ABDULLAH SERMEST TAZEBAY, Kilisli

(d. ?/1819 - ö. ?/1882)
tekke şairi
(Tekke / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Abdullah Sermest, 1819 (H.1235) yılında Kilis'te doğdu. Kilis Çekmeceli Camii'nde müderrislik yapan Hoca Mehmed Tazebay Efendi’nin tek çocuğudur. Tazebay ailesinin kökeni, Doğu Türkistan Özerk Uygur Bölgesi'nde Hotan ve Turfan şehirleri ve civarında, 15 ve 16. yüzyıllarda yaşamış Tümenbay aşiretine dayanmaktadır. Tümenbay ve Tomanbay aşiretlerinden Tümenbay ailesi nüfusça çoğalınca bu aileden ayrılanların başına genç bir Uygur, reis olarak geçmiştir. Bu aileye "genç reis" anlamında Tazebay denilmiştir. Tazebay ailesinden bir grup Hoten ve Turfan'dan Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan, Azerbaycan ve Tükmenistan'a göç etmiştir. Buralarda bu ailenin devamı hâlen yaşamaktadır (Azamat 2002). Abdullah Sermest’in dedesinin babası Süleyman Akif, 18. yüzyılın ikinci yarısında Taşkent'ten ayrılıp tahminen 18. yüzyılın 2. yarısında Irak üzerinden Kilis'e gelmiştir. Süleyman Akif, Çekmeceli Camii'nin yanında evini yaptırarak ailesini yerleştirmiş ve o camiide imamlığa ve tedrisata başlamıştır (Başçıllar 1998: 49). Küçük yaşlarda annesini ve babasını kaybeden Abdullah Sermest, 10 yaşına kadar babasının öğrencileriyle birlikte yaşadı ve Akcurun Camii müderrisi Hacı Hafız Efendi’den dersler aldı. Mısır Hidivi Mehmed Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa, onu 1836 yılında askere alınca öğrenimi yarıda kaldı. Askerlik için Kahire'ye gönderildi. Mısır'da iken Fransız Colit Efendi'den tıp ilmini, bu arada hattatlık ve hakkâklığı öğrendi. Kıymetli akik ve yakut taşlarını oymakta ustalaştı. Mısırda iken bu üç sanat sayesinde müreffeh bir hayat yaşadı. Daha sonra 1846 yıllarında Mekke'ye gitti ve Nakşi Şeyhi Afganlı Muhammed Can (ö.1849)’a intisap etti (Yavuz vd. 1992: 389). 12 sene şeyhinin yanında kalıp çilesini doldurdu. Abdullah Sermest, tahminen 1858’te Şeyh Muhammed Can'ın sakası olan Saka Ali Baba ile beraber Mekke’den Kilis'e döndü ve Şeyh Muhammed Bedevi Ziyareti'ne, daha sonra da kendileri için inşaa edilen Çekmecelizade Camii'nin karşısındaki tekkeye yerleştiler (Konyalı 1968). Tekkeye yerleştikten sonra ömrünün sonuna kadar dinî ve tasavvufi öğretilerde bulunmuş ve artık “kendisine Şeyh Hacı Abdullah Sermest-i Veli” denilmiştir. Bu tekke hâlen Kilis’te Şeyh Efendi Tekkesi adıyla bilinmekte ve her cuma günü hayırseverler tarafından fakirler için burada yemek dağıtılmaktadır. Onun tekkesine gidip istifade eden çok kişi arasında şair Çermekli Zihni Baba ve şeyhülislamlığa aday gösterilen Abdullah Enveri de vardır (Azamat 2002: 18). Abdullah Sermest’in, Keçikzade Hacı Ömer Ağa'nın kızıyla yaptığı evlilikten sonra üç oğlu ve bir kızı dünyaya geldi. Verdiği “Mesnevî, Habib Efendi'nin Hulâsa-i Rehnüma-yı Farisî, Şeyh Sadi-i Şirazî nin Gülistan, Hafız Divanı, Sadî'nin Bostan” adlı dersleriyle uluslararası bir şöhrete kavuşan oğlu Mehmet Vâkıf (ö. 04.05.1965) babasından kendisine kalan şeyhlik görevini 1925 yılına kadar devam ettirmiştir. Ondan ders alanlar arasında ünlü bilim insanları Faruk Kadri Timurtaş ve Anna Maria Schimmel de vardır (Konyalı 1968: 526-527). Abdullah Sermest Tazebay vefatından iki yıl önce 7 Şubat 1880 tarihinde Kilis'te "Tazebayzade Hacı Abdullah Efendi" adıyla bir aile vakfı kurarak 30 dükkânını, bir zeytinyağı imalathanesini, 16 dükkânlı bir hanını, 1 kahvehanesini ve 1 fırınını buraya vakfetmiştir. Abdullah Sermest 1882 (H.1298) yılında 63 yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Türbesi Kilis'teki Şeyh Efendi Tekkesi'nin bahçesindedir.

Osmanlı döneminde önemli eğitim merkezlerden biri olan Kilis'in yetiştirdiği mutasavvıf şairlerin başında gelen Abdullah Sermest, Kilis ve civarını, oluşturduğu dinî ve tasavvufî cereyanla oldukça etkilemiştir. Bağnaz ve katı görüşlü softalarla savaşmış, ömrünün sonuna kadar Kilislileri madde ve mana ilimleriyle cihazlandırmaya çalışmıştır. Kazdığı akik ve yakut taşlarından sağladığı kazançla tekkenişinlerin masraflarını karşılamanın yanı sıra tekkesine gelen herkesi bir hediye ile sevindirmeyi ihmal etmemiştir. Coşkun duygularını daha çok gazelleriyle terennüm etmiş, müziği, sanatı ve sanatçıyı her zaman el üstünde tutmuştur (Şahin 1999; Şahin 2009; Konyalı 1968: 524; Kadri 1932: 212).

Abdullah Sermest’in Divan, Sıffin Vak'ası, İlm-i Tıp adlı üç eserinin olduğu bilinmektedir. Bu üç eserden Divan hariç, diğerleri kaybolmuştur. Divan’ın üç farklı nüshası vârislerinde mevcuttur. Bu çalışma yazarın yüksek lisans tezinden hareketle hazırlanmıştır: Bu tez Abdullah Şahin tarafından 1998 yılında, Kilisli Abdullah Sermest (Halis) Divanı (metin-inceleme) adıyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde yüksek lisans tezi olarak çalışılmıştır.

Abdullah Sermest, zengin bir gelenekten bol bol istifade etmiş, daha çok rindane, âşıkane ve bazen de arifane söyleyişleri denemiş tasavvuf şairlerimizden biridir. Sanatlı söyleyişten ziyade içten ve coşkun; hâkimane söyleyişinin yanında şen-şakrak ve biraz da hiciv barındıran yöresel bir söyleyişi vardır.


Kaynakça

Azamat, Nihat (2002). Kilisli Abdullah Sermest. C. 26. Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi.

Başçıllar, Seyfettin (1998). Kilisli Divan Şairleri Antolojisi. İstanbul: Kilis Kültür ve Dayanışma Derneği Yay.

Kadri, Kilisli (1932). Kilis Tarihi. İstanbul: Burhanettin Matbaası.

Konyalı, İbrahim Hakkı (1968). Abideleri ve Kitabeleri İle Kilis Tarihi. İstanbul: yyy.

Şahin, Abdullah (1999). Kilisli Abdullah Sermest (Hâlis) Divanı. Yüksek Lisans Tezi. Çanakkale: Onsekiz Mart Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Şahin, Abdullah (1999). Kilisli Abdullah Sermest Tazebay Divanı. Ankara: Uygur Tazebay Yay.

Şahin, Abdullah (2009). "Kilisli Abdullah Sermest Tazebay (1819-1882) ve Divanı". Atatürk Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü; Uluslararası Türklük Bilgisi Sempozyumu Bildiriler 2 Kitabı, 25-27 Nisan 2007, Erzurum, Türkiye, TÜBİTAK Yay. 897-910.

Yavuz, Kemal vd. (1992). Evliyalar Ansiklopedisi. C. 3. İstanbul: Türkiye Gazetesi Yay.

Yılmaz, Mehmet (1992). Edebiyatımızda İslamî Kaynaklı Sözler. İstanbul: Enderun Kitabevi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. ABDULLAH ŞAHİN
Yayın Tarihi: 25.12.2013
Güncelleme Tarihi: 05.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Farsça Gazel 

Ber-dârem ez-în hestî-i nüh tâk-ı kadem râ

Tâ seyr künem ‘âlem-i itlâk-ı ‘adem râ

Tâ çendî der în hâne-i vîrâne be-hâbem

Ber-hîzem ü bendem zîn raht-ı hodem râ

Ey bülbül-i kudsî tu kücâ bûdî be-fermâ

Yâdem bedân sohbet-i gül-zâr-ı kadem râ

Mey deh ki ze-hod mîşevem bâ-haber âyem

Bâ kıssa-ı ân âmede tâ bâzî şodem râ

Âhen-dil-i ân kâtil bîn ba‘de ze-katlem

Ber nakş-ı hodem mîzened ân tîg-ı dûdem râ

Yâ rûy-ı ‘arafnâk tu der hâne neyâyî

Ân dil be-cihân serd hemîn suhte-dem râ

Köhne rakamî emr u nehy ber taraf üftâd

Ez saltanat-ı hüsn firüstâde rakam râ

Nakşî heme be-girift-i ezel kilk velîkin

Nâmî tu bîrûn âmede be-şikest kalem râ

Bî bendegî ki devlet-i Sermest be-yâyend

Der bezm-i hum-hâne-i ân Hazret-i Cem râ 

Şahin, Abdullah (1999). Kilisli Abdullah Sermest (Hâlis) Divanı. Yüksek Lisans Tezi. Çanakkale: Onsekiz Mart Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 152.

Gazel 

Vâh saçın fikrinde ‘ömrüm geçdi cânânım yeter

Bu perîşânlık bana el virdi sultânım yeter

Gerçi isti‘dâd yok bende yüzün fikrindeyim

‘Afvı kıl virme saçın fikrini cânânım yeter

Kesret-i mûya dolaşdı tâze îmânım eli

Ey ‘inâyet-sâz tiz kes köhne îmânım yeter

Merdüm-i çeşmim nişân itdikde hâl-i ‘ârızın

Perdeler çeşmimi andan tizce ‘isyânım yeter

Hâb-ı hargûş-ı girânımı revânım tutmadan

Dâd-ı dâd itdim didim bu cân-ı hüsrânım yeter

Saklarım bâr-ı emânâtın ki tâ bî-dâr idem

Hâba vardım sâhib-i mühr-i Süleymân'ım yeter

Çün cemâl-i mest-vârın kâkül-i Sermest'iyem

Mâil-i Rûm oldı ‘âlem bana Sûdân'ım yeter 

Şahin, Abdullah (1999). Kilisli Abdullah Sermest (Hâlis) Divanı. Yüksek Lisans Tezi. Çanakkale: Onsekiz Mart Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 169.

Terci‘-i Bend 

Görse beni dîdesi giryân olur

Âdem ana bakmada hayrân olur

Böyle güzel sevmede ‘ünvân olur

Lîk sevenler anı merdân olur

Kalpazanın sevgisi yalan olur

Âşık olan dostına kurbân olur

Sanma güzel sevmesi âsân olur

Besmelesi tîg-ı hûn-efşân olur

Sevme güzel sendeki tâ cân olur

Dil-ber içün günde yüzbin kan olur

Işkına düş hâh nâ hâh oldum âh

Sana ketân ey yüzi mâh oldum âh

Hâsılı sevdâ-yı siyâh oldum âh

Ney gibi pür âhla vâh oldum âh

Yaramadım yâre tebâh oldum âh

Dâ‘vâ-yi ‘uşşâka güvâh oldum âh

Sanma güzel sevmesi âsân olur

Besmelesi tîg-ı hûn-efşân olur

Sevme güzel sendeki tâ cân olur

Dil-ber için günde yüzbin kan olur

Gitdi neyim var[sa] sana kaldı nem

Anı dahi söyle virem ey sanem

Sana perestiş kılan ancak benem

Senden olan fâ'ide çeşmimde nem

Sag sen ol ben senin içün yanem

Sanma bu göz sende iken uslanem

Sanma güzel sevmesi âsan olur

Besmelesi tîg -ı hûn-efşân olur

Sevme güzel sendeki tâ cân olur

Dil-ber için günde yüzbin kan olur

Kanlı gelin şimdi anar mı beni

Yârelerim azdı tuyar mı beni

Ya‘ni arar gizli sorar mı beni

Yoksa koyup gayri sever mi beni

Yanmış iken bir de yakar mı beni

Sonra yakup şem‘a arar mı beni

Sanma güzel sevmesi âsân olur

Besmelesi tîg-ı hûn-efşân olur

Sevme güzel sendeki tâ cân olur

Dil-ber için günde yüzbin kan olur

Ben çözerim yâremi ben baglarem

Anı hayâlimde gezer aglarem

Cân mı kodı Hâlis-i çeşm-i terem

Ey güzelim hûn-i perî-peykerem

Vey başımın derdi ecel-pisterem

Senin içün elde döner hançerem

Sanma güzel sevmesi âsân olur

Besmelesi tîg-ı hûn-efşân olur

Sevme güzel sendeki tâ cân olur

Dil-ber için günde yüzbin kan olur

Şahin, Abdullah (1999). Kilisli Abdullah Sermest (Hâlis) Divanı. Yüksek Lisans Tezi. Çanakkale: Onsekiz Mart Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 187.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Uğur Elhand. 29 Mayıs 1951 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2SÜMBÜL, Mehmet Sümbüld. 28.04.1944 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Mehmet Vehbi Nacard. 01 Ocak 1946 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4HAMDÎ, Mehmed Hamdî Efendi, Dağıstanlıd. 1819 - ö. 1889Doğum YılıGörüntüle
5KÂMİL, Cerrâh Kâmil Efendid. 1819 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6RÂŞİD, Mehmed Ali Râşid Efendi, Anteplid. 1819 - ö. 1893Doğum YılıGörüntüle
7MUHTÂR, Ahmed Muhtar Efendi, Molla Beyd. 1807 - ö. 1882Ölüm YılıGörüntüle
8ATÂ, Tayyâr-zâded. 1810 - ö. 1882Ölüm YılıGörüntüle
9ERBÂBİ, Hüseyin Farkî Efendid. 1805 - ö. 1882Ölüm YılıGörüntüle
10KEMÂLÎ, Osman Kemâlî Ozand. 1862 - ö. 08.01.1954MeslekGörüntüle
11ZÜHDÎ, Şeyh Yûsuf Zühdî Deded. ? - ö. 20 Mart 1817MeslekGörüntüle
12İsmail Hakkı Aydınd. 11 Şubat 1954 - ö. ?MeslekGörüntüle
13RÛHÎ, Abdülkerim Ruhi Efendid. 1840 - ö. 1905Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14SADIK, Hüseyin, Kara Hüseyind. 1850? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15ALİ EKBER DEDEd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16KENAN, Küçük Kenan Paşad. ? - ö. 1616Madde AdıGörüntüle
17NÂBÎ, Yûsuf Nâbî Efendid. 1642 - ö. 1712Madde AdıGörüntüle
18HIZRÎ, Hızır Bey, Hızır Çelebid. ? - ö. 1458-59Madde AdıGörüntüle