REŞÎD, Hoca Sadeddin-zâde Mehmed Reşîd Efendi

(d. 1065/1654 - ö. 1099/1687)
Müderris ve şair
(Divan/Yazılı Edebiyat / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Asıl adı Mehmed’dir. Mahlası Reşîd olup Hoca-zâde ya da Hoca Sadeddin-zâde Mehmed Reşid adlarıyla bilinir. Yavuz Sultan Selim (ö.926/1520)'in musahibi Hasan Can (ö.974/1567)'ın soyundandır. Babası, Hasan Can'ın oğlu III. Murad ve III. Mehmed'in hocası ve Tacü’t-tevârih adlı meşhur Osmanlı tarihinin yazarı Şeyhülislam Hoca Sadeddin (ö.1008/1599)'in oğlu Şeyhülislam Esad Efendi (ö.1034/1625)’nin oğlu Şeyhülislam Ebu Said Efendi (ö.1072/1662)’nin oğlu şeyhülislam Feyzullah Efendi (ö.1110/1698)’dir. Pek çok şeyhülislam yetiştirmiş, ilim ve irfan ocağı olan bir aileye mensuptur. Reşîd, 1065/1654’te İstanbul’da doğdu. Dört yaşından itibaren güçlü hocalardan ders almaya başladı ve dönemin medrese sistemine göre eğitimini tamamladı. İleri gelen âlimlerin çocuklarına özgü bir uygulamayla genç yaşta Minkarî-zade Efendi (ö.1088/1678)’den mülazemet aldı. Muharrem 1085/Nisan 1674’te kırk akçelik Fatma Sultan Medresesinde müderris oldu. Normal süresini tamamladıktan sonra Ramazan 1087/Kasım 1676’da Nişancı Paşa-yı Atik medresesine atandı. Muharrem 1091/Şubat 1680’de Şeyhülislam Zekeriya Efendi Medresesi ulasına geçiş yaptı. Rebiyülâhır 1093/Nisan 1682’de Sahn-ı Semaniye Medreselerinden birine atandı. Aynı yılın Zilhicce/Aralık ayında Kılıç Ali Paşa Medresesine geçti. Rebiyülevvel 1096/Şubat 1685’te Yazılı Medrese diye bilinen İsmihan Sultan Medresesine; Şevval 1098/Ağustos 1687’de Süleymaniye Medreselerinden birine atandı. Muharrem 1099/Kasım 1687’de bu medresede müderris iken 34 yaşında vebadan vefat etti. Eyüp Sultan yakınındaki Hoca Sadeddin Efendi zaviyesinin haziresinde dedelerinin yanına defnedildi. Genç yaşına rağmen dönemin âlimleri arasında saygın bir yeri bulunan Mehmed Reşid; zeki, çalışkan, yumuşak başlı, alçak gönüllü, uyumlu ve sağlam karakterli bir kişiydi. Günümüze intikal etmiş birkaç manzumeden başka eseri bilinmemektedir.

Kaynaklarda, Reşid mahlasıyla şiirler söylediği bildirilmektedir. Salim Tezkiresi’nde geçen "mir-kelâm" ifadesinden, onun güçlü bir kaleme sahip olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, divanı ya da herhangi bir eseri olduğuna dair bir bilgi elimizde bulunmamaktadır. Kaynaklarda yer alan örnek manzumelere bakılırsa şairlik yeteneğine sahip ve divan şiirinin tekniklerine aşina bir şahsiyet olduğu söylenebilir. Örnek manzume parçalarının farklı kafiyelerle yazılmış olması bu şiirlerin tamamının ve şairin daha başka manzumelerinin de çeşitli mecmualarda bulunabileceğini düşündürmektedir.

Kaynakça

Abdülkadiroğlu, Abdülkerim (hzl) (1999). İsmail Belîğ, Nuhbetü'l-âsâr li-Zeyli Zübdetü'l-eş'âr. Ankara.

Akbayar, Nuri (hzl.) (1996). Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmani. C.5. İstanbul.

İnce, Adnan (2005). Tezkiretü’ş-şu’arâ Sâlim Efendi. Ankara. 350-351.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatcı (hzl.). (2001). Tuhfe-i Nâilî, Mehmet Nail Tuman. Ankara: Bizim Büro Yay. 345.

Müstakimzade (2000). Mecelletü’n-nisâb. Tıpkıbasım. Ankara. 232a.

Özcan, Abdülkadir (hzl.) (1989). Şeyhi Mehmed Efendi, Vekâyi'u'l-fuzalâ. C.IV. İstanbul. 2-3.

 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. SÜLEYMAN ÇALDAK
Yayın Tarihi: 01.10.2014
Güncelleme Tarihi: 22.08.2021

Eserlerinden Örnekler

Sînemi mecrûh kıldı hayf zahm-ı hançerün

Ey tabîb-i cân ü dil olsam devâna mazharun

 

Gönlüme fikr-i ruh-ı dil-dâr düşdi gûyiyâ

Âbda oldı nümâyân aksi mihr-i enverün

 

Bî-bedeldür habbezâ ol sîne vü ruhsâr-ı yâr

 Nâmı var mihr ü mehün âyîne-i İskender'ün

 

(Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatcı (hzl.) (2001). Tuhfe-i Nâilî, Mehmet Nail Tuman. Ankara: Bizim Büro Yay. 345)

 

***

Sûz-ı dil âşkâr olmaz mı

Âhum âteş-nisâr olmaz mı

Yine bir sebz hat hevâsıyla

Eşkimüz cûybâr olmaz mı

(Kurnaz, Cemal-Mustafa Tatcı (hzl.) (2001). Tuhfe-i Nâilî, Mehmet Nail Tuman. Ankara: Bizim Büro Yay. 345.)

 

***

Fikr-i mûy-ı miyân-ı dil-ber ile

Dil-i zârum nizâr olmaz mı

Şi'r-i rengîn ile vasf-ı la'li Reşîd

Gazel-i âb-dâr olmaz mı

(Özcan, Abdülkadir (hzl.) (1989). Şeyhi Mehmed Efendi, Vekâyi'u'l-fuzalâ. C.IV. İstanbul. 2-3.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Abidin Daverd. 1886 - ö. 8 Şubat 1954Doğum YeriGörüntüle
2Beki L. Bahard. 16 Aralık 1927 - ö. 19 Ağustos 2011Doğum YeriGörüntüle
3Nur İçözüd. 12 Şubat 1948 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4RÂMÎ, Râmî Mehmet Paşad. 1654 - ö. 1707Doğum YılıGörüntüle
5ZÂRÎ, Mustafâ Efendid. ? - ö. 1686/1687Ölüm YılıGörüntüle
6MUHLİSÎ, Mehmed Muhlisd. ? - ö. 1687-88Ölüm YılıGörüntüle
7Muabbir Şeyh Hasan Efendid. ? - ö. 1686-1687Ölüm YılıGörüntüle
8ÂSIM, Seyyid Ahmed Âsım Efendi (Mütercim)d. ? - ö. 1819MeslekGörüntüle
9PÎRÎ-ZÂDE, Mehmed Sâhib Efendid. 1674 - ö. 1749MeslekGörüntüle
10ÂSIM, Seyyid Sinek Mustafa Âsım Efendid. ? - ö. 1747-48MeslekGörüntüle
11MUSTAFÂ, Mustafa Çelebid. ? - ö. 1673-74Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12HALÎM, Halîm Efendid. ? - ö. 1669 -70 yılında hayattaAlan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13MUHİBBÎ, İmâm-zâded. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14KÂTİBÎ, Mustafa Efendid. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15NÂCİYE HANIM, Nuhkuyulud. ? - ö. 1896 ds.Madde AdıGörüntüle
16RÜŞDÎ, Doktor Mehmed Rüşdî Beyd. ? - ö. 19. yy.Madde AdıGörüntüle