Mustafa Seyit Sutüven

(d. 1908 / ö. 14 Ekim 1969)
Şair, İş Adamı
(Yeni Edebiyat / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Hayriye Hanım ile Seyyit Efendi'nin oğlu olarak Edremit'te doğdu. Dedesi Hacı Galip Efendi ve babası Seyyit Efendi edebiyatla meşgul olan kültürlü insanlardı (Yazar 1938: 296). Edremit Numune İptidaisini bitirdikten (1921) sonra dışardan sınavlara girerek Balıkesir Lisesi'nden mezun oldu. Ticaret hayatına atıldı. 1929'dan itibaren uzun yıllar doğduğu şehirde bir kırtasiye dükkânı işletti; Edremit Zeytinyağı Satış Kooperatifi'nde müdür (1943-44), İzmir Zeytinyağı Kooperatifi'nde yönetim kurulu başkanı (1952-55) olarak çalıştı. Evli ve iki çocuk babasıydı. 14 Ekim 1969'da İzmir'de öldü, cenazesi İstanbul'a getirilerek Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

Mustafa Seyit Sutüven, 1938'de Mehmet Behçet Yazar'a yazdığı mektupta kendisinde edebiyat zevkinin oluşmasında aynı zamanda hocalığını yapan Ruhi Naci Sağdıç'ın büyük etkisinin olduğunu belirtir (Yazar 1938: 296). Hayatı boyunca büyük şehirlerdeki edebiyat muhitlerine dâhil olmayı isteyen Mustafa Seyit Sutüven, bu sebeple zaman zaman Ankara ve İstanbul’a seyahatler yaparak dönemin önemli şairleriyle tanışma imkânı bulur. Bir taraftan aruz vezniyle kaleme aldığı gazel ve mesnevilerinde eski şiir geleneğini sürdüren şair, diğer taraftan halkın sorunlarıyla dertlenip mutluluklarıyla saadet bulan bir duyarlılıkla hicivler yazar. Serbest vezne, özellikle de bu vezinle yazdığı şiirleriyle adını duyuran Nâzım Hikmet’e hayran olan Mustafa Seyit, Nev-Yunanîlik ve Akdeniz Havzası Edebiyatı cereyanının etkisinde kalır (Aktaş 2004: 507).

Şair, bu minvalde aruz ölçüsüyle kaleme aldığı ve kendisini ünlendiren “Sutüven” adlı şiirini yazar. Sutüven, şairin doğum yeri olan Edremit’te bir şelalenin adıdır. 1934’te Atatürk’ün İzmir’den Edremit’e geleceği öğrenilince zamanın Edremit Kaymakamı Mithat Kemal Bey, Edremit bölgesinde şairliğiyle tanınmış Mustafa Seyit’ten bölgenin güzelliğini anlatan bir şiir yazmasını ister. Mustafa Seyit, Ocak ve Şubat aylarının soğuk günlerinde Sutüven şelalesine bakarak tarihsel ve zihinsel bir yolculuğa çıkmış, çıktığı bu yolculuk sonucunda da "Sutüven" şiirini yazmıştır (Tekşan 2018). Şair, bu şiirinde başta Yunan medeniyeti olmak üzere Moğol, Mısır, Med, Roma ve Türk medeniyetlerinden bahsederek duyarlılığını oldukça geniş bir medeniyet ve kültür coğrafyasından kotarmayı başarır. Mustafa Seyit, "Sutüven" şiirinde büyük bir kültür birikimine yaslanır ve şiirinin varlığını derin bir medenî yapıdan besler. Zahir Güvemli, şairin Şiirler kitabına yazdığı önsözde bu konuda şu değerlendirmeyi yapmıştır: “Mustafa Seyit içinde yaşadığı toplumun bütün acılarını, sevinçlerini duyan, duyuran bir halk çocuğu. Öyle bir halk çocuğu ki, yaşadığı topraklara Halikarnas Balıkçısı’nın gözüyle bakıyor ve o topraklardaki medeniyet bütünlüğünü, kültür bütünlüğünü görebiliyor. Bu sebepledir ki şiirlerinde çeşitli anlatım imkânlarına başvurabiliyor. Onun ilk zamanlarında, birtakım amatörler Vergilius ya da Ovidius’u taklit ederek yalnız mitologya konulu şiirler yazarlardı. Eski Yunan Tanrıları arasında dünya edebiyatınca sakız edilmiş hikâyeleri, isimleri, mısralarına doldurdular mı kendilerini ‘Yunanî şair’ ya da Şiirimizin Homeros’u diye ilan ettirirlerdi. Oysa Mustafa Seyit, gerçeği görmüş, Yunan ve Latin şairlerini, hatta Yunan mitologyasını hangi toprakların nasıl Kazdağı’nın, Edremit’in ne zaman yetiştirdiğini anlamış bir insan olarak kendi yaşadığı memleket açısından o isimleri bütünleştiren coğrafyayı öne almıştı." (Güvemli 1976: 6). Sutüven, ilerleyen yıllarda da Nev-Yunanî tarzda şiirler kaleme almayı sürdürmüştür. "Akdeniz", "Kutup Yollarında", "Orşilim Kızları", "Şıpşıp I-II" şiirleri bu bağlamda örnek verilebilecek metinlerdir.

"Sutüven şiiri, gerek şekil, gerek muhteva bakımından zengin bir şiirdir. Ona bu zenginliği veren âmil, çeşitli unsurların dil musikisinin, tarih ve efsanenin, kendini ve milletini yüceltme duygusunun ve son parçalarda hissolunan esrarlı havanın bir araya gelmesidir. Şiirde teferruat ile bütün, dış ile iç arasındaki sıkı bir münasebet vardır." (Kaplan 2006: 295-296).

Mustafa Seyit Sutüven; Yücel, Servetifünun (Uyanış), Yeni Ses ve İnsan dergilerindeki şiirlerinden sonra bir suskunluk dönemine girmiş; daha sonra Yurt ve Dünya, Türk Dili, Varlık, Yeditepe, Yeni İnsan dergilerinde görünmüştür. 1960'tan sonra şiirden tamamen kopmuştur. Cemal Süreya bu kopuşu "şairin 'Sutüven' şiirinden sonra bir daha aynı başarıyı gösteremediği, hep bu şiirin gölgesinde kaldığı ve ilk şiirine yenilmiş bir şair olduğu" şeklinde değerlendirmiştir. (Akt. Yalçın 2010: 933)

Sutüven, içinde yaşadığı toplumun bütün acılarını, sevinçlerini duyan, duyuran, halk söyleyişine bağlı bir şairdir. Şiirlerine bakıldığında, mitolojik unsurlarla bir ufuk genişliği yaratmak istediği, halk öykü ve efsanelerine yaslandığı, Köroğlu destanından esinlendiği, Il. Dünya Savaşı yıkımlarına başkaldırdığı ve çağının sorunlarını işlediği görülür. Şiirlerinde çeşitli anlatım imkânlarına başvurmuş; biçim yapısı bakımından her türü denemiştir. Sağlığında kitaplaştırmadığı seksen kadar şiiri, 1976 yılında Zahir Güvemli ve Behçet Necatigil'in önsözleri ile yayımlanmıştır.

Kaynakça

Aktaş, Şerif (2004). "Mustafa Seyit Sutüven" Maddesi. Büyük Türk Klasikleri. İstanbul: Ötüken Neşriyat.

Dizdaroğlu, Hikmet (1976). "Sutüven'in Şiirleri". Varlık. C. 43. S. 826. 7-8.

Güvemli, Zahir (1976). "Mustafa Seyit Sutüven'in Bütün Şiirleri Kitabına Önsöz". İstanbul: Türkiye İş Bankası Yayınları. 5-20.

Kaplan, Mehmet (2006). Şiir Tahlilleri 2: Cumhuriyet Devri Türk Şiiri (15. Baskı). İstanbul: Dergâh Yayınları.

Soyuer, Halil (1996). "Bir Şairimiz Hakkında Bilip Gördüklerim (Mustafa Seyit Sutüven)". Türk Dili. C. 1996/ II. S. 537. 299-306.

Tekşan, Mesut (2011). Mustafa Seyit Sutüven'in Şiirleri Üzerine Bir İnceleme. İstanbul: Kriter Yayınları.

Tekşan, Mesut (2018). "Sutüven Şiirlerini İmge ve Mitlerle Okumak". https://www.academia.edu/1097226 [erişim tarihi: 07.04.2018]

Yalçın, Murat (2010).Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi (3. Baskı). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. C. 2. 933.

Yazar, Mehmet Behçet (1938). Edebiyatçılarımız ve Türk Edebiyatı. İstanbul: Kanaat Kitabevi.

Yıldız, Saadettin (1999). “Mustafa Seyit Sutüven’in Şiirlerinde Ahenk Unsurları”. I. Balıkesir Kültür Araştırmaları Sempozyumu Bildirileri Kitabı. Balıkesir: Balıkesir Üniversitesi Yayınları. 275-276.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. NECATİ TONGA
Yayın Tarihi: 21.05.2018

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Bütün ŞiirleriTürkiye İş Bankası Yay. / İstanbul1976Şiir

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Uyaroğlu, İsmaild. 1948 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2RIHLETÎd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3BESîM, Manyâsî Seyyid Mustafâ Efendid. ? - ö. Aralık-Ocak 1764-65Doğum YeriGörüntüle
4İBRAHİM, İbrahim Severd. 1908 - ö. 1974Doğum YılıGörüntüle
5AYŞE ÖKSÜZd. 1908 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6HASAN, Hasan Asland. 1908 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7HÜSEYN DEMİRÇİd. 1885 - ö. 1969Ölüm YılıGörüntüle
8Behçet Kemal Çağlard. 23 Temmuz 1908 - ö. 24 Ekim 1969Ölüm YılıGörüntüle
9SEYFİ, Seyfeddin Gökçed. 1885 - ö. 27.10.1969Ölüm YılıGörüntüle
10İnce, Özdemird. 01 Eylül 1936 - ö. ?MeslekGörüntüle
11Gökovalı, Şadand. 15 Mart 1939 - ö. ?MeslekGörüntüle
12Öztaş, Mahird. 19 Aralık 1951 - ö. ?MeslekGörüntüle
13Aysel Ald. 11 Aralık 1964 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Kücet, Erbayd. 1955 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Giz, Adnand. 1914 - ö. 13 Haziran 1989Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16SIRRÎ, Nazlıoğlu Mustafa Sırrî Bîdârîd. 1839 - ö. 1911Madde AdıGörüntüle
17TOK MUSTAFAd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18SAFVET, Mustafa Efendid. ? - ö. 1847Madde AdıGörüntüle