HAKKI, Hacı İbrâhim Hakkı Efendi

(d. 1826/1242 - ö. 1889/1307)
divan şairi, eğitimci
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

İstanbul'da Tophane semtinde 1242/1826 yılında doğdu. Asıl adı İbrâhim Hakkı Efendi'dir. Şiirlerinde Hakkı mahlasını kullandı. Hicaz valisi Şerîf Paşa'nın kahyası İsmâil Efendi'nin oğludur. Mahalle Mektebi'nde ilk tahsilini tamamladıktan sonra Bâyezid Camisi'nde derslere devam ederek Molla Câmi'ye kadar okudu ve Arapçasını geliştirdi. Babası Şerîf Paşa'nın Hicaz valiliğine tayin edilmesi üzerine babası ile birlikte Hicaz'a gitti. Burada zamanının meşhur allâmelerinden Şeyh Mahmûd Şınkıytî'den Arap grameri, Arap edebiyatı, bedî', beyân öğrendi. İstanbul'a döndükten sonra memuriyet hayatına başladı. Sırasıyla Sadâret Mektûbî Kaleminde, Erzurum Dîvân Kâtipliğinde, Cem'iyyet-i Rusûmiyye Mümeyyizliğinde, Evkâf Nezâreti Vâridât Mümeyyizliğinde, Evkâf Meclisi İdâre Üyeliğinde bulundu. Gözlerinden rahatsız olduğu ve öteden beri Türk çocuklarına iyi Arapça öğretecek bir özel okul açmak istediği için az bir emeklilik maaşıyla son memuriyetinden kendi isteği ile 1298/1882 senesinde emekliye ayrıldı. Biraz dinlendikten sonra Osmanlıcayı iyi bilmek için iyi Arapça öğrenmek gerektiğini savunarak aynı yıl Horhor'da Edîb Efendi Konağı'nda Dâru't-Ta'lîm adlı bir okul açtı. Rüşdiye (ortaokul) derecesinde olan bu okul çok rağbet gördü. Okulda genel kültürün yanında Türk, Fars dil ve edebiyatı ile Fransızca da öğretilirdi. Burada on beş yılda öğrenilen Arapçayı yeni metotla beş yılda öğretmeyi başardı. Türkçe-Arapça konulu polemikler sonucunda şöhreti çok arttı, bu sebeple Dârüşafaka'da Kitâbet ve Belâgat, Mekteb-i Hukûk'ta Belâgat-ı Osmâniye ve Ta'lîm-i Kitâbet muallimliklerine getirildi. 1305/1887 tarihinde Recâ'î-zâde Mahmûd Ekrem'in Mülkiye'deki Belâgat-ı Osmâniye ve Kitâbet-i Resmiye Muallimliğini terketmesi üzerine orada bu derslerin muallimi oldu. İki yıl kadar bu görevi ifa ettikten sonra çok çalışmak ve dolayısıyla yorulmak sonucu yakalandığı rahatsızlıktan kurtulamayarak 1307/1889 senesinde İstanbul'da hummadan vefat etti. Ömrünün son yıllarında kör olmuş ve ameliyatla biraz görme duygusunu kazanmıştı. Osmanlı Müellifleri'nde vefat tarihi 1309/1891 olarak verilmektedir (Bursalı Mehmed Tahir 1333: 287). "Gitdi İbrâhim Efendi cennete" mısrası ölümüne tarihtir. Osman Ergin'e göre mezarı Edirnekapı haricindeki kabristanda meşhur şair Bâkî'nin mezarı hizasından iki yüz adım ilerde yol kenarında; öğrencilerinden Nüzhet Ortanca'ya göre ise yine bu mezarlıkta meşhur bilginlerden İbni Kemal'in mezarının yanındadır (Çankaya 1968: 994).

Eserleri şunlardır:

1. Edebiyât-ı Osmâniyye: İstanbul'da 1305/1888 senesinde 160 sayfa hâlinde basıldı.

2. Hadîkatü'l-Beyân: Hatîb Dımışkî'den çeviri olan bu eser İstanbul'da 1298/1881 senesinde 144 sayfa olarak basılmıştır.

3. Hikemiyyât-ı Arabiyye: Osmanlı Müellifleri'nde (Bursalı Mehmed Tahir 1333: 287) Hacı İbrâhim Efendi'nin basılmış böyle bir eseri olduğu bildiriliyorsa da Özege Kataloğu'nda bulunamamıştır.

4. Nahiv Tercümesi: 451 sayfa hâlinde 1304/1887 senesinde İstanbul'da basıldı.

5. Sarf Tercümesi: İstanbul'da 1304/1887 yılında 202 sayfa olarak basıldı.

6. Şerh-i Belâgat: 1301/1884 senesinde 128 sayfa olarak İstanbul'da basıldı. Ahmet Cevdet Paşa'nın eserinin şerhidir.

7. Tafsîlü't-Te'lîf Fî Tavzîhi Mesâ'ili't-Tasrîf: 1289/1872 senesinde 353 sayfa hâlinde İstanbul'da basılmıştır.

8. Temyîz-i Ta'lîkât: İstanbul'da 1299/1882 senesinde 22 sayfa hâlinde basıldı.

Hacı İbrahim Efendi, müstesna bir zekâya malik ve fevkalade çalışkan, şark kültürüne hakkıyla vakıf bir zat idi. Sicill-i Osmânî'ye göre mütebahhirîn-i ulemadan şair, kâtib ve edîb bir zat idi (Mehmed Süreyya 1308: 165). Muallim Nâci gibi o da Türk dilinin Arapça ve Farsçadan ayıklanıp sadeleşmesine karşı bir tutum sergiliyordu. Bu konuda Türk milliyetçisi ve aşırı bir Türkçü olan ve "Arapça isteyen Urbân'a gitsin / Acemce isteyen İran'a gitsin / Frengîler Frengistân'a gitsin / Ki biz Türküz bize Türkî gerekdir" mısralarının sahibi Kemâl Paşa-zâde Sa'îd Bey (Lastik Sa'îd) ile çok şiddetli polemiklere hatta kavgalara girişmiştir. İlmî ve fikrî çalışmaları harikulade bir mertebede idi. Özellikle Arapçanın kolay öğretilmesi konusunda gösterdiği başarı büyük bir hizmet olarak kabul edilmiştir.

Kaynakça

Bursalı Mehmed Tahir (1333). Osmanlı Müellifleri. C. I. İstanbul.

Çankaya, Ali (Mücellidoğlu) (1968). Yeni Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler. C. II. Ankara: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yay.

Ergin, Osman (1977). Türk Maarif Tarihi. C. II. İstanbul.

Mehmed Süreyya (1308). Sicill-i Osmânî. C. I. İstanbul.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET ARSLAN
Yayın Tarihi: 09.10.2014

Eserlerinden Örnekler


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Duru, Kazım Namid. 1876 - ö. 14 Ekim 1967Doğum YeriGörüntüle
2Ertaylan, İsmail Hikmetd. 1889 - ö. 18 Aralık 1967Doğum YeriGörüntüle
3MEVCÎ, DEFTERDAR MEHMED PAŞAd. ? - ö. 1643Doğum YeriGörüntüle
4ÂDİLE, Âdile Sultand. 1826 - ö. 1899Doğum YılıGörüntüle
5TEVFÎK, Çerkeşli Şeyh Mustafâ Efendi-zâded. 1826 - ö. 1901Doğum YılıGörüntüle
6EMÎN, Zıllîzâde Hacı Emîn Efendid. 1826 - ö. 1905Doğum YılıGörüntüle
7NÂDİRÎ, Hasan Nâdird. 1830 - ö. 1889'dan sonraÖlüm YılıGörüntüle
8HULÛSÎ, Alaybeyizâde Mehmedd. ? - ö. 1889Ölüm YılıGörüntüle
9NÂZİMÎ, Molla Bilâl Bin Mollâ Yûsufd. 1825 - ö. 1889Ölüm YılıGörüntüle
10Saraç, Tahsind. 1 Ocak 1930 - ö. 29 Haziran 1989MeslekGörüntüle
11Necmettin Halil Onand. 1902 - ö. 17 Ağustos 1968MeslekGörüntüle
12Buğra, Haticed. 29 Eylül 1951 - ö. ?MeslekGörüntüle
13NÂSIR, Seyyid Abdülbâkî Nâsır Dede Efendid. 1765 - ö. 1821Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14TÂHİR, Mehmed Tâhir Efendid. ? - ö. 1846Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15RIZÂ, Ali Rızâ Efendi, İstanbullud. 1865 - ö. 1903Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16NUTKÎ, Karakaşzâde Mehmed Nutkî Efendid. ? - ö. 1647-48Madde AdıGörüntüle
17SEYYİD ŞEREF/ŞEREFEDDÎN, Eşrefzâde Şeyh Seyyid Mehmed Şerefeddin Efendid. 1669-70 - ö. 18 Eylül 1733Madde AdıGörüntüle
18NESÎMÎ, Şeyh İmâdüddîn Seyyid Nesîmîd. ? - ö. 1404-05 ?Madde AdıGörüntüle