HULÛSÎ, Ömer

(d. 1805/1222 - ö. 1868/1285)
divan-tekke şairi
(Divan-Tekke / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Adı Ömer Hulûsî’dir. Şiirlerinde mahlas olarak Hulûsî adını kullanmıştır. Dîvân sahibi Uşşâkî şeyhidir. Ömer Hulûsî’nin hayatı hakkındaki bilgiler temelde üç kaynağa dayanır. Bunlardan ilki Hüseyin Vassaf’ın Sefîne-i Evliya’sıdır. İkincisi Bilâl Reşîd Çilli’nin Uşşâkîlik adlı çalışmasıdır. Üçüncü kaynak ise İbrahim Güz’ün hazırladığı ve sadece birkaç fotokopi baskısı olan Gayb-ı Hayat isimli eseridir. Bu eser, Uşşâkî şeyhlerinden Hüseyin Hüsnü Aziz’in (ö.1923) dervişi Şemsi Rahmî Efendi’nin 1957’de kaleme aldığı bazı notlardan latinize edilerek bir kısmı da derlenerek birkaç nüshası iki kapak arasına getirilmek suretiyle oluşturulmuştur. Bu temel kaynaklara göre Ömer Hulûsî, 1222/1805 yılında eski adıyla Aydın Güzelhisarı’nda doğmuştur. Babası Hacı Hâfız Efendi’dir. Babasının mesleği bezirgânlıktır. Ömer Hulûsî, küçük yaşlarda babasının yanında çalışmıştır. Ancak oldukça cömert bir karaktere sahip Ömer Hulûsî dükkândaki malzemeleri müşterilere ücretsiz dağıttığı için babası onu dönemin önemli ticaret ve eğitim merkezlerinden biri olan Nazilli’ye getirerek burada ilmî terbiye almasını sağlamıştır. Nazilli’deki hamileri Ali Galip Vasfî (d.1146/1733-ö. 1266/1850) ve onun oğlu Muhammed Tevfîk Efendi’dir (v.1280/1864 ). Ömer Hulûsî, her ikisi de Nazilli’de müftü ve Uşşâkî şeyhi olan hamilerinin yanında Nazilli Ağa Camii bünyesindeki Hacı Zühdü Efendi Medresesi’nde eğitimini tamamlamıştır. Muhammed Tevfik Efendi’nin iki halîfesinden biridir. Pirdaşı Bozdoğanlı Mustafa Fethi Efendi’dir (d. 1208/1793 - ö. 1341/1922). Ömer Hulûsî, 1260/1844 yılında şeyhinden irşad vazifesi alarak Nazilli dışına çıkmış; Aydın ve Ladik (Denizli) başta olmak üzere Ödemiş, Akhisar, Turgutlu, Manisa, Çanakkale ve bir süreliğine İstanbul Kasımpaşa’da irşad vazifesini yürütmüştür. İlk huzur dervişi Denizli’de metfun Şükrü Efe’dir. İzmir-Aydın demiryolu inşasından önce Yunus Baba isminde bir zat ile İzmir’e kısa bir seyahati olmuştur. Halifesi olan Hüseyin Hakkı Kasabavî (d. 1227/1813 - v. 1297/1880) ile İstanbul’a seyahat etmiş ve silinmeye yüz tutmuş olan Uşşâkî tarikatını yeniden canlandırmıştır. Bir iftira neticesi bir zaman hapse mahkûm edilmiştir. Halifesi ile birlikte bir medrese ziyaretinde Bayındır doğumlu Ahmed Tâlib-i İrşâdî’yi (d. 1235/1820 - ö. 1298/1881) görmüşler ve “Tâlib benim, irşâd senin” diyerek Ahmed Efendi’ye “Tâlib-i İrşâdî” telkininde bulunmuştur. M. Tevfik Efendi’nin vefatı sonrası (1280/1864) Nazilli’deki Uşşâkîler Aydın’da olan Ömer Hulûsî’den Nazilli’ye gelerek şeyhinin postuna oturmasını isterler. Ömer Hulûsî, vefatına kadarki beş yıllık süre içinde Nazilli’de Uşşâkî şeyhi olarak irşad vazifesine devam eder. Geçimini aktarlık yaparak sağlamıştır. Ömer Hulûsî, huzur dervîşi Hasan Bey’in kız kardeşi Emine Sultan ile olan evliliğinden Hatice isminde bir kızı vardır. Dîvân’daki manzumelerinden de Sâdıka Sultan adında bir kızı ve Yahya isminde bir oğlu daha olduğu öğrenilmektedir. Ömer Hulûsî’nin vefatından sonra eşi Emine Sultan Antalyalı bir tüccarla evlenmiştir. Halifeleri Şükrü Efe, Hüseyin Hakkı Kasabavî, Ali Nâilî Manisavî (ö. 1298/1881), Şerîf Kudretî (ö. ?) ve Hacı Bekir Surûrî Akhisarî’dir (ö. 1310/1892-3). Bu halifelerinden Hüseyin Hakkı Kasabavî ile Uşşâkîlik Nazilli ve Ege bölgesi dışına çıkarak günümüze kadar ulaşmıştır. Uşşâkî silsileleri incelendiğinde bütün silsilelerin Ömer Hulûsî’ye dayandığı görülmektedir. Ömer Hulûsî Efendi, altmış üç yaşında 2 Cemaziyelevvel 1285 / 21 Ağustos 1868 tarihinde Nazilli’de vefat etmiştir. Vefatına damadı Fahreddîn Himmetî tarafından tarih düşülmüştür. Naaşı ilk olarak vasiyeti gereği şehrin orta yerindeki kabristana defnedilmiş; daha sonra buradan yol geçeceği için şehrin batı girişindeki Evranlı Mezarlığı’na nakledilmiştir. Asıl mezar taşı kayıp olup, kabrine komşu olan diğer Uşşâkî büyükleri gibi kabri 1980’li yıllarda Ali Talip Çatalyürek tarafından onarım görmüştür.

Nazilli’deki Uşşâkî şeyhleri Ali Galib Vasfî ve Muhammed Tevfîk Efendi’nin mürebbiliği esnasında Ömer Hulûsî Efendi yöredeki diğer tarikatlerin tekkelerine de girip çıkmış ve onların usul ve erkânını öğrenmiştir. Uşşâkî olması dolayısı ile de diğer müridler tarafından şeyhine şikâyet edilmiştir. Her ne kadar sıklıkla Uşşâkî olduğunu dile getirse de, Ömer Hulûsî Efendi Halvetî-Uşşâkî yoluna farklı bir neşve katmak için bir arayış içinde olmuştur. 1826’da kapatılan Bektaşi tekkeleri izlerini kaybettirmek için kendilerine Târik-i Nâzenîn adını vermişler ve 1849-1869 yılları arasında toparlanma sürecine girmişlerdir. Bu bağlamda Ömer Hulûsî Efendi hem saçı-sakalı uzatmak gibi fiziksel hem de muharrem ayı, kerbelâ, Yezid gibi unsurları manzumelerinde sıklıkla kullanıp fikirsel olarak Aydın ve çevresinde varlıklarını devam ettiren Târik-i Nâzenîn’e yakın durmuştur. Daha sonraları Ahmed Tâlib-i İrşâdî ile daha net bir çizgiye ulaşan bu Uşşâkî tavır Nâzenîn-i Uşşâkîyye diye anılmış ve Ömer Hulûsî Efendi bu neşvenin başlangıç noktası sayılmıştır.

Dîvân: Ömer Hulûsî’nin bilinen tek eseridir. Hiçbiri tam olmamakla birlikte Dîvân’ın bilinen on nüshası vardır. Bu nüshaların ikisi İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Ktp. Osman Ergin Yz. 174 ve 84’te; üçü Ankara Milli Ktp. Yazmalar Koleksiyonu, A 8437, B 997 ve A 8642’de ve biri Süleymaniye Ktp. Uşşâkî Tekkesi 65’te kayıtlıdır. Diğer nüshalar İbrahim Güz, Leman Barıştıran ve Mahmud Erol Kılıç’ın şahsi kütüphanelerinde bulunmaktadır. Bu nüshalardan hiçbiri müellif nüshası olduğuna dair bir karine taşımamaktadır. En eski Dîvân nüshası 1285/1868 tarihlidir. Dîvân, doktora düzeyinde incelenerek metni günümüze aktarılmıştır (Baş, 2013). Buna göre Ömer Hulûsî’nin 8818 mısralık hacme ulaşan 651 manzumesi vardır. Mürettep bir Dîvân olmamakla birlikte bütün manzumeler kafiye düzenine göre elif ba sırasına konulmuştur. Manzumelerin 613’ü gazeldir. Gazellerinin çoğunluğu altı beyitten oluşmaktadır. 38 manzumesi ise değişik bendlere sahiptir.

Ömer Hulûsî, hece ile şiir yazmamıştır. 49 farklı aruz kalıbı kullanmıştır. Bu kalıplardan bazıları aruzun temel cüzleri kullanılarak üretilmiş ve başka bir yerde örneğine rastlamadığımız kalıplardır. Ancak Ömer Hulûsî kafiye kurmada sanatsal arayışlar içine girmemiştir. Manzumelerindeki kafiye örgülerinin ekseriyeti redife dayanmaktadır. Kullandığı dil Arapça ve Farsça unsurlar içeren ve zaman zaman mahallî dilin etkisinin görüldüğü Osmanlı Türkçesi’dir. Nesîmî, Fuzûlî, Yunus Emre, Mevlânâ ve Niyazî Mısrî etkilendiği şairlerin başında gelmektedir.

Kaynakça

Akkuş, Mehmet (1998). Abdullah Salâhaddîn-i Uşşâkî (Salâhî)’nin Hayatı ve Eserleri. Ankara: Millî Eğitim Basımevi.

Altıntaş, Emine (2007). Hulûsî Ömer Aydınî Dîvânı Üzerine Bir İnceleme. Yüksek Lisans Tezi. Kütahya: Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Ballı, Hasan Hüseyin (2013). Hurûfiliğin Doğuşu ve Fazlullah Hurûfî. İstanbul: Hikmetevi Yay.

Baş, Mehmet Şamil (2013). Ömer Hulûsî ve Dîvân’ı (İnceleme-Metin). Doktora Tezi. İzmir: Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Çatalyürek, Ali Talip (1996). Divan-ı Hazreti Ahmet Talip İrşadi ve Divan-ı Hazreti Hüseyin Hüsnü. İzmir: Renk Matbaacılık.

Cavid, İbrahim (2010). Aydın Vilâyet Sâlnâmesi R.1307/H.1308. (hzl. Murat Babuçoğlu, Cengiz Eroğlu, Abdülkerim Şahin). Ankara: TTK Yay.

Çilli, Bilâl Reşîd (2003). Uşşakilik. Antalya: Güneş Ofset.

Ergun, Sadeddin Nüzhet (1956). Bektaşi Edebiyatı Antolojisi: On Dokuzuncu Asırdanberi Bektaşi-Kızılbaş Alevi Şairleri ve Nefesleri. İstanbul Maarif Kitaphanesi.

Güz, İbrahim (2007). Gayb-ıHayat (Hz. İmam Ali’nin Velayet Yolundaki Silsileyi Arifan). İstanbul.

İnal, İbnü’l-Emin Mahmud Kemal (2000). Son Asır Türk Şairleri (Kemâlü’ş-Şuarâ). Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yay.

Kılıç, Mahmud Erol (2012). “Uşşâkiyye”. Türkiye Diyânet Vakfı İslam Ansiklopedisi. C. 42. İstanbul. 232-233.

Onat, Fehamet (1984). Büyük Türk Mutasavvıflarından Pîr Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî “K.S.” ve Hulefâsı. 4. Baskı. yyy.

Sadık Vicdânî (1338/1341). Tomar-ı Turûk-ı Aliyye’den Halvetiyye. Evkâf-ı İslâmiyye Matbaası.

Soyyer, Yılmaz (2012). 19.Yüzyılda Bektaşilik. İstanbul: Frida Yay.

Texier, Charles (1339). Küçük Asya -Coğrafyaya Tarihe Âsâr-ı Atîkaya Ait Tarîf-. (Mütercim: Ali Suat). İstanbul: Matbaa-i Âmire.

Uludağ, Süleyman (1997). “Halvetiyye”. Türkiye Diyânet Vakfı İslam Ansiklopedisi. C.15. İstanbul. 392-395.

Usta, Muhiddin (2006). Tabibzâde Mehmed Şükrî Efendi ve Silsilenâme-i Sûfiyye İsimli Eseri. Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Vassaf, Osmanzâde Hüseyin (2006). Sefîne-i Evliyâ. (hzl. Mehmet Akkuş, Ali Yılmaz). İstanbul: Kitabevi Yay.

Yaman, Yücel (ed.) (1982). “Aydın”. Yurt Ansiklopedisi Türkiye İl İl Dünü Bugünü Yarını. C. 2. İstanbul: Anadolu Yay. 966-1101.

Yücer, Hür Mahmut (2003). Osmanlı Toplumunda Tasavvuf (19.Yüzyıl). İstanbul: İnsan Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET ŞAMİL BAŞ
Yayın Tarihi: 04.12.2013
Güncelleme Tarihi: 07.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Gazel
Fâ ‘i lâ tün Fâ ‘i lâ tün Fâ ‘i lâ tün Fâ ‘i lün

Nefsiñi sev vir gıdâyı az vir i’tibârı kes
Var rızâ bâbında ol sen çıkmasuñ andan bi ses

Âhiret ehlin sorarsañ evvelâ atmış okun
Hâlini ‘arz eyleyüp ister mi gömlek ya bi fes

Er iseñ terk it sivâyı gam yeme dünyâ içün
Dindi sende ne bulunmaz başıñı sokcak kümes

Kuri laklak ile vâ’iz yorma sen ‘âşıkları
Mazhar-ı şerre düşünce olmaz ol hayru’l-enâs

Gaflet ehli senden aldı her kelâmı ey hocâ
Bu ‘amelle kâmil-i îmân arar âhir nefes

Şeyh Hulûsî şîr ü dil sükker lebinden söyleyüp
Tûtîyâ ya bülbül ol da saña bir altun kafes

Baş, Mehmet Şamil (2013). Ömer Hulûsî ve Dîvân’ı (İnceleme-Metin). Doktora Tezi. İzmir: Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 293.


Gazel
Fâ ‘i lâ tün Fâ ‘i lâ tün Fâ ‘i lâ tün Fâ ‘i lün

Cân gözüñ aç gel göñül merdânelerden ‘ibret al
Hoş tecellîden görüp ‘irfânelerden ‘ibret al

Şol hakîkât güneşin görmiş ne dersin ‘âşıka
Nice yanmaz ‘ışk odın pervânelerden ‘ibret al

Degme bir dervîş fakîr hâlin bakup hîç gülme sen
Cezbe-i ‘ışka düşen dîvânelerden ‘ibret al

Tâc u tahtıñ terk idüp Edhem gibi sen yüri var
Her tarafdan yıkılup vîrânelerden ‘ibret al

Çün bu ilde mâ-sivâdan soyunup abdâl olan
Baş açık yalın ayak ‘üryânelerden ‘ibret al

Şeyh Hulûsî tâ ezel nûş eylediñ ‘ışkıñ meyin
Cür’a-i sâkî kanan mestânelerden ‘ibret al

Baş, Mehmet Şamil (2013). Ömer Hulûsî ve Dîvân’ı (İnceleme-Metin). Doktora Tezi. İzmir: Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 351.


Gazel
Me fâ ‘î lün Me fâ ‘î lün Me fâ ‘î lün Me fâ ‘î lün

Anı ta’n eylemek olmaz ne hoş elvân ider vâ’iz
Dirüp ‘âlemleri başın ulu dîvân ider vâ’iz

İşit nushum budur ancak Hakıñ emrin vusûlünde
Biri Kur’ân hadîs olsun işiden şâd ider vâ’iz

Çogun tamuyı gösterme biraz âsân yerinden tut
Sekiz cennetleri nakl it bilen şükrân ider vâ’iz

Hakîkât söyleyem dirseñ bulunmaz meclisiñ kimse
Fetih âyetlerinden bul gelen seyrân ider vâ’iz

Özüñden Hakkı isbât it müzeyyen söyle ma’nâyı
Muhammed feyzidir el’ân seni sultân ider vâ’iz

Hıtâb-ı ‘izzeti halka diyânet yolların göster
Eger idrâk iderlerse sözüñ îmân ider vâ’iz

Hikâyet kıl şikâyetsiz kemâliñ dilde hâl olsun
‘Akâyid ‘ilmini neşr it nihânıñ ân ider vâ’iz

Tutub dersi şerî’atdan riyâ sem’a karışmaksız
Asıl mü’min huzûruñda turup hayrân ider vâ’iz

Varup bir kâmiliñ destin iren ‘ilm-i ledün söyler
Kanup kevser cemâlini hemân burhân ider vâ’iz

Zuhûr-ı intisâb olsa kemâhî görmeyen aslâ
Tasavvuf nutkını her dem nice i’lân ider vâ’iz

Eger kim ‘ilm-i bâtından görürse men ‘aref dersin
Yüzüñ dergâh işigine sürerken kan ider vâ’iz

Yedin seyf-i celâlinden olanlar zü’l-cenâheyni
Gel ey sûfî Hulûsî kalbini fermân ider vâ’iz

Baş, Mehmet Şamil (2013). Ömer Hulûsî ve Dîvân’ı (İnceleme-Metin). Doktora Tezi. İzmir: Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 312-313.
 


Murabba
Müs tef ‘i lâ tün Müs tef ‘i lâ tün

Virdüm bu cânı aldım cinânı
Hîç çalma seyfi kesmez kılıncıñ
Uydum imâma terkim cihâna
Hîç çalma seyfi kesmez kılıncıñ

Kassâba boynum cellâda turdum
Hünkârı buldum ikrâra irdim
Mürşid olu ben esrârı derdim
Hîç çalma seyfi kesmez kılıncıñ

Emmâre nefsi levvâm olupdur
Âdem demine ilhâm olupdur
Ol mutmainne ilzâm olupdur
Hîç çalma seyfi kesmez kılıncıñ

Magrib u maşrik anlar da güyâ
Allâhu a’lem firdevs-i a’lâ
Yer gök bu ‘âlem âdemde illâ
Hîç çalma seyfi kesmez kılıncıñ

‘İbret nazar kıl hüsnüñ gülüne
Tevhîde göñlün virmiş diline
Gülzâr bâgınıñ bülbüllerine
Hîç çalma seyfi kesmez kılıncıñ

Fehm eyle kendiñ sen bir gedâsın
Pek sevme mâlıñ Hakkdan cüdâsın
Nâ-dâna dâim çok dil-rübâsın
Hîç çalma seyfi kesmez kılıncıñ

‘Ârif sözünde bir dindi nokta
Zârif özünde sırr dindi nokta
Vuslat yüzünde pîr dindi nokta
Hîç çalma seyfi kesmez kılıncıñ

Erlik bu ilde erden bilindi
Noktadan aldı birlik gelindi
‘Âşık özünden sâdık alındı
Hîç çalma seyfi kesmez kılıncıñ

Merdâne salma kesmez kılıncıñ
Dünyâya sevme boşdur güvenciñ
Boncuk sanurdum mercân u incuñ
Hîç çalma seyfi kesmez kılıncıñ

Derdiñ Hulûsî bilmez sanurduñ
Âgâh olup da almaz sanurduñ
‘Âlemde sûfî olmaz sanurduñ
Hîç çalma seyfi kesmez kılıncıñ

Baş, Mehmet Şamil (2013). Ömer Hulûsî ve Dîvân’ı (İnceleme-Metin). Doktora Tezi. İzmir: Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 426-427.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1KUL MEHMEDd. ? - ö. 1605Doğum YeriGörüntüle
2Sevin İzgüd. 1961 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Seyfettin Ünlüd. 25 Mart 1965 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4ÂSIM, Kadıoğlud. 1805 - ö. 1884Doğum YılıGörüntüle
5FEHÎM, Mahmûd Fehîm Efendid. 1805 - ö. 1853 ds.Doğum YılıGörüntüle
6ÂLÎ, Kerküklü Şeyh Mehmed Alî Nûr, Mûr Alîd. 1805 - ö. 1882Doğum YılıGörüntüle
7VEHBÎ/VASLÎ/CÂNÎ, Ali Vehbî Efendid. ? - ö. 1868Ölüm YılıGörüntüle
8ZEBÎH, Ağa İsmâild. ? - ö. 1868-69Ölüm YılıGörüntüle
9TURÂBÎ, Yanbolulu Alid. 1786 - ö. 1868Ölüm YılıGörüntüle
10BEKTAŞ BABAd. 1833 - ö. 1891MeslekGörüntüle
11ŞEMSÎ, Süleyman Şemsi, Kara Şemsî Abdâld. 1828 - ö. 1886Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12RIZAd. 1848-1849 - ö. 01.03.1920Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13PERTEV, İbrahim Edhem Pertev Paşa, Erzurumlud. 1824 - ö. 1872Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14SARHOŞ ABDÎ, Abdî Efendid. ? - ö. 1605Madde AdıGörüntüle
15AZMÎ, Mehmed Sâlih Efendid. ? - ö. 1753-1754Madde AdıGörüntüle
16KUL YETİMd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle