HÂKÎ, Emîn Hâkî Bey

(d. 1307/1889 - ö. 1339/1920)
divan şairi ve nasir
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

1307/1889 senesinde İstanbul'da Balat'ta Hacı Îsâ Mahallesi'nde doğdu. Asıl adı Emîn Hâkî Bey'dir. Şiirlerinde Hâkî mahlasını kullandı. Azîz Mahmûd Hüdâyî Tekkesi türbedarı Hâfız Hasan Avnî Efendi'nin oğludur. Bir müddet sonra babası vefat etti. Annesi Hâkî Bey'i fakirlik ve sefalet içinde büyük fedakarlıklarla büyüterek Eğri Kapı Rüşdî Mektebi'ne yazdırdı. Fakirliğinden dolayı okulu tamamlayamadı. Kendilerine acıyan bir zatın yardımıyla 1322/1904 senesinde Defter-i Hâkânî muhasebe kalemine kaydedildi ve kendisine on kuruş maaş tahsis olundu. Kaleme devam ederken aldığı maaşa validesinin verdiği iki kuruş yevmiyeyi de ekleyerek geçinmeye çalışır, bu paranın bir mikdarıyla da kitap alarak kendini yetiştirmeye gayret ederdi. 1326/1908 yılında II. Meşrutiyetin ilanından sonra 400 kuruş maaşla Mektûbî Kalemi'nde görevlendirildi. Bir ara İttihad ve Terakki Cemiyeti'ne girdi, çıktı. Balkan harbinde gönüllü asker kaydolunarak sınıra gitti. Birinci Dünya Savaşı'nda askeriyeye davet olundu. Burada baş çavuş oldu. Mütarekeyi müteakiben İstanbul'a döndü. Tekrar askerlikten önceki görevine getirildi ve maaşı 600 kuruşa yükseltildi. Bu arada daha önce yakalandığı verem hastalığı şiddetini artırdı ve memuriyete devam edemedi. Maddi sıkıntılardan ve hastalığından dolayı büyük zaruretler yaşadı. Çevreden bazı hayırseverlerin yardım etmesine rağmen hastalığı ilerledi. Annesi evin bütün eşyasını satarak oğluna ilaç tedarik ettiği hâlde son günlerde satacak bir şey kalmadığından oğlunun potinlerini satmaya mecbur kaldı. Bütün bunlara rağmen tedavisi sonuç vermedi ve 1339/1920 senesinde genç denebilecek bir yaşta 31 yaşındayken Üsküdar'daki evinde vefat etti. Kendisini tanıyanların ve yakın dostlarının yardımıyla techiz ve tekfin edildi. Tabutunun üzerinde Sikke-i Mevlânâ bulunduğu hâlde cenazesi büyük bir kalabalıkla kaldırıldı. Bandırma Dergahı haziresinde meşâyih-i şu'arâ-yı Mevleviyye'den Ahmed Resîmâ Dede ile şuaradan Ahmed Râsim Efendi'nin civarına defnedildi. Üsküdarlı Tal'at, "Ref'-i yed etdim semâya söyledim târîhini / Rûh-ı Hâkî âlem-i eflâkı mesken eyledi" beytini ölümüne tarih düşürdü.

Eserleri şunlardır:

1. Îkâz: İstanbul'da 1329/1913 yılında 16 sayfa hâlinde basılmıştır. Manzum bir eserdir.

2. Ta'assubun Netîcesi Yâhud Farmason Çocuk: 1332/1916 senesinde 188 sayfa olarak İstanbul'da basılmıştır. Mensur bir eserdir.

Hâkî Bey, Mekteb-i Rüşdî'ye devam ederken şiir yazmaya başladı. Bir arkadaşından ödünç aldığı Ali Enver'in Semâhâne-i Edeb adlı eserini okuduğunda Mevleviliğe meyletti. Bir aralık da Bektaşi babalarından şair Edîb-i Harâbî'nin sohbetlerine devam ettiyse de bir süre sonra buraya devamdan vazgeçti. Dergâh-ı Mevlânâ'ya iltica etti ve Bahariye Mevlevihanesi şeyhi Hüseyin Fahreddîn Dede Efendi'den semâya müsade aldı. İhsân Mahvî Bey, Mahfil mecmuasına yazdığı bir makalede Hâkî Bey için şunları söylemektedir: "Pek ibtidâ'î bir tahsil gördüğü hâlde meftûr olduğu zekâ-yı hârikulâde onu bir şair olarak yetiştirdi. Meşrutiyet'ten sonra neşrolunan edebî mecmualara son demlerine kadar şiir yazdı. İnkılâb-ı Edebî isminde bir mecmua da kendi neşretmiş, bilahare Mektebli gazetesinin umûr-ı tahrîriyyesini (yazı işlerini) deruhde eylemiş idi. Takrîben iki yüz sahifelik bir Dîvânçe olabilecek eş'ârı hâvî mecmû'ası mahfûz-ı fakîrânem olduğundan zamân-ı münâsibde beynelihvân tab'ına çalışılacaktır" (İnal 1988: 511).

Kaynakça

İnal, İbnü'l-Emin Mahmud Kemal (1988). Son Asır Türk Şairleri. C. I. İstanbul: Dergah Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET ARSLAN
Yayın Tarihi: 28.08.2014
Güncelleme Tarihi: 02.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Son Niyâz

Gelmedin mev'id-i telâkîye

Bekledim muztarib şikeste-emel

Gelmedin nev-bahâr-ı ömrümde

Acı lutfen de son bahârıma gel

Gözlerim muntazırdı gözlerine

Sâmi'am müftekirdi sözlerine

Âh sen gelmeden gelirse ecel

Dilerim tîr-i inkisârıma gel

Çekiyor hufre-i siyâha beni

Bir kavî pençe bir hıyânet el

Seni dünyâ gözüyle görmek içün

Ser-i bâlîn-i ihtizârıma gel

Düşdüm en sonra pister-i mevte

Şimdi ömrüm azâb-ı kabre bedel

Sana en son niyâzım işte budur

Bâri ey bî-vefâ mezârıma gel

Kıt'a

Ne nefes kaldı ne ses ten kafesinde bezdim

Hani ey dest-i ecel bâde-i zehrâ-zehrin

Öksürüp aksırarak geçdi hayâtım ammâ

Vech-i murdârına bir hayli tükürdüm dehrin

(İnal, İbnü'l-Emin Mahmud Kemal (1988). Son Asır Türk Şairleri. C. I. İstanbul: Dergah Yay. 511.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1REŞÎD, Mustafa Reşîd Paşad. 1800 - ö. 1858Doğum YeriGörüntüle
2Gökhan Erarsland. 20 Ağustos 1982 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3KÂŞİF, Es'ad-zâde Seyyid Sa'deddin Efendid. 1665-66 - ö. 14 Ekim 1699Doğum YeriGörüntüle
4Burhan Felekd. 11 Mayıs 1889 - ö. 4 Kasım 1982Doğum YılıGörüntüle
5İsmail Hami Danişmendd. 1889 - ö. 12 Nisan 1967Doğum YılıGörüntüle
6Reşat Nuri Güntekind. 26 Kasım 1889 - ö. 7 Aralık 1956Doğum YılıGörüntüle
7İHSÂN, Rizelid. ? - ö. 1920?Ölüm YılıGörüntüle
8RIZAd. 1848-1849 - ö. 01.03.1920Ölüm YılıGörüntüle
9İBRAHİM HACI GÜLÜ OĞLUd. 1840 - ö. 1920Ölüm YılıGörüntüle
10ÂZERÎ, Bostan-zâde İbrahim Âzerî Efendid. ? - ö. Ekim 1647MeslekGörüntüle
11GEDÂYÎd. ? - ö. ?MeslekGörüntüle
12HÂLİSÎd. ? - ö. ?MeslekGörüntüle
13KEMÂNÎ, Mehmed Efendid. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14ÂKİF/MÜŞTÂK, Hasan Âkif Efendid. ? - ö. 1827Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15FİKRÎ, Helvacı-zâded. 1849 - ö. 1886 dsAlan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16SÂİB, Hasan Fâzıl-zâde Yahyâ Efendid. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17AZBÎ BABA, Mustafa, Kütahyalıd. ? - ö. 1736/1747Madde AdıGörüntüle
18SÜCÛDÎd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle