AYDÎ, Aydî Baba

(d. 1225/1810 - ö. 1282/1865)
divan ve tekke şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Asıl adı Hacı Mehmed’dir. Çoğu zaman Aydî, bazen Ayânî, bazen de Aydî Ayânî mahlasını kullanmıştır. Aydî kelimesi bayram anlamına gelen ‘iyd’ kelimesinin nisbet almış hâlidir. Doğrusu Iydî’dir, fakat halk arasında Aydî diye tanınmıştır. Bazı ga­zellerinde Hacı Mehmed Baba ismini kullanmıştır. 1225/1810 tarihinde Antep’in Tabakhâne semtindeki Kepkep Mahallesi'nde doğmuştur. Haşhaş Fakısı oğullarından Mehmet Nâmî Efendi‘nin büyük oğludur (Yener 1934: 64). Aydî Baba tahsiline Antep’te başlamış; Halep, Kayseri ve İstanbul‘da da öğrenim görmüştür. İstanbul dönüşünde Kayseri’ye uğramış, orada az bir süre müderrislik yapmıştır. Tabaklık mesleği ile meşgül olmuştur. Aydî Baba ikinci bir İstanbul seyahati daha yapmış ve bu seyahatinde Halvetî meşayihinden Kuşadalı İbrahim Efendi‘den nasip alarak Halvetî halifeliği ile Antep’e dönmüştür. İki Şerefeli Cami’de hem imamlık hem de hati­plik yapmakla beraber evinin bir kısmını bölerek tekke hâline getirmiş, bu tekkede Halvetî tarikatını yaymaya başlamıştır. Bu tekke Aliyyü’n-Neccâr Camisi'nin doğusunda bulunan, kapısı camiye açılan ev imiş. Bir müddet sonra ilahi bir coşkunluğa kapılmış, imamlığı, hatipliği ve şeyhliği bırakarak coşkulu bir derviş olmuştur. En güzel şiirlerini bu devreden sonra yazmış, ömrünün sonuna kadar da bu hâl ile yaşamıştır. Aydî Baba bu vecd hâli ile Antep ulemasının eleştirisine uğramış, hakaretlerine maruz kalmış, her defasında onları hoş karşılamıştır. Ulema kesimi kendisine bu kadar musamahakâr olmamışlar, Müftü Hacı Osman Efendi ve diğer hocalar onu Birecik’e sürgün ettirmişlerdir (Aksoy 1937: 5). Bir müddet orada kalan Aydî Baba tekrar Antep’e dönmüştür. 1282/1865 yılında 55 yaşında iken koleradan vefat etmiştir. Mezarı Antep’tedir.

Dîvân'ı 1937, 1954 ve 1997'de olmak üzere üç kere basılmıştır. Ömer Asım Bey kitabın ilk baskısında üç yazma nüshayı esas alırken ikinci baskısında beş nüshayı esas alarak Dîvân'ı oluşturmuştur. Şiirlerinin tamamı tasavvufi öğelerle doludur. Dîvân baştan başa tasavvuf, tarikat, din konularıyla doludur. Kullanılan kelimeler, terkipler, tabirler, klişeler, iktibas veya telmih olunan ayetler, hadiseler, telkin edilen duygular ve fikirler gösterir. Dîvân'ın yüzde 81'i dervişlikle ilgili yazılar, yüzde 11'i dinî manzumelerdir. Yüzde 5'i Âl-i Abâ içindir. Geri kalan birkaç yazı da bunlar dışında kalan konulardır (Aksoy 1954: 15).

Aruz ve hece ölçüsüyle yazdığı şiirleri yerel ağız özelliklerini taşıdığı için dil açısından oldukça önemlidir. Ancak şiirlerinin bazılarında vezin ve kafiye yanlışları dikkat çekmektedir. Dili zamanına göre klasik, coşkulu ve kendine özgüdür. Hece ölçüsüyle yazdığı bazı şiirlerinde de sade bir Türkçeyi tercih ettiğini görürüz. Aksoy, üslubu için özensiz olduğunu bunun da bir âşığın vecid ve cezbe hâlinde bunları düşünemediğinden kaynaklandığını belirtir. Bazı şiirlerinde de akıcı bir üslubun ve güzel deyişlerin olduğunu söyler (1954: 20-21).

Kaynakça

Aksoy, Ömer Asım (1937). Aydî Divanı. Gaziantep: Gaziantep Halkevi Yay.

Aydi Baba Divanı. Halil İbrahim Yakar Özel Kitaplığı.

Yakar, Halil İbrahim (2013). Antepli Divan Şairleri. Gaziantep: Yaşar Cevizli Mağazaları.

Yener, Şakir Sabri (1934). Gaziantep Büyükleri. Gaziantep: Gaziantep Halk Fırkası Matbaası.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. HALİL İBRAHİM YAKAR & NEJLA KAYALI ORTA
Yayın Tarihi: 25.09.2014
Güncelleme Tarihi: 01.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Çerâg-ı vahdete pervâne oldum hasbeten lillâh

Bilin ser-tâ-kadem odlara yandım hasbeten lillâh

Yerim mescid işim tâ‘at iken gör nâgehân ey dil

 Muhabbetle serim sevdâya saldım hasbeten lillâh

Resûlullah buyurdu mü’mine mir‘ât-ı mü’mindir

Kabûl etdim yönüm mir‘âta döndüm hasbeten lillâh

Lebinden çeşme-i hayvân revân oldukda cânânın

Hızır-veş nûş idüp ol âba kandım hasbeten lillâh

Meger pâyânı yok deryâ imiş aşkı dil-ârâmın

O bahr-ı bî-nihâye içre daldım hasbeten lillâh

Çü nâmûs ile ârın terk-i evlâ oldugun bildim

Buların şîşesin taşlara çaldım hasbeten lillâh

Ben Aydî’yim ne var cânım fedâ kıldımsa cânâna

Ki verdim cümle vârım aşkın aldım hasbeten lillâh

(Yakar, Halil İbrahim (2013). Antepli Divan Şairleri. Gaziantep: Yaşar Cevizli Mağazaları. 158.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1SABRÎd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2ŞEHDÎd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3AŞKÎ, Hacetci-zâde Hüseyin Aşkî Efendid. 1809 - ö. 1889Doğum YeriGörüntüle
4TEVFÎK, Ahmed Tevfîk Beyd. 1805-06/1810? - ö. 1860Doğum YılıGörüntüle
5DİDÂRÎd. 1810-1812? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6ATÂ, Tayyâr-zâded. 1810 - ö. 1882Doğum YılıGörüntüle
7ABDÜRRAHÎM KÂDİRÎ, İvranyalıd. ? - ö. 1865Ölüm YılıGörüntüle
8REFÎK, Mustafa Refîk, İstanbullud. 1843 - ö. 1865Ölüm YılıGörüntüle
9BÜYÜK İRŞÂDÎ BABA, Bayburtlud. 1790? - ö. 1865Ölüm YılıGörüntüle
10EKREM, Ekrem Akıncıd. 01.01.1963 - ö. ?MeslekGörüntüle
11PENDÎ, İmam Pendî Mehmed Çelebid. ? - ö. 1635MeslekGörüntüle
12LÜTFİ ALTINTAŞd. 1930 - ö. ?MeslekGörüntüle
13AZMÎ, Hüseyin Azmî Deded. 1815 - ö. 1892Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14LÜTFÎ, Hâfız Halîl Lütfî Beyd. ? - ö. 1845Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15HASAN FEHMÎ, Zaîm-zâde Hasan Fehmî Beyd. 1878 - ö. 1916Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16DÜRRÎ, Süleymând. 1820-21 - ö. 1861\'den önceMadde AdıGörüntüle
17LÜZÛMÎ, Ahmed Efendid. ? - ö. 1878 ds.Madde AdıGörüntüle
18SÜHEYLÎ, Ahmed bin Hemdem Kethudad. 1585? - ö. 1633-34Madde AdıGörüntüle