FÂ'İK BEY, Hacı Fâ'ik Bey

(d. 1247/1831 - ö. 1309/1891)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

1247/1831 tarihinde İstanbul'da Üsküdür'da doğdu. Hacı Fâ'ik Bey sanıyla tanındı. Küçük yaşta Enderûn'a alındı ve musikiyi Dellâl-zâde İsmâ'il Efendi'den öğrendi. Çeşitli memuriyetlerde görev yaptı. Aksaray Kız Sanayi Mektebi ve Haseki Hastanesi müdürlüklerinde bulundu. Bir ara hacca gitti. 1309/1891 yılında 60 yaşlarındayken İstanbul'da Bulgurlu'da Libâde denilen semtteki köşkünde zatürreden vefat etti. Sicill-i Osmânî'de 1308/1890 yılının ortalarında vefat ettiği yazılıdır (Mehmed Süreyyâ 1311: 4). Karacaahmed Kabristanı'na defnedildi.

Orta boylu, zayıf birisi olan Fâ'ik Bey iyi bir hanende ve önemli bir bestekardı. Üsküdarlı Neyzen Sâlim Bey Fâ'ik Bey'in ağabeyidir. Oğullarından Sa'îd Yurtsever de musikişinastı.

Fâ'ik mahlasıyla şiirler de yazan ve bazı güftelerini kendi düzenleyip besteleyen Fâ'ik Bey'in Fâ'iku'l-Âsâr adıyla kendi seçip düzenlediği bir güfte mecmuası bulunmaktadır. Mecmuanın başında "Meşâhîr-i üstâdânın en müntahab şarkılarını hâvî mecmû'a-i mahsûsadır" kaydı vardır. İçerisinde 19 makamdan 364 seçme şarkı bulunan bu eserde Hac Fâ'ik Bey'in de 58 şarkısı yer almaktadır. Bu eser 1298/1881 yılında 364 sayfa olarak İstanbul'da basılmıştır. Fâ'ik Bey'in 600 parça bestelediği söylenmişse de zamanımıza gelenler 170 parçadan ibarettir. Ağabeyi gibi saz eserleri yapmamıştır. 19. asrın büyük bestekârlarından olan Fâ'ik Bey şarkılarında Ârif Bey'in ekolünü takip etmiş ve yakın arkadaşı olan bu zatın tesirinde kalmıştır. Çok güzel, güzel ve orta derecede şarkılar yapmış, büyük formlarda da başarı göstermiştir. Gerdâniye, Kûçek, Bestenigâr, Nihavend, Muhayyer-Sünbüle, Tahir-Bûselik fasılları tam olarak elimizdedir. Dügâh faslından yalnız kâr zamanımıza kadar gelmiştir. Sadeddin Nüzhet Ergun'un güftelerini yayımladığı 14 İlâhî, 1 Şugl (Hicâz), 4 Tevşîh'in (Evc, Bûselik, Hüzzâm, Râst) besteleri bugün kaybolmuştur. Yegâh Âyîni'nin yalnız bir Selâm'ı zamanımıza gelmiş, sadece birkaç defa Üsküdâr Mevlevîhânesi'nde okunan Dügâh Âyîn'i ise çok az bilen olduğu için notaya alınıp kurtarılmıştır. Fâ'ik Bey'in de Ârif ve Şevkî Beyler gibi nota bilmediği ve eserlerini bizzat notaya almadığı tahmin edilmektedir. Hacı Fâ'ik Bey'in elimizde bulunan bestelediği eserleri şunlardır: 2 ayin, 5 tevşih, 2 şugl, 9 ilahi, 4 kâr, 15 beste, 13 ağır ve 7 yürük semâ'î, 113 şarkı (Öztuna 1990: 284).

Eserlerinin çoğunun güftesini kendisi yazan Hacı Fâ'ik Bey'in Fâ'ik mahlasıyla yazdığı şiirleri o zamanın anlayışına göre sadedir, hatta bir kısmı hece vezniyledir. Çok iyi ney ve nısfiye üflerdi. Sa'dî ve Mevlevî tarikatındandı. Meşhur musikişinas Dellâl-zâde'nin öğrencisidir. Kendisi de Padişah Sultan Mehmed Vahdeddîn, Kirâmî Efendi, Hammâmî-zâde Osmân Bey, Lemi Atlı, Şeyh Edhem Efendi, Hâfız Mustafa İhsân Bey, Şeyh Sa'îd Özok gibi birçok öğrenci yetiştirmiştir.

Kaynakça

Ak, Ahmet Şahin (2009). Türk Musikisi Tarihi. Ankara: Akçağ Yay.

Aksüt, Sadun (1993). Türk Musikisinin 100 Bestekârı. İstanbul: İnkilap Kitabevi Yay.

Mehmed Süreyya (1311). Sicill-i Osmânî. C. IV. İstanbul.

Özalp, M. Nazmi (2000). Türk Musikisi Tarihi. C. I. İstanbul: MEB Yay.

Öztuna, Yılmaz (1990. Büyük Türk Musikisi Ansiklopedisi. C. I. İstanbul: KB Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET ARSLAN
Yayın Tarihi: 28.08.2014
Güncelleme Tarihi: 02.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Şarkı

Buna hiç şübhe yok ey gül-nihâlim

Cihânda vuslatındır hep hayâlim

İnanmaz mı buna kalbin a zâlim

Cihânda vuslatındır hep hayâlim

Felekden gayrı gönlüm oldı bîzâr

O rütbe etdi fürkat cânıma kâr

Yalan zann etme ey şûh-ı sitem-kâr

Cihânda vuslatındır hep hayâlim

Gamınla rûz u şeb ey ruhları gül

Figân etsem nola mânend-i bülbül

Su'âle lutfen eylersen tenezzül

Cihânda vuslatındır hep hayâlim

Şarkı

Bozulup bâg-ı vatan murg-ı emel kesdi sesi

Bülbülün nâleden eyvâh kesildi nefesi

Kalmadı zerrece kalbimde hayâtın hevesi

Bülbül-i rûhuma dar geldi bu dünyâ kafesi

Râhatım kalmadı düşdüm düşeli zindâna

Etdi dünyâyı felek başıma mâtem-hâne

Ölmenin lezzeti yerleşdi demâğ-ı câna

Bülbül-i rûhuma dar geldi bu dünyâ kafesi

Ne zamândan beridir kan döküyor çeşm-i alîl

Bir tesellî bulamam derdimi etsin ta'dîl

Olmadı hüzn ü güm şâd u sürûra tahvîl

Bülbül-i rûhuma dar geldi bu dünyâ kafesi

(Hacı Fâ'ik Bey (1298). Fâ'iku'l-Âsâr. İstanbul. 31, 201.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Cavidan Tümerkand. 12 Mart 1922 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2Arslan Yüzgünd. 09 Nisan 1950 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3MİSLÎ, İsmail Hakkı Dede, İstanbullud. ? - ö. 1870Doğum YeriGörüntüle
4EŞREF, Kassâb-zâde Eşref Mehmed Beyd. 1831 - ö. 1889Doğum YılıGörüntüle
5ŞÜKÜR BAHŞİd. 1831 - ö. 1928Doğum YılıGörüntüle
6KÂŞİF, Ömerd. 1831 - ö. 1881Doğum YılıGörüntüle
7ZİHNÎ, Mehmed Nedretd. 1835 - ö. 1891Ölüm YılıGörüntüle
8HÂMÎ, Abdu’l-Gaffârd. ? - ö. 1891-1892Ölüm YılıGörüntüle
9RÂSİM, Râsim Paşad. 1826 - ö. 1891Ölüm YılıGörüntüle
10Fazlullah Morald. 14 Mart 1876 - ö. 23 Nisan 1942MeslekGörüntüle
11Mehmet Fehmi İmred. 13 Şubat 1957 - ö. ?MeslekGörüntüle
12Hamdullah Köseoğlud. 1 Ocak 1945 - ö. ?MeslekGörüntüle
13SA'DULLAH İZZET, Müderris-zâded. 1792 - ö. 1855Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14SAFÂYÎ, Bendînci İsâ Efendid. ? - ö. 19. yy.Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15EFLÂKÎ, Tekirdağlıd. 1808 - ö. 1876Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16HULDÎd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17ÂTIF, Mehmedd. ? - ö. 1908Madde AdıGörüntüle
18KÂMÎ, Edirneli Mehmed Kâmî Efendid. 1649-50 - ö. 22 Temmuz 1724Madde AdıGörüntüle