ACZÎ, Müridzâde Aczî Ağa

(d. 1805/? - ö. 1866/?)
âşık
(Tekke / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Aczî’nin asıl adı Mustafa’dır. Kaynaklarda Mürîdoğlu Mustafa Aczî Ağa, Aczî Ağa, Mürîdzâde Mustafa Aczî Ağa, Şeyh Aczî Mustafa Efendi, Edremitli Mürîdzâde Mustafa Aczî Ağa gibi isimlerle anılmaktadır. 1805 tarihinde Edremit’te doğan Aczî, Edremit’in voyvodalık yapmış ailelerinden “Mürîdzâde” ailesine mensuptur. Babası Edremit voyvodası Hacı Mehmet Ağa, halka zulmettiği gerekçesiyle boğdurularak cezalandırılmıştır. İlk tahsilini Edremit’te yaptığına dair bilgiler olduğu gibi ümmî olduğunu ifade eden kaynaklar da vardır. Bir süre babasının görevini yürüten Aczî, daha sonra Midilli’ye gitmiş ve burada Bayramiçli Ali Efendi adında bir şeyhe intisap etmiştir. Şeyhiyle beraber İstanbul’a giden Aczî, bir yıl sonra Edremit’e dönmüş ve inzivaya çekilmiştir. Aczî, Kadiriyye ve Halvetiyye tarikatlarına intisap ederek mürşit sıfatıyla birçok müridini terbiye etmiştir. İlk mahlası olan Âkif, şeyhi tarafından Aczî olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklikten sonra divanını tanzim etmeye başlamıştır. Kısa bir süre Edremit’te nahiye müdürlüğü de yapan Aczî, 1866 tarihinde vefat ederek Edremit’in Karayer mevkiine gömülmüştür. Mustafa Aczî 19. yüzyılın divan edebiyatının sahip olduğu özellikleri yansıtacak düzeyde mutasavvıf bir şair olarak tanınır.

Aczî’nin ulaşılabilen tek eseri mürettep Divan’ıdır ve ölümünden sonra oğlu tarafından bastırılmıştır (1873). Divan’ın iki yazma nüshasına da ulaşılabilmiştir. Matbu ve yazma nüshalara göre Aczî Divanı’nda 203 gazel, 1 müstezat, 18 murabba, 1 muhammes, 3 müseddes, 1 mesnevi, 12 koşma, 1 kısa risale ve 2 şerh mevcuttur. Divanı içerisinde yer alan 116 beyitlik mesnevi ve şerhler ayrıca üzerinde durulmaya değer niteliktedir. Aczî, mesnevisinde insanın mahiyetini, dört ruh (ruh-u tabiî, ruh-ı insanî, ruh-ı hayvanî, ruh-ı nebatî) ile canlı kılındığını, her bir ruhun çeşitli görevleri yerine getiren hizmetkârları bulunduğunu, insanın bunlar sayesinde canlılığını muhafaza ettiğini, bunların zamanı geldiğinde Allah'ın izniyle insanı nasıl terk ederek aslına döneceğini ayrıntılı ve akıcı bir şekilde anlatmıştır. Aczî, Niyâzî Mısrî’nin ve kendisinin bir gazeline şerh yapmıştır. Genel olarak değerlendirildiğinde ise Aczî Divanı’nın ağırlığını gazeller oluşturmaktadır.

Aczî, XIX. yüzyılın âlim, arif ve mutasavvıf şairlerindendir. XIX. Yüzyıl Divan şiiri, yeni edebiyat karşısında bir çöküş döneminde olup, kuruluşunda olduğu gibi dini-tasavvufî bir görünüm sergilemiştir. İki ayrı şeyhten hilâfet sahibi olan Aczî, XIX. Yüzyılın dinî-tasavvufi şiirinin başarılı bir temsilcisi olmuştur. Bu açıdan eserlerini bedii endişelerden uzak, tamamıyla didaktik gayelerle yazmıştır. Divan edebiyatının klasik mazmunlarını, teşbih ve mecazlarını kullanmakla birlikte, özellikle hece vezni ve sade bir dille söylediği, atasözleri, deyim ve halk söyleyişlerin eyer verdiği şiirleriyle divan şiirini halk şiirine yaklaştırmada başarılı olmuştur.

Aczî Divanı’nda yer alan toplam 215 şiirde aruz vezni kullanılmıştır. Toplam 24 şiirde ise hece vezni kullanılmıştır. Münacaat ve naat özelliği gösteren şiirlerinin yanı sıra, çoğu şiirinde tasavvufi esasları işleyen ve seyr-i sülûka girerek yol almaya çalışan sâlike, ilerlemesi için çeşitli konularda nasihatler veren Aczî, sık sık dünyanın geçici olduğundan ve ömrün fâni olduğundan söz açarak sâlîkî uyarır. Aczî, Divan şiirinin tasavvufi şiir anlayışını şiirlerinde başarıyla uygulamıştır. Özellikle gazellerini tasavvuf yolunda hizmet için kullanmış ve bunda da başarılı olmuştur.

Kaynakça

Balcıoğlu, Tahir Harimi (1937). Tarihte Edremit Şehri. Balıkesir: Balıkesir Vilayet Matbaası.

Bursalı Mehmed Tahir Efendi (1972). Osmanlı Müellifleri. Hzl: İsmail Özen, A. Fikri Yavuz, İstanbul: Meral Yayınevi.

Ceylan, Ömür (2000). Tasavvufî Şiir Şerhleri. İstanbul: Kitabevi Yay.

Çaylıoğlu, Abdullah (1999). Niyâzi-i Mısrî Şerhleri. İstanbul: İnsan Yay.

İnal, İbnülemin Mahmut Kemal (1969). Son Asır Türk Şairleri. Cüz I. İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı Yay.

Ergun, Sadettin Nuzhet (t.y.). Türk Şairleri. C. I. y.y.

Mürîdzâde Mustafa Aczî Ağa (1873). Divân-ı Edremîdî Mürîdzâde Mustafa Aczî Ağa. İstanbul: Mehteb-i Sanayyi Matbaası.

Özgönül, Öznur (2001). Aczî Divânı (İnceleme-Tenkitli Metin-Dizin). Yüksek Lisans Tezi. Balıkesir: Balıkesir Üniversitesi.

Öztürk, Yaşar Nuri (1997). Kuşadalı İbrahim Halvetî. İstanbul: Yeni Boyut.

“Aczî Müridzâde Mustafa Ağa” (1968). Türk Ansiklopedisi. İstanbul: Millî Eğitim Bakanlığı Yay. C. I. s. 102-a.

"Aczi Ağa, Müridzade" (1977). Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi Devirler/İsimler/Eserler/Terimler. C. 1. İstanbul: Dergâh Yay, 27.

Uzunçarşılı, İsmail Hakkı (1991). Karasi Meşahiri. Sadeleştiren: Mehmet İnce, Balıkesir: Balıkesir Valiliği İl Kültür Müdürlüğü Kültür Dizisi 7.

Yetkin, Gıyas (1957). Kuruluşundan Bugüne Kadar Edremitte Olup Bitenler. Balıkesir: Türk Dili Matbaası.

Yetkin, Gıyas (1962). Edremit Tarihinden Yapraklar Sohbet. Edremit: İnkılâp Matbaası.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. ALİ DUYMAZ
Yayın Tarihi: 26.09.2013

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Eyleyüb kendin müzeyyen ‘arz ider amma sana

Son deminde gör niler itse gerek dünya sana

Fi’l-mesel bir pîre-zen mekkâredir bu bî-vefâ

Kıl nazar eslâfa ‘ibretle yeter îmâ sana

Şem’ine pervâne olma yanma firkât nârına

Yan yakıl ‘aşk-Hudâ’ya lutf ide cânâ sana

Bir pula degmez tutalum heb senin olsa cihân

Kime kaldı kim kala dünya vü mâ-fihâ sana

Cân gözin eyle güşâd dîdâr içün ‘Aczî bugün

Dimesünler rûz-ı mahşerde yarın a’mâ sana

Özgönül, Öznur (2001). Aczî Divânı (İnceleme-Tenkitli Metin-Dizin). Yüksek Lisans Tezi. Balıkesir: Balıkesir Üniversitesi. 254

Murabba

Teşebbüs eyle sabra kıl tevekkül

Begüm bin şân olur bir ân içinde

Belâya eyle Yusuf-veş tahammül

Kişi sultân olur zindân içinde

Gurûr olma bugün zâhir gınâya

Virirsin hırmeni bâd-ı fenâya

Sakın hor bakma sultânım gedâya

Dükenmez kenz olur insân içinde

Bilenler nefsini bildi Hudâyı

Bırakdı halk ile sît ü sadâyı

İşitdi cân kulagı hakk nidâyı

Bilindi ma’nâsı Kur’ân içinde

Ta’ayyün lâ-ta’ayyünden nişândır

Basîret ehli bunda ‘âlî-şândır

Hakîkat dürri bir sırr-ı nihândır

Bulunur sendeki ummân içinde

Cihânın ibtidâsı intihâsı

‘Adem’dir ‘Acziyâ yokdur bekâsı

Nedir bu cism ü cânın mâ-verâsı

Okundı sûre-i rahmân içinde

Özgönül, Öznur (2001). Aczî Divânı (İnceleme-Tenkitli Metin-Dizin). Yüksek Lisans Tezi. Balıkesir: Balıkesir Üniversitesi. 468.

Semai

Ey Kaz Dağı ey Kaz Dağı

Dâ’im gülse rûyun senin

Avcılar kurmaz tuzağı

Görmez kazın toyun senin

Baba Sultan seni bekler

Bilesince var melekler

Üstüne ağlar felekler

Katı bülend boyun senin

Kaplar yüce serin sehâb

Sarı Kız’a tutar nikâb

Sende du’âlar müstecâb

Arafât mı soyun senin

Âb-ı zülâlin kânısın

Teşne diller dermânısın

Aceb kenz-i Rahmânîsin

Dopdolu kar suyun senin

Reşk eder yaylalar, dağlar

Akar soğuk sular çağlar

İçen yürekte yağ bağlar

Âb-ı hayât suyun senin

Havası cennetten eser

Ciğerden veremi keser

Hezâr türlü çiçek biter

Misk ü anber bûyun senin

Yüce yüce sanevberler

Salınıp hep Hû çekerler

Zikr edip kuşlar öterler

Aczî yok mu toyun senin

Özgönül, Öznur (2001). Aczî Divânı (İnceleme-Tenkitli Metin-Dizin). Yüksek Lisans Tezi. Balıkesir: Balıkesir Üniversitesi. 489.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1İŞTİYÂKÎd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2ENÎSÎ, Mustafa Enîsî Efendi, Edremitlid. ? - ö. 1907Doğum YeriGörüntüle
3MEHMET ÇAKIRTAŞd. 1920 - ö. 01.11.1988Doğum YeriGörüntüle
4NİGÂRÎ, Seyyid Mîr Hamzad. 1805 - ö. 1886Doğum YılıGörüntüle
5ÂSIM, Kadıoğlud. 1805 - ö. 1884Doğum YılıGörüntüle
6REVÂÎ, Mustafad. 1805 - ö. 1863Doğum YılıGörüntüle
7SUBHÎ, Hasan Subhîd. ? - ö. 1866?Ölüm YılıGörüntüle
8SA’DÎ, Îsâ-zâde Seyyid Mehmed Sa’deddînd. 1803 - ö. 1866Ölüm YılıGörüntüle
9DİLÂVER BABAd. ? - ö. 1866Ölüm YılıGörüntüle
10SÂDIK, Babad. ? - ö. 1899Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11HIDIR BABAd. 1770 - ö. 1870Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12HİMMET EFENDİd. ? - ö. 1864Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13MURTAZAd. 1865 - ö. 1917Madde AdıGörüntüle
14GEDÂ, Hasand. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15MASUMÎd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle