi hâlüme

Ben dâye-perver-i elemem râhatum budur


Fevzî senünle matlabımuz bir degül midür

‘Ahd-i kadîmi yâda getür minnetüm budur

(Kaplan, Yunus (2012). Fevzî Dîvânı. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-292534/h/fevzi-divani.pdf  [erişim tarihi: 10.04.2013]. 195-196.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1SÂNİÎ /SUNÎd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2Defne Sumand. 1974 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Faik Sabri Durand. 1882 - ö. 7 Mayıs 1943Doğum YeriGörüntüle
4SABÛRÎ, Dede Çelebid. 1638 - ö. 19.12.1717Doğum YılıGörüntüle
5NEŞÎT, İbrahîm Efendid. ? - ö. 1679-80Ölüm YılıGörüntüle
6RESMÎ, Şeyh İsmail Resmî Efendid. ? - ö. 1679Ölüm YılıGörüntüle
7HALÎM, Çelebi Abdülhalim Efendid. 1625/1626 - ö. 1679/1680Ölüm YılıGörüntüle
8HULÛSÎ, Hulûsî Çelebid. ? - ö. ?MeslekGörüntüle
9ALİ PAŞA, Temerrüd, Temerrüd Hacı Ali Paşad. ? - ö. 2 Haziran 1572MeslekGörüntüle
10HALÎMÎ, Mevlânâ Abdülhalîm bin Alî, Halîmî Çelebi, Abdülhalîm Efendid. ? - ö. 1517-18 ?MeslekGörüntüle
11ŞEYHÎ, Lütfullâh Çelebi Kadıd. 1565 - ö. 1632Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12ŞERÎFÎd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13AYŞÎ, Dervîş Mehmed Ayşîd. ? - ö. 1650-1651Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14NUTKÎ, Mehmed Nutkî Bey b. Boyalı Mehmed Paşad. ? - ö. Kasım-Aralık 1648Madde AdıGörüntüle
15ENVER, Şeyh Mustafa Enver Efendid. 1824 - ö. 1872Madde AdıGörüntüle
16VÂLİHÎ, Kadı-zâde Ahmed Vâlihî Çelebid. ? - ö. 1599Madde AdıGörüntüle