SELÎMÎ/SELÎM, Sultan Selîm-i Sânî

(d. 26 Recep 930/30 Mayıs 1524 - ö. 28 Şaban 982/13 Kasım 1574)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Selim-i Sânî, Sarı Selim, Selim b. Süleyman adlarıyla da bilinin II. Selim, Kanunî Sultan Süleyman’ın Hürrem Sultan’dan doğan ikinci oğlu olup 26 Recep 930 / 30 Mayıs 1524’te dünyaya gelmiştir. Çocukluğunu İstanbul’daki Eski Saray’da geçirmiştir. İyi bir eğitim görmüş ve 18 yaşına girdikten sonra 1542’de Konya sancakbeyi olmuştur. 1544’te Şehzade Meh­met’in ölümüyle boşalan Manisa sancakbeyliğine getirilmiştir.

II. Selim, 1553’ten itibaren Şehzade Bayezid ile taht varisliği için mücadeleye girişmiş ve kardeşinin saldırgan ve isyancı tutumuna karşılık sağduyulu ve sabırlı davranmıştır. Uysal hali, mütevazı tavırlarıyla babasının takdirini kazanmıştır. Hürrem Sultan’ın 1558’de ölümünden sonra Manisa’dan Konya’ya atanmıştır. Taht varisliği için isyan eden Şehzade Bayezid’i, babasının da desteğiyle 29 Mayıs 1559’da Konya yakınlarında yenerek Hınıs’a kadar izlemiştir. Bayezid ve oğullarının İran’da idamından sonra Osmanlı tahtının rakipsiz adayı durumuna gelmiş ve 1562’de Kütahya’ya atanmıştır. Kanunî’nin Zigetvar’da ölmesiyle 30 Eylül 1566’da tahta çıkmıştır. Fakat devlet yönetimini büyük ölçüde çok güvendiği damadı Sokullu Mehmet Paşa’ya bırakmıştır.

II. Selim döneminde, Yemen isyanı bastırılmış, 1570’te Arap yarımadası, 1571’de Kıbrıs, 1574’te de Tunus fethedilmiştir.

Tunus’un fethinden bir süre sonra haremdeki hamamda ayağı mermere takılıp bir yanı üzerine düşen Sultan Selim, hummaya yakalanmış ve 28 Şaban 982 /13 Kasım 1574 Pazartesi günü vefat etmiştir. Sal­tanatı sekiz yıl, iki ay, on dokuz gün sürmüş olup İstan­bul’da vefat eden ilk Osmanlı padişahıdır.

II. Selim’in yedi oğlu ve beş kızı dünyaya gelmiştir. Oğullarından Osman kendisinden iki yıl önce ölmüş, diğer oğulları Mehmet, Süleyman, Musta­fa, Cihangir ve Abdullah ise, ağabeyleri III. Murat’ın cülus ettiği gün katledilerek babalarının türbesine defnedilmiştir. Kızlarından İsmihan’ı Sokullu Mehmet Paşa’yla, Gevherhan’ı Piyâle Paşa’yla ve Şah Sultan’ı da Zâl Mahmut Paşa’yla evlendirmiştir. Fatma ise III. Murat zamanında Siyavuş Paşa’yla evlendirilmiştir.

II. Selim, zevk ve eğlenceye düşkün biridir. Bütün Osmanlı sultanları gibi başta mimari olmak üzere güzel sanatları ve onların yaratıcılarını koruyup kollamıştır.  Mekke’de harap olan suyollarını tamir ve Mescid-i Haram’ı mermer kubbelerle tezyin ettirmiştir. İstanbul’da Ayasofya câmiinin etra­fındaki pâyendelerle birlikte, iki medrese inşa ve camie iki minare daha ekletmiş, ayrıca Lefkoşe’de adını taşıyan Selimi­ye Camii ile Aziz Efendi tekkesini, Bergos ve Payas’ta cami, han ve hamamlar, Navarin’de bir kule yaptırmıştır. Fakat en büyük inşaatı, Mimar Sinan’ın eseri ve Osmanlı mimarîsinin en zarif örneklerinden olan Edirne’deki Selimiye Camii ve külliyesidir.

II. Selim, aynı zamanda âlimleri, şairleri koruyup kollamış, daha şehzadeliğinde, başta Müver­rih Âlî olmak üzere, Sâmî, Hâtemî, Firâkî, Ferdî, Nigârî gibi birçok âlim, şair, ressam ve musikişinası etrafına toplamış, padişahlığında Müftü Ebussu’ûd’a büyük bir hürmet göstermiş ve Osmanlı tarihinde ilk defa ulemaya cülus bahşişi dağıtmıştır. Şiirlerinde Selîmî ve Selîm mahlaslarını kullanmıştır. (Turan 1998: 434-440; Sakaoğlu 2000: 149-160; Emecen 2009: 414-418).

 Selîmî’nin bilinen tek eseri Divançesidir. Eserin bilinen tek nüshası İstanbul Millet Kütüphanesi Ali Emiri Koleksiyonu’nda bulunan AE 34 Ae Arabi 4341/7 numaralı mecmuanın 109a-120b yaprakları arasında “Dîvân-ı Sultân Selîm Hân-ı Sânî” başlığı ile kayıtlıdır. Yeni harflerle yayımlanan (Kesik 2012) eserde yirmi yedi gazel, bir tesdis, bir kıt‘a ve on dört beyit bulanmaktadır. Divançe’de yer almayan bir gazeli ve bir beyti daha bulunmaktadır (Kesik 2012: 50, 72).

Selîmî’nin şiir özellikleri ve sanatı hakkında döneminde ve daha sonraki yıllarda yazılan bazı tezkirelerde birtakım görüşler belirtilmiştir. Ahdî (Solmaz 2005: 96-98) ve Beyânî (Kutluk 1997: 14)’ye göre şiiri akıcı ve güzel olup herkes tarafından beğenilmektedir. Âşık Çelebi (Kılıç 2010: 238) ise Selîmî’yi yöneticilik ve şairlik kudreti bakımlarından şiir yazan diğer Osmanlı padişahlarından üstün görmektedir. Hasan Çelebi (Kutluk 1989: 108) ve Âlî (İsen 1994: 293) şiirlerinin kusursuz oluşundan bahsetmiştir. İki gazeli Bâkî (Küçük 1994: 92-95) tarafından tanzir edilen Selîmî’nin özellikle,

 Biz bülbül-i muhrik dem-i gülzâr-ı firâkuz

 Âteş kesilür geçse sabâ gülşenümüzden (Kesik 2012: 72)

beyti çok beğenilmiş ve bu beyit şairinin hayal gücüyle şiirlerindeki estetik yapıyı en güzel şekilde yansıtması bakımından divan şiirinin güzel örneklerinden sayılmıştır. 

Kaynakça

Ak, Coşkun (2001). Şair Padişahlar. Ankara: KB Yay.

Emecen, Feridun (2009). “Selim II”. İslâm Ansiklopedisi. C. 36. İstanbul: TDV Yay. 414-418.

Erdağı, M. Sadık (hzl.) (2002). Seyyid Rıza, Rıza Tezkiresi. Ankara: Gökkuşağı Kitabevi Yay.

İsen, Mustafa (hzl) (1994). Künhü’l-Ahbârî’n Tezkire Kısmı. Ankara: AKM Yay.

İsen, Mustafa ve A. Fuat Bilkan (1997). Sultan Şairler. Ankara: Akçağ Yay.

Kâfzâde Fâizî. Zübdetü’l-Eş’âr. Milli Kütüphane, 22 Sel 2201, yk. 47b.

Kesik, Beyhan (hzl.) (2012). Selîmî (II. Selîm) Divançesi. Ankara: Ankara Vizyon Yay.

Kılıç, Filiz (hzl) (2010). Âşık Çelebi, Meşâ’irüîş-Şu’arâ. C.1. İstanbul: İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yay. 214-240.

Kutluk, İbrahim (hzl.) (1989). Kınalızâde Hasan Çelebi, Teziretü’ş-Şu’arâ C. 1. TTK Yay.

Kutluk, İbrahim (hzl.) (1997). Beyânî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: TTK Yay.

Küçük, Sabahattin (1994). Bâkî Dîvânı (Tenkitli Basım). Ankara: TDK Yay.

Riyâzî. Riyâzü’ş-Şu’arâ. Milli Kütüphane, 45 Hk 5185, yk. 17b.

Sakaoğlu, Necdet (2000). Bu Mülkün Sultanları. İstanbul: Oğlak Yay.

Solmaz, Süleyman (hzl.) (2005). Ahdî, Gülşen-i Şu’arâ (İnceleme-Metin). Ankara: AKM Yay.

Turan, Şerâfeddin (1988). “Selim II”. İslâm Ansiklopedisi. C. 10. İstanbul: MEB Yay. 434-440.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. BEYHAN KESİK
Yayın Tarihi: 26.12.2013
Güncelleme Tarihi: 29.10.2020

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Hôşdur çemende seyr idelüm tâze yâr ile

Tâ kim yüregi düşmenümün tâze yarıla

Nakd-i cihân degül mi bu kim devlet el virüp

Vasl-ı habîbe fursat ola nev-bahâr ile

Bülbül kitâbın almış ele pendi böyle dir

Hôşdur piyâle bir sanem-i gül-‘izâr ile

Ey nev-bahâr-ı hüsn Hızırveş sen irmesen

Gülşen gözüme külhen olur intizâr ile

İncinme âh-ı ‘âşıka cânâ ki güllerün

Artar cemâli revnakı âh-ı hezâr ile

Mir’ât-ı hüsne sanma keder irişe şehâ

Nûr âyeti yazılsa hatt-ı müşg-bâr ile

Ta‘n itme emr-i Hakka yüri müdde‘î sakın

Ahvâl-i ‘aşk çünki degül ihtiyâr ile

Sun la‘l-i cân-fezâyı Selîme şehâ olur

Yârün safâ-yı vuslatı bûs u kenâr ile

(Kesik, Beyhan (hzl.) (2012). Selîmî (II. Selîm) Divançesi. Ankara: Ankara Vizyon Yayınevi. 61.)

 Tesdîs

 I

 Dimem ki râzunı erbâb-ı ‘izz ü câha ‘arz eyle

Safâ-bahş-ı çerâg-ı mihr ü şem‘-i mâha ‘arz eyle

 Belâ-yı râh-ı ‘aşkı ‘âşık-ı güm-râha ‘arz eyle

 İnanmazsan sözüm bir ‘ârif-i âgâha ‘arz eyle

 Dilâ hâlün ne dehrün kıbtına ne şâha ‘arz eyle

 Cihân mülkini yokdan var iden Allâha ‘arz eyle

 II

 Sipihrün devletinden el çeküp terk-i tecemmül kıl

 ‘Adû-yı bed-nihâdun ta‘nına sabr u tahammül kıl

 E‘âlîye ne yalvar ne edânîye tenezzül kıl

 Hudâ-yı Zü’l-celâle istinâd ile tevekkül kıl

 Dilâ hâlün ne dehrün kıbtına ne şâha ‘arz eyle

 Cihân mülkini yokdan var iden Allâha ‘arz eyle

 III

 Gezüp her gün der-i mîr ü vezîre ‘arz-ı hâl itme

 Viren Hakdur sana bî-hûde ‘arzun pây-mâl itme

 Odur mu‘tî vü mâni‘ gayrı bir egri hayâl itme

 Vesâ’ilden elün çek yok yire fikr-i muhâl itme

 Dilâ hâlün ne dehrün kıbtına ne şâha ‘arz eyle

 Cihân mülkini yokdan var iden Allâha ‘arz eyle

 IV

 Cihân-ı bî-sebâtun lâ-bekâdur ‘izz ü ikbâli

 Ne gam yirsün olursan kayd-ı dünyâdan eger hâlî

 Recâ-yı Hakka hasr it gayrîden kat‘ eyle âmâli

 Yüzün sür dergehe Mevlâya her-dem kılma ihmâli

 Dilâ hâlün ne dehrün kıbtına ne şâha ‘arz eyle

 Cihân mülkini yokdan var iden Allâha ‘arz eyle

 V

 Virüp rüşvet Selîmî ol ki kasd-ı intisâb eyler

 Zülâl-i çeşme-i Hızr özleyüp meyl-i serâb eyler

 Zamânı gelmeyince sanma kim devlet şitâb eyler

 Hudâ lutf eyleyüp elbetde bir gün feth-i bâb eyler

 Dilâ hâlün ne dehrün kıbtına ne şâha ‘arz eyle

 Cihân mülkini yokdan var iden Allâha ‘arz eyle

(Kesik, Beyhan (hzl.) (2012). Selîmî (II. Selîm) Divançesi. Ankara: Ankara Vizyon Yayınevi. 65-66.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Mehmet Fuat Köprülüd. 4 Aralık 1890 - ö. 28 Haziran 1966Doğum YeriGörüntüle
2İbrahim Alâettin Gövsad. 1889 - ö. 29 Ekim 1949Doğum YeriGörüntüle
3MUTİ'Î, Mehmed Mutîî Efendid. ? - ö. 1645-46Doğum YeriGörüntüle
4MEYLÎ, Ebussuûd-zâde Mehmed Çelebid. 1524-25 - ö. 1563-64Doğum YılıGörüntüle
5BÂKÎ, Dellâk-zâde Bâkî Efendid. ? - ö. III. Murad devri (1574-95)Ölüm YılıGörüntüle
6EBUSSUUD EFENDİ, Hâce Çelebid. 1490 - ö. 1574Ölüm YılıGörüntüle
7MEDÎHÎ, Mustafa Medîhî Çelebid. ? - ö. III. Murad devri (1574-1595)Ölüm YılıGörüntüle
8AVNÎ, Fâtih Sultân Mehmed, Sultân Mehmed-i Sânî, Sultân II. Mehmedd. 30 Mart 1432 - ö. 3 Mayıs 1481MeslekGörüntüle
9AHMED, Sultan II. Ahmedd. 1642 - ö. 1695MeslekGörüntüle
10MURÂD/MURÂDÎ, Sultân III. Murâdd. 1546 - ö. 1595MeslekGörüntüle
11SÂATÎd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12BEZMÎ, Şâh Çelebid. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13EŞREF, Muîneddin Eşref Efendid. ? - ö. 1587Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14ŞEMSÎ BABA, Yûsuf Şemseddîn, Eğribozlud. 1796 - ö. 1885Madde AdıGörüntüle
15Şâh Velî Ayıntâbî, Askerîd. 1532 - ö. 1604Madde AdıGörüntüle
16CEVHERÎ, Sarhoş Bâlî Efendid. ? - ö. 1572-73Madde AdıGörüntüle